Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Sağlık

112 hayata, 211 evine kavuşturacak

Antalya’da İl Sağlık Müdürlüğü ile Kepez Belediyesi arasında ‘ALO 211’ sağlık hizmetinin protokolü imzalandı. “112 ile hayata, 211 ile evine kavuş” sloganıyla bugün açılış töreni yapılan protokole göre, Kepez bölgesinde ikametgah eden ve 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden hastaneye giden hastalar, ALO 211 Çağrı Merkezi’ne müracaat ederek evine belediyeye ait ambulansla götürülecek.

Kepez Belediyesi ve Antalya İl Sağlık Müdürlüğü arasında geçtiğimiz günlerde imzalanan ‘ALO 211’ sağlık hizmeti ile 112 ACİL servis hizmetiyle hastaneye götürülen vatandaşların, evlerine nakilleri sağlanacak. Sağlık alanında atılan örnek projeyle birlikte ‘ALO 211’ sağlık hizmeti sadece Kepez’de ikamet eden vatandaşları kapsıyor. İlçe sakinlerinin 112 ACİL sağlık hizmetinden faydalanarak ambulansla hastaneye götürülmeleri halinde, evlerine nakilleri Kepez Belediyesinin ‘ALO 211’ sağlık hizmeti ile sağlanacak. Hastaneden taburcu olan veya özellikle eve dönüş imkanı olmayan vatandaşların bu hizmetten yararlanabilmesi için Kepez Belediyesi’nin ALO 211 Çağrı Merkezi’ne müracaat etmeleri gerekiyor. Vatandaşların sağlık kuruluşlarından evlerine nakilleri Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi’nin ambulansları ve sağlık personelleri tarafından sağlanacak.

Ünal Hülür: “Güzel ve yerinde hizmet”

Protokolün bugün Belediye Sağlık Merkezi önünde açılış töreni yapıldı. Törene İl Sağlık Müdürü Ünal Hülür, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, İl Sağlık Müdürü Dr. Ünal Hülür, AK Parti Kepez İlçe Başkanı Bahattin Bayraktar, MHP Kepez İlçe Başkanı Mehmet Seyyar, meclis üyeleri, sağlık çalışanları ve vatandaşlar katıldı.
Açılışta bir konuşma yapan İl Sağlık Müdürü Ünal Hülür, geçtiğimiz gün projenin protokolünü imzaladıklarını hatırlatarak, “112’nin tersinden 211 üzerinden hayata geçirilen projenin lansmanından bulunmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Kepez bölgesine hizmet edecek olan 112 tarafından hastanelere götürülen, hastaların ki bu hasta sayısı Antalya ilinde günde 300 kadar hastayı hastanelere taşıyoruz. Bu hastaların yaklaşık 50 kadarı Kepez Bölgesinde. Bu yapılan hizmetle birlikte belediyemiz Ambulans ve ekipleriyle bu hastaları hastanelerden evlerine geri taşımmış olacak. 122 aracılığı ile hastanelerde taşıdığımız hastaların verisini paylaşacağız. Güzel ve yerinde bir hizmet. 112 sayesinde hastanelere götürdüğümüz vatandaşların geri dönüşleriyle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından böyle bir hizmet vermiyoruz. Bu hizmet belediyemiz tarafından tamamlanmış olacak. Kepez Belediyesiyle sağlık alanında bu bölgede çok güzel iş birliktelikleri yapıyoruz” dedi.

Hakan Tütüncü: “Belediye projelerimiz Türkiye’ye örnek”

Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de, Kepez Belediyesi’nin hemşehrilerine sağlık hizmeti götürme konusunda bir gönüllü kuruluş olarak kendisinden beklenenin çok çok üzerinde hizmetler ortaya koyduğunu söyledi. Bir belediyenin yol yapmazsa, tapu vermezse, eleştirilebileceğini, bir belediyenin hastane kurmadı diye, bir sağlık tesisi kurmadı, evde sağlık hizmeti vermedi diye, eleştirilemeyeceğini belirten Tütüncü, “İşte! Biz kendi görev alanımız içinde olsun ya da olmasın hemşehrilerimizin ortak menfaatlerine hizmet edecek her alanda hizmet üretmeyi kendine düstur edinmiş bir belediyeyiz. Hemşehrilerimizin mutluluğuna mutluluk katmayı kendisine ilki edinmiş bir belediyeyiz. Sosyal belediyecilik uygulamaları konusunda ortaya koyduğumuz performans ve projelerimiz Türkiye’de örnek oldu.” diye konuştu.

