Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Asayiş

Sancaktepe’de kaybolan gencin cesedi ormanda ağaca asıl halde bulundu

Sancaktepe’de oturan ve 23 gün önce kayıplara karışan Abdülkadir Dursun, arayışlar sonunda evinden yaklaşık 10 km uzaklıkta ormanlık alanda ölü bulundu. Askerden geldikten sonra ablasının yanında yaşamaya başlayan Dursun’un kısa süre önce polis olmak için sınava girdiği öğrenildi. Dursun’un var olan borçları yüzünden öldüğü iddia ediliyor.

İstanbul Sancaktepe’de ablasıyla yaşayan Abdülkadir Dursun 6 Haziran 2021 tarihinde saat 16.00 sıralarında, hiçbir eşyasını almadan evden çıktı ve o günden sonra kendisinden haber alınamadı. 26 Haziran tarihinde polis tarafından Dursun’un ormanda ağaca asılı halde olan cesedi bulundu. Ölümünden kısa bir süre önce polis olmak için sınava girdiği ancak kazanamadığı öğrenilen Dursun’un bir miktar borcu olduğu, borçları nedeniyle kendisini öldürmüş olabileceği ihtimalleri üzerinde duruluyor.

Abdülkadir Dursun’un ablası Gülşah Kırbıyık ise ”Dursun altıncı ayın altısında kayboldu. Evden dışarı çıkar gibi çıktı. Ertesi gün eve gelmediği için gittik karakola başvurduk. Kardeşim eve gelmedi, beni habersiz bırakmazdı. Ben belli bir süreçten geçiyordum. Beni öyle evde tek başıma en kötü günümde bırakıp gitmezdi. Tek başına ormana gitti kısıtlama saatinde, üstüne de hiçbir şey almamış. Akbil olsun, kimlik olsun, cüzdanı olsun, hiçbir şey almadığı için ormana gidip başına birisinin bir iş getirdiğini düşündüm. İlk başvurum karakola bu şekildeydi. Daha sonra da “sağdan soldan borç istedi” gibi farklı farklı şeyler söylendi. Biz kendi imkanlarımızla çok aradık, burada toplanıp, ormanın gidebileceği, yürüme mesafesi gidebileceği her yer aradılar. Dün, öğleden sonra 4, 5 civarı, beni komiser aradı ‘Yakacık karakoluna gelmeniz gerek’ dedi. Ben “kesin bir yerde gördüler ve ya izini buldular” diye bir sevinçle çıktım. Karakola gittim, bizi hastaneye götürdüler, bir ceset bulduğunu ve bunu teşhis etmemizi gerektiğini söylediler ve ben teşhis edemedim. Ben bakamadım, eşim gitti, baktı. Onun olduğuna emin olduk.


Kendini asmış olarak bulundu. Ağaçta asılı olarak bulunmuş. Ama bunun biz herhangi bir belli bir derdi olduğunu bilmiyorduk, bizimle normal bir insan gibi oturur, konuşur, yemek yer, kalkardı. Bize bir derdini söylemedi, bir borcum var demedi. Bir borcum var deseydi biz gerekirse mendil açardık yardım isterdik” dedi.

Abdülkadir Dursun’un eniştesi Rasim Kırbıyık ise , “Abdulkadir Dursun benim kayınbiraderim. Askerden önce bizim yanımızda kalıyordu. Askerden sonra da polis olmak için bizim yanımıza geldi. Hatta sınava girdi, sınavı kazanamadı. Ondan sonra bir Pazar günü kısıtlama günü evden çıktı. Ve ondan sonra o gece daha eve gelmedi. Biz sabah polis karakoluna müracaat ettik. Bize ‘Yirmi dört saat geçmesi lazım’ dediler. Akşam saat dört beş gibi bir daha tekrar polis karakoluna gittik. Ondan sonra şu an bizim “bütün Türkiye de aranıyor hatta bütün yerlere haber geçtik” dediler. Özellikle ormanda aranmasını söyledik. Polis karakoluna müracaat ettik. Polise eşim ifade verdi. Sonra işte biz kendi kendimize arama yaptık. Kendi yakınlarımızla. Bulamadık. Hiçbir iz alamadık. Sonra da dün saat 16.00 civarı bizi polis tarafından aradılar. Bir ceset bulunduğu söylediler, Kartal Eğitim Araştırma Hastanesi’ne gittik. Orada bir ceset olduğu söylendi. Eşim teşhis edemedi. Ben teşhis ettim. Ve çürümüş cesedi gördüm. Ceset de bu çevreye beş, on kilometre uzaklıktaymış buralarda intihar etmiş. Kendini büyük bir ağaca asmış. Yani bizim duyduğumuz, cebinden çıkan nota göre büyük borçları olmuş. Hiçbir konuda hiçbir bilgi vermedi. Sadece arkadaşlarından borç istemiş. Onlara “Benim borcum var” demiş sadece. Ve bize hiçbir şekilde ailesine hiçbir şekilde bu borçtan bahsetmedi.” dedi.


Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Asayiş

Şanlıurfa’daki kavgada ölü sayısı 2’ye çıktı, 31 kişi gözaltına alındı

Şanlıurfa‘nın Hilvan ilçesinde, husumetli akraba iki aile arasında hayvan otlatma nedeniyle çıkan kavgada yaralanan Ahmet Rusum (43) tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Ölü sayısı 2’ye çıkarken, olaya karıştığı belirlenen 31 kişi ise gözaltına alındı.

Ali LEYLAK- Ömer ŞULUL
ŞANLIURFA-Olay, dün saat 22.00 sıralarında Hilvan’a bağlı Yukarı Ekece Mahallesi’nde meydana geldi. Aralarında husumet olan akraba iki aile arasında hayvan otlatma yüzünden çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Ailelerin yakınlarının da karıştığı kavgada taraflar birbirine tabanca, tüfek, taş ve sopalar ile saldırdı. İhbarla gelen ekiplerin müdahalesiyle sonlandırılan kavgada yaralanan 7 kişi hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan Serhat Rusum (33), dün gece hayatını kaybetti. Hastanede tedavisi süren yaralılardan Ahmet Rusum (43) da sabah saatlerinde yaşamını yitirdi.

Olaya ilişkin soruşturma başlatan jandarma ekipleri, kavgaya karıştığını belirlenen 31 kişiyi gözaltına aldı. Şüphelilerin, jandarmadaki işlemleri devam ediyor. (DHA)

Okumaya devam et

Asayiş

Selin, 66 gündür kayıp

Manisa‘nın Şehzadeler ilçesinde annesinin evinden “Babama gidiyorum” diyerek çıkan Selin Öztürk’ten (22), 66 gündür haber alınamıyor. Soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirilirken bayramının kendilerine zehir olduğunu söyleyen Yeliz Karalar (46), “Bir an önce benim kızımı bulsunlar. Ama ölü ama diri. Diriyse sağ, selamet getirsinler. Ölüyse gideyim en azından bir mezar yaptırayım” dedi.

Ersan ERDOĞAN
MANİSA-Şehzadeler ilçesinde annesi Yeliz Karalar’ın evinde kalan Selin Öztürk, 16 Nisan’da “Babama gidiyorum. Duş alıp geleceğim” diyerek evden çıktı. Eve dönmeyen kızı Öztürk’e ulaşamayan Yeliz Karalar, polise kayıp ihbarında bulundu. Karalar, o günden itibaren haber alamadıkları kızının hayatından endişe ettiğini, zaman geçtikçe umutlarının tükendiğini belirtti. Öte yandan Manisa polisi, genç kızın öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerine şüpheli kişilerin ifadelerine başvuruyor.

Kurban Bayramı’nı buruk geçirdiklerini söyleyen Karalar, “Herkesin evladı gitti, annesinin elini öptü. Benim gözüm kapıda, kulağım telefonda bekledim, durdum. Ne uykum ne de sinir sistemim kaldı. Bayramı kötü geçirdim” diye konuştu.

‘ÖLÜYSE EN AZINDAN BİR MEZAR YAPTIRAYIM’

Hiçbir şekilde kızının akıbetiyle ilgili bir şey öğrenemediğini ifade eden Yeliz Karalar, “Kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Kime sorsam, tek cümle alıyorum. ‘Arıyoruz.’ Bir de kızım sürekli evden kaçan biriymiş. Yalan. Kızım gitse bir saat, iki saat sonra muhakkak benim yanıma gelirdi. İnsan hayatı bu kadar ucuz mu? Ortada kaybolan 22 yaşında bir genç kız var. Bir anne doğurduğu evladı tanımaz mı? Benim aklımda iki şüphe var. Ya kızımı sağlam bir yere kapattılar, işkence çektiriyorlar ya da öldürüp bir yerlere attılar, gömdüler. Bunun başka açıklaması yok. Ben nereye gideyim de yalvarayım, bir an önce benim kızımı bulsunlar. Ama ölü ama diri. Diriyse sağ, selamet getirsinler. Ölüyse gideyim en azından bir mezar yaptırayım” dedi.(DHA)

Okumaya devam et

Asayiş

Cinsel saldırı sanığı doktordan ‘hastalarımın algı bozukluğu var’ savunması

Antalya‘da 7 kadın hastaya ‘nitelikli cinsel saldırı‘da bulunduğu suçlamasıyla tutuklu yargılanan Uzman Doktor Ahmet Taner Cantimur, ilk duruşmada şikayetçi kadınların huzursuz bağırsak sendromu (İBS) hastası olduğunu söyleyerek, “Bu hastaların en önemli özelliği algı ve davranış bozukluğudur. Rektum içerisinde parmakla muayene yaparken bu hastalar bunu vajinal muayene gibi algılayabilir” dedi.

