Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Çevre

Büyükçekmece’de deprem ve tsunami gözlem istasyonunun açılışı gerçekleşti

 Büyükçekmece Belediyesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstütüsü ile birlikte ortaklaşa yürüttükleri deprem ve tsunami gözlem istasyonunun açılışı gerçekleşti. Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün ve beraberindeki heyetin katılımıyla açılan istasyon, yaşanabilecek olası tsunamilerde 5-7 dakika arasında erken uyarı sağlayacak.

Büyükçekmece Belediyesi, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü işbirliğiyle kurulan Büyükçekmece deprem ve tsunami Gözlem İstasyonu’nun açılışı gerçekleştirildi. Açılışa Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Haluk Özener, Bölgesel Deprem-Tsunami izleme merkezi müdürü Dr. Doğan Kalafat ile diğer yetkililer katıldı.

“Marmara bölgesinde deprem sonrası tsunami riskini azaltmak için kuruldu”

Deprem ve tsunami erken uyarı sisteminin açılışında konuşan Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof.Dr. Haluk Özener, “Boğaziçi Üniversitesi ve Kandilli Rasathanesi Araştırma Enstitüsü ve Büyükçekmece Belediyesi işbirliğiyle kurmuş olduğumuz deprem tsunami gözlem istasyonunun açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu istasyonun özelliği öncelikle biliyorsunuz Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Türkiye’ye yayılmış deprem istasyonlarıyla anlık olarak deprem gözlemleri ve yüklendiği Uluslararası sorumluluk çerçevesinde Ege, Akdeniz, Karadeniz ile bağlantılı denizlerde tsunami uyarı görevi, tsunami servis sağlayıcı görevi üstlenmektedir. Sadece Türkiye değil çevredeki ülkelerimize de bu konuda destek vermekteyiz. Bu istasyon içerisinde sismik deprem gözlemleri, meteoroloji gözlemler hem de deniz gözlemleri yapılacak.

Bir sonraki adımda da çok yakın zamanda bu istasyonda GPRS istasyonu ile yer kabuğu hareketlerini anlık olarak takip etme şansımız olacak. Bu konuda yaptığımız deprem zararlarını azaltma konusunda yaptığımız çalışmalar için önemli bir adım açmakta olduğumuz istasyon. Bundan sonra da bu işbirliğinin devam edeceğine Büyükçekmece Belediyesi ile eğitim alanında da devam edeceğine inanıyorum. İstasyonun özelliği biliyorsunuz biz deprem istasyonlarına anlık, çok hızlı çözümlerle aslında depremin lokasyonunu 30 saniyede belirleyebiliyoruz. Tsunami istasyonlarının özelliği de bu değişimleri ve gözlem parametrelerini gözlemleyerek olası bir Marmara depreminin biliyorsunuz bizi bekleyen bir risk tsunami. Bunun örneklerini biz gördük. Olası bir tsumani esnasında direkt fayın özelliğinden değil deniz tabanında meydana gelecek bir heyelandan sonra tsunami olabilecek. Bu konuda da kurulan istasyonlarla hedefimiz 5,7 dakika arasında tsunami uyarı mesajını vermek. Dolayısıyla tsunami dolaysıyla oluşabilecek can ve mal kaybını engellemek. Bu istasyon o anlamda çok önem taşıyor. Emeği geçen herkese kurumum ve şahsım adına teşekkür ediyorum. Kandilli Rasathanesi ve deprem araştırma enstitümüzün İstanbul Belediye Başkanlığıyla yürütmüş olduğu çalışmalar var. Enstitü olarak uyarı mesajını direkt olarak Türkiye’de yetkili kurum olarak AFAD’a veriyoruz. Oradan da topluma uyarı ve gerekli tedbirler o kurum tarafından veriliyor” dedi.

