Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Genel

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Peşkeş çekiyorlar, diyerek karaladığı projeler Türk Savunma Sanayinin geleceğine yapılan en kritik yatırımlardır”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Vatan savunmasında karşılaştığımız tüm haksızlıkları ve hukuksuzlukları göbeğimizi kendimiz keserek aşmakta kararlıyız. Peşkeş çekiyorlar, diyerek karaladığı projeler Türk Savunma Sanayinin geleceğine yapılan en kritik yatırımlardır” dedi.

Kayseri 12. Ana Üs Komutanlığı 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü FASBAT Tesisleri’nde düzenlenen programa Telekonferans ile katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Birilerinin sürekli ‘peşkeş çekiyorlar’ diyerek karaladığı projeler esasında Türk Savunma Sanayinin geleceğine yapılan en kritik yatırımlardır. Hisselerin doğrudan veya dolaylı olarak kamuya ait savunma sanayi şirketler kendi alanlarında dünya markası haline geliyor. Savunma Sanayi Başkanlığımızın rehberliğinde özel sektör kuruluşlarımız çok sınırlı imkanlarla gerçekten çok büyük başarılara imza atıyorlar” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin silah, mühimmat ve askeri techizatlarda dışa bağımlığının bedelini çok ağır ödediğini ifade ederek, “Bugün Türk Havacılık tarihinde kritik bir projeyi daha hayata geçirmenin sevincini yaşıyoruz. FASBAT Uçak Bakım Tesisleri’nin Türk Silahlı Kuvvetlerimize, milletimize ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Ordumuzun ihtiyaçları doğrultusunda A400M FASBAT Uçak Bakım Tesisleri, bu projeyi 14 ay gibi rekor bir seviyede tamamladık. Uçak bakım tesislerinin inşasını gerçekleştiren, yüklenici firmalarımızı, projede görev alan mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum. Bu önemli projeyle aynı anda A400M büyüklüğünde 2 uçağın bakımı ile yenilemesinin yapılabileceği ilk ve tek tesisi ülkemize kazandırdık. FASBAT ile Airbus arasında imzalanan sözleşme ile A400M uçağının yenileme işlemlerinin 2. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü’nde yapılması sayesinde, yılda 125 milyon TL’nin ülkemizde kalması sağlanmıştır. Yine bu sözleşme kapsamında Kayseri 2. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, dünyada Airbus DNS tesisleri dışında ilk ve tek bakım, yenileme ve onarım merkezi haline gelmiştir. Türkiye bu konuda tüm dünyaya hizmet verebilecek ve kazandığı yeteneklerin ihracatını da yapabilecektir. Ülkemizi savunma sanayide dışa bağımlılıktan tamamen kurtarıncaya kadar, bu yatırımlarımızı arttırarak devam ettireceğiz. Çünkü biz geçmişte silah, mühimmat ve askeri teçhizat bakımından dışa bağımlılığın bedelini çok ağır ödemiş bir ülkeyiz” şeklinde konuştu.

“Ülkemiz talep ettiğinde 40 dereden su getirilen silahlar, DEAŞ’la mücadele kisvesi altında teröristlere binlerce tır ve uçak seferi ile teslim edildi”

Savunma sanayinin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs Barış Harekatı sebebi ile maruz kaldığımız ambargoları, keyfilikleri, baskıları hatta tehditleri asla unutmadık, unutmayacağız. Kıbrıs Türküne sahip çıktığımız için, 3 yıl boyunca bırakın parasını peşin ödediğimiz uçakların verilmesini, bakım ve onarımları için gönderdiğimiz uçaklar dahi bize teslim edilmedi. Hatta bu uçaklar için Türkiye, bizzat müttefikleri tarafından hangarda saklama ücreti ödemek zorunda bırakıldı.

