Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Sağlık

Doğru diş temizliği, genel sağlığın ilk adımı

Abdullah Çibir

BURSA – Ağız içerisinde oluşan ve biriken bakteri plağının, diş eti iltihabı ve periodontitis gibi diş eti hastalıklarının başlıca sebebi olduğunu ifade eden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dnt. Halil Çelik, “Bakteri plağına karşı korunma, ağız sağlığından başlayarak tüm vücudumuzu hastalıklardan korumanın ilk ve en önemli adımıdır” dedi.


Bakteri plağına bağlı diş ve diş eti hastalıklarının kalp rahatsızlıkları, Tip 2 diyabetin kontrol altına alınmasında güçlük gibi ciddi rahatsızlıklarla ilişkili olduğunu işaret eden VM Medical Park Bursa Hastanesi’nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dnt. Halil Çelik, uyarılarda bulundu. Güncel çalışmaların “Sağlık ağızda başlar” sözünün ne kadar doğru olduğunu gösterdiğinin altını çizen Dnt. Halil Çelik, “Ağız içerisinde oluşan ve biriken bakteri plağı, diş eti iltihabı ve periodontitis gibi diş eti hastalıklarının başlıca sebebidir. Bakteri plağına karşı korunma ağız sağlığından başlayarak tüm vücudumuzu hastalıklardan korumanın ilk ve en önemli adımıdır. Yemeklerden ve ara öğünlerden sonra dişlerin üzerinde biriken yiyecek artıklarının suyla çalkalama yoluyla uzaklaşmaz. Diş fırçası gibi mekanik bir temizleyici ile bu artıklardan oluşan tabakayı uzaklaştırmalıyız. Doğru fırçalama tekniği ve gerekli ilave ağız bakım yöntemleri ile komple ağız hijyenimizi sağlayabilir böylece sağlığımızı koruyabiliriz” dedi.

Doğru ağız bakımını da anlatan Dnt. Halil Çelik, “Diş macununu uygun miktarda uygulamak gerekmektedir. Bezelye büyüklüğünde diş macunu kullanmanız yeterli olacaktır. Fırça uçları diş etlerinize bakacak biçimde 45 derece açıyla diş fırçanızı tutmalısınız. Başka bir deyişle çapraz açı ile tutmanız bunu sağlayacaktır. Dişlerinizi fazla baskı uygulamadan nazikçe, dişetinden dişe doğru süpürme hareketi ile fırçalayınız. Dişlerinizin dudağınıza bakan yüzeylerini fırçaladıktan sonra dilinize bakan yüzeylerini de mutlaka fırçalamalısınız. Diş fırçası aynı anda en fazla iki dişi temizleyebilir her seferinde fırçanızı iki dişin üzerine yerleştirip fırçalama hareketini yapmalısınız. Dişlerinizin çiğneme kısmı dediğimiz üst bölgelerinde fırçanızı ileri geri hareket ettirerek kullanabilirsiniz” dedi.

Gün içerisinde en az 2 kez, kahvaltıdan sonra ve yatmadan hemen önce 2’şer dakika dişlerin fırçalanması gerektiğini belirten Dnt. Halil Çelik, “Fırçalama bittikten sonra, diş macununun etkisini azaltmamak adına ağzınızı su ile çalkalamadan yalnızca diş macununu tükürmeniz yeterlidir. Dişler 5 yüzeyden oluşur; yanak tarafını, dil tarafını ve çiğneyici yüzeylerini fırçaladıktan sonra dişlerinizin sağ ve sol yüzeylerini temizlemek için diş ipi veya ara yüz fırçası kullanmanız çok önemlidir. Ağız içerisindeki bakterilerin büyük çoğunluğu dil üzerinde bulunur. Dil yüzeyi temizliği de ağız bakımının olmazsa olmazıdır. Dil yüzeyini dil temizleyicisi ile temizlemek, oluşabilecek ağız kokusunun da önüne geçecektir. Diş fırçası, diş ipi veya arayüz fırçası, dil temizleyicisine ilaveten her gün düzenli olarak ağız gargarası kullanımı da ağız içerindeki bakteri plağının uzaklaştırılması için etkili olacaktır” şeklinde konuştu.

Diş fırçalamayı çoğu insanın meşakkatli bulduğuna işaret eden Dnt. Halil Çelik, diş fırçalamayı eğlenceli hale getirmenin mümkün olduğunu söyledi. Dişleri fırçalamak için ayrılan sürenin en az iki dakika olması gerektiğine dikkat çeken Dnt. Halil Çelik, yeterli diş fırçalama için bizleri motive edecek ipuçları hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Zaman ayarlı şarj edilebilir diş fırçaları kullanmak, diş fırçalarken 2 dakika ayarlı kum saati kullanmak, bireyin dinlemekten keyif aldığı bir müzik parçası eşliğinde dişlerini fırçalaması, internet ortamında kolayca edinebilecekleri aylık fırçalama çizelgeleri (bu çocukların diş fırçalama motivasyonunda da kullanılabilir), diş fırçalama sonrası ağızda oluşa ferah nefes diş fırçalamayı eğlenceli ve uygulanabilir hale getirebilmektedir.”

