Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Sağlık

10 yıldır idrar yapamayan hasta SNM yöntemiyle tedavi edildi

Trabzon’da 10 yıldır idrar yapamayan 26 yaşındaki kadın hasta Sakral Nöromodülasyon (SNM) yöntemi ile tedavi edildi.

TRABZON-
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersagun Karagüzel ve Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Önem tarafından Trabzon’da ilk defa Sakral Nöromodülasyon yöntemi bir hastada uygulandı.

Prof. Dr. Ersagun Karagüzel, 10 yıldır idrar yapamama şikayeti olan 26 yaşındaki kadın hastanın kendilerine başvurduğunu söyledi. Karagüzel “Hasa bu sürede, düzensiz olarak ara ara idrarını boşaltma amaçlı kendi kendine sonda yöntemini kullanarak mesanesini boşaltıyormuş. Hastaya idiyopatik kronik üriner retansiyon tanısı ile Sakral Nöromodülasyon yöntemi uygulandı. Hasta, ameliyat sonrası birinci günde taburcu edildi. Yapılan kontrollerde, hastanın kendi kendine idrarını yapabildiği ve idrar yapma sonrası mesanesinde artık idrar kalmadığı tespit edildi. Bu tedavi sayesinde, hastanın kateterizasyon ile mesanesini boşaltmasına gerek kalmadı. Tedaviden fayda gören hastaya 1. basamak tedavisi sonrası, 2 hafta sonra kalıcı pil takılması planlandı” dedi.

Prof. Dr. Ersagun Karagüzel, uyguladıkları yöntemle ilgili olarak ise “Sakral Nöromodülasyon (SNM) 2 basamaklı bir tedavi yöntemi olarak uygulanmakta olup sakral S3 sinirini uyarmak amaçlı bir implant yerleştirme tedavisidir. Birinci aşamada yerleştirilen implanta, takip eden 2-3 hafta içerisinde olumlu yanıt alınan hastalarda, kalıcı pile geçiş yapılmaktadır. Genel veya lokal anestezi altında yapılan bir işlemdir” ifadelerini kullandı.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

Başkan Karaarslan: Eczaneler iflasa sürükleniyor

Aydın Eczacılar Odası Başkanı Sefa Karaarslan artan maliyetler dolayısıyla eczanelerin iflasa sürüklendiğini ifade ederek, “Her iki eczaneden biri kapanma noktasına geldi” dedi.

Uğur Eser
AYDIN-
Ülke genelinde birçok girdi kaleminde artan maliyetler, eczacıları da etkilemeye başladı. Kesintisiz ilaç ve sağlık hizmeti veren eczanelerin ise artan maliyetler ile iflasa sürüklendiğine dikkat çeken Aydın Eczacılar Odası Başkanı Sefa Karaarslan, mesleklerinin sürdürülebilirliğinden endişe duyduklarını belirtti.

Ülke genelinde 28 bin 700 eczanenin birinci basamak sağlık kuruluşu olarak vatandaşlara kesintisiz ilaç ve sağlık hizmeti sunduğunu ifade eden Karaarslan, “Meslektaşlarımız büyük kentlerden mezralara kadar bu hizmeti özveriyle sürdürüyor. Ancak gelinen noktada bu hizmetin sürdürülebilirliği tehlike altında. Temel işletme giderlerinin, kira, elektrik, doğalgaz ve personel giderlerinin katlanarak arttığı bir ortamda gelirlerinin azalması eczacıları borç sarmalına sokmuş, krediyi kredi ile kapatma noktasına getirmiştir. Her iki eczaneden biri kapanma noktasına doğru sürüklenmektedir. Bizler ilacın ulaşılabilir ve bulunabilir olmasını savunuyoruz. İlaca gelen zamlar ilacın ulaşılabilir olmasını zorlaştırdığı gibi, ilaç fiyatları arttıkça elde edilen kar azaldığı için eczane ekonomilerini de olumsuz etkilemekte. 8 Temmuz 2022 günü ilaca yapılan yüzde yirmi beş zam milletimizin ilaca ulaşabilirliği yanında eczane ekonomilerine de zarar vermiştir” dedi.

