Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Sağlık

Depresyon anne karnında başlayabiliyor

Uzman Klinik Psikolog Aslıhan Er, “Stres, anne karnındaki bebekte bile depresyona neden olabilir” dedi.

Mert Taha Varol – Mustafa Kurtulan
SİVAS-
Uzman Klinik Psikolog Aslıhan Er, depresyonun anne karnındaki bebeklerde de görülebileceğini belirterek, anne karnındaki depresyonun başlıca nedenini anne adaylarındaki strese bağladı. Er, konuyla ilgili açıklamasında , “Hamile bir anne fetüs halinde olan bebeği bulunduğunda yaşadığı sıkıntıları ve stresi bebeğe aktarıyor. Bebeğe aktardığı zaman bebek stresli şekilde yetişmeye başlıyor ve evreleri stresleri şekilde geçmeye başlıyor” dedi.

“Anne sıkıntılarını bebeğe aktarıyor”

Aslıhan Er, çocuklardaki depresyonun anne karnında başladığına dikkat çekerek, “Çocuklardaki depresyonun kökenine baktığımızda bebeklik evresinde hatta anne karnında bebek fetüs evresindeyken annenin yaşadığı duygusal sıkıntılar, yoksulluklar veya herhangi bir stres anksiyete ile birlikte çocuğa aktarımını görüyoruz. Bu nasıl oluyor dersek bizler normal yetişkin bireyler bir sıkıntı yaşadığımızda aldığımız stresi somatik halini bedenimize aktarıyoruz. Baş ağrısı, baş dönmesi, ensede uyuşukluk, el de titreme, kalp çarpıntısı gibi şeyler vücudumuza aktarılıyor. Hamile bir anne fetüs halinde olan bebeği bulunduğunda yaşadığı sıkıntıları stresi bebeğe aktarılıyor. Bebeğe aktardığı zaman bebek stresli şekilde yetişmeye başlıyor ve evreleri stresleri şekilde geçmeye başlıyor. Halk arasında ‘bebek depresyonlu doğar mı’ diye söylemler olur ve kesinlikle bebek depresyonlu doğabilir. Bunu da nasıl anlarız anne karnından itibaren bebek zaten stresle büyüdüğü ve her şeyi hissettiği için doğum anında depresyonlu doğum gerçekleşebiliyor” şeklinde konuştu.

“Huysuzluk depresyon belirtisi olabilir”

Er, doğumun ardından geçen 40 günlük zaman dilimi içerisinde bebeklerdeki gaz sancısı ve ağlama krizlerinin depresyon kaynaklı olabileceğini ifade ederek, “Hamilelik sürecinde anne kendini rahatlatıp da stresten uzaklaşmazsa çocuk bunu kronik hale getirebiliyor. Bebeklik evresinden ben merkezli evresine, 0-5 yaş evresine kadar bunu ilerletebiliyor. Bizim burada yapacağımız şey ilk başta aşamadığımız sıkıntılarımız varsa kesinlikle psikoterapi olabilir ya da herhangi bir süreçte aile danışmalığı olabilir. Destek alınmasını öneriyorum. Bununla birlikte doğum yaptıktan sonra lohusalık depresyonu yaşama ihtimali doğum öncesi stresle beraber çok yükseliyor. Bunun için iyi bir desteğin alınmasını öneriyorum. Eğer anneler sağlıklı olursa çocukları o kadar sağlıklı olur. Yani anne sağlıklıysa bebek annenin memesinden emdiği sütü sağlık şekilde alacaktır” şeklinde konuştu.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

İç hastalıklarda sınav başarısı

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalından (AD) Arş. Gör Dr. Mehmet Karaman Uzmanlık Eğitimi Bitirme Sınavında başarılı oldu.

Hüseyin Efe
KÜTAHYA-
Sınavda jüri olarak; KSBÜ İç Hastalıkları AD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Aliustaoğlu, İç Hastalıkları AD’den Doç. Dr. Güven Barış Cansu, Dr. Öğr. Üyesi Türkan Paşalı Kilit, Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Yaman ile Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Başkanı Prof. Dr. Öznur Ak yer aldı.

Başarısından dolayı Karaman’ı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Cem Algın, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Yasemin Taşçı, Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Tekşen ve jüri üyeleri ile İç Hastalıkları AD akademisyenleri tebrik etti.

Okumaya devam et

Sağlık

Samsun Şehir Hastanesi yükseliyor

Sağlık Bakanlığı’nın öz kaynakları ile yapılan 900 yatak kapasiteli Samsun Şehir Hastanesi hızla yükseliyor.

