Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Dünya

Emine Erdoğan, Filistin’de “direnişin sembolü” olan Mariam Afifi ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kudüs’te İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırıları sırasında Mescid-i Aksa’yı savunurken başörtüsünden sürüklenerek gözaltına alınan ve bu sırada gülümsediği görüntülerin sosyal medyada çok fazla paylaşılmasıyla direnişin sembollerinden biri haline gelen Filistinli sanatçı Mariam Afifi ile telefonda görüştü.

Emine Erdoğan, görüşmenin başında Afifi’nin kendisini Türkçe, “Nasılsınız” diye karşılamasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Afifi’ye Filistin mücadelesinde gösterdiği güçlü duruş nedeniyle teşekkür eden Erdoğan, “Gece gündüz gönlümüz sizinle. Her daim dualarımızdasınız. Cesaretiniz, gücünüz tüm dünya kadınlarına örnek teşkil edecek” ifadesini kullandı.

Seni en kısa zamanda Türkiye’de görmek isteriz”

Afifi’nin duruşu karşısında gurur duyduklarını ifade eden Emine Erdoğan, “Cesaretinle Filistin ve dünya kadınları gurur duyacak. Seni en kısa zamanda Türkiye’de görmek isteriz. Orkestra ile davet ediyoruz. Filistin müziğini Türkiye’de icra edebilirsiniz” diye konuştu.
“Türkiye Cumhurbaşkanı Filistin’in her zaman yanında. Dün de, bugün de, gelecekte de” diyen Emine Erdoğan, Mariam Afifi’nin, “Umuyorum ki İsrail yaptıklarından dolayı bir yaptırıma uğrar” sözleri üzerine ise şunları kaydetti:
“Başkan bunun için büyük mücadele veriyor. Devlet başkanlarını arayarak bu konuda görüşmeler yapıyor. Başkanın, kızlarımın selamı var. İnşallah onlarla da tanışma fırsatınız olur. Tüm Filistinli kardeşlerime başarılar diliyorum. Güçlüsünüz çünkü haklısınız. Gücünüzü haklı davanızdan alıyorsunuz. Allah’a emanet olun. Mücadeleniz için dua ediyorum.”

“Birisi beni videoya çekecek kadar şanslıydım sadece”

Afifi, kendisini aramasından dolayı Emine Erdoğan’a teşekkürlerini ileterek, Filistin’de yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Şeyh Cerrah Mahallesi’nde İsrailli yerleşimcilere karşı protesto başlattık. Biliyoruz ki orayı kaybedersek tümünü kaybedeceğiz. Küçük bir kız gördüm. İsrailli askerler dövüyordu. Ona yardım etmek zorunda hissettim. Kızı kurtarmak üzere gidince başımı tutup sürüklemeye başladılar. Beni tutuklayıp hapse attılar. Bir süre hapiste kaldım. Videolarımın sosyal medyada dolaşması sayesinde kurtuldum, çok büyük bir destek gördü bu videolar.”
Afifi, 8 Mayıs Cumartesi akşamı tutuklandığını ve serbest kaldığını belirterek, mahkemenin önümüzdeki günlerde görüleceğini söyledi. Kendisiyle beraber 8 kişinin daha tutuklandığını anlatan Afifi, “3’ü çocuktu. En genci 11 yaşındaydı” bilgisini verdi. Yaşananlara Emine Erdoğan’ın “Ne kadar güçlüymüşsün” karşılığını vermesi üzerine Afifi, “Birisi beni videoya çekecek kadar şanslıydım sadece” diyerek, Filistin direnişine dair sosyal medya çalışmalarının önemine işaret etti.

Mariam Afifi kimdir?

Filistin’de Şeyh Cerrah Mahallesi’nde yaşayanların zorla evlerinden çıkarılıp yerlerine Yahudi yerleşimcilerin yerleştirilmesi girişimi sonucu başlayan çatışmalar, Filistinlilerin protestolarına sebep oldu. Filistin Gençlik Orkestrası’nın bir üyesi olan Mariam Afifi, protestolar esnasında küçük bir kıza yardım etmeye çalışırken başörtüsünden çekilerek ve sürüklenerek tutuklandı. Afifi’nin tutuklama karşısında kameralara gülümseyerek verdiği görüntüler, sosyal medyada çok fazla paylaşılarak Afifi’yi direnişin sembollerinden biri haline getirdi. Kudüs İbrani Üniversitesi Müzik Bölümü’nde eğitim gören Afifi, daha önce aynı üniversitenin İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde eğitim aldı. Aile bağları arasında Kudüs’ün tarihi ve köklü ailelerinden Neşaşibi ailesi de bulunan Afifi’nin belirttiğine göre büyükannesi Kıbrıslı. Ayrıca Kudüs Eski Şehri’nde rehber olarak da çalışan Afifi, müzik alanında özel dersler veriyor.
Afifi’nin üyesi olduğu Filistin Gençlik Orkestrası’nın ise Filistin içerisinde performans sergilemesine izin verilmiyor. Orkestranın Filistinli mülteci kampları dahil tüm dünyadan üyeleri bulunuyor. Orkestra, tüm üyeleri bir araya gelerek son performansını Norveç’te gerçekleştirdi.

