Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Siyaset

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Arabuluculuğa gelen başvuruların yüzde 70’i anlaşmayla sonuçlandı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, sorunların ortak akılla çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Arabuluculuk Merkezi’nin önemine dikkat çeken Rifat Hisarcıklıoğlu, “Şu an ülke genelinde arabuluculuğa gelen başvuru sayısı, ayda 100 bine ulaştı. Ve bunların yüzde 70’i, anlaşmayla sonuçlandı. Taraflar helalleşerek ayrıldı” diye konuştu.

Onur Altındağ – Emrecan Bayram
ZONGULDAK-
Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi açılışı ve değer katanlar ödül törenine katılan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Zonguldak TSO’nun beş yıldızla akredite edildiğini aktardı. Hisarcıklıoğlu, “Zonguldak’ta, ekonominin kanaat önderi görevini üstlenmiş, asırlık bir kurumumuz var. Zonguldak TSO’mız, Zonguldak’ın tarihine ve taşıdığı öneme yakışan şekilde, azimle ve gayretle çalışıyor. Şehre değer katan çalışmalar gerçekleştiriyor. Zaten akredite Oda, 5 yıldız. Metin Demir Başkanımız liderliğinde daha çok projeleri var. Her geldiğinde proje ile bana gelmekte. Karaelmasın başkenti olan Zonguldak’ı, dünyadaki yeşil mutabakata uygun şekilde, dönüşüme hazırlıyor” diye konuştu.

“Zonguldak, ülkemizin sanayileşme yolculuğunda, ilk adımın atıldığı yerdir”

Kömürün keşfiyle ilk modern kömür işletmelerinin kurulduğunu aktaran Hisarcıklıoğlu, “19. yüzyılda burada, kömürün keşfinin ardından, ilk modern kömür işletmeleri açılıyor. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte, Zonguldak’ın bir ilçesi olan Karabük’te, ilk demir çelik fabrikamız Kardemir kuruluyor. Sonrasında da Erdemir geliyor. Yani Türkiye’nin sanayileşmesi, Zonguldak’ın öncülüğünde başlıyor. Bugün de Zonguldak, yeşil dönüşüme öncülük ediyor. Yıllardır hayalini kurduğumuz Filyos Projesi, Metin Başkanımızın da ısrarlı talebi ve takibiyle, nihayet hayata geçiyor” şeklinde konuştu.

“Filyos sayesinde, sanayi, turizm ve tarım alanlarında yeni iş ve yatırım fırsatları doğuyor”

Zonguldak’ta yeni iş ve yatırım fırsatlarının doğduğunu aktaran TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Filyos sayesinde, sanayi, turizm ve tarım alanlarında yeni iş ve yatırım fırsatları doğuyor. Zaten yeni kurduğunuz ve 5. Bölge avantajlarına sahip Gökçebey OSB’ye gelen yoğun yatırım talepleri de, buna işaret ediyor. İnanıyorum ki, Metin kardeşimin gayretleriyle hız kazanan, tüm bu çalışmalar netice verecek. Zonguldak yeniden bir cazibe merkezi haline gelecek. Ve Batı Karadeniz’in dünyaya açılan kapısı olacak. Biz de sizlere Ankara’da, her türlü desteği vermeye devam edeceğiz. Odalarımızla birlikte kurucu ortağı olduğumuz Kredi Garanti Fonu vasıtasıyla Zonguldak’ta bugüne kadar yaklaşık 8 bin üyemize toplamda 3 milyon lira kefalet desteği verilmiş durumda. Devir öyle bir devir ki babanın oğluna, kardeşin kardeşe kefil olmadığı dönemdeyiz. Dünyada ilk ve tek bir oda sistemi var kendi üyesine kefil oluyor. Bazen aklımıza geliyor. Bu odalar ne iş yapıyor diye? Bugün odalar kefil oluyor. KGF vasıtasıyla odalar diyor ki bankalara ‘Eğer üyemin kredisi batarsa, Allah korusun. Yüzde 85’ini ben ödeyeceğim’ diyor. Bu büyük bir rakam. Daha bundan büyük hizmet mi olur. Biz kredilere ulaşırken yüksek enflasyon nedeniyle, firmaların işletme sermayesi ihtiyacı da hızla artmaktadır. Onları desteklemek üzere, yeni kredi ve KGF kefaletli kredi paketlerinin geçirilmesi için hükümete iletiyoruz. İnşallah olumlu sonuçlanır ve Zonguldak için daha fazla kefalet desteği de sağlamış oluruz. Zira Zonguldak’ta, önemli bir üretim potansiyeli olduğu şimdiden belli ve bunu güçlendirmemiz gerekiyor. Bakın geçenlerde, TOBB Sanayi Veritabanındaki 90 bin üreticimizi ve 4 bin ürünü analiz ettik.

