Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Sağlık

Türkiye Diyanet Vakfından Gazze’ye tıbbi malzeme desteği

Türkiye Diyanet Vakfı, İsrail işgali altında bulunan Gazze’ye Türk milletinin emaneti yardımları ulaştırıyor.
Türkiye Diyanet Vakfı Mütevelli Heyeti 2. Başkanı İhsan Açık, yıllardır çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren, İsrail’in bitmek bilmeyen zulmüne karşı dimdik ayakta durmaya çalışan Filistin halkının yaralarını sarmaya çalıştıklarını söyledi.

“Türkiye Diyanet Vakfı olarak tüm bu ihtiyaçları karşılamak için seferber olduk”
Son yapılan saldırılar sonucunda Gazze’de birçok kişinin evinin yıkıldığını ve içlerinde çocukların da olduğu, onlarca Filistinlinin şehit olduğunu ifade eden Açık, “Müslümanların ilk kıblesi, Miraca yol veren, kürsüsüyle etrafına nur saçan, Mescid-i Aksa’yı yalnız bırakmayan, İsrail askerlerinin baskınlarına karşı koymak için mücadele veren kardeşlerimiz, insanlık dışı muamelelere maruz kalarak zulme uğruyor. Bölgede şuan en çok tıbbı malzeme, hasta yatağı ve ambulans ihtiyacı bulunuyor. Bunların yanı sıra evleri yıkılan kardeşlerimizi yerleştirebileceğimiz kiralık evler ve ev eşyalarına ihtiyaç duyuluyor. Türkiye Diyanet Vakfı olarak tüm bu ihtiyaçları karşılamak için seferber olduk” diye konuştu.
Filistin’de işgalin ilk başladığı günden bu zamana kadar Türkiye Diyanet Vakfı olarak, cami inşası, tefrişatı, su kuyusu, kurban ve acil insani yardım çalışmaları gibi birçok alanda yaklaşık 235 milyon Türk Lirası tutarında yardım ulaştırıldığı bilgisini veren Açık, şöyle devam etti:
“Ezanlar susmasın diye Gazze’de 9 caminin inşaatını tamamladık. Saldırılar sonucunda yeni yıkılan camiler var. Kardeşlerimiz ezan sesini bu şartlarda bile duyurabilmek için cami enkazı üzerine çıkarak ezan okuyup namaza çağrı yapıyor. İnşallah bu camilerle ilgili de çalışma gerçekleştireceğiz. Bölgenin acil ihtiyaçları doğrultusunda yaptığımız çalışmalarda ilk etapta 20 adet fonksiyonel hasta yatağını alarak bölgedeki hastaneye teslim ettik. Acil servislerde kullanılmak üzere tıbbi malzeme tedariğinde bulunduk. Bununla birlikte 2 adet ambulans aldık iç tefrişatları tamamlanıyor. 4 ambulansın tedarikiyle alakalı da çalışmalarımız sürüyor. Birkaç gün içerisinde ambulansları da Sağlık Bakanlığı’na teslim etmiş olacağız. Önümüzdeki günlerde bu sayılar giderek artacak. Neye ihtiyaç varsa onu karşılamaya gayret ediyoruz. Onlar yıkmaktan bıkmıyor, vazgeçmiyorsa bizde tamir etmekten, onarmaktan, akan gözyaşını dindirmekten, yavrularımızın yüzündeki kanı silmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Tüm imkanlarımızla, milletimizin destekleriyle kardeşlerimizin yanında yer almaya devam edeceğiz.”

“Filistin halkı yardımsever ve vefakar Türk milletine minnettar”
Türkiye Diyanet Vakfı Gönüllüsü Filistinli Enver Atallah da, Türkiye Diyanet Vakfı’nın saldırıların başladığı ilk günden itibaren Filistin halkının yanında yer aldığını ve yaraları sarmak için gayret gösterdiğini söyledi. Yıkılan evleri, yaralıları ve şehitlerin ailelerini ziyaret ederek nakdi yardımda bulunulduğunu ifade eden Atallah, “Allah razı olsun şimdide hasta yatağı, ambulans ve tıbbi malzeme yardımı ulaştırıldı. Hiç vakit kaybetmeden bu malzemeleri Şifa Hastanesine teslim ettik. Filistin halkı yardımsever ve vefakar Türk milletine minnettar” ifadelerini kullandı.

