Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Genel

Özdebir: “Büyüme güzel, önemli olan sürdürebilir olması”

İlk çeyrekte gerçekleşen yüzde 7’lik büyüme rakamını değerlendiren Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, “2021 yılına yüzde 7’lik büyüme ile başlamamız güzel ama önemli olan sürdürülebilir olması” dedi. Baz etkisi ile ikinci çeyrekte de önemli bir büyüme beklediğini ifade eden Özdebir, “Büyümenin itici gücü yine sanayi olmuştur. Üretim gücümüzü kaybetmememiz için bundan sonraki süreçte atılacak adımlar önemli. Sanayici borcu borçla çevirmeye çalışıyor. Borcu azaltacak adımlar atılmalı” diye konuştu.


Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir’in açıklaması şöyle:


“2021 yılının ilk çeyreğinde yüzde 7 büyüme ile ekonomide büyüme beklentileri gerçekleşmiş oldu. Büyümenin önemli öncü göstergeleri olan, sanayi üretimi, perakende satış endeksi, kapasite kullanım oranındaki artış ilk çeyrekte yüksek bir büyümenin olacağına işaret ediyordu. Pandeminin devam eden olumsuz etkilerine rağmen yüksek bir büyüme görmemiz oldukça önemli. İkinci çeyreklerde de baz etkisi ile çift haneli bir büyüme rakamını görmemiz muhtemeldir. İlk çeyrekte hem sermaye hem de ara malı üretimi ciddi bir artış gösterdi. Diğer sektörlerdeki düşük büyüme katkısını sanayi sektörü telafi etmiştir. 2020 yılında ortalama 1,6 büyüme sağlayan sanayi üretimi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 11,7 ve imalat sanayisinde gerçekleşen yüzde 12,2 artış, geride bıraktığımız son üç yıl içinde en yüksek yıllık büyümeyi yakalamıştır. Sanayi sektörü, yaşanan tüm zorluklara ve pandeminin sarsıcı ekonomik etkilerine karşın ekonomimizin yüz akı olmuş ve büyüme önemli katkı sağlamaya devam etmiştir. Gayri safi sabit sermaye yatırımlarında 2020 ikinci çeyreği sonrasında ciddi ivmelenme söz konusu. İnşaat tarafında çeyreklik bazda yüzde 4,7’lik bir daralma gerçekleşirken, özelikle makine ve teçhizat yatırımlarında yüzde 30,5’le yüksek bir artış kaydedilmiştir . Bu rakamlar büyümenin kalitesini ortaya koyması açısından önemli bir argüman olarak karşımızı çıkmaktadır.”

“Geçtiğimiz yıllarda inşaat sektörünün üretim yatırımlarının üzerinde olması ve toplam gayri safi sabit sermayedeki ağırlığı büyümenin ana kaynaklarından biri iken şimdi ciddi bir değişim söz konusu” diyen Özdebir, şöyle devam etti:


“Ülkemizde üretilen toplam katma değerde, inşaatın payı düşük, imalatın payı diğer sektörlere göre yüksektir. Nitekim inşaat sektörünün toplam katma değere katkısı yaklaşık yüzde 8’dir. İmalat sektörlerinin katma değer payı artış eğilimindedir ve toplam katma değerin yüzde 20’si civarındadır. Bu da büyüme dinamizmi açısından sanayinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Büyüme dinamiklerinde ortaya çıkan değişim önemli olmasına rağmen bunun sürdürülebilirliği daha büyük önem arz etmektedir. Yılın ikinci çeyreğinde güçlü bir sanayi üretimi beklentisi var, lakin bu artış baz etkisinden kaynaklanan bir artış olacaktır. Lakin son dönemde emtia, ara mal ve yarı mamul ürünlerde döviz bazındaki artışlar sanayicinin üretim gücünü önemli ölçüde azaltmaktadır. Küresel emtia fiyat endeksi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72 artış gösterdi. Kredi kullanarak üretim gücünü korumaya çalışan firmalar son dönemlerde işletme bilançolarında ciddi bozulma ile karşı karşıya kaldı. Diğer taraftan daha önce kullanılan kredilerin de vadesinin gelmesi sanayicinin likidite sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Maliyet kaynaklı gelişmeler üreticinin üretim yapma yeteneğini ciddi anlamda azaltmaya devam ederken, üçüncü çeyrekten itibaren büyüme dinamiklerini olumsuz yönde etkileyebilecektir. Bugüne kadar uygulamaya konulan destekler daha çok borcu arttıran destekler şeklinde gerçekleşti. Bu minvalde, sanayiciler olarak isteğimiz borcu arttıran değil borcu azaltıcı desteklerin devreye girmesidir. Firmalarımız bugüne kadar kredi ile ayakta kalmaya çalıştı. Bundan sonraki süreçte, düşük faizli kredi ve vergisel desteklerin devreye girmesi biz sanayicilerin üretime devam edebilmesi ve büyümenin sürülebilmesi açısından hayati önemdedir. Potansiyel GSYH büyümesini hızlandırmak için daha fazla ve daha kaliteli yatırımlar, bir başka deyişle sanayi üretimi ve sanayi üretimiyle bütünleşik yatırımlarının desteklenmesi gerekmektedir.”

