Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bizim güneyimizdeki terör örgütlerinin inlerine gelen silahlar kime karşı kullanılıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “(ABD) Nasıl NATO’da paydaş ülkeyiz veya omuz omuza vermiş iki ülkeyiz ki bütün silahlar PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye gönderiliyor. Bu silahlar kime karşı kullanılıyor? Yunanistan’dakileri ‘Rusya’ya karşı’ dediniz. Peki bizim güneyimizdeki terör örgütlerinin inlerine gelen bu silahlar, onlar kime karşı kullanılıyor? Onlar da Türkiye’ye karşı kullanılıyor” dedi.

Utku Şimşek
ANKARA-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi’ne katılmak amacıyla İspanya’nın Madrid şehrine hareket etmeden önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirveden temel beklentimiz ittifak dayanışmasının koşulsuz biçimde ortaya konulmasıdır. Müttefiklerimizden, terörizmin tüm tür ve tezahürleri ile mücadelede ayrım yapmamalarını, bir müttefike yönelik tehdidin aslında NATO’nun geneline yönelik bir tehdit anlamına geldiğini görmelerini bekliyoruz. İsveç ve Finlandiya’nın üyelik başvurularının ardından yaşanan süreç tabiatıyla zirve bağlanımda öne çıkan konulardan biri olacaktır. Bu hususa dair yaklaşımımız artık herkesin malumudur. En başından beri Türkiye’nin hayati çıkarlarını tehdit eden PKK’nın ve PYD/YPG başta olmak üzere her türlü uzantısının bu ülkelerde rahatça hareket etmelerine mani olunmasına dair beklentimizi vurguluyoruz. Bu haklı tutumumuzu zirve vesilesi ile bir kere daha açıkça anlatacağım. İkili görüşmelerimde de bu konu gündemde olacak” ifadelerini kullandı.

“Bugün Madrid’e gittiğimizde İsveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı ile NATO Genel Sekreterinin de katılacağı bir dörtlü zirve gerçekleştireceğiz”

İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleşecek olan NATO Liderler Zirvesi’nde İsveç Başbakanı, Finlandiya Cumhurbaşkanı ve NATO Genel Sekreteri ile dörtlü bir zirve gerçekleştirileceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Madrid’e gittiğimizde İsveç Başbakanı ve Finlandiya Cumhurbaşkanı ile NATO Genel Sekreterinin de katılacağı bir dörtlü zirve gerçekleştireceğiz. NATO üyeliği çeşitli sorumlulukları da beraberinde getiriyor. İsveç ve Finlandiya NATO’ya üye olacaklarsa ittifakın 70 yıllık mensubu Türkiye’nin güvenlik endişelerini dikkate almak zorundalar. Bunun aksi düşünülemez” şeklinde konuştu.

“Biz NATO’nun 70 yıllık üyesiyiz ve Türkiye rastgele NATO’ya katılmış bir ülke değil”

İsveç ve Finlandiya konusunda NATO Liderler Zirvesi’nde nasıl bir tavır izlenileceğinin sorulması üzerine açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Biz NATO’nun 70 yıllık üyesiyiz, Türkiye rastgele NATO’ya katılmış bir ülke değil. Bu sabah sayın Biden ile de bir görüşme yaptık. Bu akşam veya yarın tekrar bir araya gelme arzusunu ifade etti. Biz de olabilir dedik. Buluyorsunuz dün itibariyle gerek İbrahim Kalın beyi gerekse Sedat beyi Brüksel’e giderdik. Zaten ön görüşmeleri orada yaptılar. Gidince yapılan bu görüşmeleri de kendilerinden alacağız. Bu arada da biz dörtlü görüşmeyi Stoltenberg’in de riyasetinde tekrar yapacağız ve burada Finlandiya Cumhurbaşkanı, öbür taraftan İsveç Başbakanı ile birlikte bu dörtlü görüşmeyi yapıp, hangi noktaya geldiklerini göreceğiz. Biz kuru laf istemiyoruz. Biz netice istiyoruz. Artık orta sahada top çevirmekten bıktık. Şu an itibariyle bunlar laf üretiyorlar, konuşuyorlar, aynı günün akşamında İsveç devlet televizyonunda bakıyorsunuz bu terörist başlarından biri çıkmış orada söyleşi yapıyor. Bu söyleşide de bize veriyor veriştiriyor” diye konuştu.