Buna göre Zonguldak, demir-çelik başta olmak üzere, tam 25 üründe üretim kapasitesi anlamında, Türkiye’de 1. Konumda. Bu müthiş bir potansiyel. 20 üründe ikinci, 17 üründe de üçüncü sıradasınız. Pozitif alanlara odaklanmamız lazım. Zonguldak’ın artıları neler bunu görmemizde fayda var. Bu vesileyle Zonguldak’ta üretim ve yatırım yapan, tüm girişimcilerimiz de tebrik ediyorum. Öte yandan Odamız, bugün bir güzel işe daha imza atıyor” şeklinde konuştu.

“Bugüne kadar arabuluculuğa 100 bin dosya geldi”

Tahkim ve arabuluculuk merkezleri ile anlaşmazlıkların çözüldüğünü anlatan Hisarcıklıoğlu, bugüne kadar 100 bin dosya geldiğini anlatarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Arabuluculuk ve Tahkim Merkezi kuruyor. Bizim asırlardır kullandığımız bir geleneğimiz. Bu geleneği bıraktık. Eskiden iki tüccar anlaşamazsa 300-400 yıl önce meseleleri nasıl çözüyorlardı? Bu güzel kültürümüzü bıraktık. Batı yapınca güzel oluyor. ABD olmak üzere tüm batı sisteminde arabuluculuk ve tahkim sistemi var. Geçmişte ahilik ve loncalığın yaptığını onlar bizden kopyalamışlar. Artık iki tüccarın arasında anlaşmazlık olduğu zaman odaya geliyoruz. En haklı davamız birinci derece mahkemede iki yılda sonuçlanıyor. Kaybettiğim zaman ikinci derece mahkemede itiraz ediyorum. İki yıl da orada sürüyor. Halbuki bu merkezde üç ayda sonuçlanıyor. Siz kendiniz anlaşıyorsunuz. Masraf da mahkeme masraflarının yarısı. Yıllar süren mahkemelerden de hep birlikte kurtulmuş olacağız.

Şu an ülke genelinde arabuluculuğa gelen başvuru sayısı, ayda 100 bine ulaştı. Ve bunların yüzde 70’i, anlaşmayla sonuçlandı. Taraflar helalleşerek ayrıldı. Zonguldak için yeni bir karar daha aldık. Daha önce Odalar Birliği olarak Zonguldak’a okul yapmıştık. Eğitime yapılan yatırımın en değerlisi olduğunu düşünüyorum. Dünyada bir yatırım var ki kesinlikle zarar etmezsin. O da eğitime yapılan yatırım. Bir kişinin kurtuluşu, meslek sahibi olması kadar büyük bir onur yok. Her iki dünyada da büyük bir onur var. Odalar Birliği olarak daha önce buraya bir okul yapmıştık. Sonra 81 ile 81 okul projemiz vardı. Onu da bitirdik. Şimdi ilçe oda başkanlarının ortak talebi doğrultusunda 4 okul yapma kararı aldık.”

