Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Asayiş

Lübnan’daki çatışmaların ardından ulusal yas ilan edildi

BEYRUT – Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Hizbullah ve Şii Emel Hareketi destekçilerine yönelik ateş açılması sonucu çıkan çatışmalarda 6 kişinin hayatını kaybetmesi, en az 30 kişinin yaralanmasının ardından Lübnan Başbakanı Najib Mikati ulusal yas ilan etti.

Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta, geçtiğimiz yıl Beyrut Limanı’nda yaşanan patlamaya ilişkin soruşturmayı yürüten Yargıç Tarek Bitar’ın görevden alınması için protesto gösterisi düzenleyen Hizbullah ve Şii Emel Hareketi destekçileri üstüne ateş açılmasının ardından çıkan çatışmalarda 6 kişinin hayatını kaybetmiş, en az 30 kişi de yaralanmıştı. Lübnan Başbakanı Najib Mikati sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, yarın Beyrut’ta yaşanan şiddet olaylarında hayatını kaybedenler için ulusa yas ilan edildiğini duyurdu.

Keskin nişancılar protestocular hedef aldı

İçişleri Bakanı Bassam Mevlevi ise yaptığı açıklamada, keskin nişancıların ateş açtığını ve insanların kafalarını hedef aldığını aktardı. Mevlevi, çıkan olaylarda hayatını kaybedenlerin hepsinin Şii olduğunu açıkladı.
Cumhurbaşkanı Michel Aoun, saldırganların yargılanacağına dair söz vererek, “Silahların bir kez daha Lübnanlı rakipler arasında iletişim aracı olması kabul edilemez” dedi. Eski Başbakan Saad Hariri ise, şiddetin iç savaşı hatırlattığını ve “her düzeyde kabul edilemez” olduğunu aktardı.

Emel Hareketi, Lübnan Güçlerini suçladı

Emel Hareketi, Suudi Arabistan ile yakın bağları olan Hristiyan partisi Lübnan Güçlerini (LF) saldırıyı düzenlemekle suçladı. LF, suçlamaları reddederek, Emel Hareketi’nin Yargıç Bitar’a karşı düzenlediği protestoyu ve şiddet olaylarını kınadı.

Beyrut Limanı soruşturması rafa kaldırılabilir

Hizbullah ve müttefiklerinin Yargıç Bitar’ın Beyrut Limanı’ndaki patlamaya ilişkin soruşturmaya devam etmesinin ülkeyi böleceği yönündeki açıklamalarının ardından patlak veren şiddet olayları nedeniyle şiddet olaylarını engellemek için soruşturmanın rafa kaldırılmasından korkuluyor.

Beyrut Limanı patlaması

Beyrut Limanı’nda 4 Ağustos 2020’de patlayıcı maddelerin bulunduğu bir depoda yangın çıkmış, daha sonra büyük bir patlama meydana gelmişti. Patlamada en az 210 kişi hayatını kaybetmiş, 6 bin 500 kişi de yaralanmıştı. Patlama sonucu başkent Beyrut’ta çok sayıda bölgede büyük hasar meydana gelmişti. Meydana gelen patlamanın ardından olaya ilişkin ilişkin başlatılan soruşturmayı yürüten ilk Yargıç Fadi Sawan’ın şubat ayında görevden alınmış, yerine Yargıç Tarek Bitar atanmıştı. Bitar, temmuz ayında eski Başbakan Hassan Diyab ve bazı üst düzey yetkilileri ifadeye çağırmıştı. Sonrasında, meclise 3 eski bakanın dokunulmazlığının kaldırılmasını talep eden bir mektup gönderen Bitar, soruşturma kapsamında eski Maliye Bakanı Ali Hassan Khalil, eski İçişleri Bakanı Nouhad Al-Machnouk ile eski Bayındırlık Bakanı Youssef Finianos’u sorgulamak istemişti. Diyab hakkında mahkemeye getirilmesi kararı çıkaran yargıç Bitar, ifadeye gelmeyen eski Bakan Finianos hakkında da yakalama kararı çıkarmıştı.