“Tarihin her döneminde olduğu gibi yaraları yine birlikte saracağız”
Hayırseverlerin, vatandaşların Filistin halkına yardım etmek istediğini ve bu yönde gerek sosyal medya kanalları üzerinden gerekse çağrı merkezi üzerinden kendilerine talepler geldiğini belirten Açık, “Kardeşlerimizin bu zor günlerinde yanında olmak isteyen vatandaşlarımız bagis.tdv.org adresimizden istedikleri miktarlarda online olarak ya da FİLİSTİN yazıp 1379’a SMS göndererek 10 Türk Lirası bağışta bulunabilir. Tarihin her döneminde olduğu gibi yaraları yine birlikte saracağız” dedi.
(Ömer Faruk Karataş – Engin Yağcı/iha)

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

Ani kilo kaybı ve iştahsızlık mide kanseri belirtisi olabilir

Mide kanserinin erken teşhis edilebilmesi için kiloda ani kayıp, mide ağrısı ve rahatsızlık, iştah kaybı, kusma, kanlı dışkı ve halsizlik ve yorgunluk belirtilerin dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini hakkında uyarılarda bulunan Medicana Sağlık Grubu uzmanları mide kanseri ve tedavisi hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

İSTANBUL-
Kadınlara oranla erkeklerde daha fazla ve genellikle 60 üstü bireylerde görülen mide kanserinin maalesef erken teşhisi diğer kanser türlerine oranla daha az. Bu anlamda mide kanserinin erken teşhis edilebilmesi için kiloda ani kayıp, mide ağrısı ve rahatsızlık, iştah kaybı, kusma, kanlı dışkı ve halsizlik ve yorgunluk belirtilerin dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini hakkında Medicana Kadıköy Hastanesinden Prof. Dr. Taner Oruğ ve Dr. Muharrem Coşkun bilgilendirmelerde bulundu.

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Taner Oruğ, mide kanserinde erken tanının tedavi sürecine büyük önem taşıdığını vurgulayarak “Mide kanseri, genellikle mide iç yüzeyindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ve çoğalması sonucu ortaya çıkan bir kanser türüdür. Mide kanseri genellikle mide duvarının iç tabakasında başlar ve zamanla diğer tabakalara yayılabilir’’ dedi. Prof. Dr. Taner Oruğ, ‘Helicobacter pylori’ adlı bakterinin neden olduğu kronik inflamasyon sonucunda ortaya çıkan mide kanseri ile ilgili risk faktörleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri gibi bazı temel bilgileri aktardı.

Yüksek oranda tuz içeren gıdalara dikkat

Prof. Dr. Oruğ, mide kanserinin genellikle 60 yaş üstü bireylerde daha sık görüldüğünü ifade ederken, “Mide kanseri erkeklerde kadınlara göre daha yaygındır. Helikobakter pylori enfeksiyonu denilen Mide ülserlerine neden olan bir bakteri ile ilişkilidir. Aşırı tuzlu ve tütsülenmiş gıdaların tüketimi riski artırabilir. Sigara içme ve aşırı alkol tüketimi de risk artışında önemli yer tutar. Mide kanserinde tedavinin başarısı hastalığın evresi ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle kiloda ani kayıp, mide ağrısı ve rahatsızlık, iştah kaybı, kusma, kanlı dışkı ve halsizlik ve yorgunluk belirtilerinin dikkatli değerlendirilmesi gerekir” dedi.

