Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Ekonomi

Bakan Muş: “Azerbaycan’ın istikrarlı ekonomisi, Türk girişimcilerin yatırım kararlarını olumlu yönde etkileyecek”

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Azerbaycan’ın Kafkasya bölgesindeki en güçlü para birimine, en yüksek milli gelire ve yetişmiş bir işgücüne sahip olduğunu belirterek, “Azerbaycan’ın istikrarlı ekonomisi, Türk girişimcilerin yatırım kararlarını olumlu yönde etkileyecek bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır“ dedi.
Ticaret Bakanı Muş, Bakanlık binasından, Azerbaycan ile Türkiye tarafından sunulan yatırım imkanlarının ele alındığı “Türkiye Azerbaycan Yatırım Forumu”na video konferans yöntemiyle katıldı.

Toplantıya Bakan Muş’un yanı sıra, Azerbaycan Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı Mikail Cabbarov, AZPROMO Başkanı Yusif Abdullayev, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve Türkiye-Azerbaycan İş Konseyi Başkanı Selçuk Akat da katıldı. Bakan Muş burada yaptığı konuşmasında, Karabağ zaferinde, Azerbaycanlıların bağımsızlığına ve hürriyetine sıkı sıkıya bağlı olduklarını tüm dünyaya ispat ettiğini belirtti.
Bakan Muş, hedeflerinin Türkiye-Azerbaycan ile ticarette iki ülke Cumhurbaşkanlarını belirlediği 15 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak olduğunu belirterek, karar alıcalar olarak bu hedef ulaşılması için çok çalıştıklarını söyledi.
Azerbaycan ile ikili ticaret hacminin Covid-19 salgınına rağmen 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5 artışla 4,6 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Bakan Muş, “Bu yılın ilk dört ayında da ikili ticaretimizin artış göstermesi memnuniyet vericidir. Bu ivmenin 2021 yılının tamamına yayılmasını bekliyoruz” dedi.


Bakan Muş, liberal ve güvenli bir yatırım ortamı ile siyasi ve ekonomik istikrara içerisinde, gelişmiş lojistik altyapı imkanları sunan, nitelikli insan kaynağına sahip, büyük ve satın alma gücünün yüksek olduğu pazarların coğrafi bakımdan yakın olan ülkelerin yeni yatırım merkezleri haline geleceğini öngördüklerini belirterek, “Bu nedenle, Türkiye olarak tüm alanlarda reform çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Ülkemizin bu süreçten daha da olumlu bir biçimde yararlanmasını sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.
“Azerbaycan’daki Türk yatırımları 12 milyar dolara, Azerbaycan’ın ülkemizdeki doğrudan yatırımları ise 19,5 milyar dolara ulaşmıştır”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin en önemli yönlerinden birini karşılıklı yatırımların teşkil ettiğini dile getiren Bakan Muş, “Azerbaycan’daki Türk yatırımları 12 milyar dolara, Azerbaycan’ın ülkemizdeki doğrudan yatırımları ise 19,5 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakamlar, iş dünyasının ülkelerimize olan güvenini de göstermektedir” ifadelerine yer verdi.


“Firmalarımız Azerbaycan’daki yatırımlarıyla 5 bin kişiyi aşan bir yerel istihdam ortaya koymaktadır”


Azerbaycan ve Türkiye’de yatırım yapan iş insanlarını ve girişimcileri, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerin ekonomik alanda da uzun soluklu olmasına katkı sunan aktörler olarak gördüklerini ifade eden Muş, “Türk firmaları, Azerbaycan’da şimdiye kadar gerçekleştirdikleri yatırımlarıyla Azerbaycan’ın yerli sanayisinin gelişimine ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlamayı sürdürmektedir. Başta finans, madencilik, gıda ve içecek ürünleri sektörleri olmak üzere, firmalarımız Azerbaycan’daki yatırımlarıyla 5 bin kişiyi aşan bir yerel istihdam ortaya koymaktadır” dedi.