“Depremin korkunç yüzünü biliyorum”

Depremin etkilerini yakından bildiğini ifade eden Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, “Büyükçekmece deprem konusunda hassas olan yerlerden bir tanesi. 1999 depremini yaşamış belediye başkanıyım. Depremin korkunç yüzünü biliyorum. O nedenle 2000 yılından itibaren Büyükçekmece’de yıkılıp insanları öldürebilecek Binaların tamamını yenilemek için yoğun bir çalışma yaparken. Akademik ve bilimsel çalışmaları yok saymadık. Biraz önce Haluk Hocamın da ifade ettiği gibi bu işte Türkiye’nin en önemli otoriterlerinden bir tanesi. Yapmış olduğumuz çalışmalar doğrultusunda Büyükçekmece’nin de hassasiyetin, bildiğimiz için deprem ve tsunami istasyonunun buraya kurulmasını istediler. Karşıda deprem istasyonu kuruldu. Elde edilecek veriler tümüyle bilimsel ortamda bizlere ulaştırılacak. Bize önemli veriler verecek. Yani Bilim insanlara ve depremle uğraşanlara. Bu arada da tsunaminin olup olamayacağı konusunda değişik ifadeler var. Deprem olacak. Büyükçekmece’nin karşısında 6,7 kilometre ilerideki Silivri veya Marmara çanağında olacak. 1800 yıllarından beri kırılmayan fayın olduğu biliniyor. Çok etkileneceğimiz için tüm verilerin bize ulaşması ve tsunaminin olup olamayacağını bilmiyoruz. 5,7 dakika öncesinden haber verilmesi inanılmaz katkıdır can ve mal kaybının önlenmesiyle ilgili. İleri düzeyde biz bilgi aktaran bir merkez. Büyükçekmece belediyesi olarak değil tüm Marmara’da bilim inşalarına can kaybının aza indirilmesine katkı sunuyor. Araştırma enstitümüze ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Çevre

AKOM’dan sıcak hava ve nem uyarısı: 5-10 derece yüksek hissedilecek

AKOM’dan İstanbul başta olmak üzere ülkenin tamamına yakın bir bölümünde Afrika ve Basra kökenli sıcak hava dalgasının tehlikeli etkilerine yönelik uyarı yapıldı. İstanbul’da etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle sıcaklıkların 34-37 derece aralığında seyredeceği, yüksek nem oranları sebebiyle özellikle Kartal, Kadıköy, Florya ve Beylikdüzü gibi sahildeki ilçelerde sıcaklıkların 5-10 derece yüksek hissedilebileceği duyuruldu. Sıcak hava sebebiyle yaşlı, çocuk, hamileli ve astım ve kalp rahatsızlıkları bulunan vatandaşların dikkatli olması; özellikle öğle vakitlerinde güneş alan alanlardan uzak durulmasına dair uyarı yapıldı.

 Melihcan ÇALIŞKAN
İSTANBUL-İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı, AKOM’dan yapılan açıklamada, İstanbul’da etkili olan sıcak hava dalgası nedeni ile sıcaklıkların 34-37 derece aralığında seyredeceği belirtildi. AKOM,yüksek nem oranları yüzde 50-yüzde 95 ile birlikte, özellikle Kartal, Kadıköy, Florya ve Beylikdüzü gibi güney sahillerinde sıcaklıkların ölçülenden 5-10 derece daha yüksek hissedilebileceği uyarısında bulundu.

“5-10 DERECE DAHA YÜKSEK HİSSEDİLEBİLİR”

İstanbul başta olmak üzere ülkenin tamamına yakın bölümünde Afrika ve Basra kökenli sıcak hava dalgaları etkili olmaya devam ediyor. AKOM verilerine göre, pazartesiye kadar İstanbul’da da etkili olması beklenen sıcak hava dalgası nedeniyle, sıcaklıkların 34-37 derece aralığında seyredeceği öngörülürken, yüzde 50 ile yüzde 95 arasında seyreden yüksek nem sebebiyle sıcaklık değerlerinin ölçülenden 5-10 derece daha yüksek hissedilebileceği belirtildi.