Belediye Sağlık Merkezi ile konforlu sağlık hizmeti

2009 yılından itibaren üzerinde durdukları en önemli konunun sağlık olduğuna da değinen Tütüncü, “Bir insan için en kıymetli varlık sağlıktır. Sağlıkla ilgili biz elimizden geldiğince belediyemizin sosyal bir belediye mantığıyla en güçlü bir şekilde çalışması için çaba gösterdik. 2009 yılında göreve geldiğimizde 1 doktor ve 2 görevlisi olan bir sağlık birimimiz vardı.

Biz işe evde sağlık hizmeti ile başladık, giderek vites büyüttük ve Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi’ni kurduk. Birçok polikliniğin bulunduğu sağlık merkezimiz, tıp merkezi statüsü de kazandı. Biz bütün yaptığımız eserlerin kalıcı olmasına önem veriyoruz. Belediyecilik asıl olan sizden daha çok yaşayacak eserler vücuda getirebilmektir. İnsanlar makamlardan gelirler geçerler, önemli olan arkanızda ne bıraktığınızdır.” dedi.

Nüfusun yüzde 50’sine sağlık hizmeti

Belediye Sağlık Merkezi çatısı altında sürdürülen evde sağlık hizmetlerinden bugüne kadar 67 bin 879 kişinin faydalandığını da belirten Tütüncü, “Evde sağlıkta, 168 binden fazla da işlem yapılmış. Belediye Sağlık Merkezimizi bugüne kadar 339 bin 549 kişi kullanmış, ve burada da yaklaşık 1 milyon işlem yapılmış. Kepez’in nüfusunu 600 bin olarak kabul edersek, hemen hemen nüfusumuzun yüzde 50’sine hizmet vermiş bir belediyeyiz” ifadesini kullandı.
Konuşmaların ardından Tütüncü, ALO 211 Sağlık Hizmetinden görev alacak 2 ambulansın tanıtımını gerçekleştirdi.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

Prof. Dr. Özlü: İsteyen herkes sigarayı bırakabilir

GÖĞÜS Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, “31 Mayıs, Dünya Sigarasız Günü. Herkes eğer isterse sigarayı bırakabilir. Milyonlarca kişinin yapabildiği bir şeyi sizin yapmamanız için hiçbir sebep yok. Kendinize haksızlık etmeyin, isteyen herkes sigarayı bırakabilir” dedi.

Selçuk BAŞAR

TRABZON-Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen ’31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’ kapsamında açıklama yaptı. Prof. Dr. Özlü, “Dünya Sağlık Örgütü araştırmalarına göre dünyada 1,3 milyar kişi tütün ürünü kullanıyor. Her gün 22 bin kişi, her yıl ise 8 milyon kişi tütünden dolayı hayatını kaybediyor. Sigarayı bırakmak isteyip de bırakamayan hiçbir kimse yoktur. Ancak sigarayı bırakamayacağını düşünen insanlar vardır. Bırakamayan insanlar yoktur. Bugün dünyada yaşayan milyonlarca insan önceden sigara içtiği halde şu anda içmemektedir. Sadece Fransa’da, Britanya’da yapılan bazı çalışmalar, 1 milyondan fazla kişinin 1 yıl içinde sigarayı bıraktığını bize göstermektedir. Yani milyonlarca kişinin yapabildiği bir şeyi sizin yapmamanız için, yapamamanız için hiçbir sebep yok. Kendinize haksızlık etmeyin, isteyen herkes sigarayı bırakabilir” diye konuştu.

‘İSTEK VE KARARLILIK ÇOK ÖNEMLİ’

