Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Kültür Sanat

Samsun’da ‘Atalarımın Dansı’ şöleni

Samsun’da Balkan halk oyunlarının yaşatılması adına 15 ayda 280 gencin eğitildiği proje, düzenlenen “Atalarımın Dansı” şöleniyle izleyenlere coşku dolu anlar yaşatarak kapanış yaptı. Proje çerçevesinde unutulmaya yüz tutan Selanik yöresi halk oyunlarını yaşatacak bir ekip oluşturuldu.

Ünsal Karka
SAMSUN-
Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Projeleri Destek Programı çerçevesinde hayata geçirilen Atalarımın Dansı projesi, Samsun Balkan Türkleri Derneği ile Down Sendromlu Çocuklar ve Aileleri Eğitim Dayanışma Derneği iş birliğinde yürütüldü.

Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde yapılan halk dansları şöleniyle kapanışı yapılan projede eğitim alan gençler, maharetlerini sahneye taşıdı. Mübadele sonucu ülkeye gelen Balkan Türklerinin beraberinde getirdikleri kültürün, kaybolmasının önüne geçmek üzere 15 aylık eğitim alan gençler öğrendikleri Selanik yöresi halk oyunlarını sergilediler.
Proje çerçevesinde down sendromlu çocuk ve gençler de akranlarıyla eğitimlere katılarak halk oyunları öğrendi. Düzenlenen halk dansları şöleninde down sendromlu çocuklar da gösterileriyle büyük alkış aldı.

Balkan Türklerinin unutulmaya yüz tutan halk danslarının ilerleyen dönemde de yaşatılması adına proje de eğitim alan gençler içinden 40 kişilik daimi bir ekip oluşturuldu. Bu ekibin çeşitli platformlarda mübadil halk oyunlarını profesyonel ve daimi bir şekilde temsil edeceği belirtildi.

Projede verilen eğitimler kayıt altına alınarak video paylaşım ortamında herkesin öğrenebileceği bir platforma da taşındı.

Proje yazarı Sevda Tanyıldız yaptığı konuşmada, “Mübadele sadece coğrafi bir yer değişimi olmamış, yüz binlerce kişiyle gelenek ve göreneklerimiz, müziklerimiz, dil ve lehçelerimiz, mutfak kültürümüz Anadolu’ya taşınmıştır. Korumaya çalıştığımız tüm bu yerel kültürler çok değerli olup, onlar bizim tarihimiz onlar bizi biz yapan milli değerlerimiz ve kültürel miraslarımızdır” dedi.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Kültür Sanat

Dr. Canbolat: Türk mutfağı geleneği yeni nesillere aktarılamıyor

İstiklal Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Cihan Canbolat, “Yeni jenerasyonda evlenme yaşına gelen kızlarda, mutfağa girme oranı biraz daha düştü. Bu da mutfak kültürümüzün unutulacağı anlamına geliyor” dedi.

Mustafa Kılınç
KAHRAMANMARAŞ-
Cumhurbaşkanlığı himayesinde Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle organize edilen 21-27 Mayıs Türk Mutfağı Haftası, Kahramanmaraş’ta çeşitli etkinlikler ile devam ediyor.

Dulkadiroğlu Mutfak Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, İstiklal Üniversitesi öğretim görevlileri tarafından Eşgili Aya Sulusu, Maraş Çeltik Pirinç Pilavı, Kısır Köftesi, Düğün Çorbası gibi çeşitli yemekler yapıldı.

Burada bir açıklama yapan İstiklal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adnan Küçükönder, yeni bir üniversite olduklarını belirterek, “Üniversite olarak bu programa elimizden gelen desteği sağlamak adına destek veriyoruz. Mühendislik Mimarlık Tasarım Fakültesi Dekanı olarak da gastronomi bölümünün bu etkinliğe katılımlarını sağladık. Bugün de onların yaptığı yemeklerin tadına bakacağız. Kahramanmaraş yemekleri gastronomi bölümümüzde bu şekilde öne çıkmaya başladı” dedi.

İstiklal Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Cihan Canbolat da, Türk mutfak kültürünün yeni nesillere aktarılmadığına vurgu yaparak, “Ebelerimiz, ninelerimiz, dedelerimiz birer kimyagerdi. Birer fizik profesörüydü aslında. Mutfağa girdikleri zaman, neyin nasıl yapılacağını takır takır biliyorlardı. Ama yeni jenerasyonda evlenme yaşına gelen kızlarda, mutfağa girme oranı biraz daha düştü. Bu da mutfak kültürümüzün unutulacağı anlamına geliyor. Çok üzücü bir şey. Bu konuda önlemler almamız gerekiyor. Bu organizasyon ile asırlık Türk mutfağının gelecek nesillere aktarılması söz konusu. Çok önemli bir organizasyon. Asırlık Türk mutfağında Kahramanmaraş mutfağının yeri yadsınamaz.

