Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Genel

Soylu: AFAD’dan gelen alarm dünyanın gelişmiş ülkelerinde kritik zamanlarda gönderilir

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘Dijital Hizmetler Lansmanı’nda yaptığı konuşmada, “Geçen günlerde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) bir alarm geldi. Bu dünyanın gelişmiş ülkelerinde özellikle kritik zamanlarda gönderilebilecek bir alarmdır” dedi.

Huzeyfe Tarık Yaman – Sadettin Aliusta
ANKARA-
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sivil Toplumla İlişkiler ile Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüklerince Ankara’da bir otelde düzenlenen “Dijital Hizmetler Lansmanı/e-Genel Kurul e-Yönetim Kurulu e- Alındı Belgesi” toplantısına katıldı. Burada yaptığı konuşmada Diyarbakır merkezli 10 ilde yürütülen Kökünü Kurutma Operasyonu’nu başarıyla tamamladıklarını hatırlatan Bakan Soylu, Türkiye’nin bir dijitalleşme sürecinden geçtiğini söyledi.

Soylu, “Türkiye, kendi etrafındaki coğrafyaya ve dünyaya örnek olabilecek şekilde dijital alt yapısını en güçlü şekilde kurabilme kabiliyetini ortaya koyuyor. Türkiye bu koşuyor. Benzerlerine göre çok daha güçlü bir oranda koşuyor. Bu alandaki rekabetten korkmuyor ve çekinmiyor” dedi.

İçişleri Bakanlığının 657 hizmetinin 623’ünü e-Devlet ile ilişkilendirdiklerini belirten Bakan Soylu, “657 hizmetimizin 623’ü şu anda e-Devlet’ten alınabilme kabiliyetine sahip. Bu bizim için gurur duyulabilecek bir başarı. 15 Temmuz’dan sonra 3 bin 214 belge isteniyordu bakanlığımızdan. Vatandaşımızın nüfustan diğer tüm hizmetlerine kadar. Biz bu 3 bin 214 belgenin 2 bin 574’ünü artık istemiyoruz” diye konuştu.

“Devlet, hizmetlerinde özel sektörün memnuniyet hizmetinin gerisinde kalmamalı”

Bakan Soylu, şöyle devam etti:
“Devlet eğer yaptığı hizmetlerde özel sektörün memnuniyet odaklı hizmet anlayışının gerisinde kalırsa itibar kaybeder. Bu çok tehlikeli bir şeydir. Bizim özel sektörün alt yapısını güçlendirici ama özel sektör kadar, bazen daha da iyi vatandaş memnuniyet odaklı bir hizmet üretme zorunluluğumuz var. Bunu yapmak zorundayız. Devletin itibarını ve vatandaşın verdiği verginin karşılığını devletin kendisine yaptığı hizmette verebilmesi için yapmamız lazım.”

“AFAD’dan gelen alarm dünyanın gelişmiş ülkelerinde kritik zamanlarda gönderilir”

“E-Belediye projesini ayağa kaldırdık. Birçok modül ortaya koyduk. Belediyelerin farklı yerlere yılda en az yaklaşık 3 milyar para ödemesinin önüne geçtik, geçiyoruz. Bu yıl 500 belediyenin e-Belediye sistemini tamamen bitiriyoruz” diyerek e-Belediye sisteminin önemine dikkati çeken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, geçtiğimiz günlerde AFAD tarafından vatandaşlara gönderilen ‘Hayati Uyarı Bildirimi’ hakkında şunları söyledi:

“Geçen günlerde AFAD’dan bir alarm geldi. Bu dünyanın gelişmiş ülkelerinde özellikle kritik zamanlarda gönderilebilecek bir alarmdır. Biz öyle bir sistem kurduk ki o alarmı Çankaya ilçesinin bir mahallesine gönderebilme kabiliyetine sahibiz. Belirli kişilere gönderebilme kabiliyetine sahibiz. Çünkü yürümeyeceği düşünülen bir sistemi, Mekansal Adrese Dayalı Kayıt Sistemi’ni Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’nin (MERNİS) altında hayata geçirdik. O sisteme operatörlerden mesaj gönderebilme kabiliyetine sahip olabiliyoruz. Yani dijital alt yapımızı önemli bir noktaya taşıdığımızı ifade etmek istiyorum.”