“Azerbaycan’ın istikrarlı ekonomisi, Türk girişimcilerin yatırım kararlarını olumlu yönde etkileyecek”


Kafkasya bölgesinde en güçlü para birimine, en yüksek milli gelire ve yetişmiş bir işgücüne sahip Azerbaycan’ın istikrarlı ekonomisinin, Türk girişimcilerin yatırım kararlarını olumlu yönde etkileyecek bir faktör olduğunu vurgulayan Muş, “ Bu kapsamda, güçlü bir özel sektöre ve dinamik bir ekonomiye sahip olan ülkemizin, Azerbaycan’daki yatırımlarını her geçen yıl artırarak, bu alandaki tecrübesini ve kapasitesini yüksek katma değerli bir sanayi oluşturmasına katkıda bulunacağına olan inancım tamdır” diye konuştu.
Türk müteahhitlik sektörü için Azerbaycan’ın her zaman önemli bir yeri olduğunu dile getiren Bakan Muş, “Bugüne kadar toplamda 15,3 milyar doların üzerinde ve 442 proje üstlendiğimiz Azerbaycan’da firmalarımız aynı zamanda yatırımcı olarak da yerleşikliklerini sürdürmektedir” değerlendirmesini yaptı.
Türk firmalarının ve sektörünün, Azerbaycan’ın kurtarılan bölgelerdeki ve Karabağ’ın yeniden imarında halihazırda sürdürdükleri iş birliği ve çalışmalarını daha da artırmak ve bu süreçte etkin bir şekilde yer almak istediklerine dikkati çeken Muş, “Azerbaycan Hükümetinin Türk firmalarına karşı bugüne kadar gösterdikleri teveccühün, özellikle Karabağ’ın yeniden imarı kapsamında devam edeceğine olan inancımız tamdır” ifadeleri kullandı.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

Büro Memur-Sen’den enflasyon oranları hakkında açıklama

Büro Memurları Sendikası (Büro Memur-Sen) Genel Başkanı Yusuf Yazgan, açıklanan enflasyon oranlarını değerlendirdi.

Kemal Diri
ANKARA-
Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, açıklanan şubat ayı enflasyonlarının ardından açıklamalarda bulundu. Yazgan, kamu görevlilerine verilen zamların, yılın daha ilk aylarında enflasyon karşısında güvence altına alınması ve kamu görevlilerinin maaşlarının yeniden düzenlenmesinin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti. Bu çerçevede Yazgan, refah payı, tüm kamu görevlilerine kira yardımı ve büyükşehir tazminatı taleplerini tekrarladı.

Açıklanan enflasyon rakamlarına göre, TÜFE’deki değişimin, Ocak ayına göre, Şubat ayında yüzde 4.53, Aralık ayına göre ise yüzde 11.54 artış şeklinde gerçekleştiğini belirten Yazgan, “Ramazan ayının başında enflasyonun yükselişine devam etmesine, Ramazan sebebiyle piyasalarda yaşanan fırsatçı fiyat artışları da eklenecektir” açıklamasında bulundu.

Kamu görevlileri ve vatandaşların artan enflasyon karşısında öncelikli olarak alım güçlerinin korunması ve müteakiben artırılması gerektiğini belirten Yazgan, hükümetin piyasalardaki fiyat istikrarını korumaya yönelik adımlar atmasının kaçınılmaz kıldığını dile getirdi.
Yazgan, Büro Memur-Sen olarak, daha önce dile getirdikleri; kiralardaki tavan zam oranı uygulamasının, gıda ürünleri başta olmak üzere tüketim ürünlerinde de uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Eminönü’nde Ramazan alışverişi başladı

Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri hurma ve zeytinler tezgahlara indi. Hurma ve zeytin fiyatlarındaki artış geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50’yi buldu.

İSTANBUL-İstanbul’un geleneksel alışveriş noktalarından Eminönü’nde Ramazan alışverişi başladı. İftar sofralarında eksiklerini gidermek için alışverişe çıkan vatandaşlar Eminönü’nün yolunu tuttu. Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan hurma ve zeytin çeşitleri tezgahlara indi. Mısır, İran ve Medine’den gelen hurmalar vatandaşların ilgi gösterdiği çeşitler arasında yer aldı. Hurma ve zeytin fiyatlarında geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50 artış olduğu gözlendi.

