Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Sağlık

Klimalardaki yüz felci riskine dikkat

Klimalara bağlı yapay ve ani serinlemenin zararları hakkında açıklamalarda bulunan Uzman Fizyoterapist Elif Uzun, “Kış aylarında soğuk ile görüldüğü düşünülen yüz felci, yazın klimaların yoğun ve yanlış kullanımı nedeniyle de görülebilir. Yazın bunaltan sıcaklar ile birlikte kendimizi klimanın serinliğine bırakırken aslında yüz felcine merhaba diyoruz” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL-Yaz aylarının gelmesi ile birlikte klima ile serinlemeye olan ihtiyaç artış gösteriyor. Yüz sinirlerinin beyinden çıkıp yüze gelirken dar bir kanaldan geçerek yüz kaslarına doğru dağıldığını belirten Uzman Fizyoterapist Elif Uzun, “Yüz felci, günlük hayatta en çok soğuğa maruziyet ile sinir etrafında oluşan ödem ve enflamasyon sonucu sinirin kanalda sıkışması ile oluşur. Kış aylarında soğuk ile görüldüğü düşünülen yüz felci, yazın klimaların yoğun ve yanlış kullanımı nedeniyle de görülebilir. Yazın bunaltan sıcaklar ile birlikte kendimizi klimanın serinliğine bırakırken aslında yüz felcine merhaba diyoruz” şeklinde konuştu.

“Klima sıcaklığı 24-26 derece olarak ayarlanmalı”

Klima kaynaklı yaşanan yüz felcinden korunmak için uyarılarda bulunan Uzun, “Ani ısı değişimi yaşadığımızda klima karşısında vakit geçirmekten ve yüzün terli olduğu durumlarda yüze direkt klimanın gelmesinden kaçınmalıyız. Hava sıcaklığı 35 derece olduğunda ve klima oda sıcaklığı 18 dereceye ayarlandığında ani ısı değişimine maruz kalırız. Klima sıcaklığının ideal oda sıcaklığı olan 24-26 derece olarak ayarlanması önerilmektedir” dedi.

“Araç içi klimalara dikkat”

“Ev ve iş yerlerindeki klimaların oturduğumuz alana dik bir şekilde gelmemesi için klimanın konumunun doğru ayarlanmasına dikkat edilmeli” diyen İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu’ndan Uzman Fizyoterapist Elif Uzun, “Araç içi klimalarda da fanın üfleme yönünün direkt yüzümüze gelmeyecek şekilde ayarlanması gerekiyor. Gidilen sosyal mekânlarda klimanın konumu değiştiremeyeceğimiz için kişiler kendi oturma konumlarını klimaya göre ayarlamalı” diye konuştu.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

‘Enfeksiyon hastalıkları zamanında tedavi edilmezse ölüme yol açabilir’

Kana mikrop karışmasına tıp dilinde ‘sepsis’ denildiğini belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, “Pek çok değişik tür mikrop çeşitli yollarla kana karışabilir ve hastalığa neden olur. Enfeksiyon hastalıkları pratiğinin en acil tedavi gerektiren hastalıklarından biridir. Zamanında ve etkin tedavi yapılamazsa organlarda hasar yaparak ölümle sonlanır” dedi.

SAMSUN-
Liv Hospital Samsun Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği’nden Prof. Dr. Mustafa Sünbül, kanda görülen enfeksiyon hastalıkları hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

Değişik mikroplar kana karışabilir

Kanın sağlıklı insanlarda mikropsuz olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mustafa Sünbül, “Kana mikrop karışmasına tıp dilinde sepsis denir. Pek çok değişik tür mikrop çeşitli yollarla kana karışabilir ve hastalığa neden olur. Enfeksiyon hastalıkları pratiğinin en acil tedavi gerektiren hastalıklarından biridir. Zamanında ve etkin tedavi yapılamazsa organlarda hasar yaparak ölümle sonlanır. Sepsis dediğimiz bu hastalıkla tüm dünyada sıkça karşılaşılmaktadır. Birçok ülkede hastalığın oranı bilinmemektedir. Yapılan araştırmalara göre ABD’de yılda bir milyona yakın kişi bu hastalığa yakalanmaktadır. Hastalık hastane dışında çeşitli nedenlerle oluşabileceği gibi hastanede yatan kişilerde de gelişebilmektedir. Özellikle yoğun bakım hastalarında kanda enfeksiyon oluşma riski çok daha yüksektir” diye konuştu.