Ekonomi

Bakan Şimşek: Vergi paketinde dar gelirliye yönelik hüküm yok

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Başkanlığı’na sunulan yeni vergi paketinin ‘Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması’ ilkesiyle hazırlandığını, dar gelirli vatandaşa yönelik hükümler içermediğini belirtti.

ANKARA-Bakan Şimşek, bugün TBMM Başkanlığı’na sunulan yeni vergi düzenlemelerini içeren kanun teklifini DHA’ya değerlendirdi. Bakan Şimşek, uzun süredir teklif üzerinde ilgili tarafların görüşleri de alınarak çalışma yaptıklarını belirterek, “‘Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınması’ ilkemiz doğrultusunda dar gelirlilere yük getirmeyecek şekilde hazırlanan yeni vergi taslağımızın bakanlık bünyesindeki çalışmaları tamamlandı. İlk paket, hükümet ve partimizin ilgili organlarında da ele alındı. Artık konu Yüce Meclis’in takdirinde” dedi.

Şimşek, kayıt dışılığı önleyecek, vergide etkinlik, adalet ve verimliliği sağlayacak düzenlemeler yaptıklarını, vergi güvenliğini önceliklendirdiklerini ve istisnaların kaldırılması yönünde adım attıklarını söyledi. Taslağa son şeklini verirken tarafların taleplerine yönelik de düzenlemelere gittiklerini ifade eden Şimşek, “Taslağımız, dar gelirli vatandaşa yönelik hükümler içermemesine karşın bu şekilde itham edildiğimiz yönlere çekildi. Pakette, vergi adaletinin güçlendirilmesi, sermayeye yönelik vergi uygulamaları getirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması için düzenleme önerileri bulunuyor. Çalışmalarımızı, Türkiye’de vergilendirilmemiş alan bırakılmaması amacıyla yürütmeye devam edeceğiz. Kayıt dışılıkla kararlı mücadele ve gönüllü uyumu artıracak, bu yolla mali disiplini güçlendirecek adımlar atacağız” diye konuştu.

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERE ASGARİ KURUMLAR VERGİSİ

Teklif ile yıllık konsolide hasılatı 750 milyon euro eşiğini aşan çok uluslu şirketlerin düşük vergileme yapılan ülkelerdeki şube, iştirak ve iş yerlerinin asgari yüzde 15 kurumlar vergisine tabi tutulmasına yönelik yeni bir vergileme sistemi oluşturulacak. OECD’nin kurallarına uyumlu hazırlanan model, çok uluslu şirketlerin kazançlarının her hal ve takdirde yüzde 15 vergi yükü taşımasını amaçlıyor. Asgari kurumlar vergisi uygulamasına geçmeyen ülkeler, vergileme haklarını bir başka ülkeye devretmiş oluyor. Türkiye’de nihai ana işletmesi yurt dışında bulunan 1024 grup bulunurken, bunların ülkede 2 bin 134 işletmesi yer alıyor.

Teklif ile ayrıca kurumlar vergisi mükelleflerinin hesaplayacakları kurumlar vergisinin tespitine yönelik vergi güvenlik müessesi getiriliyor. Mükelleflerin ödeyecekleri kurumlar vergisi, beyan ettikleri kazancın indirim ve istisnalar düşülmeden önceki tutarının yüzde 10’undan aşağı olamayacak. Yeni işe başlayanlardan 3 yıl asgari vergi alınmayacak, mevcut yatırım teşvik belgesi olan mükelleflerin hakları korunacak, bazı istisna kazançlar kapsam dışında bırakılacak. Mikro ve küçük işletmelerin teknoloji geliştirme bölgeleri kazanç istisnası ile AR-GE ve tasarım indirimleri kapsam dışında olacak.