Hatta neredeyse 40 yılı bulan terörle mücadelemiz sırasında da müttefiklik ruhuyla da asla bağdaşlaştıramayacağımız birçok durumla karşılaştık. Ülkemiz talep ettiğinde 40 dereden su getirilen silahlar, DEAŞ’la mücadele kisvesi altında Suriye’deki teröristlere binlerce tır ve uçak seferi ile teslim edildi. Vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlamak amacı ile gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarda, sözde dostlarımız, bizi zarfa düşürmek için ellerinden gelen her şeyi yaptı. Terör örgütünün elebaşları meşru bir siyasetçi gibi, kırmızı halı serilerek en üst düzeyde ağırlandı. Bugün de benzer adımların atılmaya devam ettiğini görüyoruz. Ülkemize yönelik sergilenen bu iki yüzlülükleri esefle takip ederken, kendi hazırlıklarımıza da hız veriyoruz. Kıymetli dostlarım, vatan savunmasında karşılaştığımız tüm haksızlıkları ve hukuksuzlukları kendi göbeğimizi kendimiz keserek aşmakta kararlıyız. Savunma sanayi durağanlığı kabul etmeyen, sürekli ve yüksek tempolu çalışmayı gerektiren bir sektördür. Bu sistemde başarının en temel şartı, çıtayı sürekli yukarıya taşıyarak rakiplerinden daima bir adım önde olmaktır. Bunun yolu da kamu kaynaklarının etkin kullanımının yanında özel sektörün dinamizminden faydalanmaktan geçiyor. Savunma sanayide mesafe kaydetmiş ülkelere baktığımızda, şu gerçeği net bir şekilde görebiliyoruz, bu alanda devletler daha çok strateji belirleyen, istikamet çizen, ihtiyacı tespit eden, sipariş veren konumda iken özel şirketler ise geliştiren, üreten ve teslim eden konumundadır” dedi.

“Birilerinin sürekli ‘peşkeş çekiyorlar’ diyerek karaladığı projeler esasında Türk Savunma Sanayinin geleceğine yapılan en kritik yatırımlardır”

Kamu-özel işbirliğiyle yapılan anlaşmaların Türk Savunma Sanayisinin üretim kapasitesini daha da artıracağının altını çizen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; “Kamu özel işbirliğinin güçlü ve sağlam temellere oturduğu bir atmosferde başarı şansı da artmaktadır.