“Eczacılar ayakta kalmalı”

Eczacıların ayakta kalması gerektiğini vurgulayan Karaarslan, “Yaşadığımız sorunlar ekonomik olmanın da ötesinde eczacıya hak ettiği değerin verilmesi talebidir. Ülkemizin iyi üniversitelerinden, çok iyi eğitimler alarak mezun olmuş birer sağlık hizmet sınıfı mensubu olan eczacılar, daha etkin ve verimli olarak kullanılmayı, görev verilmesi durumunda sorumluluğunun gereğini yerine getirmeyi beklemektedir. Bunun için eczanelerin ayakta kalması gerekmektedir. 2009 yılından beri, yani on üç yıldır ilaç fiyat kararnamesindeki ilaç fiyat kademeleri güncellenmemiştir. Bu süreçte asgari ücretin 550 TL‘den 5 bin 500 TL‘ye yükselerek on kat arttığı ancak kademelerin sabit kaldığı düşünülürse sorunun boyutları daha net anlaşılacaktır. Günden güne ilaç ve eczacılık hizmeti sürdürülemez hale gelmekte ve eczaneler iflasa sürüklenmektedir” dedi.

“Kalıcı çözümler bulunacağını umuyoruz”

Mesleklerinin sürdürülebilir olmasından endişe ettiklerini sözlerine ekleyen Karaarslan, “Yaşadığımız sorunlar, taleplerimiz ve beklentilerimiz her düzeyde gerek siyasi otoriteye, gerekse bürokrasideki ilgililere defalarca aktarılmış ancak beklentilerimiz maalesef yeterince karşılanmamıştır. En son Türk Eczacıları Birliği ve Tüm Eczacı Odalarının yöneticileri ile Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca makamında ziyaret edilerek sorunlarımız aktarılmış, Bakanımız iletilen tüm sorunlara samimiyetle yaklaşmış ve İlaç Fiyat Kararnamesi’ndeki on üç yıldır güncellenmeyen kademeler konusunda haklı olduğumuzu ifade etmişlerdir. Ancak halihazırda eczanelerdeki yangını söndürecek somut bir adım maalesef atılmamıştır. Gelinen noktada ülkemizin her noktasında ilaç ve sağlık hizmeti sunumu için kritik öneme sahip mesleğimizin sürdürülebilirliğinden endişe duyuyoruz. Sesimizi duyurabilmek ve eczacının hak ettiği değerin verilmesi için Türk Eczacıları Birliği ve tüm Eczacı Odaları olarak, büyük eczacı mitingi ve eczane kapatma dahil olmak üzere bir eylemlilik sürecini başlatmış bulunuyoruz. Bu süreçte tüm diyalog kanallarını zorlamaya, amacımızın hak ettiğimiz değerin verilmesi, eczanelerdeki yangının söndürülmesi olduğunu her platformda anlatmaya devam edeceğiz. Sesimizin duyulacağını, diyalog yolu ile sorunlarımıza kalıcı çözümler bulunacağını umuyor ve bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“Yaşatmak için yaşamak istiyoruz”

Sorunlarının çözülmesine ilişkin çözüm taleplerini sıralayan Karaarslan, “13 yıldır güncellenmeyen İlaç Fiyat Kararnamesindeki kademeler günün şartlarına uygun olarak güncellensin ve güncellemeler her yıl için belli bir parametreye bağlansın istiyoruz. Sosyal Güvenlik Kurumu ile önümüzdeki günlerde yapılacak Ek Protokolde ekonomik anlamda iyileştirmeler bekliyoruz. İlaç sağlık hizmeti sunumunun yanında Avrupa ülkelerinde örnekleri olan nitelikli hizmetler sunarak milletimizin sağlığına daha fazla değer katmak ve üreteceğimiz değere uygun bir meslek hakkı almak istiyoruz. Kamuda çalışan ve emekli olan eczacılarımıza hak ettikleri değer ve özlük hakları verilsin istiyoruz. Nitelikli eczacılık faaliyetlerinin yapılması, yerli ve milli ilacı üretecek eczacıların yetişebilmesi, milletimize etkin ilaç ve sağlık hizmeti sunumunun devamı için nitelikli eczacılık eğitimi istiyoruz. Bunun için alt yapısı ve eğitim kadrosu yetersiz eczacılık fakültelerinin Ar-Ge merkezlerine dönüştürülmesini, yeterli olanlarda kontenjanların azaltılmasını ve eczacılık fakültesine girişte başarı sıralamasının 50.000 ile sınırlandırılmasının istiyoruz. Sağlığa ilişkin tüm ürünlerin eczacı danışmanlığında satılmasını, gıda takviyelerinin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılıp bu ürünlerin sadece eczanelerden milletimize ulaştırılmasını, ticari zihniyetle internet üzerinden ve başka yollarla satılan ürünlerin milletimizin sağlığını tehdit ettiğinin farkına varılmasını istiyoruz. Güvenilir ilaç ve eczalık hizmeti sürsün istiyoruz. Nitelikli sağlık danışmanlığı gelişerek devam etsin istiyoruz. Milletimizin sağlığına ve ülkemizin ekonomisine daha çok değer katmak istiyoruz. Eczaneler kapanmasın, eczaneler yaşasın istiyoruz. Yaşatmak için yaşamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Sağlık

