Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Ekonomi

“O gemi bir gün gelecek”

Ceren Atmaca – Sinan Yeniçeri

İZMİR- Kruvaziyer gemilerin yeniden İzmir’e gelmesi için hızlandırılan çalışmalar, İzmir Alsancak Limanı esnafını umutlandırdı. Kepenkleri 5 yıldır kapalı olan esnafı, tozlanmış ürünlerini temizlemeye başlayacaklarını ve turistlerle akıcı konuşabilmek için dil pratikleri yapacaklarını söyledi.


Kruvaziyer gemiler, 2016 yılı itibariyle rotalarından Türkiye’yi çıkardı, yılda 250 gemiyi ağırlayan İzmir Alsancak Limanı’nın esnafı da kepenk kapattı. 2018 itibariyle kruvaziyerler Türkiye’deki bazı limanlara gelmeye başladı ancak İzmir bu durumdan nasiplenemedi. 5 yıldır kruvaziyer gemilerin rotasında olmayan İzmir, yeni bir sayfa açarak çalışmaları hızlandırdı. Uzun bir süredir kepenkleri kapalı olan liman esnafını ise kruvaziyer umudu sardı. 2022 yılı için bir firma ile anlaşma yapıldığını, İzmir’in tanıtım çalışmalarının hızlanmasıyla daha fazla geminin gelme ihtimalinin arttığını söyleyen esnaf, raflardaki tozlanmış ürünlerini temizleyecek, dükkanlarına bakım yaptıracak. Ürünlerini satacak kadar dil bildiklerini belirten esnafı, turistlerle iyi iletişim kurabilmek için dil pratikleri de yapacaklarını ifade etti.

“Kruvaziyer gemilerin İzmir’i tercih etmesi için tanıtım şart”

Liman esnafından Şenol Süs, “AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya’nın girişimleriyle bir toplantı yaptık. İzmir’in turizmi açısından yeni bir sayfa açılmasını istiyoruz. Valimizin önderliğinde de bu süreç başlamış bulunuyor. Toplantılarımızın sonucunda gelişme kaydettik. Bizim İzmir’in tanıtımı ile alakalı bazı sıkıntılarımız vardı. Bu sıkıntıları gidermek için Sayın Valimiz, İZKA’yı devreye soktu. Bu proje kapsamında İzmir’in tanıtımı ön plana çıkartılacak. Bu süreç başladı ve hızlandırılıyor. Kruvaziyer gemilerin İzmir’i tercih etmesi için tanıtım şart” dedi.

“Umutluyuz”

2022’nin mayıs ayından itibaren İzmir’e gelmesi planlanan bir kruvaziyer firmasının olduğunu kaydeden Süs, “O firma buradan yerini ayırttı ama temennimiz eklenen kruvaziyerlerin de olması. Bu yaptığımız çalışmaların sebebi de bu. Firmalara gidip ‘Bizim limanımızı tercih edin’ diyeceğiz. Örneğin Kuşadası’nın ‘ayak bastı’sı 8 dolarken, bizim limanımızda 1 dolar. Bu çok cazip bir durum. Tabii burada yerel yönetimlerin harekete geçmesi gerekiyor, ki harekete geçildi. İnşallah güzel şeyler olacak. Umutluyuz. Biz burada birkaç esnafız. Bunu sadece kendimiz için istemiyoruz. Bizim için İzmir’in tanıtımı ön planda. Bu girişimlerin bizim için faydalı olacağına inanıyorum. Biz dışarıya açık bir pazar değiliz. Sadece kruvaziyer gelince iş yapan esnafız. 5-6 senedir durum düzelsin diye bekliyoruz. Bu girişimler inşallah bizim için de iyi olacak” diye konuştu.