Dünya

BM: Hamas da İsrail de savaş suçlarından sorumlu

Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Türkiye ve Mısır’da İsrailHamas savaşının mağdurlarıyla yaptıkları görüşmelere ilişkin rapor hazırladı. Raporda, İsrail’in de Hamas’ın da savaş ve insanlığa karşı suç işledikleri ifade edildi.

 Vahdet AYAZ
Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, “BM Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu bugün yayınladığı yeni raporunda, İsrail yetkililerinin 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürütülen askeri operasyonlar ve saldırılar sırasında işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan sorumlu olduğunu belirtti. Komisyon ayrıca Filistinli silahlı grupların İsrail’de işlenen savaş suçlarından da sorumlu olduğunu tespit etti” ifadeleri kullanıldı.

TÜRKİYE VE MISIR’DAKİ MAĞDUR VE TANIKLARLA GÖRÜŞÜLDÜ

BM’den yapılan açıklamada, raporun, Türkiye ve Mısır’daki savaş mağdurları ve tanıklarıyla yapılan görüşmeler ışığında hazırlandığı ifade edildi. Açıklamada, “BM’nin 7 Ekim 2023 tarihinde ve sonrasında meydana gelen olaylara ilişkin ilk derinlemesine araştırması olan Komisyon raporu, Türkiye ve Mısır’a düzenlenen bir misyon sırasında ve mağdurlar ve tanıklarla yapılan görüşmelere, gelişmiş adli tıp analizleriyle doğrulanan binlerce açık kaynak belgesine, yüzlerce başvuruya, uydu görüntülerine ve adli tıp raporlarına dayanmaktadır. İsrail, Komisyon’un soruşturmalarını engellemiş ve Komisyon’un İsrail ve İşgal Altındaki Filistin Topraklarına erişimini engellemiştir” denildi.

“İSRAİL SALDIRILARI, HAMAS DA ROKET ATMAYI DURDURMALI”

Komisyon Başkanı Navi Pillay, yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

“Suç işleyen herkesin sorumlu tutulması zorunludur. Her iki tarafın saldırganlığı ve intikamı da dâhil olmak üzere tekrar eden şiddet döngülerini durdurmanın tek yolu uluslararası hukuka sıkı sıkıya bağlı kalınmasını sağlamaktır. İsrail, yüzlerce sivilin hayatına mal olan ve yine yüz binlerce insanı temel hizmetlerden ve insani yardımdan mahrum bırakarak güvenli olmayan yerlere sürgün eden Refah saldırısı da dâhil olmak üzere Gazze’deki askeri operasyonlarını ve saldırılarını derhal durdurmalıdır. Hamas ve Filistinli silahlı gruplar roket saldırılarını derhal durdurmalı ve tüm rehineleri serbest bırakmalıdır. Rehinelerin alınması bir savaş suçu teşkil etmektedir.”

“AÇLIK, CİNAYET, KASTEN ÖLDÜRME, SİVİLLERE SALDIRI”

Komisyon raporunda, İsrail’in çok sayıda insanlık suçu işlediği vurgulanarak, “Komisyon, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları ve saldırılarıyla ilgili olarak, İsrailli yetkililerin bir savaş yöntemi olarak aç bırakma, cinayet veya kasten öldürme, kasıtlı olarak sivillere ve sivil nesnelere yönelik saldırılar düzenleme, zorla nakletme, cinsel şiddet, işkence ve insanlık dışı veya zalimce muamele, keyfi gözaltı ve kişisel onura hakaret gibi savaş suçlarından sorumlu olduğunu tespit etmiştir. İsrail, Gazze’nin kuzeyindeki ve diğer yerlerdeki insanlara yüzlerce tahliye emri yayınlamış olsa da Komisyon, bunların zaman zaman yetersiz, belirsiz ve çelişkili olduğunu ve güvenli tahliyeler için yeterli zaman sağlamadığını tespit etmiştir. Ayrıca, tahliye yolları ve güvenli olarak belirlenen alanlar İsrail güçleri tarafından sürekli olarak saldırıya uğramıştır. Komisyon tüm bunların zorla nakil anlamına geldiğini tespit etmiştir” ifadeleri kullanıldı.