“Bugün öğrenciler hangi araba kullanılıyorsa onun üzerinden eğitim alıyor”

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer ile mesleki eğitime ilişkin yaptıkları görüşmeleri hatırlatan Rifat Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti:
“Bütün dünya mesleki eğitimi örnek olarak Almanya ve Avusturya’yı taklit etmeye çalışıyor. Yine sizler, Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü ile Zonguldak MTAL’sine hamilik yapıyorsunuz. Bunu sağlayan, eski rektörünüz şimdiki Eğitim Bakanımız Mahmut Özer hocamızdan Allah razı olsun. Gittim mesleki eğitim kimin için yapılıyor, bizim için yapılıyor dedim. Sanayi ve ticarete adam yetiştirmek, altın bileziği olsun. Almanya ve Avusturya bunu odalar vasıtasıyla yapıyor. Tüm dünyada örnek alınıyor. Biz bu mesleki eğitimi yapalım dedik. Müfredatta eksik noksan, bakıyorsun. Motor bölümünde eğitim yapan çocuklar, Murat 124 üzerinde eğitim alıyor. Murat 124 kalmamış. Çocuklar orada eğitim alıyor. Motor Meslek Lisesi bitirdim diyor sanayide yine çırak muamelesi görüyor. Bugün son model araba üzerinde eğitim yapıyorlar. Bugün Türkiye’de hangi araba kullanılıyorsa onun üzerinden eğitim alıyor. LGS’de 113 meslek lisesini benim odalarım kendi hamiliği üzerine aldılar. LGS sonrası doluluk bizde yüzde 96, MEB’de doluluk oranı geçen sene 77. Yine Odamız bugün çok doğru bir iş daha yapıyor.”

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Siyaset

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım: Hedefimiz, bu enflasyona fakiri fukarayı emekliyi ve dar gelirliyi ezdirmemek

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, “Dünya küçülürken siz büyüyorsunuz. Ama enflasyonla ilgili sıkıntı var mı, var. Burada bütün mesele, bu enflasyona fakiri fukarayı emekliyi ve dar gelirliyi ezdirmemek, hedefimiz de budur” dedi.

Recep Arslan
ÇANKIRI-
MHP Çankırı İl Başkanlığınca düzenlenen Geleneksel Yapraklı Yayla Şenlikleri, MHP Genel Başkan Yardımcıları Yaşar Yıldırım ve Pelin Yılık’ın katılımı ile gerçekleştirildi. Yapraklı ilçesi Hazım Dağlı Tabiat Parkı’nda düzenlenen şenlikte, partililer ve vatandalar piknik yapıp gerçekleştirilen yarışmalarda eğlendi. Şenlik, Çankırı Yaran Ekibi’nin ve mehter takımının gösterileri ile devam etti.

“Üç felaket üst üste geldi, dünyanın çivisi çıktı”

Şenlikte konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, korona virüs ve afetlerin üst üste geldiğini ve bütün dünyayı etkilendiğini belirterek, “3 yıl evvel bir imtihan başladı. Allah bu imtihanı maske ile başlattı. Kimsenin göremediği, tutamadığı, bilinmeyen bir virüs çıktı, geldi, bütün dünyayı zapt etti. Milyonlarca insan öldü, ölmeye devam ediyor. Hala da geçmiş değil. Virüsün çıktığı ilk gün, salgının başladığı ilk günü unutmayın. İlk günden itibaren bizim bilim adamlarımız, sağlık teşkilatımız, Sağlık Bakanlığımız ve dünyadaki bütün kuruluşların hepsinin ilk tedbiri insanları eve kilitlemekti. Afetler var, sel afeti oluyor, yangın afeti oluyor ama bunlar insanlık için bir felaket. Üç felaket üst üste geldi, dünyanın çivisi çıktı. Dünya ters düz oldu. Ne getirdi bu, önce gıdaya erişim zorlaştı. Emtiaya, hububata erişim zorlaştı. Üretmedin üretmeyince pahalandı. Arkasından savaşla birlikte enerji fiyatları zirve yaptı. Doğalgaz fiyatı bir yılda 7-8’e katlandı. Şu anda bizim için, bazıları için de yok. Almanya, Fransa, İngiltere için doğalgaz yok. Para ile de yok, ‘vermiyorum’ dedi. ‘Sen pahalı alıyorsun, ama Almanya’ya vermiyorum diyor’ Rusya. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki paranın para etmediğini herkese Allah gösterdi. Avrupalılara da parasının para etmediğini gösterdi.” diye konuştu.