“Bir bakıyorsunuz 5 artı 4 tam 9 tane Amerikan üssü Yunanistan’da kuruluyor”

Yunanistan’da son dönemde hızlanan ve artarak devam eden Amerikan üslerine de değinen Erdoğan, “Bir bakıyorsunuz 5 artı 4 tam 9 tane Amerikan üssü Yunanistan’da kuruluyor. Peki bunu niye kurdunuz? Neye karşı kurdunuz? Verdikleri cevap şu, ‘Rusya’ya karşı kurduk’. Ne yaptınız Rusya’ya karşı kurdunuz da? İşiniz gücünüz S-400, S-400. S-400 aşağı, S-400 yukarı, hep laf. Bunları da sayın Biden ile bu akşam ya da yarın yapacağımız görüşmede dile getireceğiz. Ama unutmayalım ki biz Danimarka’da, Norveç’te hep bunları yaşadık. Her türlü terörist saldırıya uğradık ve bunlardan en ufak bir tavır görmedik. Bunları anlatacağız” şeklinde konuştu.

“Biliyorsunuz bu ara Amerika ile olan en önemli görüşmemiz F-16 meselesi idi”

NATO Liderler Zirvesi’nde ABD Başkanı Joe Biden ile gerçekleşmesi planlanan ikili görüşmede nelerin konuşulacağının sorulması üzerine cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biliyorsunuz bu ara Amerika ile olan en önemli görüşmemiz F-16 meselesi idi. F-16 meselesi de hala masada. Ortada yeni bir oyalama taktiği gidiyor. Geçenlerde Yunanistan Başbakanı davetlimdi. Kendisi ile İstanbul’da bir yemekli sohbetimiz oldu. ‘Bundan böyle artık biz görüşmelerimizi birebir yapalım, aramıza üçüncü kişileri sokmayalım’ diye mutabık kaldık. Aradan 2-3 hafta geçti, Amerika’ya gitti ve orada senatoda yaptığı konuşmada, saldırdığı yer neresi oldu? Yine Türkiye oldu. F-16 meselesi vesaire bunlar gündeme getirildi. Artık biz bunların iyice ne olduğunu ve kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bize karşı 15 Temmuz hain darbe girişimini yapan FETÖ terör örgütünün en önemli sığınağı neresi oldu? Yunanistan oldu. Türkiye’den kaçanlar gerek Edirne’den gerek farklı yollardan hep nereyi tercih ettiler? Yunanistan’ı tercih ettiler. O dönemin başbakanı ile de görüştüm. Süratle ‘biz gerekli müdahaleyi yapacağız’ demesine rağmen, bu teröristleri el bebek gül bebek beslediler. Ondan sonra da Yunanistan üzerinden Avrupa’nın değişik ülkelerine uğurladılar. Bunları artık yutmuyoruz. Dolayısıyla Türkiye’ye karşı şahsiyetli bir duruş bekliyoruz. Şahsiyetli bir duruş göstermeyenlere karşı tavrımız bellidir. Türkiye’nin duruşundan taviz vermeyeceğiz.”

“İkili bir görüşmeyi benim Miçotakis ile yapmam mümkün değil”

NATO Liderler Zirvesi’nde Yunanistan Başbakanı Miçotakis’ten bir ikili görüşme talebi gelmesi durumunda cevabının ne olacağının sorulması üzerine Erdoğan, “İkili bir görüşmeyi benim Miçotakis ile yapmam mümkün değil. Bunu daha önce de açıkladım. Bizim Yunanistan ile bu yıl yapmamız gereken ne vardı? Bir defa Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey Toplantısı vardı. Biz bunu kaldırdık. Artık Yunanistan’la bizim aramızda Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey diye bir toplantı yapmamız mümkün değil. Bitti o iş. Şimdi bunu bitirmiş bir lider kalkıp da Miçotakis’in oradaki talebine ‘evet’ diyebilir mi? Hayır. Bitti o iş. O kapıyı kapattık. Bundan sonra kendilerine çeki düzen verecekler. Çeki düzen vermeleri halinde görüşmeleri hangi düzeyde yapacağız onu planlar yol haritamızı çizeriz” açıklamalarında bulundu.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan KPSS açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sınavı iptal edilenlerden herhangi bir ücret talebi de kesinlikle olmayacak. ÖSYM, bundan sonraki süreci, kademeleri de inşallah en güzel surette devam ettirerek, şaibeleri de ortadan kaldırarak yoluna devam edecek” dedi.