Diğer türlü dünya ile rekabet etmek, bu alanda özgür, yenilikçi, ileri teknolojiye sahip ürünler geliştirmek mümkün değil. Ülkemizin bir süredir yaptığı da tam olarak budur. Birilerinin sürekli ‘peşkeş çekiyorlar’ diyerek karaladığı projeler esasında Türk Savunma Sanayinin geleceğine yapılan en kritik yatırımlardır. Hisselerin doğrudan veya dolaylı olarak kamuya ait savunma sanayi şirketler kendi alanlarında dünya markası haline geliyor. Savunma Sanayi Başkanlığımızın rehberliğinde özel sektör kuruluşlarımız çok sınırlı imkanlarla gerçekten çok büyük başarılara imza atıyorlar. Bu çerçevede harekatlarımızda kullandığımız SİHA ve uçak bombalarından tank ve top mühimmatlarına kadar hepsini hem kamu hem özel sektör üretimiyle tedarik yollarını genişletiyoruz. İnşallah bu doğrultuda önemli ve stratejik bir yatırım çok yakında Gerede’de faaliyete geçecektir. Dünyanın ilk 100 savunma şirketleri listesinde 7 firmayla temsil ediliyoruz. İHA, SİHA üretiminde artık dünyanın ilk 3-4 ülkesi içerisindeyiz. Savunma sanayindeki tek icraatları fabrika kapatmak olanların diğer vizyon projelerimiz gibi elbette bunları da anlamasını beklemiyoruz. Bunun için biz işimize bakıyoruz, hedeflerimize odaklanıyoruz. Türkiye olarak ana ve alt yüklenicilerle birlikte kaynaklarımızı tabana yayarak savunma sanayinde güçlü bir ekosistem oluşturmaya çalışıyoruz. İşte bugün yerlileşme ve millileştirme faaliyetleri kapsamında stratejik işbirliği anlaşmaları imzaladığımız 10 firmamıza sertifikalarını veriyoruz. Bu anlaşmalarla birlikte Türk Savunma Sanayinin üretim kapasitesi daha da artacak, inşallah ülkemiz hedeflerine çok daha hızlı yol alacaktır” ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar; uluslararası standartlardaki tesisin tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının olumsuz etkilerine rağmen planlanan süreden çok daha önce ve öngörülen bütçe içinde tamamlandığını söyledi. Bakan Akar; “Böylelikle, hem TSK’nın ihtiyaçları çok kısa sürede karşılanmış hem de ciddi miktarda bir kaynağın ülkemizde kalması sağlanmıştır. Bu çerçevede kahraman ordumuz vatanımızın, mavi vatanımızın, semalarımızın ve 84 milyon vatandaşımızın güvenliğini sağlamak için her türlü risk, tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve sınır ötesinde azim ve kararlılıkla mücadelesini sürdürmektedir. Böylesine kritik bir dönemde savunma ve havacılık alanında atılan her adım, hayata geçirilen her proje de TSK’nın mücadelesine, imkan ve kabiliyetlerine, etkin, caydırıcı ve saygın niteliklerinin artırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır” ifadelerini kullandı. A400M nakliye uçaklarının da çok önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirten Akar, “Envanterimize girdiği andan itibaren A400M uçakları sadece Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamakla sınırlı kalmamıştır. A400M uçakları, küresel bir soruna dönüşen salgının yayılımını yavaşlatmak ve can kayıplarını engellemek amacıyla dost ve müttefiklerimize gönderilen sağlık malzemelerinin ulaştırılmasında da ülkemizin uzak diyarlara uzanan yardım eli olmuştur. Şu ana kadar 28 dost ve müttefik ülkeye yapılan 36 uçuşun 24’ü, A400M uçakları ile gerçekleştirilmiştir. 1928 yılında üretime başlayan ve 1941 yılına kadar ürettiği uçaklarla dönemin en iyi havacılık fabrikalarından biri durumundaki TOMTAŞ’ın faaliyetleri maalesef birtakım sebeplerden dolayı akamete uğramış ve TOMTAŞ, havacılık tarihimizde acı bir hatıra olarak kalmıştır. Kayseri ve TOMTAŞ’ın bu hüzünlü hikayesi Kayseri Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Erciyes Üniversitesi ile MSB Arşiv ve Askeri Tarih Daire Başkanlığımızın gayretleriyle bir kitap haline getirilmiş olup önümüzdeki günlerde yayımlanacaktır” diye konuştu. Bakan Akar; sahip oldukları kurum ve kuruluşları bu iş modeli ile daha da güçlendirmek istediklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Bunlar, ülkemiz için büyük ve önemli kazanımlardır. Bilinmelidir ki savunma sanayisinde elde ettiğimiz kazanımların, Kayseri Uçak ve Motor Fabrikasının; Nuri Demirağ’ın, Vecihi Hürkuş’un uçak fabrikalarının, Nuri Killigil’in milli silah fabrikasının ve Devrim otomobillerinin akıbeti gibi olmasına bir daha asla müsaade etmeyeceğiz.

İnşallah onların yarım kalan başarı hikayelerini devam ettirmek ve sonuca ulaştırmak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bizlere nasip olacaktır. Ülkemizin, 84 milyon vatandaşımızın güvenliği, gelecek nesillerimizin daha müreffeh yaşaması ve aynı zamanda dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için hep birlikte çalışarak engelleri birer birer aşacağımızdan ve ulaşmak istediğimiz yere varacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.”