“Hedefimiz, bu enflasyona fakiri fukarayı emekliyi ve dar gelirliyi ezdirmemek”

Enflasyon ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, “Bu dünyada enflasyon patladı. Dünyanın dengesi bozuldu. Bütün dünyada son 40 yılın enflasyonu var. bizde de var. Biz dünyadan ayrı değiliz. Biz de bu dünyanın bir parçasıyız. Eğer dünyada gıdaya erişim zorsa bizde de zor. Dünyada enerji fiyatları yukarı çıktıysa, bizde de çıktı. Sonuç itibariyle bugün bir ciddi şekilde yüksek enflasyonla karşı karşıyayız. Ekonomimiz kötü mü, değil. Ekonominin makro değerleri çok yüksek. Borsanız zirve yapmış, ihracatınız dünyada dünya ihracatının yüzde 1’ini yakalamış. Her ay 25 milyar dolarlık ihracat yapıyorsunuz, üretiyorsunuz. Merkez Bankasında rezerviniz var. Dünya küçülürken siz büyüyorsunuz. Ama enflasyonla ilgili sıkıntı var mı, var. Burada bütün mesele, bu enflasyona fakiri fukarayı emekliyi ve dar gelirliyi ezdirmemek, hedefimiz de budur” diye konuştu.

“Seçimlerde Cumhur İttifakı’na destek vermeniz, dua etmeniz ve çalışmanızı istiyoruz”

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili de konuşan Yıldırım, “Önümüz seçim. Her şey açık, net ve her şeyi siz iyi görüyorsunuz, biliyorsunuz. Biz Türk milletinin ferasetini biliriz. Bizim sizden istediğimiz, cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı birinci turda açık ara seçtirmenizdir, destek vermeniz, dua etmeniz ve çalışmanızdır. Parlamento seçimlerinde Cumhur İttifakı’na destek vermeniz, dua etmeniz ve çalışmanızı istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Aziz Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü hiçbir unsur zarar veremeyecek”

Daha sonra konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Pelin Yılık da pandemide hasret kaldıkları şenliklere yeniden kavuştuklarını belirterek, “Türkiye uluslararası siyasi gelişmeler ışığında bölgesel liderlik vasfını ortaya koydukça, devletler arası ilişkilerde üstlendiği yükselen ivmeyle yıldızlaştıkça, bu durumu hazmedemeyen çevreler karşı atağa geçmekte, farklı alanlarda krizler üretip devlet-millet dayanışmasına zarar vermenin yollarını aramaktadırlar. Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlerin aynı zamanda huzur barış ve istikrara zarar vermek için fırsat kollayanların, iç ve dış mihraklarla birlikte yoğun çaba içine girdikleri açıktır. Uluslararası ilişkiler anlamında kaydedilen mesafe, terörle mücadelede sergilenen kararlı duruş, dar gelirli vatandaşlarımızın konut inşasındaki önemli projelerin hayata geçirilmesi, enflasyonla mücadele, yatırımın, üretimin ve ihracattaki önemli gelişmelerin malum çevreler tarafından rahatsızlıkla karşılandığı açıktır. Aziz Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü hiçbir unsur zarar veremeyecek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti küresel manada sürekli yükselen ivmesine devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Siyaset

TBMM Başkanı Şentop: Kimse bizi bölemedi ve bölemeyecek

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Tekrar sizlerin nezdinde ülkemizdeki bütün Alevi-Bektaşi derneklerimizin, cem evlerimizin mensuplarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Türkiye düşmanları bilsinler ki bu ülke insanı sağ duyuludur. Sağcı-solcu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, laik-Müslüman, en son FETÖ’cüleri gördük, kimse bizi bölemedi ve bölemeyecek Allah’ın izniyle. Bu ülke büyük bir ülkedir; mezhep savaşı, iç savaş gibi söylemler bizim gibi engin hoşgörüye sahip büyük bir ülke için söz konusu değildir. Daha önce yaşanan oyunların planlayıcılarına karşı her daim teyakkuzdayız” dedi.

