Bahçeli: Cumhurbaşkanımız ile şahsım arasında ayrışma söz konusu değil

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Mevzubahis vatan, bayrak, millet ve devlet-i ebed müddetse Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile şahsım arasında hiçbir ayrılığın ve ayrışmanın söz konusu dahi olmayacağını mühürlü kalplere, duymayan kulaklara, görmeyen gözlere hatırlatmak dava ve vicdan görevimdir” dedi. Taha AYHAN-Canberk ÖZTÜRKANKARA-MHP Lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Türkiye’nin çevresinin çatışmaların ağır […]

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Mevzubahis vatan, bayrak, millet ve devlet-i ebed müddetse Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile şahsım arasında hiçbir ayrılığın ve ayrışmanın söz konusu dahi olmayacağını mühürlü kalplere, duymayan kulaklara, görmeyen gözlere hatırlatmak dava ve vicdan görevimdir” dedi.

Taha AYHAN-Canberk ÖZTÜRK
ANKARA-MHP Lideri Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Türkiye’nin çevresinin çatışmaların ağır bastığı, anlaşmazlıkların derinlik kazandığı sancılı bir bölge olduğunu belirterek, “Bu bölgeden kaynaklanan çok aktörlü ve çok katmanlı istikrarsızlık ortamının ülkemize ihracını zamanında engellemek, güvenlik duvarlarını muhkem hale getirmek tali bir mesele değil, asli bir mesele olmalıdır. Zira sınırlarımızın hemen dibinde oynanan karanlık oyunların son sahnesi Türkiye’de kurulmak istenmektedir. Çatışmaların çözümünde başvurulan geleneksel formların temelinde; tartışmalı kaynakların, çıkarların veya hedeflerin müzakere edilebilir ve uzlaşmanın taraflar arasında var olan güç dengelerine bağlı olarak sağlanabilmesi yer almaktadır. En azından iddia edilen ve bir şablon halini alan varsayımlar bunlardır. Ne var ki farklı bahanelerle patlak veren envaiçeşit çatışmanın kalıcı ve köklü çözümlerle buluşmadığı da ortadadır. Çünkü dünya çapında hakim unsurlar lehine gelişen ve genişleyen adaletsiz ve dengesiz güç dağılımı çatışmaların sonlanmasına gösterilen direncin kilit nedeni olup, küresel barış ve huzuru tehdit edecek boyutlardadır” dedi.

‘İSRAİL, CİNAYET VE SOYKIRIM AYGITIDIR’

İsrail’in, Lübnan’a ateşkes önerisi sunduktan kısa bir süre sonra Beyrut’u havadan vurduğunu, Gazze’de yaşanan insani felaketlere her gün yenilerinin eklendiğini kaydeden Bahçeli, “Daha birkaç gün evvel Gazze’nin orta ve kuzey kesimlerinde sivillerin yaşadığı alanlara Siyonist barbarlık tarafından yağdırılan bombalar 100’e yakın masumun ölümüne yol açmıştır. Katliamların hız kesmeden günbegün çıta yükseltmesi insanlık utancı, hukuk ve adalet imhası, medeni dünyanın iflas beyannamesi değil ise sorarım sizlere nedir? Bu trajedinin bitmesi, zalimlerin hesap vermesi gerekiyorken, hala bir arpa boyu mesafenin alınamaması ürkütücü bir skandal değil midir? İsrail, dökülen kanlarla, alınan canlarla, harabeye dönen şehirlerle, yapılan suikastlarla şiddet çarkını çeviren bir cinayet ve soykırım aygıtıdır. İstediği ülkeye, açık veya gizli hedefleri doğrultusunda ateş saçması, buna da uluslararası toplumun mücessem kuruluşlarının cılız kınama mesajları haricinde tepki göstermekten kaçınması dünyanın taşıyamayacağı ikiyüzlülük hamulesi ve insancıl hukukunun ayaklar altına alınmasıdır” diye konuştu.

‘BU KIRMIZI ÇİZGİNİN İHLALİ, AĞIR SONUÇLAR DOĞURACAKTIR’

Müslüman Türk milletinin, Mescid-i Aksa ve diğer kutsal mabetlerin tarihi ve manevi dokularını tahrip etme teşebbüslerini asla affetmeyeceğini vurgulayan Bahçeli, “Bu kırmızı çizginin ihlali, uyarıyorum ki ağır sonuçlar doğuracaktır. İlk kıblemize siyonizmin gölgesi düşerse bunun altından hiçbir mütehakkim ve muhasım ülke kalkamayacaktır. Küresel ve bölgesel barış ve istikrara destek verilecekse, gerçekten bu hedefe hilafsız ve hilesiz bağlılık gösterilecekse iki devletli çözüm mutlak surette vasat bulmalıdır. 1967 sınırları dahilinde, siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamış, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasından, müteakiben tanınmasından başka bir yol, bir yöntem, bir alternatif kalmamıştır. Türk milleti mazlumların iniltiyle karışık feryatlarına kulak tıkayamaz. Türkiye Cumhuriyeti zulmün fermanını yazan, soykırım dilini konuşan, iblise yoldaşlık eden bu devrin seri katillerine asla sessiz ve seyirci kalamaz. Tarafız, kaldı ki masumların tarafıyız. Tarafız, kaldı ki sesi kısılmış, açlıktan iki büklüm olmuş, yüzü, gözü, bedeni kan revana bürünmüş emzikli bebeklerin, gülüp oynaması gerekirken tepelerinden inen bombalarla sınanan çocukların tarafındayız. Tarafız, kaldı ki Türk ve İslam coğrafyalarının dirliğinden, birliğinden ve kardeşliğinden başka bir seçeneği de ama-fakat demeden reddediyoruz” ifadelerini kullandı.(DHA)


Exit mobile version