İHA

Asayiş

MSB: Irak ve Suriye’nin kuzeyinde 10 terörist etkisiz hale getirildi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Irak’ın kuzeyinde 8 PKK‘lı ile Suriye’nin kuzeyinde 2 PKK/YPG’li teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

ANKARA-Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; Irak’ın kuzeyindeki Hakurk, Gara ve Pençe-Kilit Operasyonu bölgelerinde tespit ettiği 8 PKK‘lı terörist ile Suriye’nin kuzeyindeki Barış Pınarı bölgesindeki 2 PKK/YPG’li teröristi etkisiz hale getirdi. Her nerede olursa olsunlar, Mehmetçiğin nefesi teröristlerin ensesinde olmaya devam edecek” denildi.(DHA)

Okumaya devam et

Asayiş

İngiltere’de refakatsiz mülteci çocuklar, yerleştirilen otellerden kayboldu

İngiltere’de yapılan araştırmaya göre, ülkeye ailesi olmadan gelen mülteci çocukların İçişleri Bakanlığı’nca yerleştirildikleri otellerden kaybolduğunu ortaya koydu. Araştırma kaybolan ‘yüzlerce’ çocuğun insan ticareti ve sömürü riski altında olduğunu vurguladı.

BERİL SÖNMEZ
İngiltere merkezli University College London (UCL) eğitim kurumu ve Ecpat UK adlı sivil toplum kuruluşu, bugün hükümet korumasındaki refakatsiz mülteci çocuklara dair ‘Kapalı Kapılar Ardında’ adlı aştırmasını yayımladı. Araştırma, İngiltere İçişleri Bakanlığı tarafından barındırılan ‘yüzlerce’ refakatsiz çocuğun 2021 ile 2024 Ocak ayı arasında kaybolduğunu, bakanlığın bunu reddettiğini ve bu çocukların insan ticareti ve sömürü riski altında olduğunu ortaya koydu.

440 ÇOCUK KAYBOLMUŞ

Ecpat UK, İçişleri Bakanlığı’na ait mülteci otellerinin kendilerinin açtığı dava üzerine Yüksek Mahkeme tarafından yasadışı kabul edilip Ocak ayında kapatıldığını belirterek “Oteller açıkken 440 çocuk kaybolmuş, 144’ü geçen yılın Kasım ayına kadar bulunamamıştı; bunların arasında 12 yaşında bir çocuk da vardı ve 118’i en son bu yılın Mart ayındaki raporda hâlâ kayıptı” açıklamasını yaptı.

Raporu hazırlayan araştırmacılar, görüşme yaptıkları profesyonellerin “Potansiyel insan ticareti bağlantıları olan savunmasız çocukların İngiltere’ye vardıklarında kamuoyuna duyurulan, kolayca teşhis edilebilen bir otele tıkıştırılmasının, bu çocukları bulup istismar etmek isteyen insan tacirleri için kolay bir hedef haline getirdiğini” düşündüklerini belirtti.

ÜÇ VAKA DOĞRULANDI

Raporda ayrıca “Eski bir İçişleri Bakanlığı otel çalışanı, otellerden üç insan ticareti vakası duyduğunu doğruladı. İnsan tacirleri gençlerle sahte bir hesap ya da Facebook üzerinden iletişime geçiyor” ifadeleri yer aldı.

DETAYLI ARAŞTIRMA TALEP EDİLİYOR

Raporun, insan ticareti ve sömürü risklerini sosyal hizmet görevlileri, politika paydaşları, akademisyenler, avukatlar, kolluk kuvvetleri, destek çalışanları ve STK personeli gibi çocukların bakımlarıyla ilgilenen profesyonellerle görüşmeler yaparak araştırmayı amaçladığı ifade edildi.(DHA)

Okumaya devam et

Asayiş

İzmir’deki ‘Seçil Erzan’ vakasının şüphelisi parayı obezite ve estetik ameliyatlarına harcamış

İzmir‘de yüksek kar vaadiyle iş ve spor dünyasından 10 kişiyi 300 milyon TL dolandırdığı ileri sürülen, intihar girişiminde bulunup sonrasında psikiyatri servisinde tedavisinin ardından gözaltına alınıp tutuklanan Denizbank Bornova Şube Müdürü Hatice Özalp (48) ifadesinde, müşterilerini inandırmak için paralarının istedikleri yatırım araçlarında olduğuna yönelik gerçek dışı belgeler düzenlediğini ve bu süreçte obezite ile estetik ameliyatları olup, bu ameliyatlar için çok para harcadığını söyledi.