Halil Dağ
TEKİRDAĞ-
Tekirdağ Valiliği ve TBMM katkılarıyla Muharrem ayı münasebetiyle bir otelde Alevi Bektaşi derneklerine yönelik düzenlenen iftar yemeğine katılan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, geçtiğimiz günlerde yaşanan cem evleri saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. TBMM Başkanı Şentop, “Öncelikle söze ve muhabbete başlamadan geçen hafta Hicri yılbaşının yani Muharrem ayının ilk günü, Ankara’da üç ayrı cem evine saldırı düzenlendi. İki gün önce de Alevi Vakıfları Federasyonu İkinci Başkanı ve Kartal Cem Evi Başkanı Sayın Selami Sarıtaş evinin önünde saldırıya uğradı. Bu menfur saldırıları kınıyorum ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şükürler olsun sağlık durumları iyi. Devletimizin, Alevi-Sünni çatışması çıkarabileceğini, kardeşliğimizi ve dirliğimizi bozabileceğini zanneden zavallıların yakasına yapışacağından hiçbirinizin şüphesi olmasın. Ankara’daki saldıralar sonrası Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş, ‘Şahı Merdan Kültür Evleri Yaşatma ve Yaptırma Derneğine’ ziyarette bulundu. Devlet ve millet olarak bizler her daim ayrılmaz bir parçayız. Buradan ayrılık gayrılık tohumları ekmeyi murat edenler, bu ülkeden mezhep kaynaklı bir nefretin çıkmayacağını bilsinler. Tekrar sizlerin nezdinde ülkemizdeki bütün Alevi-Bektaşi derneklerimizin, cem evlerimizin mensuplarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Türkiye düşmanları bilsinler ki bu ülke insanı sağ duyuludur. Sağcı-solcu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, laik-Müslüman, en son FETÖ’cüleri gördük, kimse bizi bölemedi ve bölemeyecek Allah’ın izniyle. Bu ülke büyük bir ülkedir; mezhep savaşı, iç savaş gibi söylemler bizim gibi engin hoşgörüye sahip büyük bir ülke için söz konusu değildir. Daha önce yaşanan oyunların planlayıcılarına karşı her daim teyakkuzdayız. Artık bu ülkenin farklılıklarından kardeşlik ve dayanışmadan başka bir şey çıkmayacağını bu çatışmalara karnımızın tok olduğunu herkesin bilmesini istiyorum. Kardeşliğimizi, birliğimizi ve bütünlüğümüzü bozdurmayız. Bizler büyük ve farklılıklarıyla zengin hem de çok zengin bir ülkeyiz” dedi.

Okumaya devam et

Genel

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan KPSS açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sınavı iptal edilenlerden herhangi bir ücret talebi de kesinlikle olmayacak. ÖSYM, bundan sonraki süreci, kademeleri de inşallah en güzel surette devam ettirerek, şaibeleri de ortadan kaldırarak yoluna devam edecek” dedi.

Hülya Keklik
ANKARA-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soçi ziyareti gazetecilerin sorularını cevapladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in davetine icabetle Soçi’ye yaptığı çalışma ziyaretinin olumlu, başarılı bir şekilde tamamlandığını ifade eden Erdoğan, “Putin’le 19 Temmuz’da Tahran’da bir araya gelmelerinin ardından Soçi’de ikili ilişkileri ve uluslararası meseleleri etraflıca değerlendirdik. Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyimizin müteakip toplantısını Türkiye’de yapmak üzere Sayın Putin’e davetimi gerçekleştirdim” dedi.

Türk-Rus ilişkilerinin karşı karşıya kaldığı meydan okumaların üstesinden diyalog ve iş birliği ile gelmeyi hep başardığını ifade eden Erdoğan, ”Putin’le tesis ettiğimiz karşılıklı güven ve saygıya dayalı ortak anlayış, ilişkilerimizin teminatıdır. Mevcut şartlar altında önemli olan; ilişkilerimizi ortak çıkarlarımız temelinde ve uluslararası sistem içinde sürdürmek, ileri götürmektir” açıklamasında bulundu.