“İlk başlarda lisan problemi yaşayabiliriz”

Limanın genel görünümünün düzenlendiğini ifade eden Süs, şöyle konuştu: “Bu süreçte bir de deprem yaşadık. Ben seramik satışı yaptığım için seramiklerim depremde zarar gördü. Onları ayrıştıracağım. Esnaf olarak temizliğimizi yapacağız ve kruvaziyerlerin gelmesini bekleyeceğiz. Turistler geldiğinde bir adaptasyon süreci yaşayacağımız da kesin. İlk başlarda lisan problemi yaşayabiliriz. Buraya çok farklı yerlerden turistler geliyor. İtalyan, İspanyol, Fransız turistler oluyor. Bunların hepsi kendi dillerinde konuşuyor. Elbette hepsiyle konuşmanız lazım. Biz her lisandan ürünlerimizi satacak kadar cümle kurabiliyorduk. Şimdi konuşurken biraz zorlanacağız. Tekrar dil çalışmamız lazım. Dil konusunda pratik yapacağız.”

“Umutla gemilerin gelmesini bekliyoruz”

Ali Güven Demirbaş isimli esnaf da, “Burada 7 esnaf kaldık. Çoğu esnaf gemiler gelmeyince dükkanları bırakıp gitti. Biz hala ayaktayız, gemilerin gelmesini bekliyoruz. İnşallah çalışmalar hızlanır, biz de artık ekmek kazanmaya devam ederiz. Biz turistler geldiğinde onları çok güzel karşılıyoruz. Herkes güzel giyinir, herkesin kendini anlatabilecek kadar dili vardır. Turistlere yardımcı olunur. İyi bir vitrin olduğumuzu düşünüyoruz. Limanımız da güzel görünüyor. Umutla gemilerin gelmesini bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

“İzmir turizmi için 2 yıl sonrasını planlamak istiyoruz”

Kemeraltı Esnaf Derneği Başkanı Semih Girgin de, kruvaziyerlerin gelişinin Kemeraltı esnafı için de çok önemli olduğuna vurgu yaptı. Başkan Girgin, “Pandeminin neden olduğu boşluğu çok iyi değerlendirmek gerekirdi. Biz kruvaziyer turizmi ile ilgili birçok ziyarette bulunduk. İzmir turizmi için 2 yıl sonrasını planlamak istiyoruz. 2 yıl sonra gelecek gemilerin rotasının şimdiden belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. İzmir’in büyüklerinin bir masada kruvaziyer turizmi için ciddi kararlar alması gerekiyor. Daha sonra, İzmir ve Kemeraltı bundan nasıl para kazanacak, bu şehre nasıl katma değer sağlayacak, hangi ürünleri pazarlayacağız, turistlere nereleri göstereceğiz, bunun altyapısının hazırlanması lazım. Bugün başlasak, meyvesini belki bir-iki sene sonra alacağız. Bir sacayağının kötü olması, hepimizi darmadağın eder. Kruvaziyer turizmi İzmir ve Kemeraltı için çok değerli” dedi.

“Mücevher zaten elimizde ama takıyı takıp sunmamızla ilgili bir sıkıntımız var”

Kemeraltı’nın turistler açısından çok cazip olduğunu dile getiren Başkan Girgin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kemeraltı’nda dip dibe 9 tane sinagog var. Dünyada başka bir örneği yok. Hem sinagog hem kilise hem camilerimiz var. Agora var, amfi tiyatro açılacak. Kemeraltı’ndaki ürün çeşitliliği ve insan yapısı, dünyanın hiçbir yerinde yok. Bunu parlatmamız gerekiyor. Mücevher zaten elimizde ama takıyı takıp sunmamızla ilgili bir sıkıntımız var. Turist daha gelmeden acentelerle İzmir’in pazarlanması gerekiyor. Turistler İzmir limanına indiği zaman ne yapacağını şaşırmış insanlar gibi koşturmamamız gerekiyor. Zamanında iyi niyetli adımlar atıldı ama altı doldurulamadı. Bugün artık hata yapma şansımız yok. İzmir yatırıma ve para kazanmaya aç. Kemeraltı’nın beklentisi büyük. Yetkililerle esnafın bir araya gelmesi gerekiyor. Esnaf olarak beklentimiz, İzmir’in turizm şehri olması.”

