Cumhurbaşkanı Erdoğan: Varsa yoksa Cumhurbaşkanı adayı kim olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği MÜSİAD Fuarı ve Uluslararası İş Forumu Kongresi’nde konuştu. Erdoğan, “Yönettikleri şehirlerde trafik sorunu katlanılmaz boyutlara ulaşmış, depremle ilgili hiçbir şey yapılmamış, hiçbir adım atılmamış, meydanlarda vatandaşlara verdikleri sözlerin hiçbiri tutulmamış, belediyelerde yolsuzluk, hırsızlık, iş bilmezlik almış başını gitmiş. Ne gam ne tasa bunların hiçbiri umurlarında bile değil. […]

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği MÜSİAD Fuarı ve Uluslararası İş Forumu Kongresi’nde konuştu. Erdoğan, “Yönettikleri şehirlerde trafik sorunu katlanılmaz boyutlara ulaşmış, depremle ilgili hiçbir şey yapılmamış, hiçbir adım atılmamış, meydanlarda vatandaşlara verdikleri sözlerin hiçbiri tutulmamış, belediyelerde yolsuzluk, hırsızlık, iş bilmezlik almış başını gitmiş. Ne gam ne tasa bunların hiçbiri umurlarında bile değil. Varsa yoksa cumhurbaşkanı adayı kim olacak, partinin genel başkanlığı koltuğuna kim oturacak” dedi.

 Kübra SONKAYA -Ömer HASAR
İSTANBUL-Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜYAP Fuar Merkezi’nde Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği MÜSİAD Fuarı ve Uluslararası İş Forumu Kongresi’nde konuştu. Burada 88 ülkeden gelen iş insanlarına hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Uluslararası iş forumunun ‘İnsani ve iktisadi boyutuyla göç’ teması altında tertiplenmesi takdire şayandır” dedi.

‘HUDUTLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ, NAMUSUMUZ GİBİ KORUYACAĞIZ’

Erdoğan, “Göç konusu sadece bizim gibi geçiş güzergahındaki ülkeler için değil, gelişmiş gelişmekte olan fark etmeksizin tüm dünya için günümüzün en hassas meselelerinden biridir. Türkiye açısından göç, dünyanın birçok ülkesine kıyasla çok daha eski bir kavramdır. Biz gerek coğrafi konumumuz gerekse beşeri ve kültürel bağlarımız sebebiyle tarih boyunca göç hareketleriyle muhatap olmuş bir ülkeyiz. Osmanlı Devleti’nin toprak kayıpları 19. yüzyıldan itibaren hızlanınca Kırım’dan Kafkaslardan ve Balkanlar’dan yoğun göçler aldık. Son iki asırda başı dara düşen, sürgüne uğrayan soydaşlarımızı muhabbetle bağrımıza bastık. Müslümanlarla birlikte gün oldu Musevi ve Hristiyanlara da kapımızı açtık. 2011 yılından itibaren Suriye’deki iç savaştan kaçan komşularımıza da sahip çıkan biz olduk. Bugün çoğu Suriye’den 3,5 milyon civarında yerlerinden edilmiş insana ev sahipliği yapıyoruz. Yine bugün ekseriyeti Almanya’da olmak üzere Avrupa’nın farklı ülkelerinde 6 milyonu aşkın kardeşimiz hayatlarına devam ediyor. Yaşadıkları ülkelerin ekonomisine önemli katkılar sunuyor. Kimi ülkeler, göç meselesine menfaat penceresinden yaklaşabilir, kimi ülkeler bunu etik ve kültürel bir tehdit olarak ele alabilir kimileri ise bu meseleyi sadece güvenlik ekseninden okuyabilir ama biz Türkiye olarak göç olgusunu çok boyutlu bir şekilde, özellikle insani değerleri merkeze alan bir yaklaşımla bakmak zorundayız. Şimdiye kadar sayısız toplantıya araştırmaya sempozyuma konu olan bu meseleyi bütünlüklü bir anlayışla okumak, buna göre doğru kalıcı ve uzun vadeli politikalar geliştirmek mecburiyetindeyiz. Göç başlığı her açıldığında konuyu hemen düzensiz göçle mücadele parantezine alıp güvenlikleştirmek doğru bir tavır değildir. Düzensiz göç baskısıyla yüzleşen her devlet gibi elbette Türkiye’de illegal göç akınlarıyla mücadelesini tavizsiz sürdürecektir. Hudutlarımızın güvenliğini, namusumuz gibi koruyacağız. İlave tedbirlerle daha da tahkim edeceğiz. Aynı şekilde kayıt dışılığın sıfırlanmasına yönelik kararlı politikalarımızdan geri adım atmayacağız” ifadelerini kullandı.

‘1 TRİLYON 202 MİLYAR DOLAR EKONOMİK BÜYÜKLÜĞE ULAŞTIK’

Erdoğan, ekonominin 17 çeyrektir büyüdüğünü belirterek, “Salgınla beraber küresel ekonomi ve ticaret, 2’inci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük şoklarından birini yaşadı. Rusya-Ukrayna savaşı, fiyat baskıları küresel ekonomide yavaş ve dengesiz toparlanmaya yol açtı. Ticarette artan korumacılık ve bölgemizde bir türlü sonlandırılamayan çatışmalar küresel ekonomiyi yeni risklerle karşı karşıya bırakıyor. Küresel ekonomi 2023 yılında yüzde 3,3 büyüyerek tarihi ortalamalarının altında bir performans gösterirken ticaret hacmi ise yüzde 1,1 oranında küçüldü. Bütün bu zorluklara rağmen Türkiye ekonomisi, üretimde, istihdamda ve dış ticarette güçlü bir performans sergiliyor. 2023 yılında zayıf dış talep ve deprem felaketlerine rağmen yüzde 5,1 oranında büyüme kaydettik. Ekonomik büyüklüğümüz 2023 yılında 1 trilyon 130 milyar dolara yükseldi. Kişi başına milli gelirimiz de buna paralel olarak yüzde 24,2 oranında artarak 13 bin 243 dolara çıktı. 2024 yılının ikinci çeyreğinde ise yıllıklandırılmış olarak 1 trilyon 202 milyar dolar ekonomik büyüklüğe ulaştık. Türkiye ekonomisi 17 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ediyor. 2024 yılının ilk yarısında büyümemiz yüzde 3,8 olarak gerçekleşti. Bugün sabah açıklanan üçüncü çeyrek rakamlarında ise yıllık bazda yüzde 2,1 büyüme oranına ulaştık. Milli gelirimizin 2024 sonunda 1 trilyon 331 milyar dolara ve kişi başına gelirin ise 15 bin 551 dolara yükselmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı. (DHA)

Exit mobile version