Tekin GÜRBULAK
İZMİR-Denizbank Bornova Şubesi’nde, yeni bir Seçil Erzan vakası yaşandı. O dönem Karşıyaka Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyesi ve Karşıyaka Altyapı Basketbol Şube Başkanı olan Denizbank Bornova Şube Müdürü Hatice Özalp, iddiaya göre, yüksek kar vaadiyle fon ve altın alarak değerlendirmek üzere kulübün 3 yöneticisi ile 7 iş insanından yaklaşık 300 milyon TL topladı. Ancak, topladığı paraları fona yatırmayan, altın da almayan Özalp’in parayı döviz bürosu sahibi Serkan Çelik’i gönderdiği ileri sürüldü. İddiaya göre; Özalp, para topladığı kişilere zaman zaman ihtiyaçları kadar para gönderdi ancak bir süre sonra iş insanları dolandırıldıklarını anladı. Mağdurlar durumu polis ekiplerine bildirip, Özalp hakkında şikayetçi oldu.

YEMEK YEMEYİ REDDETTİ

Polis olayla ilgili çalışma başlatırken, yüzlerce kişiyi benzer şekilde dolandırdığı ileri sürülen Özalp hakkında 27 Haziran’da gözaltı kararı çıkarıldı. Yakalama çalışması başlatan polis ekipleri, Özalp’in evinde çok sayıda ilaç içip intihar girişiminde bulunduğunu belirledi. Ekipler, Hatice Özalp’ın, intihar teşebbüsünün ardından pişman olup gittiği İzmir Şehir Hastanesi’nde tedaviye alındığını belirledi. Hayati tehlikesi bulunmayan Özalp’in başında, polis beklemeye başladı. Yemek yemeyi reddeden Özalp’ın, doktorlara göre ifade verecek durumda olmadığı belirtildi. Daha sonra Özalp, psikiyatri servisine yatırıldı. Operasyon kapsamında ayrıca banka personeli E.Y. ile döviz bürosu çalışanı A.A. da ifadesine başvurulmak üzere gözaltına alınıp emniyete götürüldü.

DÖVİZ BÜROSU SAHİBİ TUTUKLANDI

Özalp’ın paraları gönderdiği öne sürülen döviz bürosunun sahibi Serkan Çelik (48), emniyetteki işlemlerinin ardından 28 Haziran’da adliyeye sevk edildi. Çelik’in ifadesinde, “Hatice Özalp, bana para getirdi. Ben ise o paraları altına ve dövize çevirdim. Sonrasında da kendisine iade ettim. Suçlamaları kabul etmiyorum” dediği öğrenildi. Çelik, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde tutuklandı.

YÜKLÜ MEVDUAT SAHİPLERİ HEDEF ALINMIŞ

Polis ekipleri ayrıca döviz bürosunda, Denizbank Bornova Şubesi’nde ve belirlenen bazı adreslerde aynı gün arama yaptı. Ayrıca Özalp ile tutuklanan döviz bürosu sahibi Serkan Çelik’in mal varlıklarına el konuldu. Öte yandan Özalp’ın özellikle Denizbank’ta yüklü miktarda mevduata olanları gözüne kestirip hedef aldığı, temas kurup dolandırıcılık ağının içerisine düşürdüğü öne sürüldü. Emniyetteki işlemlerinin ardından banka personeli E.Y. ile döviz bürosu çalışanı A.A. adliyeye sevk edildi. Her iki şüphelinin de ifadesinde suçlamaları kabul etmediği, bir personel olarak rutin görevlerini yaptıklarını, herhangi bir usulsüzlüğe karışmadıklarını söylediği öğrenildi. Nöbetçi sulh ceza hakimliği E.Y. ve A.A.’yı yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bıraktı. İzmir Şehir Hastanesi’nde tedavisi tamamlanan Özalp, taburcu olduktan sonra gözaltına alındı. Polisteki işlemleri tamamlanan Özalp, 12 Temmuz’da sağlık kontrolü için hastaneye getirildi ardından da sevk edildiği adliyede tutuklandı.(DHA)


Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.