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Merkez Bankası: Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 50’de sabit tutulmasına karar vermiştir.(DHA)

Okumaya devam et

Ekonomi

Samsun tarımda öncü şehirlerden

Samsun, birçok sebze ve meyve üretiminde Türkiye’de ilk 3’te bulunuyor.

MUSTAFA YUNUS GONCA
SAMSUN
– Kenevir, lahana, karnabahar, fındık gibi ürünlerin büyük bir kısmı Samsun’da üretilerek Türkiye’nin farklı yerlerine gönderiliyor.

Bafra, Çarşamba ve Vezirköprü Ovalarıyla tarımda zirveyi zorlayan Samsun, Türkiye’nin sebze ve meyve ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılıyor. Samsun’da 63 bin 438 dekar alanda lahana üretimi sürüyor. Samsun’da Türkiye genelinde 416 bin 100 tonluk lahana üretimi ile birinci sırada yer alıyor. Karnabahar üretiminde ise 17 bin 545 dekar alanda 70 bin 98 ton üretiliyor. Türkiye genelinde karnabahar üretiminde yüzde 27,87 üretimi olan Samsun bu konuda da birinci sırada yer alıyor. Diğer sebze ürünlerine bakıldığında brokolide 6 bin 200 dekar alanda 15 bin 500 ton ile ikinci sırada, 6 bin 465 dekar alanda 6 bin 661 tonluk üretim ile barbunya fasulyede Türkiye’de üçüncü sırada, 5 bin 496 dekar alanda 19 bin 441 tonluk pırasa üretimi ile Türkiye’de üçüncü sırada, bin 943 dekar alanda 6 bin 568 tonluk turp üretimi ile Türkiye’de üçüncü sırada, biber üretiminde 49 bin 784 alanda 181 bin 932 tonluk üretim ile 6. sırada yer alıyor.Tarla bitkileri üretiminde ise kenevirde Türkiye’de 1’inci, çeltik üretiminde 2’nci, soya fasulyesinde 5’inci, tütün üretiminde 5’inci sırada, ayçiçeğinde ise 9’uncu sırada yer alıyor.Samsun’un meyve üretimine bakıldığında ise 1 milyon 210 bin dekar alanda 112 bin 536 ton fındık üretimi ile Türkiye’de 2’inci sırada, 2 dekar alanda bin 125 ton kızılcık üretimi ile 2’nci sırada, 5 bin 315 dekar alanda 11 bin 759 ton kivi üretimi ile Türkiye’de 4’üncü sırada, 11 dekar alanda 440 ton muşmula üretimi ile Türkiye’de 4’üncü sırada, 4 dekar alanda, bin 987 ton dut üretim ile Türkiye’de 8’inci sırada, 755 dekar alanda 6 bin 159 ton armut üretimi ile Türkiye’de 12’nci sırada, 9 dekar alanda 19 ton böğürtlen üretimi ile Türkiye’de 12’nci sırada, 4 bin 78 dekar alanda 6 bin 819 ton şeftali üretimi ile Türkiye’de 15’inci sırada, 74 dekar alanda, bin 320 ton ayva üretimiyle 18’inci sırada, elma 2 bin 487 dekar alanda 14 bin 338 ton elma üretimle Türkiye’de 30’uncu sırada bulunuyor.

Okumaya devam et

Ekonomi

TÜİK: Tüketici güven endeksi yüzde 3,1 azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tüketici güven endeksinin temmuzda bir önceki aya göre yüzde 3,1 azalarak 75,9 seviyesine gerilediğini açıkladı.

ANKARA-TÜİK, Temmuz 2024 dönemine ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre; TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası iş birliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, temmuzda bir önceki aya göre yüzde 3,1 oranında azalarak 75,9 oldu. Mevcut dönemde hanenin maddi durumunu gösteren endeks haziranda 75,9’e düştü. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi 60,4’e gerilerken; gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi ise 70,8’e düştü.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.