Programda konuşan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz A400M uçağının envantere girdikten sonra birçok önemli görevlerde yer aldığını belirterek, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ayrılmaz bir parçası olan hava kuvvetlerimiz ulaştırma yeteneğine kavuşmak amacıyla 1985 yılında başlayan programa 1988 yılında katılmıştır. Türkiye A400 M katılımcısı 6 ortak ülkeden biri olarak geliştirme faaliyetlerinde yer almıştır. Toplam 9 adet uçak Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındı. Envantere girdiği tarihten bu güne kadar TSK’ya tevdi edilen birçok görevin icra edilmesinde büyük rol oynayan uçak aynı zamanda insani yardım faaliyetlerinde ülkemiz bayrağının pek çok coğrafyada dalgalanmasını sağlamıştır. A400M uçaklarımıza yönelik kabiliyet kazandırılması amacıyla başlatılan çalışmalar neticesinde uçaklarımızın C seviyesi bakımları gerçekleştirilmeye başlanmıştır” dedi.

Açılışı yapılan tesisler; A400M uçaklarının tadilat ve bakımlarının yapılacağı hangar binası, uçak malzeme ve elemanlarına hasar vermeden testlerin tahribatsız kontrol yöntemleri ile yapıldığı bina, ısıtma merkezi binası, trafo binası, tüm binaların yangından korunmasını sağlamak maksadı ile tasarlanan yangın söndürme deposu, 8000 metrekare uçak park sahası ve bağlantı taksi yolundan oluşuyor. ASFAT ile AIRBUS Defence & Space arasında imzalanan anlaşma sayesinde, dünyada AIRBUS D&S tesisleri dışında ilk ve tek retrotif merkezi olma niteliğine haiz Kayseri 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü, bu işlemi yapabilen en hızlı ve verimli tesis olma özelliğini de taşıyor. Türkiye bu tesis ile birlikte tüm dünyaya hem retrofit hizmeti verebilecek hem de retrofit ile birlikte bakım onarım yeteneklerinin ihracatını yapabilecek. Türk ekonomisine ciddi katkı sağlayacak bu çalışmanın ASFAT ve AIRBUS iş birliğinde gelecek yıllarda genişlemesi planlanıyor. Hizmete alınacak A400M FASBAT hangarında Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait diğer 8 adet A400M uçağı ile A400M sahibi diğer ülkelerin uçaklarının retrofit işlemlerinin yapılması da planlanıyor. İlerleyen yıllarda AIRBUS D&S ile ortaklaşa yürütülen proje kapsamında 1926 yılında kurulan 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’ne, Millî Savunma Bakanlığına ait olan A400M uçaklarının depo seviyesi bakım onarımını yapma yeteneği kazandırılması ve bu yeteneklerin ihraç edilmesi hedefleniyor.


Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

İzmir’de ev kiralayacak ve satın alacaklara ‘dolandırıcılık’ uyarısı

İzmir Emlak Komisyoncuları Odası (İZEKO) Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Güleroğlu, son günlerde konut satış ve kiralamalarında dolandırıcılık olaylarının arttığını, vatandaşların bu konuda dikkatli olması gerektiğini belirterek, uyarılarda bulundu. Yetki belgesinin önemini vurgulayan Güleroğlu, “Belge sorgulanmadan yapılan alışverişin sonunda dolandırıcılık olayları yaşanabiliyor. Özellikle İzmir öğrenci şehri olduğu için uygun fiyata kiralık ev ilanı veriyorlar. Bunun da karşılığında kaporaları alıp ortadan kayboluyorlar. Ancak yetki belgesi alan emlakçıların bu tür dolandırıcılık olaylarına karışması mümkün değil” dedi.