 Aslı DURAN
ANTALYA-Antalya‘da, bağırsak ve mide rahatsızlıkları yaşayan T.A. adlı kadın, geçen yıl Kepez Devlet Hastanesi Gastroenteroloji bölümünde uzman doktor olarak 5 yıldır görev yapan Ahmet Taner Cantimur’a muayene oldu. T.A., muayene sırasında doktor Cantimur’un kendisine cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla önce Kepez Devlet Hastanesi yönetimine şikayetçi oldu, ardından Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılığın durumu Sağlık Bakanlığı’na aktarmasının ardından Doktor Ahmet Taner Cantimur hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Cantimur’un, 2018’de F.K., 2019’da S.U. ve D.B., 2021’de D.D., 2023 yılında T.A., F.D. ve N.S.’ye yönelik muayene esnasında cinsel saldırıda bulunduğu tespit edildi. Cantimur, 15 Mart’ta çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı.

NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRIDAN AYRI AYRI CEZALANDIRILMASI İSTENDİ

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle Cantimur hakkında Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, ‘nitelikli cinsel saldırı eylemi’nin gerçekleştiği belirtilerek, şüphelinin pek çok hastasına vajinal muayene yaptığı, şikayetçiler D.D., F.D., F.K. ve T.A.’ya yönelik nitelikli cinsel saldırı eyleminde bulunduğu, bu eylemi şikayetçi T.A.’ya yönelik birden fazla yaptığı, şikayetçiler D.B., N.S. ve S.U.’ya yönelik cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmıştır” denildi. 7 kadın hastaya cinsel saldırı suçundan tutuklanan Ahmet Taner Cantimur’un iddianamede ‘görevi kötüye kullanmak ve ‘nitelikli cinsel saldırı’ suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talep edildi.

SANIK İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA

Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya, şikayetçiler F.D., F.K., T.A., D.B., N.S. ve S.U. katıldı. Hakim karşısında ilk savunmasını yapan Ahmet Taner Cantimur, 33 yıllık hekim olduğunu 10 yılını gastroentoloji bilim dalında sürdürdüğünü, görev esnasında yanına kadın hemşire verildiğini, hastaların hazırlanması konusunda ve diğer konularda yardımcı olduğunu anlattı.

‘İBS PSİKOLOJİK BİR RAHATSIZLIKTIR’

Kepez Devlet Hastanesi’nde göreve başladığında hastanenin yeni kurulması nedeniyle hastane yönetimi tarafından kendisine hemşire verilmediğini iddia eden Cantimur, kendisinden şikayetçi olan hastaların huzursuz bağırsak sendromu (İBS) olduğunu belirterek, yöneltilen tüm suçlamaları reddettiğini söyledi. Cantimur, İBS hastalığını teşhis etmenin zor olduğunu, agresif muayene gerektirdiğini söyledi. Muayene sırasında hemşirenin hastayı rektal muayeneye hazırladığını aktaran Cantimur, hemşire olmadığı için hastalara ‘Arkaya geçin, yüzünüz duvara dönecek şekilde sağ bacağınızı karnınıza çekin’ şeklinde komut verdiğini belirterek rektal muayenenin detaylarını anlattı. Cantimur, “İBS, tedavisi kesin olmayan, ömür boyu tedavi gerektirecek psikolojik bir rahatsızlıktır. Bu hastaların en önemli özelliği algı ve davranış bozukluğudur. T.A. isimli hastayı ilk geldiğinde ve son geldiğinde muayene ettim. Patoloji sonuçları da her şey normaldi. Bunlara rağmen hasta ‘İyileşmedim’ deyince ben kendisini hastanemizdeki psikolog Ayşe hanıma sevk ettim” dedi.

‘SİNİRLENDİĞİ İÇİN YAPTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM’

Şikayetçiler arasında yer alan D.B.’nin sağlık şikayetinin farklı olduğunu söyleyen Cantimur, “Hasta karın ağrısıyla gelmişti. Karnının sağ üst tarafını gösteriyordu. Arka tarafa geçtik, karın muayenesine baktık. Safra kesesi ve apandistine bakacaktım. Hasta bir anda fırladı, bağırarak çıkıp gitti. Hastalarım içeri girdi. Kadın dışarda da huzursuzdu. Bütün bunları, bir şey olmadığını söylediğim için yaptığını düşünüyorum. Ben D.B.’ye ‘Dövmen ne kadar güzelmiş’ diye bir şey söylemedim. Beraatimi talep ediyorum” diye konuştu.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.