“Gelecek nesiller, mali suçlar adına korkuyorum”

Büyük sosyal medya platformlarının algoritmaları istedikleri gibi manipüle edebilecek kabiliyete sahip olduğunu vurgulayan İçişleri Bakanı Soylu, karşı karşıya olunan vesayet sisteminin tehlikeli olduğunu, bundan dolayı gelecek nesiller adına korktuğunu anlattı. Bakan Soylu, konu hakkında, “İstedikleri gibi algoritmaları manipüle edebilecek kabiliyete sahipler. Toplumların genetiğini bozabilmek için istedikleri saldırıları ortaya koyabilecek kabiliyete sahipler. Bir taraftan teknolojinin nimetlerinden istifade ederken iletişim çağında bir taraftan başka bir vesayet sistemiyle karşı karşıya olduğumuzu söylemek isterim. Bu büyük bir tehlikedir ve ben çok korkuyorum bu tehlikeden. Gelecek nesiller, mali suçlar adına korkuyorum. Dünyanın yeni bir kaosa ve karmaşaya bunun üzerinden dönebileceğini hissettiğim için korktuğumu söylemek isterim” ifadelerini kullandı.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Fatih Erbakan: Yeniden Refah Parti’miz Türkiye’de en fazla üye kaydeden parti oldu

Pendik’te vatandaşlarla buluşan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan; “Geçtiğimiz ay Yargıtay’ın açıklamış olduğu rakamlara göre Yeniden Refah Parti’miz Türkiye’de en fazla üye kaydeden parti oldu, şampiyon oldu” dedi.

Enes Şamil Gönenç – Mustafa Ayabakan
İSTANBUL-
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Pendik’te bir dizi ziyarette bulunarak vatandaş ile biraraya geldi. Öğlen namazını Pendik Çarşı Camii’nde kılan Erbakan, namazını kıldıktan sonra cami önünde bulunan partisinin stant çalışmalarına katılarak vatandaşlarla buluştu. Namaz çıkışı Erbakan’ı coşkulu bir kalabalık karşılarken Refah Partisi Genel Başkan’ı Fatih Erbakan, alanda bulunan Saadet Partisi, AK Parti ve MHP stantlarını da gezerek bir süre sohbet etti. Daha sonra coşkulu kalabalıkla etraftaki dükkanları gezen Erbakan, esnaflarla sohbet ederek selamlaştı.

Stant çalışmalarının ardından Şehit Orgeneral Eşref Bitlis Parkı’nda vatandaşlara seslenen Erbakan, “81 il teşkilatı, 920’den fazla ilçe teşkilatı, 250 bin’i aşan resmi Yargıtay sayfasında görülen üyesi, 50 bin’e yakın sandık baş müşahiti, hanım ve gençlik teşkilatları, pek çok ilimizde mahalle ve köy teşkilatlarımızla Türkiye’yi kuşattık ve seçimlere en hazır, en güçlü parti olarak şuanda çalışmalarımıza devam ediyoruz. Geçtiğimiz ay Yargıtay’ın açıklamış olduğu rakamlara göre Yeniden Refah Parti’miz Türkiye’de en fazla üye kaydeden parti oldu, şampiyon oldu. Geçen ay 15 bin’e yakın bir üye kaydıyla Türkiye’de 1. parti olduk. Bu ay daha 20 gün dolmadan sadece gençlik kollarımız 10 bin 100 üye yaptı, sadece hanım kollarımız 12 bin 700 üye yaptılar. Yeniden Refah Parti’miz Türkiye’nin en hızlı büyüyen partisi olmuştur, hayırlı ve mübarek olsun. Erbakan Hocamızın da dediği gibi iman ile bu başarıyı elde ettik” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Dolandırıcıların yeni yöntemi: Kaplama altın

Son dönemde artan hırsızlık ve dolandırıcılık olayları, kuyumcuların ortak sorunu oldu. Kuyumcu esnafı, önceden tek başına dükkanları gezen hırsızların şimdilerde gruplar halinde gezdiğini, dolandırıcıların ise gerçeğini aratmayan kaplama altın ile esnafı kandırmaya çalıştığını söyledi.

Ardacan Uzun
KOCAELİ-
En güvenli yatırım aracı olarak bilinen altının değeri her geçen gün artarken, kuyumcu esnafı da dolandırıcılık ve hırsızlık olaylarına karşı kendi tedbirlerini alıyor. Kocaeli’de daha önce dolandırıcıların ve hırsızların kurbanı olan bazı kuyumcular, şimdilerde daha bilinçli davranıyor.

Hırsızların en bilindik yönteminin ‘dikkat dağıtma’ olduğunu söyleyen kuyumcu esnafı Nuriye Altaş, hırsızların birkaç kişi olarak dükkana geldiklerini, bir kişinin ürünle ilgilenirken, diğerinin de hırsızlık eylemini gerçekleştirdiğini ifade etti.

“Gramajının tutup tutmadığını kontrol ederiz”

Bazı şahısların sahte altın satmaya çalıştığını da ifade eden Altaş, “Sabit gramları olan ürünler vardır. Örneğin çeyrek, cumhuriyet, Reşat altın gibi. İlk önce elimize aldığımız zaman ağırlıklarını kontrol ederiz. Sonrasında tartıya koyarak gramajının tutup tutmadığını kontrol ederiz. Gerektiği zaman tezgaha alarak altının çıkardığı sesi almaya çalışırız. Bileziklerin içinde patentleri var, garantisine bakarız. Bu gibi yöntemler ile altının sahte olup olmadığını anlamaya çalışırız. Elimizle yaptığımız kontrolden emin olmadığımız durumlarda, taşa sürterek, ayar suyuyla altın olup olmadığını anlamaya çalışırız. Şüphelendiğimiz durumlarda ise atölyelere gönderip, ateşle erittiriyoruz. Bu sayede içindeki maddenin altın olup olmadığını anlıyoruz” dedi.