“EKİM SALDIRISINDA HAMAS İNSANLIK SUÇU İŞLEDİ”

Rapor, 7 Ekim’de düzenlenen saldırılarda Hamas’ın da savaş ve insanlık suçu işlediğini belirterek, “Rapor, 7 Ekim’de İsrail’de meydana gelen saldırıyla ilgili olarak, Hamas’ın askeri kanadının ve diğer 6 Filistinli silahlı grubun, sivillere karşı kasten saldırı düzenlemek, cinayet veya kasten öldürme, işkence, insanlık dışı veya zalimce muamele, hasmın mülkünü tahrip etmek veya ele geçirmek, kişisel onura saldırmak ve çocuklar da dahil olmak üzere rehin almak gibi savaş suçlarından sorumlu olduğunu tespit etmiştir. İsrail kasaba ve şehirlerine ayrım gözetmeksizin binlerce mermi atılması ve bunun sonucunda sivillerin ölmesi ve yaralanması da uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun ihlalidir” denildi.(DHA)

Okumaya devam et

Asayiş

ABD’de aynı günde yaşanan 2 köpek balığı saldırısında 3 kişi yaralandı

ABD’nin Florida eyaletinde aynı günde iki köpek balığı saldırısı sebebiyle 3 kişi yaralandı, yetkililer plajları geçici olarak kapatarak alarma geçildiğini duyurdu.

Şara Zehra ÖZBEY
ABD’nin Florida eyaletinde Cuma günü South Walton bölgesinde bir plajda iki ayrı köpek balığı saldırısı yaşandı. Yetkililer saldırı ile ilgili olarak, “South Walton İtfaiye Bölgesi ve Walton County Şerif Ofisi, Florida Cuma öğleden sonra köpek balığı ile ilgili iki olaya müdahale etti. İki kişi ağır yaralanırken, bir kişi de hafif yaralanmıştır.

İlk olay, saat 13:20 sularında 911’i arayan birden fazla kişinin yaklaşık 45 yaşındaki bir kadının kumsalın yanından yüzerken bir köpek balığı tarafından ısırıldığını bildirmesiyle ortaya çıkmıştır. Yetkililer olay yerine vardıklarında kadının kalçasında ve sol kolunun alt kısmında ciddi yaralanmalar olduğunu tespit etmişlerdir. İkinci olay, ilk olayın dört mil doğusunda, saat 14:55 sularında meydana gelmiştir. Olayda 15 yaşlarında iki kız yaralanmıştır” ifadelerini kullandı. Polis yaptığı son açıklamada, birimlerin devriye olarak gezdiğini, plajların açıldığını fakat hala tehlikeli olabileceğini belirtti.(DHA)

Okumaya devam et

Dünya

Diplomatik İlişkilerin 100.Yılı: Çek Türk İş Birliği Parkı’ı Prag’da açıldı

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılında açılması planlanan ve Türk Büyükelçiliği’nin karşısında iki ülkenin dostluğunun simgelenmesini amaçlayan Çek Türk İş Birliği Parkı, ilgili bölgenin yerel belediyesince 1915 olayları gerekçe gösterilerek reddedilmişti. Çekya Büyükelçisi Egemen Bağış’ın diplomasi trafiğiyle çözüme kavuşan parkın açılışı, dün Çekya’nın başkenti Prag’da gerçekleşti.

Doğukan ÜNAL- Güven USTA
ÇEKYA-Prag’da belediyeler, bölgelerince isimlendirilmek yerine numaralandırılıyor ve sorumlu oldukları alanlarla ilgili özerk kararlar alma mekanizmalarına sahipler. Prag’ın 6 Belediyesi, hemen hemen tüm ülkelerin temsilcilik ve elçiliklerinin toplandığı bölge olarak konumlanıyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin girişimi sonrası yerel yönetimce veto edilen açılış için Bağış, “Süreç henüz bitmedi. Burada Türkiye karşıtı lobiler var; FETÖ var, PKK var, Ermeni ve Rum lobileri var. Biz alanı boş bırakmıyoruz. Hepsiyle mücadele ediyoruz. Belediye Başkanı, koalisyonun yapısı nedeniyle siyasi tehdit altında kaldı. Biraz zamana ihtiyaçları var” ifadelerini kullanmıştı.