Hekimler olarak sigarayı bırakmakta zorlanan kişilere destek olmaya hazır olduklarını da kaydeden Prof. Dr. Özlü, “Burada en önemli şey gerçekten sigarayı bırakmanız gerektiğine inanmanızdır. Kendinizi ikna etmenizdir. Bırakma sebeplerini dikkatli bir şekilde gözden geçirmeniz, ‘Artık yeter ben bundan kurtulacağım’ kararlılığına ulaşmanızdır. İstek ve kararlılık çok önemli. Tabii bırakma denemelerinde başarısız kalmış olabilirsiniz. Daha önce sigarayı bırakmayı deneyip başaramamış olabilirsiniz. Hiç sorun değil. Genelde bırakanlar da zaten 3-4 denemeden sonra daha başarılı bir bırakmayı gerçekleştirmektedirler. Eğer kendi başınıza bırakamıyorsanız biz hekimler size bu konuda destek olmaya her zaman hazırız; sizin yanınızdayız. Sigarayı bırakma sürecinde özellikle ilk 15-20 gün içerisinde yoksunluk, özellikle nikotine bağlı yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir. Bazı kişiler özellikle nikotin bağımlılığı çok yüksek olan kişilerde sigara kesildikten sonra da birtakım sorunlar yaşanabilir. Bu sorunlarla başa çıkmanın da yolları var. Gerektiğinde nikotin replasman tedavileri ya da birtakım ilaçlarla bu yoksunluk semptomları ortadan kaldırılabilir. Yeter ki siz isteyin; sigarayı bırakabilirsiniz” dedi.(DHA)

Okumaya devam et

Sağlık

Çocuklarda sınav kaygısı uyarısı

Büyük Anadolu Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, “Sınav kaygısı yaşayan çocuklarda kalp çarpıntısı, terleme, titreme gibi görülebilecek davranışsal, fiziksel belirtiler vardır. Ebeveynlerin bu belirtilere mutlaka dikkat etmesi gerekmektedir” dedi.

RÜMEYSA GONCA
SAMSUN-Aylarca süren sınav hazırlıklarının sonunda, sınav kaygısı nedeniyle hüsran yaşanabilir, başarının düşmesine yol açabilir. Sınav kaygısı, birçok kişinin başa çıkmakta zorlandığı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Büyük Anadolu Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, Aileleri ve öğrencileri sınav öncesi etkileyen “Sınav Kaygısı” hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, “Sınav kaygısı iki aşamalı olarak düşünülebilir. Bir kısa vadede sınav esnasında performansı istediği gibi gösterememenin kaygısı, bir de uzun vadede kazanamazsam hayatımda oluşturacağı sonuçların getireceği kaygılar olarak görülmektedir.

SINAV KAYGISI BELİRTİLERİ

Sınav kaygısı yaşayan çocuklarımız, genel itibariyle yaşantılarında da kaygılı olan çocuklardır. Sınav kaygısına sebep olan durumlardan bir tanesi maalesef sınavdan beklentilerdir.
Çocuğun sınavdan beklentisi, sınavın kötü geçeceği ve kötü geçer ise her şeyin kötü olacağına dair düşüncelerdir. Sınav öncesinde başlayan bu kaygı, sınav esnasında da devam edebilir.
Sınav esnasında yoğunlaşan kaygı sebebiyle; kalp çarpıntısı, terleme, titreme, mide bulantısı, ağız kuruluğu gibi fiziki belirtilerle baş gösterirse kaygı daha da yoğunlaşabilir ve kısır döngüye dönüşebilir.

Sınav kaygısına neden olan önemli olan sebeplerden bir tanesi de ebeveynlerin tutumlarıdır. Maalesef fazla beklentisi mükemmeliyetçi olan ve bu beklentiyi çocuğa yansıtan ebeveynlerin çocuklarında bu sınav kaygısını daha yoğun olarak görüyoruz.

SINAV KAYGISI TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Sınav kaygısı olan çocukların tedavi değerlendirmesinde, eğer kaygıları önceki süreçte de var olan ve hayat kalitesini düşüren bir seviyede ise, sınavdan bir kaç ay öncesinden başlamak üzere çocuğun durumuna göre medical tedavi düşünülebilir.

Fakat sınava kısa bir süre kala çocuklarda medikal tedavi başlamak çokta uygun bir yaklaşım değildir.

Bu çocuklarda kısa süreli ve iyileştirici terapi yöntemleri uygulamak çok daha faydalı olabilir. Eğer zamanınız var ise 5,6 seanslık bir bilişsel davranışlı terapi uygulaması sınav kaygısını belirgin olarak yatıştıracaktır.” diyerek sözlerine son verdi.

Okumaya devam et

Sağlık

Obezite cerrahisi kalp hastalıkları riskini azaltıyor

Büyük Anadolu Hastaneleri, Uluslararası Obezite Cerrahisi ve Diyetisyenliği TV Kongresi’nde

RÜMEYSA BULUT
HABER MERKEZİ
-Büyük Anadolu Hastaneleri Akademik Direktörü Genel Cerrahi Uzmanı Profesör Doktor Mustafa Şahin’in oturum başkanlığını yaptığı 4. Uluslararası Obezite Cerrahisi ve Diyetisyenliği Kongresi başarıyla gerçekleştirildi.