Kahramanmaraş mutfağının farklı dinamikleri var. Daha henüz tanıtılmamış şire (yöresel tatlı) kültürümüz var. Biz israfsız bir mutfağıyız, Kahramanmaraş mutfağı olarak” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Kültür Sanat

Türkiye’nin ilk Peynir Müzesi Kars’ta

Kars, turizmine kazandırılan Peynir Müzesi, Dünya’nın 18’inci ve Türkiye’nin ilk ve tek müzesi olarak yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi görüyor. Peynir Müzesi’ni 3 ayda 12 bin kişi ziyaret etti.

Işık Çapanoğlu
KARS-
30’dan fazla peynir çeşidinin sergilendiği, “Dünya’nın 18. Peynir Rotası” olarak tescillenen, Türkiye’de ilk ve tek olan ‘Peynir Müzesi’ Kars’ın yeni turizm destinasyon noktası olarak öne çıkmaya başladı.

“Tarihimizi de anlatmamız gerekiyordu”

Peynir Müzesi’nde tarihi anlatmak gerektiğini belirten Müze Müdürü Yeşim Koç, “Burası aslında 1734 yılında yapılmış bir tabya, ismi Süvari Tabya olarak geçiyor. Aynı zamanda Dere Tabyası olarak biliniyor. Özellikle tarihi açıdan bizim için önemliydi bu bina, tarihimizde mutlaka gelen misafirlerimize anlatmamız gerekiyordu” dedi.

Koç, “İçerisine girdiğimiz zaman burada özellikle Kars peynirlerini tanıtmaya çalışıyoruz. Kültürümüzü tanıtmaya çalışıyoruz. Kars peynirlerinin tamamıyla imalatından satışına kadar anlatmaya çalışıyoruz. Yayla bölümümüz var, süt sağım alınımız var. Endemik bitki bölümümüz var. Gravyer imalat bölümümüz var. Osmanlı evler, Rus binalarını tanıttığımız bölümlerimiz mevcut” diye konuştu.

“3 ayda 12 bin kişi ziyaret etti”

Peynir Müzesi’nin yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Müze Müdürü Yeşim Koç, “Yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Hem turizm açısından aslında burası çok önemli oldu. Hem de Kars halkı tarafından da yoğun bir ilgiyle karşılaştık. 3 aylık bir müzeyiz. Şubat ayından beri açık müzemiz, Şubat ayından bugüne kadar gelen ziyaretçi sayımız 12 binin üzerinde, bu yönüyle gurur verici, inşallah daha fazla olacaktır, daha da artacaktır ziyaretçi sayımız” şeklinde konuştu.

Kars Peynir Müzesi’nde ahır bölümü, içi süt dolu güğümler, yaylalardaki yaşam ve peynir yapımı, peynirin imalat serüveni anlatılırken, geçmişten günümüze peynir yapımında kullanılan araç ve gereçler de sergileniyor.

Dere Tabyası’nın tarihçesinin de anlatıldığı bölümün de yer aldığı müzede temsili Kars Garı, Kars bitki örtüsü, Ankara Gazi Garı, gravyer yapım salonu, peynir salonu, Kars evleri, şefin bölümü, atölye bölümleri de bulunuyor.

Peynir yapımının hareketli olarak canlandırıldığı Peynir Müzesi’ni 3 ayda 12 bin kişi ziyaret etti.

Okumaya devam et

Çevre

Havza’da yayla şenliği

Atatürk ve silah arkadaşlarının Havza’ya gelişinin 103. yıl dönümü kutlamaları amacı ile bu yıl 28’incisi düzenlenen 25 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Termal Turizm Festivali etkinleri kapsamında yayla şenlikleri coşkuyla yapıldı.

SAMSUN-
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Havza’ya gelişi nedeniyle Havza Belediyesi tarafından bu yıl 28’incisi düzenlenen festival etkinlikleri kapsamında Aslançayır Yaylası’nda gerçekleştirilen şenliklerde hazırlanan keşkek, Havza Kaymakamı Cengiz Nayman ve Havza Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir tarafından vatandaşlara ikram edildi.

Havza Yerel Eylem Gurubu ve işadamlarının katkıları ile düzenlenen şenliklerde ‘En Güzel Buzağı Yarışması’, at yarışları, motor gösterileri, uçurtma şenliği, çeşitli oyunlar ve müsabakalar gerçekleştirildi. Müsabakalarda dereceye girenlere çeşitli ödülleri Kaymakam Cengiz Nayman, Belediye Başkanı Sebahattin Özdemir, İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Samsun İl Koordinatörü Bülent Turan tarafından verildi.

Başkan Sebahattin Özdemir, yaptığı konuşmada pandemi sonrası yayla şenliğinin stres atmak için iyi bir fırsat olduğunu belirterek, “Festivalimiz hızlı bir şekilde adına yakışır ilçemize yakışır bir şekilde devam ediyor. Tüm halkımıza iyi eğlenceler diliyorum” dedi.

Kaymakam Cengiz Nayman, Başkan Sebahattin Özdemir ve Bülent Turan yayla şenliğine katılan piknikçileri ziyaret ettiler.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.