Duymayınca doktora gitti, ameliyatta kulağından çıkanlar şok etti

70 yaşındaki Lütfi Karaka, kulağındaki rahatsızlık nedeniyle hastaneye gidince ameliyata alındı. Operasyon sırasında hastanın kulağındaki pamukları gören doktorlar büyük şaşkınlık yaşarken ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Suat Turgut, “Kulağını kaşırken pamukların içeride kalması nedeniyle enfeksiyon oluşmuş. Bu pamuklar muhtemelen en az 3 senedir orada, ameliyatla o pamukları çıkarttık” dedi.

Hasibe Karadağ – Emre Baba
İSTANBUL-
Sultangazi’de yaşayan 70 yaşındaki Lütfi Karaka, 3 yıl önce sağ kulağında işitme kaybı, akıntı gibi sorunlar yaşamaya başladı. Kulağı kaşındıkça kulak çubuğu ve kibrit çöpü ile kulağını karıştırdığı öğrenilen yaşlı adam, bir süre sonra doktora gitti. Damlalar kullanan ve çeşitli tedaviler yaptıran ancak şikayetlerinden kurtulamadığı öğrenilen Karaka, bu kez Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Suat Turgut’un muayene ettiği Karaka’nın kulağında iltihap ve doku tabakasından dışarı doğru sarkarak normal yapılardan farklı olarak büyüyen, et gibi yapılar olarak ifade edilen polip oluştuğu görüldü. Prof. Dr. Turgut, hastası için ameliyat kararı verirken hazırlıklar yapıldı.

Yaşlı adamın kulağında kalan pamuklar ameliyatta ortaya çıktı

Ameliyata alınan yaşlı adamın kulağına soktuğu malzemelerin oluşturduğu tahribat giderilirken ameliyata katılan sağlıkçılar, büyük şok yaşadı. Hastanın kulağının kaşınması nedeniyle kullandığı kulak çubuklarının ucundaki pamukların içeride kaldığı ameliyatla ortaya çıktı. Yaşlı adamın kulağında kalan pamuklar doktorlar tarafından temizlenirken ameliyat başarıyla tamamlandı. Operasyonu ekibiyle birlikte gerçekleştiren Prof. Dr. Suat Turgut da hastasının durumunu hakkında bilgi verdi. Kulakta kalan pamukların akıntı gibi şikayetler olmasa belki de fark edilemeyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Turgut, vatandaşları kulaklarına yabancı cisimler sokmamaları konusunda uyardı.

“Pamuğun içeride kaldığını düşünmedim ki”

Hissettiği kaşıntı sonrası kulağını sıklıkla kulak çubuğu ve kibrit çöpü ile karıştırdığını anlatan 70 yaşındaki Lütfi Karaka, “Kaşıntı verdi, başım ağrımaya başladı, oğlum hastaneye gidelim dedi. Ameliyat sonrası televizyonu açıyorum, bakıyorum, sesini duyuyorum. Eskiden duyamıyordum, buna da hamdolsun. Kibrit çöpü olur ya onunla karıştırdım, bir de pamuk soktum, karıştırdım ama pamuğun içeride kaldığını düşünmedim ki. Sonra o içeride kalınca kulak duymamaya başladı. İltihap başımı ağrıtmaya başladı, neden çünkü kulak hava almıyor. Kulakları pamukla kaşımasınlar, yarın öbür gün sağır olurlar” dedi.