Türk Obezite Cerrahisi Vakfı tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Obezite Cerrahisi ve Diyetisyenliği Kongresi, Büyük Anadolu Hastaneleri Akademik Direktörü Genel Cerrahi Uzmanı Profesör Doktor Mustafa Şahin’in oturum başkanlığında, Türkiye’den ve yurtdışından alanında uzman çok sayıda doktor ve diyetisyenin katılımıyla gerçekleştirildi.

OBEZİTE TEDAVİSİNDE OBEZİTE CERRAHİSİ

Kongrede, obezitenin cerrahi ve diyetetik tedavisinde son gelişmeler ele alındı. Uzmanlar, obezitenin nedenleri, teşhisi ve tedavisine yönelik güncel bilgiler sundular.
Obezite ve başta TİP 2 Diyabet olmak üzere metabolik sorunlar çağımızın önemli hastalıklarından birisi haline geldiğini dile getiren Büyük Anadolu Hastaneleri Akademik Direktörü Genel Cerrahi Uzmanı Profesör Doktor Mustafa Şahin, kongrede yaptığı bilgilendirmede, “Obezitenin ve metabolik hastalıkların cerrahi tedavileri giderek öne çıkmaktadır. Türk Türkiye Obezite Cerrahi Derneği olarak ülkemizi Obezite Dernekleri Federasyonunda temsil eden üye sıfatıyla Viyana’daki toplantıya katıldık. Bu toplantıda Obezite ile ilgili yenilikler konuşuldu ve uyulması gereken temel prensipleri kurallar belirlendi.

Ayrıca iki hafta önce Türk Cerrahi Derneğinin iki yılda bir yapılan Ulusal Cerrahi Kongresinde de önemli bilgiler paylaşıldı.

Obezite Vakıfı tarafından İstanbul’da düzenlenen kongrede konuşmacı olarak toplantılara katıldık ve Oturum Başkanlığı sıfatıyla da çalışmalarda bulunduk. Türk Cerrahileri tarafından düzenlenen ve İstanbul’daki tüm cerrahlara açık olan Obezite ve Metabolik Cerrahi toplantısı bu hafta sonu itibariyle Ümraniye Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirildi. Bu toplantıya da katılım sağladık. Bütün bu toplantılardan ortaya çıkan ortak bir sonuç bulunmaktadır.

SAĞLIK TURİZMİNE DESTEK

Obezite ve Metabolik Cerrahi çok yaygın olarak kullanılan ve çok etkili sonuç alınabilen bir cerrahidir. Bununla birlikte bir çok yan etki ve komplikasyonlar çıkabilmektedir. Bu nedenle Obezite ve Metabolik Cerrahinin temel prensiplerinin belirlenmesi ve uyulması gerekenleri ortaya koyulması hususunda hem Sağlık Bakanlığının yetkilerine hem de Meslek Derneklerine büyük sorumluluklar düşmektedir.

Ülkemizin Sağlık Turizminde alabileceği en büyük paylardan birisi de en çok bu alanda olmaktadır. Çünkü Dünyada çok yaygın olan Obezite ve buna bağlı olarak çıkan Metabolik Cerrahi ve TİP 2 Diyabet hastaları uzun süre bekleme listelerinde zaman kaybetmektedir. Bu operasyonlar çok maliyetli ameliyatlar ve tedavi süreçleri ortaya çıkmaktadır. Bunun için hem kaliteli hem de fizik alanları çok üst düzeyde olan Ülkemizin hastanelerinde Obezite ve Metabolik Cerrahi yaygın olarak yapılmaktadır. Dünyanın birçok Ülkesinden de hastalar gelmektedir. Bu hastaların doğru Endüksiyonlarla ve uygun temel prensiplere bağlı kararlarla yapılan tedavileri ülkemiz açısından önemli döviz girdisi sağlayabilmektedir. Bu vesileyle çalışmalarını yürüten meslektaşlarımıza başarılar diliyor ve hastalarımıza da şifalar diliyorum” diyerek sözlerine son son verdi.

Kongrede yapılan sunumlarda ayrıca, obezite cerrahisinin obezite tedavisinde en etkili yöntem olduğu vurgulandı. Obezite cerrahisinin kilo vermenin yanı sıra diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıkları gibi komplikasyon riskini de azalttığı belirtildi.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.