YAP-İŞLET-DEVRET MODELİNE KURUMLAR VERGİSİ

Teklif ile Türkiye’deki büyük yatırımlardan elde edilen kazançlara da artırımlı kurumlar vergisi uygulanacak. Yap-işlet-devret modeli ile kamu işbirliği projeleri kapsamında faaliyet gösteren kurumların bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı yüzde 25 yerine yüzde 30 olacak. Ayrıca mevcut uygulamada yatırım fon ve ortaklıklarının kazançlarının tamamı kurumlar vergisinden istisna tutuluyor. Bu istisna kar dağıtım şartına bağlanıyor. Teklif ile istisna kazancın yüzde 50’si ortaklara dağıtıldığında kar paylarını alanlardan gelir ve kurumlar vergisi alınacak.

SERBEST BÖLGLEERDE VERGİ İSTİSNASINA SINIRLAMA

Mevcut uygulamada serbest bölgelerdeki üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançların tamamı, üretilen ürünlerin yurt içine ya da yurt dışına satılıp satılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisinden istisna. Ancak bu istisna artık sadece ihracat gelirleri ile sınırlandırılacak. Böylece yurt içine yapılan satışlardan elde edilen kazançlardan vergi alınacak.

Teklif ile yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasının yanı sıra, vergi güvenliğini sağlamak amacıyla ticari kazanç elde eden gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükelleflerine yapılan bazı ödemelere gelir ve kurumlar vergisi kesintisi getiriliyor. Kapsama alınacak ödemeler Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenecek. Hasılat ile beyan arasındaki fark izaha davet nedeni olacak. Ayrıca, serbest meslek kazancı ve ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükelleflerinin yılın belirli zamanlarında hasılatları tespit edilecek, beyanları ile tespit edilen hasılatları arasında uyumsuzluk olanlar izaha davet edilecek.(DHA)

Okumaya devam et

Çevre

AKOM: İstanbul’da sıcaklıkların 33-36 dereceler aralığında seyretmesi bekleniyor

İstanbul‘da hafta boyunca sıcaklıkların 33-36 dereceler aralığında seyretmesi bekleniyor. AKOM, vatandaşlara aşırı sıcakların etkili olduğu öğle saatlerinde dışarı çıkmamaları konusunda uyarıda bulundu.

İSTANBUL-İstanbul Büyükşehir Belediye Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM verilerine göre, İstanbul’da sıcaklıkların hafta boyunca 33-36 dereceler aralığında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın poyraz (kuzey-doğu) yönünden çoğunlukla orta kuvvette, aralıklarla sert esmesi bekleniyor.

ÖĞLE SAATLERİNE DİKKAT

AKOM ayrıca İstanbulluları, özellikle 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneş altında çok fazla zaman geçirmeme, bol sıvı tüketme ve mevsim koşullarına uygun, ince, pamuklu kıyafet seçimine özen göstermeleri konusunda uyardı.

Yapılan açıklamada aşırı sıcakların etkili olduğu öğle saatlerinde başta yaşlılar, hamileler, çocuklar, astım ve kalp yetmezliği gibi rahatsızlığı bulunan İstanbulluların güneşli ortamda bulunmamalarının sağlıkları açısından faydalı olacağı belirtildi.

İstanbul’da hava sıcaklıklarının 28 Temmuz’a kadar mevsim normallerinin 3-6 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor.(DHA)

Okumaya devam et

Genel

TÜİK: Hizmet üretimi aylık yüzde 1,3, yıllık yüzde 0,8 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), hizmet üretiminin mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,3, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 arttığını açıkladı.

ANKARA-TÜİK, Mayıs 2024 dönemine ilişkin hizmet üretim endeksi verilerini açıkladı. Buna göre; hizmet üretimi mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 2,5 azaldı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,9 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 4,6 arttı, gayrimenkul hizmetleri yüzde 0,4 arttı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 0,2 azaldı, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 5 arttı.

Mayıs ayında hizmet üretimi bir önceki aya göre yüzde 1,3 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 1,3 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 0,4 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 0,5 arttı, gayrimenkul hizmetleri yüzde 6,5 arttı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 2,6 arttı, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 0,7 arttı.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.