“Kulakta kalan o pamukları ameliyatla çıkarttık”

70 yaşındaki hastasına gerçekleştirdiği operasyon hakkında bilgi veren Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Suat Turgut, “Olay kronik olduğu için değişik hekimlere gitmiş, ameliyat endikasyonu konmuş. Yapılan incelemelerinde kulak kemiğinin dış kısımlarında erozyon, erime görüldü. Büyük, kulak yolundan dışarı taşan bir polibi vardı. Muayenede orada sadece iltihap, akıntı ve polip görülüyordu, başka bir şey yoktu. Sonra polibini almak için hastamızı ameliyat etmeye karar verdik. Enfeksiyonun kaynağı muhtemelen bu kulak pamuklarıydı. Kulak kaşıntısı nedeniyle kulağı kaşırken pamukların içeride kalması, unutulması nedeniyle enfeksiyona bağlı polip oluşmuş. Polip oluştuğu için gittikleri hekimler o pamukları görememişler. Dolayısıyla iyileşmeyen kulak akıntısı ve işitme azlığı devam etmiş. Biz ameliyatla o pamukları çıkarttık, kulak zarını iç kulağa doğru yapıştırmıştı onu kaldırdık, tamir ettik. İltihaplı dokuları temizledik ve hastamız sağlığına kavuştu” ifadelerini kullandı.

“Pamuklar muhtemelen 2-3 senedir orada unutulmuş”

Yabancı cisimlerin kulağa sokulmaması gerektiğine dikkat çeken ve uyarılarda bulunan Prof. Dr. Turgut, “Bu pamuklar yaygın olarak kullanılıyor, havuza, denize giriyoruz, girdiğimizde kulak yolunu kısmi tıkayan kirler suyla maruziyet sonucu şişiyorlar. Bunlar da kulağı kapatabiliyor, bu sefer de kulağı açmak için değişik yabancı cisimler, kulak pamukları sık kullanılıyor. Bu pamuklar bazen o çubukların ucundan kulak yoluna düşüyorlar. Hasta fark etmiyor, orada uzun süre kalıyor. Bu hastamızda olduğu gibi kalınca iltihaba neden olabiliyor. İnsanlar kulakları kaşındığında yine aynı şekilde bu pamuklu çubuklara çok müracaat ediyorlar. O da büyük risk taşıyor, iltihaba neden olabiliyor. Kulak çubuklarını mümkün olduğunca kullanmamak gerekiyor. Hastamızın işitme bozukluğu düzelecek inşallah, kulak pamuklarını çıkarttığımız için oradaki iltihap problemleri de çözülmüş oldu. Kaslarının üzerindeki zardan alıp o eriyen kısımları kapladık, kapattık. Bu pamuklar muhtemelen 2-3 senedir orada unutulmuş. Zaten hastanın şikayetleri 2 senedir var, tahminimizce ondan bir 6 ay 1 sene önce orada kaldığını düşünürsek pamuklar en az 3 senedir orada. Kulağından akıntı gelmese ‘işitme azlığım var yaşa bağlı’ diyecek, öyle gidecek ama kulağı akmaya başlayıp polip oluşunca doktora müracaat etti. Vatandaşlar, kulaklarına kibrit çöpü, anahtar, kulak pamuğu gibi yabancı cisimler sokmasınlar. Banyodan sonra kurulayıp temizleyebilirler, içeri sokmamak gerekir” dedi.

Okumaya devam et

Sağlık

İç hastalıklarda sınav başarısı

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalından (AD) Arş. Gör Dr. Mehmet Karaman Uzmanlık Eğitimi Bitirme Sınavında başarılı oldu.

Hüseyin Efe
KÜTAHYA-
Sınavda jüri olarak; KSBÜ İç Hastalıkları AD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Aliustaoğlu, İç Hastalıkları AD’den Doç. Dr. Güven Barış Cansu, Dr. Öğr. Üyesi Türkan Paşalı Kilit, Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Yaman ile Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Başkanı Prof. Dr. Öznur Ak yer aldı.

Başarısından dolayı Karaman’ı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Cem Algın, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Yasemin Taşçı, Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Tekşen ve jüri üyeleri ile İç Hastalıkları AD akademisyenleri tebrik etti.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.