52 ÜLKEDEN TEMSİLCİ KATILDI, TÜRK- ÇEK DİPLOMATİK İLİŞKİLERİNİN 100.YILINDA AÇILDI

Türkiye’nin başkentinden esinlenilerek yaklaşık 20 yıl önce ‘Ankarska’ adı verilen cadde boyunca yer alan bölge, belediye bünyesindeki Ulaştırma ve Çevre Dairesi tarafından haritalandırıldı ve alanın proje kapsamında park olarak yapılandırılmasını ve düzenlenmesini içeren bir çalışma hazırlandı. Büyükelçilik girişimleriyle, 6 Haziran tarihinde temellerinin atılacağı kararlaştırılan “Çek- Türk İş Birliği Parkı” Prag’da görev alan 30 ülke Büyükelçisi ve 22 ülke temsilcisinin de aralarında bulunduğu 200’ü aşkın katılımcının alkışlarıyla açıldı. Türkiye ve Çekya bayraklarıyla süslenen park açılışında iki ülkenin milli marşlarının okunmasını takiben Prag 6 Belediye başkanı Jakub Starek, Prag kardeş şehri Muratpaşa Belediye Başkanı Yardımcısı Oya Kansu, Türkiye Cumhuriyeti Prag Büyükelçisi Egemen Bağış birer konuşma gerçekleştirdi.

“AVRUPA’DA ÜLKEMİZİN ADINI TAŞIYAN İLK PARK”

Çek-Türk İş birliği Parkı’nın açılışını gerçekleştirmekten dolayı gururlu olduğunu paylaşan Bağış, “Bugün Prag 6’da Ankarska Caddesi’ndeki Çek-Türk Dostluk Parkı’nın açılış töreninde hepinizle birlikte olmaktan büyük gurur duyuyorum. Bu Projenin hayata geçirilmesi için Prag 6 Belediye Başkanı Sayın Jakub Starek ile uzun bir yol kat ettik, Sayın Starek’e hem Prag 6 Belediyesi hem de Prag Belediyesi düzeyindeki tüm kişisel çabaları için teşekkür etmek istiyorum. Eşim Beyhan Hanım ile birlikte Prag’daki görevimize başladığımızdan beri gerçekleştirmeye çalıştığımız kalıcı proje hedeflerden birine daha ulaşmış bulunuyoruz. Avrupa’da ülkemizin adını taşıyan ilk park olan bu girişimi engellemek için uğraşan Türkiye aleyhtarı tüm grupların çabalarına rağmen bugün bu görkemli tören Türklerin kararlılık ve azminin tecellisidir.

Çek-Türk İşbirliği Parkını, ülkelerimizin iki büyük lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Tomaş Masaryk’in tam bir asır önce, 1924’te Türkiye ile Çekoslovakya arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla başlattıkları sürecin sağlam bir sembolü olarak açmaktan gurur duyuruyoruz. Avrupa’da iki dost ve müttefik ülke olan Türkiye ve Çek Cumhuriyeti, siyaset, ekonomi, savunma ve kültür de dahil olmak üzere hemen hemen her alanda örnek teşkil eden iyi ilişkilere sahiptir. 2023 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılını kutladık, 2024 yılında ise Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 100. yılını kutluyoruz.

Bugün bu parkta oynayan çocukların da, geleceğin yetişkinleri olarak büyük liderlerimiz Atatürk ve Masaryk’i minnetle anmalarını ve ülkelerimiz arasındaki dostluğu ve işbirliğini daha da ileriye taşımalarını ümit ediyoruz. Bu süreçte Prag 6’nın kardeş şehri olan Antalya Muratpaşa Belediyesi’ndeki dostlarımızla da yakın işbirliği içinde hareket ettik, dayanışmaları ve sağduyulu yaklaşımları için takdir ve teşekkürlerimi iletiyorum. Ayrıca sponsorlarımız Sayın Hasan Sekman’a, “Bulls Yatırım ve Menkul Değerler Ltd. Şirketi”ne ve Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akkaya’ya ve Sayın Hakan Kılıç’a, ayrıca Prag 6 Belediyesinin değerli çalışanlarına, Prag’daki iş adamlarımız Sayın Yalın Yüreğir ve Murat Aslan’a, saygıdeğer basın mensuplarına, Türkiye’den ve dünyanın dört bir yanından gelen tüm misafirlerimize destekleri için teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.