İdrar yollarının iltihaplanması sepsise neden olabilir

Kana mikrobun nasıl karıştığından bahseden Prof. Dr. Mustafa Sünbül, şu bilgileri paylaştı:
“Kana mikrop, kısa süreli ve miktar olarak az sayıda veya uzun süreli daha fazla miktarda karışabilir. Diş fırçalama veya çiklet çiğneme gibi basit işlemler sırasında bile kana geçici süre ve az sayıda mikrop karışabilir ancak bağışıklık sistemi bu mikropları yok eder ve hastalık oluşmaz. Ancak uzun süreli ve fazla miktarda mikrop kana karışırsa, kanda enfeksiyon gelişir. İdrar yolları iltihabı, kalp kapaklarında veya kalp duvarında gelişen iltihap, kemik iltihabı, bağırsak iltihabı, cilt iltihabı, iç organlarda olan apseler başta olmak üzere birçok organ veya sistemimizde gelişen iltihap sepsis gelişimine neden olabilir. Ayrıca şeker hastaları, kanser tedavisi verilen kişiler, organ nakli yapılanlar ve yaşlılarda bağışıklık sistemi baskılanmış olduğundan veya yenidoğan dönemindeki bebeklerde ise bağışıklık sistemleri henüz gelişmediğinden bu tür hastalıklara karşı eğilim fazladır.”

Ciddi ve hayati bir sorun

Prof. Dr. Sünbül şöyle devam etti:
“Günümüzde tıbbi teknolojideki gelişmeler sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırırken diğer yandan tanı ve tedavi amaçlı hastaya uygulanan bir takım işlemler kanda enfeksiyon riski oluşturmaktadır. Uzun süreli idrar sondası kullanımı, diyaliz katateri, kanser tedavisi yapmak için konulan kalıcı kataterler bunlara örnektir. Kanda enfeksiyon oluşması çok ciddi ve hayati bir sorundur. Erken tanı ve etkili antibiyotik tedavisi hayat kurtarıcıdır. Bu tedavinin mutlaka hastanede ve damar yolu ile yapılması gerekir. Tedavide gecikme olan veya bağışıklığı baskılanmış hastalarda maalesef ölüm oranı yüksektir.”

Vücutta iltihap olduğunda yüksek ateş oluşabilir

Kanda enfeksiyon saptanması hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Sünbül, “Vücutta iltihap olduğunda başta ateş yüksekliği, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı, bulantı, kusma gibi pek çok klinik bulgunun yanında kanda bazı değerler yükselir. Kana mikrop karıştığından şüphelenilirse hasta derhal hastaneye yatırılır ve incelenir. Klinik şüphe ile birlikte ayrıntılı fizik muayene ve laboratuvar tetkikleri ile tanı konur. Hastadan alınan kanın kültürü yapılır ve kan kültüründe mikrop üretildiğinde tanı kesindir. Bu işlem birkaç gün alabilir, kanda enfeksiyon düşünülen hastalarda derhal tedavi başlanır” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Sağlık

Samsun’da hastane bilgi yönetim sistemi arızası

Samsun’da devlet hastanelerinde yaşanan ‘hastane bilgi yönetim sistemi’ arızasıyla ilgili açıklama yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Ali Oruç, “Bu arıza kısa zamanda çözülemiyor. Güncelleme birkaç gün sürüyor. Dün itibarıyla yüzde 90 bitmişti. Yarına bir sorun kalmayacak gibi görünüyor” dedi.