Yağmur ÖNGÜN
İZMİR-Artan kiralarla birlikte uygun fiyata ev tutmak isteyen ya da satın almak isteyen vatandaşlar, dolandırıcıların tuzağına düşüyor. Ev arayan öğrencileri de hedef alan dolandırıcılar, uygun kiralık ya da satılık ev ilanı verdikten sonra ‘kapora’ adı altında para alıp, ortadan kayboluyor. Son dönemde çok sayıda kişinin konut satış ve kiralamalarında mağdur olduğunu dile getiren İZEKO Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Güleroğlu, yetki belgesinin önemini vurguladı. Yetki belgesi olmadan kendilerini emlakçı olarak tanıtan kişilere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Güleroğlu, “Ticaret Bakanlığı, internet sitelerinden ya da sosyal medyada konut ilanı vererek vatandaşları dolandıranlara karşı önemli tedbirler aldı. Böylece emlakçı olmanın şartlarını belirledi ve bu mesleği yapabilmek için yetki belgesi alma şartı koydu. Bu belge olmadıkça kişiler emlakçılık yapamaz ancak belge sorgulanmadan yapılan alışverişin sonunda dolandırıcılık olayları yaşanabiliyor. Özellikle İzmir öğrenci şehri olduğu için uygun fiyata kiralık ev ilanı veriyorlar. Bunun da karşılığında kaporaları alıp ortadan kayboluyorlar. Ancak yetki belgesi alan emlakçıların bu tür dolandırıcılık olaylarına karışması mümkün değil çünkü yetki belgesi kişinin elinden alınıyor. Bu nedenle ev ilanı sitelerinde isim sonunda ‘yapı’ olan veya inşaat şirketi gibi gösterip emlakçılık yapmaya çalışan kişiler nedeni ile vatandaşlar mağdur olabiliyor” ifadelerini kullandı.

‘EMLAKÇININ YETKİ BELGESİ KONTROL EDİLMELİ’

Vatandaşların web sitelerinde kiralık veya satılık ev ararken yapması gerekenleri belirten Güleroğlu, “Emlakçıların sitelerine girerek ve Ticaret Bakanlığı’ndan sorgulayarak ilgili firmanın yetki belgesinin olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer böyle bir belge yoksa ne kapora gönderilmeli ne de telefon ile aranmalı. Örneğin; Malatya’dan ya da Giresun’dan İzmir’deki üniversitelerden birini kazanan öğrencilerin çoğu ev aramaya başlıyor. Sitelerde evlerin fotoğrafları çok kaliteli, güzel görünüyor, kirası ucuz gösteriliyor. Vatandaşımız biraz da buna dikkat etmeli. Bir yerde bir ödül varsa dikkat edilecek bir mevzu da oluyor” diye konuştu.

‘SOSYAL MEDYADAN KONUT ALIŞVERİŞİ YAPILMAMALI’

Vatandaşların sosyal medyadaki ilanlarla alışveriş yapmasına karşı olduğunu ifade eden Mesut Güleroğlu, “Her emlakçının bir sitesi var. Emlak veya gayrimenkul işi yapan kişilerin sitesine ilan verebilmesi için de yetki belgesine ihtiyacı var. Yine bu belgeye sahip olmayan firmalar bu yolla da vatandaşları dolandırabiliyor. Özellikle İzmir’in Buca ilçesinde karşılaştığımız durum ise 1 milyon 800 bin ya da 2 milyon TL değerinde olan evler ilana 800 bin TL olarak veriliyor. Vatandaşların bu nedenle karşılaştırma yaparak ve dikkat ederek hareket etmeleri gerekiyor” dedi. (DHA)

Okumaya devam et

Ekonomi

SAHTE PLAKANIN CEZASI 32 BİN 170 TL

ABDULLAH GONCA
HABER MERKEZİ
– 01.01.2024 tarihi itibariyle tescil plakalarında seri numaralı ve karekodlu sisteme geçildiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Karekodlu plakalar giderek yaygınlaşıyor. Yapılan denetimlerde, APP ve sahte plakası olan araçlar trafikten men edilirken araç sahiplerine ağır cezalar kesiliyor. Ayrıca bu tür plakalar fenni muayeneden de geçmiyor.” dedi.