“Ürünü peçeteye saklayıp çalmaya çalıştılar”

Daha önce birçok hırsızlık olayı ile karşılaştıklarını kaydeden Altaş, “Dikkatimin dağılmasını fırsat bilen hırsızlar, cüzdanın arkasına bilezik saklayarak almaya çalıştırlar. Bunun dışında, tezgaha çanta koyup arkadaşlarımızın görüşünü keserek önündeki ürünlerden almaya çalıştılar. Elindeki peçeteye saklayıp veya gömleğinin içine atarak ürün çalmaya çalıştılar” diye konuştu.

“Ürün yakıldığı zaman kaplama olduğu ortaya çıkıyor”

Bir diğer kuyumcu esnafı Sergen Kavartkurt ise son zamanlarda hırsızların altın kaplama yöntemini kullandığını ifade etti. Kavartkurt, “Kaplamanın anlaşılmaması için genelde ürünler ayar testine girerken kilit kısmındaki ayara bakılır. Personelimiz yanılabiliyor ama devamında ürün yakıldığı zaman kaplama olduğu ortaya çıkıyor. Ama kilide bakıp yanılan çok personel arkadaşımız var. Bu sektörde eski olanlar ilk bakışta altının sahte olup olmadığını eline aldıklarını anlayabiliyor. Çok iyi kaplamalar var, bunların anlaşılması için ayar testine girmesi, atölyede yakılması lazım” şeklinde konuştu.

Hırsızların artık grup halinde gezdiğini ifade eden Kavartkurt, “Hırsızlar son zamanlarda tek başına değil de grup halinde gelip, müşteri gibi davranarak personelin kafasını karıştırmaya çalışıyor” dedi.

“Dükkanın yoğun olduğu zamanlardan yararlanıyorlar”

Mağazaya gelen her kişiye müşteri gözüyle baktıklarını ancak artan dolandırıcılık ve hırsızlık olayları sebebiyle şimdilerde daha dikkatli davrandıklarını kaydeden Osman Öztürk ise “Mağazaya müşteri kılığında gelen hırsızlar biraz da olsa kendilerini belli ediyor. Genelde dükkanın çok yoğun olduğu zamanlardan veya sırtımızı döndüğümüzde o fırsattan yararlanıyorlar” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Ekonomi

2. el otomobil pazarında bayram hareketliği

Kurban Bayramı öncesi Samsun 2. El Otomobil Pazarı hareketlendi.

Erdi Demür-Ünsal Karka
SAMSUN-
Küresel salgın sonrası yaşanan çip krizinin etkisi ile dünyada yaşanan sıfır araç sıkıntısı Türkiye’deki 2. el otomobil piyasasını olumsuz etkiledi. Covid-19 salgının ilk aylarında peynir ekmek gibi satılan ikinci el otomobiller, piyasada yaşanan araç sıkıntısının ardından oldukça değerlendi. 30-40 yıllık otomobillerin bile 100 bin TL’ye kadar yükselmesi alım-satımı yavaşlatırken, Kurban Bayramı’nda araba sahibi olmak isteyen vatandaşlar ikinci el otomobil pazarlarında kalabalık oluşturdu.

“Kafamdaki arabayı almaya piyasa izin vermiyor”

Kendi belirlediği fiyatta istediği arabayı almadığına dikkat çeken alıcı Gökhan Durcan, “110-130 bin TL bandında otomatik vites araba bakıyorum. Kafamdaki fiyat bandında otomatik araba bulamadım. Manuel viteslilerde de Şahin ve Broadway’lere 100 bin TL istiyorlar. Ben ise Corsa ve Polo gibi otomatik vites arabalar istiyordum. Şu anda istediğim özelliklerdeki arabanın başına geldim. 145 bin TL istiyorlar ama bu araba o kadar fiyat etmez. Bayram öncesi oto pazarına geldim. Bayram öncesi herkesin araba ihtiyacı oluyor. Ondan dolayı bir kalabalık olduğunu düşünüyorum” dedi.

Pazarda bulunduğu sürece aracına fiyat verenin çıkmadığına değinen satıcı Mustafa Aydın, “Bugün geçen haftalara göre pazarda bayağı bir kalabalık var. Onu da bayram haftası olduğuna bağlıyorum. Ben 2014 model Fiat Linea otomobilimi satmak için geldim. 245 bin TL’ye satmak istiyorum ama şu anda fiyat veren çıkmadı. Alıcılar sadece fiyat sorup gidiyorlar” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.