Putin ile ikili görüşmelerinde ticari ve ekonomik iş birliğinin daha da geliştirilmesi üzerinde etraflıca fikir alışverişinde bulunduklarını ifade eden Erdoğan, “Ticarette hedefin daha önce 100 milyar dolar olarak ifade etmiştik. Bu doğrultuda enerji başta olmak üzere, ticaret, turizm ve tarım gibi alanlarda iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz. İkili ticaret hacmimizin daha dengeli bir zemine kavuşmasını temin etmek noktasında kararlıyız. Ekonomik ve ticari ilişiklerimize dair yol haritası mahiyetinde bir mutabakat zaptı da Soçi’de Ticaret Bakanımız ile Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak tarafından imzalandı” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’de yuvalanan terör örgütlerine karşı atılabilecek adımların mütalaa edildiğini kaydeden Erdoğan, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden, Suriyeli kardeşlerimizle birlikte askerimize, polisimize, güvenlik güçlerimize, sivil vatandaşlarımıza saldıran bu katil sürüleriyle mücadelemize birlikte gereken cevabı verme kararında da mutabık kaldık. Rusya’yla sürdürdüğümüz diyaloğun müspet yansımalarına Kafkaslarda, Suriye’de ve Ukrayna’da şahit oluyoruz” dedi.

Rusya -Ukrayna sorununun müzakere masasında çözümüne olan inancının devam ettiğini söyleyen Erdoğan, ”Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden ihraç edilmesine yönelik girişim, bunun en son küresel örneğidir. Şimdi önemli olan, planın sağlıklı şekilde uygulanması ve oluşan müspet havanın İstanbul’daki müzakerelere dönüşe yönelik somut adımlara tahvil edilmesidir. Ukrayna’daki savaşın kazananı olmayacağını başından beri vurguluyorum. Sahadaki sıkıntılara rağmen, krizin müzakere masasında çözüleceğine olan güçlü inancımı da koruyorum. Putin’e, Zelenski’yle görüşmesine ev sahipliği yapabileceğimizi bir kez daha hatırlattım. Karadeniz’den komşumuz Rusya’yla diyaloğumuzu, bölgesel ve küresel barışa katkı sunmak maksadıyla her alanda ilerletmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Rusya- Ukrayna geriliminin çözümünde tutumunun her zaman aynı olduğunu bir kez daha vurgu yapan Erdoğan, ”Türk diplomasisi aslında üzerine düşen bu görevi başarılı bir şekilde sürdürüyor. Burada herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Ancak tabii tarafların buradaki yaklaşımı büyük önem arz ediyor. Eğer taraflar verilen sözlerin üzerinde gerçekten hassasiyet gösterip dururlarsa bu işi ciddi manada çözebilecek bir imkana sahip olduğumuzu veyahut da yaklaştığımızı görüyorum. Bunun olmaması için bu noktada bir sebep söz konusu değil” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin terör unsurlarına karşı tavrını Putin ile görüşmesinde ifade ettiğini belirten Erdoğan şunları kaydetti:

“Putin konuyla ilgili Türkiye’ye yönelik adil bir yaklaşım sürdürüyor. Terörle mücadele noktasında her zaman yanımızda olacağını özellikle de ifade ediyor. Burada şunu bize ima ediyor; ‘Mümkün olduğunca bunları, rejimle birlikte çözme yolunu tercih ederseniz çok daha isabetli olur’ gibi bir yaklaşımı var. Biz de diyoruz ki, şu anda bizim istihbarat örgütümüz Suriye istihbaratıyla zaten bu konuları yürütüyor ama bütün mesele netice almak. Eğer istihbaratımız, Suriye istihbaratıyla bu çalışmayı yürütürken, buna rağmen hala orada terör örgütleri fellik fellik at oynatıyorsa bu konuda bize destek vermeniz gerekiyor diyoruz. Bu konuda da mutabakatımız var”.

“Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim”

‘Akkuyu Nükleer Santrali, Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden bir tanesi. Bunun önemli olmasının sebebi, sadece elektrik üretim kapasitesi değil, aynı zamanda enerji arzı konusunda Türkiye’nin beklentilerinin bir bölümünü karşılamasının öngörülmesi. Diğer taraftan sizin enerji konusunda da en başından beri çok sık vurgu yaptığımız konulardan bir tanesi yerlileşme ve millileşme. Bu çerçevede Rus tarafı ile bir Türk ortağın girişimi olarak yola çıkan IC İçtaş zaman içinde önemli bir bilgi birikimi ve know-how üretmişti. Fakat kısa süre önce ilginç bir gelişme oldu ve Rus tarafı Rosatom yarı yarıya ortak olduğu bu şirkette çalışmalarını durdurdu ve feshetti. Acaba bu konu gündeme geldi mi? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu adım bu projenin gecikmesi veya Türk tarafının bir miktar daha böyle taşeronlaştırılmasına neden olabilir mi? Böyle bir risk görülüyor mu?’ sorusuna Erdoğan, “Tabii böyle bir konuyu görüşmemek olamaz. Görüştük. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, ülkemizin enerji stratejisi içinde ayrı bir öneme sahip. Akkuyu’nun ilk reaktörünü 2023 yılında hizmete alma hedefimiz sürüyor. Bu hususları, Rus tarafıyla görüşmelerimizde bir kez daha ele aldık. ‘25 bin kişi şu anda çalışmıyor. Burası kapatıldı’ gibi ifadeler söyleniyor. Böyle bir şeyi ben de kabul etmedim, Rus tarafı da kabul etmiyor. Çalışıyorlar. Şimdi önümüzdeki hafta Mersin Taşucu’nda Abdülhamit Han sondaj gemimizi uğurlamaya gittiğimde aynı gün oradan Akkuyu’ya geçeceğim. Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim. Ondan sonra da Sayın Putin’e oradaki gelinen durumu aktaracağım, söyleyeceğim. Ona göre de yol haritamızı belirleyelim diyeceğim. Yani onlar da bir defa kesinlikle süreci durdurmak gibi bir şeyi kabul etmiyorlar” cevabını verdi.

Türkiye’nin ülkeye yatırım yapmak isteyen herkese kapılarının açık olduğunu söyleyen Erdoğan, ”Bizim şu anda Türkiye olarak kapımız herkese açık. Ülkemizde kimler yatırım yapmak isterse biz onlara her türlü desteği veririz. Çünkü Türkiye dünyada sadece bu son gelişmelerde değil, bunun dışında da serbest pazar ekonomisinin en önemli bir açık kapısıdır” dedi.

“Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık”

Ruble ile alışveriş konusunun da görüşmelerde masada olduğunu bildiren Erdoğan, ”Tabii bu Soçi ziyaretinin bir güzel tarafı da şu oldu, Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık. Ruble noktasında bu alışverişlerimizi yapacağımız için o da tabii Türkiye-Rusya arasında mali noktada ayrı bir güç kaynağı olarak Rusya’ya ve Türkiye’ye inşallah kazandıracak. Bir de Rusya’nın Mir kartı var. Şu anda bizim beş bankamız bunun üzerinden çalışmalarını sürdürüyor. Burada da çok ciddi gelişmeler var. Bu da tabi Rusya’dan gelen turistleri çok çok rahatlatan bir süreç. Onlarla alışverişini, otel ödemelerini yapabiliyorlar. Bu da tabi hem onlar için hem bizim için çok çok rahatlatıcı bir sistem. Bu ziyaretimizde Rusya Merkez Bankası Başkanı ile bizim Merkez Bankası Başkanımız da görüşmelerini yaptılar” açıklamasında bulundu.

Azerbaycan-Ermenistan gerilimi ile ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, “İlham kardeşimle iki gün önce bunları etraflıca konuştuk. Öncelikle bir Azerbaycanlı kardeşimizin şehit olmasına neden olan saldırıyı kınıyoruz. Karabağ, Azerbaycan’ın uluslararası tanınmış sınırları içerisinde yer alan Azerbaycan toprağıdır. Azerbaycan, tabiatıyla topraklarında yasadışı hiçbir silahlı unsurun bulunmasını istemiyor. Üçlü Bildiri’den bu yana yaklaşık iki yıl geçti. Ermenistan’ın buradaki taahhütlerini de bir an önce yerine getirmesi önem taşıyor. Azerbaycan’ın Londra Büyükelçiliğine saldırıyı da kabul edilemez buluyoruz. Bu olayın ciddiyetle ve detaylı bir şekilde soruşturularak faillerine gerekli cezaların verileceğini ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.