-“SAHTE PLAKALAR MUAYENEDEN GEÇMİYOR”

Sahte tescil plakalarının ve bu plakalarla işlenen suçların önüne geçilebilmesi amacıyla 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren karekodlu ve seri numaralı plaka uygulamasının başladığını söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yeni teknolojiler artık hayatımızın her alanına girmeye başladı. Artık tüm tescil plakalarının üzerinde bir seri numarası ve bir karekod var. Yılbaşından bu yana yaklaşık 1 milyon araç karekodlu plakaya geçti. Tıpkı kimlik, ehliyet ve pasaportlar gibi plakalara da bir kimlik numarası verilerek bunların sahte olup olmadığı tespit ediliyor. Böylelikle tüm plakaların, seri numarası üzerinden takip edilebilmesi sağlanıyor ve plakaların sahte olup olmadığı kolaylıkla anlaşılabiliyor. Standartlara uymayan APP veya sahte plaka kullanıcılarına da gerekli yasal işlemler uygulanıyor. Bu nedenle halkımız bu tür plakaları kullanmaktan imtina etmeli” ifadelerine yer verdi.

İNTERNETTEN VE SOSYAL MEDYADAN SATILAN PLAKALAR YASAL DEĞİL

Plakaların internet üzerinden satışının olmadığını belirten Palandöken, “İnternet ve sosyal medya üzerinden ‘Muayeneden geçer’, ‘Mühürlü’, ‘denetimden geçer’ ve benzeri açıklamalarla, hatta sahte karekod basılarak yapılan plaka satışları yasal değildir cezası da ağırdır. Halkımız bu tür ortamlarda yetkili olmayanlarca yapılan plaka satışlarına itibar etmemeli. Bu tür satışların yapıldığı elektronik ortamların hiçbirinde adres yazmıyor, yetkili kişilerin isimlerine yer verilmiyor. Dolayısıyla vatandaşlarımız, aldıkları sahte plakadan dolayı zor durumda kaldıklarında muhatap olacak hiç kimse bulamazlar. Yeni sistemde her plakaya bir seri numarası veriliyor ve bu numaralar Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına gönderiliyor. Denetim sırasında sisteme kayıtlı olmayan plakalara cezai işlem uygulanıyor ve fenni muayeneden de ağır kusurlu sayılarak muayeneden geçmesine izin verilmiyor” dedi.

-“SAHTE PLAKAYA 32.170 TL PARA VE 2 YILDAN 5 YILA KADAR HAPİS”

Sahte plakaların cezasının da oldukça ağır olduğunu vurgulayan Palandöken, “Sahte plaka kullananlara 32.170 TL para cezası veriliyor. Bunun yanında bu tür plakaların olduğu araçlar trafikten geçici men ediliyor. Ayrıca araç sahipleri, Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesine göre ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçundan dolayı 2 ile 4 yıla kadar hapis istemiyle mahkemeye sevk ediliyor. Dolayısıyla halkımız sahte plaka konusunda daha bilinçli davranmalı ve bu tür cezalara muhatap kalmamak için dikkatli olmalı. Bunun için de araç plakalarını, sadece Federasyonumuza bağlı ve plaka basımı konusunda yetkilendirilmiş meslek odalarımızdan almalı.” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Genel

Bakan Bolat: Merkez Bankası’nın günlük ihracat kredi limitini 3 milyar liraya çıkardık

İstanbul’da düzenlenen HOMETEX Ev Tekstili Fuarı’nda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “Merkez Bankası’nın günlük ihracat kredi limitini 3 milyar liraya çıkardık” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL-Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ev tekstili sektörünün çatı kuruluşu Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) tarafından, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenen HOMETEX’i ziyaret etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve TETSİAD Başkanı Hasan Hüseyin Bayram ile birlikte açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, ev tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaların 20-30 yıl kadar önce Avrupa’daki önemli fuarlarda küçük metrekarelerle de olsa yer almak için büyük mücadele verdiğini belirterek, “Ne mutlu ki artık İstanbul’da dünya çapında bir fuar düzenleniyor. Ev tekstili sektöründe dünya markasıyız.” dedi.