‘‘Ramazan ayı dolayısıyla hareketlilik başladı’’

Ramazan öncesi Eminönü’nde alışveriş hareketliliğinin az da olsa başladığını ifade eden esnaf Hüseyin Yavuzer, ‘‘Eminönü’nde eski senelere göre çok fazla hareketlilik yok. Ramazan ayının yaklaşması dolayısıyla biraz hareketlilik var. Ürünlerde fiyat artışları var, bu nedenle biraz talep az. Hurmaları tezgahlara getirdik. Medine hurması daha çok tercih ediliyor. Filistin, İran ve Mısır’dan gelen hurmalar var, bunları satıyoruz. Hurmaları 120 lira ile 500 lira aralığında satıyoruz. Geçen seneye göre artış yüzde 50 civarı’’ diye konuştu.

‘‘Oruç açmak için zeytin ya da hurma tercih ediliyor’’

Şarküteri ürünlerindeki çeşitlilik için Eminönü’nün tercih edildiğini söyleyen Erdal Yusufoğlu isimli esnaf da, “10 gündür Ramazan hareketliliğini görüyoruz. Vatandaşlar iftarda oruçlarını açmak için zeytin veya hurmayı tercih ediyor. Hurma fiyatları zeytine göre daha pahalı. Zeytin fiyatları 150-200 lira civarında. Geçen seneye göre 90 lira olan zeytin bu yıl 150 lira oldu” şeklinde konuştu.

Gülşah Karaman isimli vatandaş ‘‘Ramazan alışverişi için Darıca’dan Eminönü’ne geldik. Ramazan öncesi alışveriş için geldik. Oruç açmak için hurmayı tercih ediyoruz. Kudüs hurması aldık ama fiyatların çok pahalı olduğunu görüyoruz. Hurmayla oruç açmak bizim için gelenekselleşti’’ dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. MTV’de bir düzenleme olmayacak” dedi.

İSTANBUL-
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Maliye politikası tarafında enflasyonu yükseltecek bir adım atılmayacağının altını çizen Mehmet Şimşek, “Vatandaşa da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP’deki vizyon neyse onu uygulayacağız. Orada vergi istisnalarını gözden geçireceğiz diyor. KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. Motorlu kara taşıtları vergisinde bir düzenleme olmayacak” diye konuştu.

Enflasyonun Mart ayından itibaren trende oturacağını belirten Şimşek, “Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak. Biz bunun iletişimini yaptık. Çünkü baz etkisi var. İkincisi de para politikası gecikmeli çalışır. 12 ay, hatta 18 aya yayılan bir aktarım mekanizması var” dedi.

Geçen yılın Ocak-Mayıs döneminde Türkiye’den portföy çıkışı yaşandığını anlatan Şimşek, Haziran-Aralık’ta ise 11,3 milyar dolar net portföy girişi kaydedildiğini belirtti.

Mehmet Şimşek’in açıklamalarında öne çıkanlar;
“Cari açık büyük ihtimalle Şubat-Mart aylarında 30-35 milyar dolar seviyelerine inecek. Cari açık dramatik şekilde daralıyor. Çünkü program değişiyor. Büyümenin komposizyonunu değiştirdik.

Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayla ilgili değildir. Önümüzdeki 12 ayda enflasyon düşecektir.

Biz geldiğimizde kuru serbest bıraktık. Geçici olarak enflasyonist etki oldu. Onun da etkisi var. Gelir politikasının etkisi var. Geçen sene deprem oldu. İnşaat malzemelerinde geçen yaz ciddi artış oldu. Bu sene böyle bir artış olmayacak.

Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi çıkacak. Para politikası Merkez Bankası’nın uhdesinde.

Kur hedefimiz yok, olmayacaktır da. DDM’de Merkez Bankası piyasada var. Bunun dışında herhangi bir müdahalemiz yok diyorlar.

Seçim sonrasına ilişkin liranın değer kaybına ilişkin beklentiler anlamlı gelmiyor. Cari açık azalıyor. Dövize ihtiyacımız da azalıyor. Cari açık 30 milyar dolar civarına indiği zaman yüzde 2,5-3 oran demek. Bunun bir puanını doğrudan yatırımlarla finanse edersek rezerv birikimimiz olacak.”

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.