Erdoğan, “ABD Temsilciler Meclisi Başkanının Tayvan’dan ayrılmasının ardından Çin, işgal senaryosunu andıran bir tatbikat başlattı. Bu gerilimin nereye evrileceğini düşünüyorsunuz? Pasifik’te olabilecek bir çatışma, Türkiye’nin pozisyonunu nasıl etkiler? Ekonomik anlamda özellikle bir kriz çıkarsa hazırlık mıyız?” sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Biz hepsine hazırız, bir sıkıntı yok. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Ukrayna’daki savaş ve koronavirüs salgınının küresel ekonomi ve istikrara olumsuz etkilerinin sürdüğü bir dönemde yeni bir krizin ortaya çıkmasına izin vermemeliyiz. Tayvan’la ilgili ortaya çıkan gerginliğin azaltılması için tüm tarafların sağduyulu ve itidalli hareket etmesi çok çok önemli. Eylül ayında Şanghay Beşlisi, Özbekistan’da toplanacak. Görüşmemizde Sayın Putin de rica etti; nasip olursa biz de inşallah oradaki toplantıya katılacağız. Şanghay Beşlisi’nin gerek üyeleri gerek gözlemci ya da diyalog ortağı olarak oraya katılacak olanlarla biz de beraber olalım diyoruz. Örneğin Çin geliyor, öbür tarafta Suud gelecek, Katar gelecek. Orada onlarla bir arada olmayı hedefliyoruz. Şu anda fevkalade bir durum olmazsa inşallah ben de oraya katılacağım. Orada bunları çok daha iyi değerlendiririz.”

Almanya ve Fransa’nın Türkiye’yi hedef alan açıklamalarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Erdoğan, ”Bu taraflı açıklamalara Dışişleri Bakanımız gerekli yanıtları verdi. Ne yazık ki Almanya da Fransa da Rum-Yunan propagandasına alet oluyor. Yunanistan’ın uluslararası hukuku hiçe sayan adımlarına göz yumulurken, doğru olmayan değerlendirmelerle ülkemizin eleştirilmesi kabul edilemez. Avrupa’nın istikrar ve güvenliği için Türkiye’nin yeri aşikâr. Bu rolümüzü küresel tahıl krizinin çözümünde öncü olarak bir kez daha gösterdik. İstanbul’dan geçen Razoni kuru yük gemisi aslında bir ilkti. Bunun arkasında bu şekilde sırada olan 20 civarında gemi var. Hepsinden öte, şu anda Rusya diyor ki ‘Bizim ciddi manada çıkabilecek hazırlığımız var, gücümüz var. Bizdekilere ne zaman aracılık edeceksiniz?’ İlgili bakanlıklarımız, birinci derecede de Ticaret Bakanlığımız bu işlerin şu anda sorumlusu olduğu için bu konuda hızla çalışıyorlar. Hele hele burada imzayı attıktan sonra sorumluluğu daha da artmış vaziyette” dedi.

Erdoğan Rusya’nın da tahıl ihracatı için destek talebinde bulunduğunu belirterek, Rusya diyor ki ‘Benim malım çok fazla. Örneğin asgari 40 milyon ton ben şu anda mal çıkarabilirim.’ Tabii arada kara kediler var, güya Türkiye gemileri durdurmuş gibi dedikodu dolaştırıyorlar. Böyle bir şey yok. Aksine, ilk gemi nasıl Lübnan’a gittiyse, bu tür gemilerin hepsi bizim üzerimizden gitmeleri gereken ülkelere ulaşmaları için yola revan olacaklar. Bunun aracılığını da Türkiye en güzel şekilde ortaya koyacak. İstanbul’daki sözleşmeyle sağladığımız o başarıyı bundan sonra da devam ettireceğiz” diye konuştu.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.