“3 HAZİRAN’DA GÜZEL RAKAMLAR AÇIKLAYACAĞIZ”

Enflasyon sorununun en önemli ihraç pazarlarında da gözlendiğini dile getiren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin enflasyon hızında yavaşlama belirtilerinin başladığını ifade etti. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin üretim, istihdam ve 33 milyar dolarlık ihracat performansı ile Türkiye’nin gözbebeği olduğunu ifade eden Ömer Bolat, “Bu sektörü asla ihmal etmeyeceğiz. Bu sektörü daha da geliştirmek istiyoruz. Ancak sektördeki temel sorun, dış talepteki daralmadan kaynaklanıyor. AB’nin ithalatında yüzde 15 düşüş var. Tekstil sektöründeki talep düşüşü yüzde 25’lere ulaştı. Ancak son dönemde siparişlerde de yeniden canlanma başladı. Bunu sektörel fuarlarda da gözlemleyebiliyoruz.” diye konuştu. İhracat rakamlarını gün gün takip ettiklerini belirten Bolat, “İnşallah Mayıs ayı ihracat rakamlarını açıklayacağımız 3 Haziran’da cari açık ve ihracatta çok güzel rakamlar açıklayacağız.” ifadelerini kullandı.

“İHRACAT KREDİ LİMİTİ ARTTI”

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “HOMETEX gibi organizasyonlar sayesinde, üretimi, yatırımı ve ihracatı artırmak, ihracatçılarımızın her alanda desteklenmesi ve yeni pazarlara açılabilmesi için durmadan çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. İhracatçılara desteklerini sürdürdüklerini belirten Bakan Bolat, “Merkez Bankası’nın günlük ihracat kredi limitini 3 milyar liraya çıkardık” dedi.

“FİRMALARIN YENİ İŞ ANLAŞMALARINDAN DOLAYI MUTLUYUZ”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yoğun programına rağmen HOMETEX’i ziyaret eden Bakan Bolat’a teşekkür etti. Tekstilin Türkiye’nin tarımdan sanayi toplumuna geçişini sağlayan öncü sektörler arasında bulunduğunu belirten İbrahim Burkay, sektör temsilcilerinin farklı alandaki yatırımlarıyla da ekonomideki gelişime güç kattığına dikkat çekti. Sektöre sunulan desteklerin önemine değinen Başkan Burkay, tekstilin ana kollarından biri olan ev tekstilinin de Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma konusunda önemli bir noktada bulunduğunu kaydetti. Enflasyonla mücadelenin ve fiyat istikrarının yeniden sağlanmasının temel öncelikleri olduğunu dile getiren İbrahim Burkay, yapısal dönüşümün sağlanması için gereken reformların da hızla hayata geçeceğine inandıklarını söyledi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, fuarda stant açan firmaların, yaptıkları iş anlaşmalarından dolayı mutlu olduklarını da sözlerine ekledi.

“BU ZOR DÖNEMİ DEVLETİMİZLE BİRLİKTE ATLATACAĞIZ”

TETSİAD Başkanı Hasan Hüseyin Bayram da ev tekstili sektörünün 180 ülkeye yıllık yaklaşık 3,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirterek, “Türk ev tekstili sektörü, kilogram başı ihracat değerini 9 doların üzerine çıkararak ülkemize en fazla katma değer sağlayan ve dünya Pazar yapı açısından kıyaslandığında da lider öncü sektörlerden biridir” dedi. Dünyada pandemi süreciyle başlayan ve global savaşların etkisiyle giderek kötüleşen küresel ekonominin doğurduğu olumsuz koşullarla mücadele ettiklerini belirten Hasan Hüseyin Bayram, “Bu zor dönemi devletimizle birlikte aşacağız” diye konuştu.

HOMETEX’i ziyaret eden Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve beraberindeki heyet, trend alanlarını ve stantları da yakından inceledi.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.