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

Malzeme alınamadığı için ameliyatların iptal edildiği üniversite hastanesi, borçlarını sıfırladı

Medikal firmalarına biriken 3,3 milyar liralık borçları nedeniyle 2018’den 2021 yılına kadar malzeme alınamadığından birçok ameliyatın ertelenip iptal edildiği Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, borçlarını sıfırladı. Medikal firmalarının teşekkür için ziyaret ettiği Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Çok uzun zamandan bu yana üniversite hastanesi tarihinde ilk defa hiç borcu olmayan bir dönem yaşandı. Şu anda hiçbir sorun yok” diye konuştu.

 Alparslan ÇINAR
ANTALYA-Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde, 2018 yılında biriken borçları nedeniyle ameliyat yapılamaz hale geldi. Birçok hayati operasyon malzeme temin edilemediği için ya iptal edildi ya da ertelendi. Hastanenin malzeme temini için açtığı ihalelere medikal firmaları katılmazken katılanlar da alacaklarının uzun vadede ödeneceğini öngördükleri için yüksek fiyatlar istedi. Yaşanan sorunlar nedeniyle 2018’den 2021 yılına kadar Sağlık Bakanlığı’na konuyla ilgili çokça şikayet gitti. Bazı medikal firma işletmecileri, alacaklarını tahsil edemedikleri gerekçesiyle hastane önünde eylemler yapıp seslerini duyurmaya çalıştı. 2021 yılında üniversite yönetiminin değişmesiyle, ilk gündem maddesi de ödenemeyen borçlar oldu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ilk olarak tasarrufa giderek borçları ödemeyi amaçladı ve 3 yıl içinde borçlar sıfırlandı.

Daha önceleri eylem yapmak ve alacaklarını tahsil edemedikleri için şikayetçi olmak üzere hastaneye giden medikal firması sahipleri borçlar sıfırlanıp 1 yıldır da düzenli ödeme aldıkları için bu kez teşekkür ziyaretine gitti. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı makamında ziyaret eden medikal sektörü temsilcileri, iş birliklerinin devamını diledi. Ziyarete dair konuşan Prof. Dr. Özlenen Özkan, “Çok şaşırdım, beklemiyordum böyle bir ziyaret. 2021 yılı Ağustos ayında göreve geldik ve 3,3 milyar TL’lik borç vardı. Bunu ödememiz gerekiyordu. Tasarruf yaparak ödeme planı çıkardık ve bugün hiç borcumuz yok” diye konuştu.

Hastaneyi bugünlere getirmek için çok çabaladıklarını anlatan Prof. Dr. Özkan, “Elektrik ve su faturalarımızda tasarrufa gittik. En ideal hasta bakıcı, personel nasıl kullanılır bunu hesapladık. Ciroları artırdık ve borçlarımızı ödedik. Ameliyat sayımız 2 katına çıktı. Sağlık turizmi gelir artışımız 20 kat arttı” dedi.(DHA)


Okumaya devam et

Genel

Temizlenmeyen su sebillerinde hastalık riski

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Bekir Uygun, “Bakımları yapılmayan sebillerde rotavirüs, norovirüs, Hepatit A, Hepatit E gibi virüsler saptanabiliyor. Bunlar ishal, kusma ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olabilir” dedi.

Semih ERSÖZLER
ANTALYA-Yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla soğuk suya talep de artıyor. Özellikle birden çok kişinin bulunduğu ortamlarda soğuk ve sıcak su için su sebilleri tercih ediliyor. Ancak temizliği yapılmayan sebiller bir süre sonra hastalıklara davetiye çıkarıyor. 3 ayda periyodik temizlikleri yapılması gereken sebiller, temizlenmediği takdirde bakteri ve virüs üretebiliyor.

‘TEMİZLENMEZSE YOSUN TUTABİLİR, BAKTERİ, VİRÜS VE MANTARLAR ÜREYEBİLİR’

Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nde Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Bekir Uygun, “Su sebilleri hayatı kolaylaştırıyor ancak periyodik bakımlarının yapılmış olması gerekiyor. Üretici firmaların söylediği doğrultuda bakımlarının yapılması gerekiyor. Kimyasal ürünlerin geçtiği yerlerin tahriş etmemesi gerekiyor. Belli periyotlarda temizlenmediği sürece derelerde olduğu gibi, yosun tutabilir, bazı bakteri virüs veya mantarların üremesine neden olabilir. Bununla birlikte kişilerde ishal, Hepatit A, Hepatit E gibi hastalıklara neden olabilir” diye konuştu.