“AKOM GÜNEY SAHİLLERİNE DE DİKKAT ÇEKTİ”

AKOM’dan yapılan açıklamada, özellikle Kartal, Kadıköy, Florya ve Beylikdüzü gibi sıcaklık ve nem oranlarının en yüksek ölçüldüğü güney sahillerinde hissedilen sıcaklıkların 40 derece ve üzerindeki tehlikeli değerlere ulaşabileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle öğle saatlerinde, yaşlılar, hamileler, çocuklar ve astım ve kalp yetmezliği gibi rahatsızlığı bulunan vatandaşlara güneşli ortamdan uzak durulması uyarısı yapıldı.

“İSTANBUL’DA SICAKLIKLARIN MEVSİM NORMALLERİNİN ÜZERİNDE SEYRETMESİ BEKLENİYOR”

İstanbul’da hava sıcaklıklarının 22 Temmuz’a kadar mevsim normallerinin 4-7 derece üzerinde, 23 Temmuz – 5 Ağustos tarihleri orasında ise mevsim normalleri civarı ile 1-3 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor. (DHA)

Okumaya devam et

Çevre

Orman yangınlarına karşı yapay zeka destekli erken uyarı sistemi geliştirdiler

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Önder Gürsoy ve öğrencisi İzzet Ersoy tarafından, İngilizce ismi ‘Forest Fire Danger Assessment System’ (FoFİDAS) olan ‘Orman Yangın Tehlikesi Değerlendirme Sistemi’ adlı yapay zeka destekli bir erken uyarı sistemi geliştirildi. FoFİDAS’ın yüzde 95 doğruluk payıyla çalıştığını belirten Doç. Dr. Önder Gürsoy, “Hem harita mühendisliğinin kullandığı coğrafi bilgi, uzaktan algılama teknolojilerini hem de yapay zeka ve derin öğrenme gibi yöntemleri bir araya getirerek bir yangın tehlike risk değerlendirme sistemi oluşturduk” dedi.

Alperen YILDIZ
SİVAS-SCÜ Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Önder Gürsoy ve öğrencisi İzzet Ersoy, orman yangınlarının yol açtığı kayıplardan etkilenerek yangına müdahale süresini en aza indirmeyi amaçlayan FoFİDAS isimli yapay zeka destekli bir erken uyarı sistemi geliştirdi. İzzet Ersoy’un Doç. Dr. Önder Gürsoy danışmanlığında ve Dr. Öğretim Üyesi Emre Ünsal’ın yapay zeka desteğiyle yüksek lisans tezi olarak yayınlanan çalışması, yaklaşık 2,5 yıl süren hazırlık sonrasında hayata geçti. 

Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ortamında kurulan sistem, makine öğrenmesi algoritması kullanılarak test edildi ve yüzde 95’lik doğruluk elde edildi. Önceki yıllarda yaşanan ve felaketle sonuçlanan yangınların büyük çoğunluğu, sistem tarafından oluşturulan haritalardaki yüksek ve çok yüksek riskli alanlarda kaldığı görüldü. Yükseklik, eğim, bakı, arazi örtüsü, ağaç kapalılığı, ağaç gelişme çağları, sıcaklık, nem, rüzgar hızı, yağış, yollara uzaklık, yerleşim yerlerine uzaklık ve tarım alanlarına uzaklık gibi 13 farklı parametreye ait bilgilerin işlenmesiyle çalışan sistem, bölgeye ait yangın risk haritasını oluşturuyor.

‘KAYIPLARI FELAKET BOYUTUNA ULAŞMADAN ENGELLEMİŞ OLACAKLAR’ 

Orman yangınlarından kaynaklanan zararları en aza indirmeyi hedeflediklerini belirten Doç. Dr. Önder Gürsoy, “Hem harita mühendisliğinin kullandığı coğrafi bilgi, uzaktan algılama teknolojilerini hem de yapay zeka ve derin öğrenme gibi yöntemleri bir araya getirerek bir yangın tehlike risk değerlendirme sistemi oluşturduk. Yangınla mücadele ekiplerinin basit, hızlı ve etkin şekilde kullanabileceği yaklaşık yüzde 90-95 doğrulukta veri sunan, bunu görsel olarak da bize sağlayan bir sistem oluşturduk. 