Teşhis endoskopiyle konulabilir

Endoskopinin mide kanseri gibi üst sindirim sistemi hastalıklarının teşhisinde önemli bir rol oynadığını söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Muharrem Coşkun ise “Esnek bir endoskop kullanılarak mide, yemek borusu ve onikiparmak bağırsağı gibi organların iç yüzeyini doğrudan görüntülenerek kanser veya diğer hastalıkların varlığını belirleme erken teşhisi olanağı tanır. Endoskopi sırasında doktorlar, şüpheli alanlardan doku örnekleri alabilirler. Bu biyopsi numuneleri, laboratuvar incelemesi için gönderilerek kanser hücreleri varsa teşhisin kesinleştirilmesine yardımcı olabilir. Lezyonların büyüklüğünü ve yerini belirleyebilir. Bu bilgiler, cerrahi müdahale veya diğer tedavi seçeneklerinin planlanmasında önemlidir” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Sağlık

Bel fıtığına ağrısız çözüm

Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tam kapalı bel fıtığı ameliyatları (Full endoskopik diskektomi) yapılmaya başlandı. Hastanede görevli Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Adnan Demirci, Türkiye’de sayılı hastanelerde yapılabilen bu teknik ile hastaların ameliyattan birkaç saat sonra ayağa kalktığını, ağrı ve dikiş izi olmadan kısa sürede taburcu olduğunu belirtti.

BURSA-
Bel fıtığı rahatsızlığı ile hastaneye başvuranlara tam kapalı bel fıtığı ameliyatları yapmaya başladıklarını belirten Doç. Dr. Adnan Demirci, hastalardan olumlu dönüşler aldıklarının altını çizdi. Bel fıtığı tedavisinde dünya genelinde halen mikro cerrahinin altın standart olarak kabul edilse de tam kapalı bel fıtığı ameliyatların da gündeme gelmeye başladığına dikkat çeken Doç. Dr. Demirci, “Bu teknik sayesinde son derece başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Türkiye’de sayılı merkezlerde yapılabilen bir teknik. Bursa’da kamu ve üniversite hastanelerinde bu teknik kullanılmıyordu. Bu teknik sayesinde hastalar ameliyat sonrası hemen ikinci saatte kalkabiliyorlar, gezebiliyorlar. Aynı gün taburcu olma ihtimalleri var. Hastalarımıza konfor kazandırıyor” dedi.

Hastalar çok memnun

Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Doç. Dr. Demirci tarafından gerçekleştirilen tam kapalı bel fıtığı ameliyatı şifa bulan 50 yaşındaki hasta Adnan Seven ise, “Belimde ve kalçamda çok şiddetli ağrı vardı. Oturamıyordum ve yemek yiyemiyordum. Fiziksel aktivitelerimi gerçekleştiremiyordum. Çok güçlükler ve ağrılar çektim. Daha sonra Adnan hocamla tanıştık. Kendisi bizi bilgilendirdi. Tam kapalı ameliyat yapacağını söyledi. Ameliyatı oldum. 4, 5 saat içinde yürümeye başladım. 40 gün oldu şu an gayet iyiyim. Herhangi bir ağrım yok. Ameliyat olmadan önce belki de 15, 20 kutu ağrı kesici kullandım ama ameliyat olduktan sonra bir tane bile kullanmadım” şeklinde konuştu.

“Yakınlarım şaşırdı”

37 yaşındaki hasta Mustafa Turgut ise, “2 ay önce bel fıtığı ameliyatı oldum. Ayağımda uyuşma, güç kaybı ve şiddetli ağrı şikâyetiyle başvurdum. Bana ameliyatın çok konforlu, güzel bir ameliyatın olacağını ve normal hayata dönüşün çok kısa olacağını söyledi. Normalde insanlar bel fıtığı ameliyatı olacağı zaman tereddüte düşer, korkar ama ben bu korkumu aşarak ameliyat oldum. İlk günü ayağa kalktım. Ertesi günde iyi hissediyordum kendimi. Ağrı hissetmedim. Ziyaretime gelen yakınlarım beni yatar halde bulacaklarını düşünürken oturur halde görünce gayet şaşırdılar. Buradan ben de iyi bir ameliyat olduğumu anlamış oldum” diye konuştu.

Okumaya devam et

Sağlık

Samsun’da ‘uyuz’ vakaları arttı, Sağlık Müdürlüğü uyardı

Samsun’da son günlerde uyuz vakalarında artış yaşanırken, İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras ise el parmak araları, bilekler, koltuk altları, dirsekler ve kasıklarında şiddetli kaşıntı şikayeti olanların vakit geçirmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması uyarısında bulundu.