‘3 AYDAN ÖNCE DE BAKIM YAPILABİLİR’

Kullanılan suyun sertliğinin ve bakteri içerip içermediğinin de önemli olduğunu belirten Dr. Uygun, “Bu da suyun geçiş yolunun tahribatına sebep olabilir. Bakımında kullanılan suya göre belirlenmesi gerekiyor. Yani illa 3 ay olması gerekmiyor, bazen daha sık aralıklarla yapmak gerekiyor. Bu durumlarda su sebillerinden rotavirüs, norovirüs saptanabiliyor. Bunlar özellikle yaz aylarında bağırsak enfeksiyonlarına, ishale, kusmaya sebep olabilir. Bazen de Hepatit A, Hepatit E gibi hastalıklara neden olabilir. Özellikle toplu yerlerde su sebillerini kullanmak büyük kolaylık sağlıyor, sadece kurallarına uymak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Temizliğin nasıl yapılması gerektiğini anlatan Antalya Tüp ve Su Dağıtıcıları Derneği Başkanı Halil Mert ise “Sebillerin 3 ayda 1 düzenli temizlenmesi tavsiye ediliyor. Bunu çoğu kişi bilmiyor, ilk kez bizden duyuyorlar. Biz vatandaşlarımızı bu konuda uyarmaya çalışıyoruz. Sıcaklarla artan yosunlaşmadan nedeniyle temizlik talebi arttı. Sudaki koku ve tat değişimlerinin sebebi de bu temizlikten kaynaklanıyor. 200 ila 250 lira arasında bir fiyatı var ancak vatandaşlar uygun solüsyonu alarak bu temizliği kendisi de yapabilir” dedi.(DHA)

Okumaya devam et

Sağlık

Prof. Dr. Özlü: İsteyen herkes sigarayı bırakabilir

GÖĞÜS Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, “31 Mayıs, Dünya Sigarasız Günü. Herkes eğer isterse sigarayı bırakabilir. Milyonlarca kişinin yapabildiği bir şeyi sizin yapmamanız için hiçbir sebep yok. Kendinize haksızlık etmeyin, isteyen herkes sigarayı bırakabilir” dedi.

Selçuk BAŞAR

TRABZON-Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilen ’31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’ kapsamında açıklama yaptı. Prof. Dr. Özlü, “Dünya Sağlık Örgütü araştırmalarına göre dünyada 1,3 milyar kişi tütün ürünü kullanıyor. Her gün 22 bin kişi, her yıl ise 8 milyon kişi tütünden dolayı hayatını kaybediyor. Sigarayı bırakmak isteyip de bırakamayan hiçbir kimse yoktur. Ancak sigarayı bırakamayacağını düşünen insanlar vardır. Bırakamayan insanlar yoktur. Bugün dünyada yaşayan milyonlarca insan önceden sigara içtiği halde şu anda içmemektedir. Sadece Fransa’da, Britanya’da yapılan bazı çalışmalar, 1 milyondan fazla kişinin 1 yıl içinde sigarayı bıraktığını bize göstermektedir. Yani milyonlarca kişinin yapabildiği bir şeyi sizin yapmamanız için, yapamamanız için hiçbir sebep yok. Kendinize haksızlık etmeyin, isteyen herkes sigarayı bırakabilir” diye konuştu.

‘İSTEK VE KARARLILIK ÇOK ÖNEMLİ’

Hekimler olarak sigarayı bırakmakta zorlanan kişilere destek olmaya hazır olduklarını da kaydeden Prof. Dr. Özlü, “Burada en önemli şey gerçekten sigarayı bırakmanız gerektiğine inanmanızdır. Kendinizi ikna etmenizdir. Bırakma sebeplerini dikkatli bir şekilde gözden geçirmeniz, ‘Artık yeter ben bundan kurtulacağım’ kararlılığına ulaşmanızdır. İstek ve kararlılık çok önemli. Tabii bırakma denemelerinde başarısız kalmış olabilirsiniz. Daha önce sigarayı bırakmayı deneyip başaramamış olabilirsiniz. Hiç sorun değil. Genelde bırakanlar da zaten 3-4 denemeden sonra daha başarılı bir bırakmayı gerçekleştirmektedirler. Eğer kendi başınıza bırakamıyorsanız biz hekimler size bu konuda destek olmaya her zaman hazırız; sizin yanınızdayız. Sigarayı bırakma sürecinde özellikle ilk 15-20 gün içerisinde yoksunluk, özellikle nikotine bağlı yoksunluk belirtileri ortaya çıkabilir. Bazı kişiler özellikle nikotin bağımlılığı çok yüksek olan kişilerde sigara kesildikten sonra da birtakım sorunlar yaşanabilir. Bu sorunlarla başa çıkmanın da yolları var. Gerektiğinde nikotin replasman tedavileri ya da birtakım ilaçlarla bu yoksunluk semptomları ortadan kaldırılabilir. Yeter ki siz isteyin; sigarayı bırakabilirsiniz” dedi.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.