Bir tehlikeyi fark ederseniz buna müdahale edeceğiniz zamanı da ayarlayabilirsiniz. Yangınla mücadele ekiplerinin daha çok odaklanacakları bölgeleri meteorolojik verilerle dinamik bir şekilde yapmaları da bu çalışmayla birlikte daha kolay olacaktır. Yangının çıkma potansiyelinin en fazla olduğu bölgelere ne kadar çok odaklanılırsa, hem yangını önleme hem de bir yangın oluşumunda hızlı bir şekilde müdahale ederek kayıpları felaket boyutuna ulaşmadan engellemiş olacaklar” diye konuştu.(DHA)




Okumaya devam et

Çevre

Çay bahçelerinde ‘pasif drenaj’ heyelanları tetikliyor

RİZE’de dik ve engebeli arazilerdeki çay bahçelerinde drenaj sistemlerinin aktif olmaması, heyelan potansiyelini artırıyor. Ormanların bilinçsizce çay bahçesine dönüştürülmesinin yanı sıra bakımsızlık nedeniyle tahrip olan drenaj sistemleri de heyelana davetiye çıkarıyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden (RTEÜ) Prof. Dr. Ayberk Kaya, “Yakın dönemde çaylık alana dönüştürülen sahaların birçoğunda bu sistem yok. Heyelan riskine karşı aktif drenaj sistemi, hayati önemdedir” dedi.

Mehmet Can PEÇE
Türkiye’nin en fazla yağış alan ili Rize’de; küresel iklim değişikliği kaynaklı artan lokal ve şiddetli yağışlar, eğimli arazi yapısı, yanlış yapılaşma, dere yatağındaki değişiklikler ve heyelan sahalarının tarım arazilerine dönüştürülmesinin yanı sıra ağaç kesimi de afetlere neden oluyor. Şiddetli yağışlarda, su tahliyesine yardımcı olması için bölgede özellikle çay bahçelerine kurulan drenaj sistemleri, olası heyelanların önüne geçilmesine etkin rol oynuyor. Kentte ilk çay tarımının yapıldığı yıllarda kurulan drenaj sistemlerinin zamanla bakımsızlık nedeniyle tahrip olması, heyelanlara davetiye çıkarıyor. Özellikle yaz aylarında kuraklık sonrası artan yağışlarla toprak tabakasının yumuşayıp, afet riski oluşturabileceğini belirten uzmanlar, su drenaj sistemlerinin aktif hale getirilerek yaygınlaştırılmasını öneriyor.

‘AKTİF DRENAJ SİSTEMİ, HAYATİ ÖNEMDEDİR’

Uyarılarda bulunan RTEÜ Heyelan Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayberk Kaya, drenaj sistemlerinin birçok çay bahçesinde bulunmadığını, heyelanların önlenmesine drenaj sisteminin önemli olduğunu belirtti. Kaya, “1930’lu yıllarda başlayan çay tarımında; çay bahçesine dönüştürülen arazilerde, koruma amaçlı su tahliye kanalları uygulandı. Bu kanalların çoğu günümüzde aktif. Ancak yakın dönemde çaylık alana dönüştürülen sahaların birçoğunda bu sistem yok. Heyelan riskine karşı aktif drenaj sistemi, hayati önemdedir” dedi.

‘VATANDAŞLARIMIZ BİLİNÇLİ OLMALIDIR’

Kenar kazıları ve yol yapımının, sel ve heyelanlar konusunda etkin olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Kaya, “Doğu Karadeniz’de dağınık yerleşim yeri hakim olduğu için vatandaşlarımız yol ve kenar kazısı yapmadan önce konusunda uzman kişilere danışmaları gerekmektedir. Heyelan açısından riskli orman arazilerinin bilinçsizce çay bahçesine dönüştürülmesi heyelan oluşumunu tetiklenmesine ciddi manada yol açmaktadır. Sel ve taşkın konusunda vatandaşlarımızın biraz daha bilinçli olmalıdır. Taşkın riski taşıyan derelere sürüklenebilecek malzemelerin dere kenarlarına depolanmaması gerekmektedir” diye konuştu. (DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.