SAMSUN-Hastane bilgi yönetim sisteminde arıza yaşandığını belirten İl Sağlık Müdürü Oruç, “Hastane bilgi yönetim sistemi ile ilgili bir arıza oluşmuştu. O arıza da kısa zamanda çözülemiyor. Güncelleme birkaç gün sürüyor. Dün itibarıyla yüzde 90 bitmişti. Ama yine de bir yavaşlığımız var ister istemez. Şu an çözülmüştür diyebiliriz. Yarına bir sorun kalmayacak gibi görünüyor. Bu akşam son güncellemeleri yapıyorlar” diye konuştu.

Oruç şu bilgileri verdi:
“Arıza nedeniyle muayenede değil ama sonuç görmede yavaşlık vardı. Reçete yazmada yavaşlık vardı. Yoksa bizim randevu ile ilgili bir sıkıntımız yoktu. Bu akşam son güncellemeleri yapacaklar. Tahminimiz hiçbir sıkıntı kalmayacak. Öyle gözüküyor.”

Okumaya devam et

Sağlık

Sıcak hava kalbi yoruyor

Ölüme sebebiyet veren hastalıkların başında kalp damar hastalıklarının geldiğini belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Mete, yaz aylarındaysa daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

BURSA-
Kalp damar hastalarını aşırı sıcaklara karşı uyaran Özel Medicana Bursa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Özgür Mete, “Aşırı sıcak ve nemli havalarda kalp krizi geçiren ve kalp damar hastalığı sebebiyle ölen hasta sayısı artış göstermektedir. Bilhassa yaşlı ve ek hastalığı olanlarda bu sayı daha da artmaktadır. Yaz aylarında havanın ısınması damarlarda genişlemeye, sıvı ve tuz kaybına, kalp atışlarının hızlanmasına, kalbin iş yükünün artmasına ve kanın pıhtılaşmaya meyli artar. Risk gurubunda olanların kalp krizi geçirme riski bu sebeple daha fazladır” dedi.

Sıcağa karşı en etkili yöntemin vücudun terlemesi olduğunu belirten Dr. Özgür Mete, “Nemli deriden su buharlaşırken cilt soğumaya başlar. Bu şekilde damarlarda dolaşan sıvı miktarının azalması böbreklerden geçen kan hacminin azalmasına yol açar. Bu da yeterli sıvı alınmadığı takdirde böbrek ve böbreküstü bezlerden salgılanan maddelerle damarların büzülmesine ve ani tansiyon yükselmesi ile kalp yetersizliği bulgularının artmasına yol açar. Terlemenin fazla olduğu sıcak havalarda hipertansiyonu ve kalp yetersizliği bulunan, idrar söktürücü ilaç kullanan hastaların yeterli miktarda sıvı almaları gerekmektedir. Aksi takdirde böbrek fonksiyonlarında bozulma ve ani tansiyon düşmeleri olabilir. Bu ilaçları kullananlarda fazla sıvı kaybı sonucunda sodyum ve potasyum eksikliği oluşur. Buda kalpte ritim bozukluğu, bilinç de bozulmalar yapabilir” diye konuştu.

Daha önceden kalp damar hastalığı olan hastaların, mümkün olduğu kadar serin yerlerde kalmaları, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı gibi şikâyetleri başlarsa, zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini anlatan Mete, “Kalp ve damar hastalarının sıcak yaz aylarını daha sağlıklı geçirmeleri için özellikle güneşin dik olduğu saatlerde direkt güneşin altında dolaşmayıp bu saatlerde serin ve gölgelik yerlerde bulunmalı. Ağır güç gerektiren spor türlerinden uzak durulmalıdır. Sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde 30 dakika yüzülebilir. Ağır, yağlı yemeklerden kaçınıp az ve sık aralıklarla sebze ağırlıklı beslenilmelidir. Günlük sıvı ihtiyacı olan 2-2,5 litre sıvı tüketimine özen gösterilmelidir. Deniz ve havuza sabah ve akşam saatlerinde aç karnına girilmelidir. Yemekten sonra hemen denize girilmemelidir” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.