Furkan Abrek Ünal
SAMSUN-
Scabies (uyuz hastalığı) hakkında bilgi veren Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, son günlerde Samsun’da kaşıntı şikayetiyle sağlık tesislerine başvuran hasta sayısında geçen yıla oranla kısmı bir artış söz konusu olduğuna dikkat çekti. Dr. Uras, “Sağlık Müdürlüğü olarak bu artışın nedenleri ve artış gözüken noktalarda yapılabilecek çalışmalarla ilgili Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığımızla bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdik ve ilk etapta vaka tespiti yaptığımız noktalarda, ivedilikle vatandaşlarımıza yönelik bilgilendirme çalışmalarına başladık. Ekiplerimizle yaptığımız bu değerlendirme toplantısında dikkatimizi çeken iki önemli nokta oldu: Bunlardan birincisi hastalarımızın, yaşadıkları durumu sıradan bir kaşıntı olarak görüp, nasılsa birkaç gün içinde geçer düşüncesiyle, hekime hastalığın başlangıç safhasında değil, belirtilerin etkili hale geldiği dönemde başvuru yapmaları oldu. Bu gecikmeli başvuru hem hastalığın daha zor iyileşmesine hem de muayeneye kadar geçen süre zarfında daha fazla insana bulaşmasına neden oluyor. Bu hızlı bulaşın önlenebilmesi için sağlık ekiplerimizin vatandaşlarımızın desteğine ihtiyacı var. Vatandaşlarımızdan ricamız sıradan bir tokalaşma, 10-15 dakikalık kısa süreli doğrudan bir vücut teması ya da ortak kullanılan eşyalarla dakikalar içinde bulaşabilen ve en önemli belirtisi geceleri şiddetli hale gelen ve genellikle el parmak araları, bilekler, koltuk altları, dirsekler ve kasıklarda görülen şiddetli kaşıntı olan hastalıkla karşılaştıklarında vakit geçirmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvuru yapmalarıdır. Hastalık ne kadar erken tespit edilip tedavisine erken başlanırsa, yayılımın önüne o kadar hızlı geçilebilir” dedi.

Dikkat edilecek hususlar

Müdür Uras hastalığın yayılmasında ikinci önemli bir konuya değindi. Uras, “Toplantımızda ön plana çıkan ikinci nokta ise hastalığın tanısı konulduktan sonra tedavi sürecine ailenin ve temas edilen kişilerin dahil olmaması, bu nedenle de kişi bazında kontrol altına alınan hastalığın, tedavi sürecine dahil olmayan temas edilen kişiler aracılığıyla bulaşmaya devam etmesi oldu. Uyuz hastalığında özellikle aile bireylerinin kaşıntısının olup olmamasına bakılmaksızın mutlaka birlikte tedavi olması gerekir. Aynı anda tedavi uygulanmadığı takdirde hastalığın, kişiden kişiye bulaşmaya devam edeceği unutulmamalıdır. Tedavi süreciyle birlikte, uyuz hastası ve evde beraber yaşadığı kişiler tarafından kullanılan giysiler, çarşaflar ve havlular en az 60 derecede yıkanmalı, ütülenmeli, yatak takımları birkaç gün havalandırılmalıdır. Yıkanamayacak eşyalar ağzı bağlı olan bir poşet içerisinde ortalama üç gün saklanmalı, zemin ve mobilyalar elektrik süpürgesi ile temizlenmelidir. Ancak bu adımlar hep birlikte atıldığında uyuz hastalığının yayılımına dur deme şansı bulabilir, tedavi süreçlerinin hızlanmasını sağlayabiliriz. Sağlık Müdürlüğü olarak Halk Sağlığı Hizmetleri ekiplerimizle anlık olarak uyuz vakalarının takibini yapıyoruz. İnanıyorum ki ekiplerimizle halkımızın dikkati ve ortak çalışması sayesinde vaka sayıları azalacak, hastalık ilimizin gündeminden hızla çıkacaktır” diye konuştu.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.