Furkan Abrek Ünal – Cem Güngörmüş
SAMSUN-
Karadeniz Bölgesi’nin en büyük sağlık yatırımlarından biri olan, Yap-işlet-devret modeli kullanılmayan, Samsun’un Canik ilçesine inşa edilen Samsun Şehir Hastanesi inşaatında fiziki gerçekleşme yüzde 55 oranına ulaşıldı. 2020 yılında başlanan 1 milyar 69 milyon TL yatırım bedelli ve 900 yataklı Samsun Şehir Hastanesi inşaatı hızla devam ediyor.
Yapımı bittiğinde bir sağlık üssü haline gelecek hastane; genel tedavi üniteleri dışında onkoloji hastanesi, son teknoloji tetkik cihazlarıyla donatılmış bir nükleer tıp merkezi, kalp damar cerrahi ve göğüs merkezi, genetik hastalıkların tedavi sürecinin yönetileceği genetik hastalıklar merkezi, üreme yardımcı tedavi merkezi, organ ve doku nakli merkezi, inme merkezi, yanık merkezi, 40 ameliyathane ve 1 hibrit ameliyathaneyi bünyesinde bulunduracak.
234 bin 371 metrekare arsa alanı ve 68 bin 990 metrekare oturum alanı olan hastanenin 2023 yılı içerisinde bitirilmesi hedefleniyor.

Okumaya devam et

Sağlık

Hareket bozuklukları ‘beyin pili’yle tedavi ediliyor

Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hareket bozukluğu hastalarında (Parkinson hastalığı, esansiyel tremor ve distoni) ilaç tedavisiyle kontrol edilemeyen durumlar 2021 yılından bu yana beyin piliyle tedavi ediliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde bu tedavinin uygulanmaya başlamasından bu yana toplam 20 hasta beyin piliyle sağlığına kavuştu.

ADANA-Türkiye’de 15 merkezde yapılan, Mersin-Diyarbakır arasındaki bölgede ise kamu hastaneleri arasında sadece Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde olan uygulama, uygun olan hastalara ve SGK kapsamında ücret talep edilmeden yapılıyor. Beyin pilleri, şarjlı olanlarda 25 yıl, şarjsız olanlarda 5 yıl çalışıyor ve hastanın yaşam kalitesine önemli ölçüde katkı sağlıyor. Ömrü dolan pil, yenisiyle değiştiriliyor.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. Melih Çekinmez’in verdiği bilgiye göre, hastalar öncelikle hastanenin ‘Hareket Bozuklukları Polikliniği’ne başvuruyor. Yapılan muayene ve tetkiklerle güncel olarak hastanın uyguladığı ilaç ve tedavilerinin yeterliliği ve uygunluğu gözden geçirilip, daha sonra hastaların nöropsikiyatrik testleri yapılıyor. Psikiyatri uzmanları tarafından psikolojik bir sorun olup olmadığı değerlendiriliyor. İlaçla kontrol altına alınamayan hasta grubunda beyin ve sinir cerrahisi uzmanları devreye giriyor ve pil takılması konusunu değerlendiriyor. Tüm uzmanlar bir araya gelip pil uygunluğu kararı veriyor.

Ameliyat sırasında hasta uyanık oluyor

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Melih Çekinmez, uygunluk kararının ardından beyin pilinin takıldığını belirterek, operasyonun 2 – 2,5 saat sürdüğünü söyledi. Hastanın ameliyat sırasında uyanık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Melih Çekinmez, “Ameliyat esnasında hastaların el hareketi, bilinç durumu ve nörolojik muayenelerini nörologlarımızla birlikte yapıyoruz. Hastayla konuşarak ameliyatı yapıyoruz. Ameliyattan 2 gün sonra hasta evine gidiyor. Pil yerleştirildikten 1 hafta sonra pil açılımı ve ayarlarını yapıyoruz. Verdiğimiz ilaç tedavisi ve pil sayesinde, hastayı en iyi nörolojik duruma getiriyoruz. Hastalarımız kendi hayatlarını kendileri idame ettirir hale getirebiliyoruz. Hastalarımız arasında, titremeleri nedeniyle ‘20 yıldır kendi hayatını tek başına idare ettiremiyorken, beyin pili sonrası günlük hayatlarını yardımsız sürdürebilenler, kendi kendine tuvaletine gidebilen, günlük işlerine geri dönebilenler var” dedi.

Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde Hareket Bozuklukları Grubu kurduklarını belirten Prof. Dr. Melih Çekinmez grup hakkında şu bilgileri verdi:
“Grubumuzda, benim koordinatörlüğümde Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanları Doç. Dr. Gökhan Çavuş ve Doç. Dr. Emre Bilgin, Nöroloji Bölümünden Uzm. Dr. Miray Erdem, Psikiyatri Bölümünden Uzm. Dr. Selim Polat ve nöropsikolog Fatih Yaldız, Anestezi Bölümünden Uzm. Dr. Ümit Kara ve Uzm. Dr. Barış Arslan görev yapıyor. Ayrıca Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Bölümünden hareket bozukluğu hastalıkları ile ilgilenen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Meltem Demirkıran ve Uzm. Dr. Mehmet Balal da görevlendirmeyle hastanemize gelerek çalışmalarımıza yardım ve destekte bulunuyorlar.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.