Hülya Keklik
ANKARA-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soçi ziyareti gazetecilerin sorularını cevapladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in davetine icabetle Soçi’ye yaptığı çalışma ziyaretinin olumlu, başarılı bir şekilde tamamlandığını ifade eden Erdoğan, “Putin’le 19 Temmuz’da Tahran’da bir araya gelmelerinin ardından Soçi’de ikili ilişkileri ve uluslararası meseleleri etraflıca değerlendirdik. Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyimizin müteakip toplantısını Türkiye’de yapmak üzere Sayın Putin’e davetimi gerçekleştirdim” dedi.

Türk-Rus ilişkilerinin karşı karşıya kaldığı meydan okumaların üstesinden diyalog ve iş birliği ile gelmeyi hep başardığını ifade eden Erdoğan, ”Putin’le tesis ettiğimiz karşılıklı güven ve saygıya dayalı ortak anlayış, ilişkilerimizin teminatıdır. Mevcut şartlar altında önemli olan; ilişkilerimizi ortak çıkarlarımız temelinde ve uluslararası sistem içinde sürdürmek, ileri götürmektir” açıklamasında bulundu.

Putin ile ikili görüşmelerinde ticari ve ekonomik iş birliğinin daha da geliştirilmesi üzerinde etraflıca fikir alışverişinde bulunduklarını ifade eden Erdoğan, “Ticarette hedefin daha önce 100 milyar dolar olarak ifade etmiştik. Bu doğrultuda enerji başta olmak üzere, ticaret, turizm ve tarım gibi alanlarda iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz. İkili ticaret hacmimizin daha dengeli bir zemine kavuşmasını temin etmek noktasında kararlıyız. Ekonomik ve ticari ilişiklerimize dair yol haritası mahiyetinde bir mutabakat zaptı da Soçi’de Ticaret Bakanımız ile Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak tarafından imzalandı” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’de yuvalanan terör örgütlerine karşı atılabilecek adımların mütalaa edildiğini kaydeden Erdoğan, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden, Suriyeli kardeşlerimizle birlikte askerimize, polisimize, güvenlik güçlerimize, sivil vatandaşlarımıza saldıran bu katil sürüleriyle mücadelemize birlikte gereken cevabı verme kararında da mutabık kaldık. Rusya’yla sürdürdüğümüz diyaloğun müspet yansımalarına Kafkaslarda, Suriye’de ve Ukrayna’da şahit oluyoruz” dedi.

Rusya -Ukrayna sorununun müzakere masasında çözümüne olan inancının devam ettiğini söyleyen Erdoğan, ”Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden ihraç edilmesine yönelik girişim, bunun en son küresel örneğidir. Şimdi önemli olan, planın sağlıklı şekilde uygulanması ve oluşan müspet havanın İstanbul’daki müzakerelere dönüşe yönelik somut adımlara tahvil edilmesidir. Ukrayna’daki savaşın kazananı olmayacağını başından beri vurguluyorum. Sahadaki sıkıntılara rağmen, krizin müzakere masasında çözüleceğine olan güçlü inancımı da koruyorum. Putin’e, Zelenski’yle görüşmesine ev sahipliği yapabileceğimizi bir kez daha hatırlattım. Karadeniz’den komşumuz Rusya’yla diyaloğumuzu, bölgesel ve küresel barışa katkı sunmak maksadıyla her alanda ilerletmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Rusya- Ukrayna geriliminin çözümünde tutumunun her zaman aynı olduğunu bir kez daha vurgu yapan Erdoğan, ”Türk diplomasisi aslında üzerine düşen bu görevi başarılı bir şekilde sürdürüyor. Burada herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Ancak tabii tarafların buradaki yaklaşımı büyük önem arz ediyor. Eğer taraflar verilen sözlerin üzerinde gerçekten hassasiyet gösterip dururlarsa bu işi ciddi manada çözebilecek bir imkana sahip olduğumuzu veyahut da yaklaştığımızı görüyorum. Bunun olmaması için bu noktada bir sebep söz konusu değil” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin terör unsurlarına karşı tavrını Putin ile görüşmesinde ifade ettiğini belirten Erdoğan şunları kaydetti:

“Putin konuyla ilgili Türkiye’ye yönelik adil bir yaklaşım sürdürüyor. Terörle mücadele noktasında her zaman yanımızda olacağını özellikle de ifade ediyor. Burada şunu bize ima ediyor; ‘Mümkün olduğunca bunları, rejimle birlikte çözme yolunu tercih ederseniz çok daha isabetli olur’ gibi bir yaklaşımı var. Biz de diyoruz ki, şu anda bizim istihbarat örgütümüz Suriye istihbaratıyla zaten bu konuları yürütüyor ama bütün mesele netice almak. Eğer istihbaratımız, Suriye istihbaratıyla bu çalışmayı yürütürken, buna rağmen hala orada terör örgütleri fellik fellik at oynatıyorsa bu konuda bize destek vermeniz gerekiyor diyoruz. Bu konuda da mutabakatımız var”.

“Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim”

‘Akkuyu Nükleer Santrali, Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden bir tanesi. Bunun önemli olmasının sebebi, sadece elektrik üretim kapasitesi değil, aynı zamanda enerji arzı konusunda Türkiye’nin beklentilerinin bir bölümünü karşılamasının öngörülmesi. Diğer taraftan sizin enerji konusunda da en başından beri çok sık vurgu yaptığımız konulardan bir tanesi yerlileşme ve millileşme. Bu çerçevede Rus tarafı ile bir Türk ortağın girişimi olarak yola çıkan IC İçtaş zaman içinde önemli bir bilgi birikimi ve know-how üretmişti. Fakat kısa süre önce ilginç bir gelişme oldu ve Rus tarafı Rosatom yarı yarıya ortak olduğu bu şirkette çalışmalarını durdurdu ve feshetti. Acaba bu konu gündeme geldi mi? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu adım bu projenin gecikmesi veya Türk tarafının bir miktar daha böyle taşeronlaştırılmasına neden olabilir mi? Böyle bir risk görülüyor mu?’ sorusuna Erdoğan, “Tabii böyle bir konuyu görüşmemek olamaz. Görüştük. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, ülkemizin enerji stratejisi içinde ayrı bir öneme sahip. Akkuyu’nun ilk reaktörünü 2023 yılında hizmete alma hedefimiz sürüyor. Bu hususları, Rus tarafıyla görüşmelerimizde bir kez daha ele aldık. ‘25 bin kişi şu anda çalışmıyor. Burası kapatıldı’ gibi ifadeler söyleniyor. Böyle bir şeyi ben de kabul etmedim, Rus tarafı da kabul etmiyor. Çalışıyorlar. Şimdi önümüzdeki hafta Mersin Taşucu’nda Abdülhamit Han sondaj gemimizi uğurlamaya gittiğimde aynı gün oradan Akkuyu’ya geçeceğim. Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim. Ondan sonra da Sayın Putin’e oradaki gelinen durumu aktaracağım, söyleyeceğim. Ona göre de yol haritamızı belirleyelim diyeceğim. Yani onlar da bir defa kesinlikle süreci durdurmak gibi bir şeyi kabul etmiyorlar” cevabını verdi.

Türkiye’nin ülkeye yatırım yapmak isteyen herkese kapılarının açık olduğunu söyleyen Erdoğan, ”Bizim şu anda Türkiye olarak kapımız herkese açık. Ülkemizde kimler yatırım yapmak isterse biz onlara her türlü desteği veririz. Çünkü Türkiye dünyada sadece bu son gelişmelerde değil, bunun dışında da serbest pazar ekonomisinin en önemli bir açık kapısıdır” dedi.

“Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık”

Ruble ile alışveriş konusunun da görüşmelerde masada olduğunu bildiren Erdoğan, ”Tabii bu Soçi ziyaretinin bir güzel tarafı da şu oldu, Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık. Ruble noktasında bu alışverişlerimizi yapacağımız için o da tabii Türkiye-Rusya arasında mali noktada ayrı bir güç kaynağı olarak Rusya’ya ve Türkiye’ye inşallah kazandıracak. Bir de Rusya’nın Mir kartı var. Şu anda bizim beş bankamız bunun üzerinden çalışmalarını sürdürüyor. Burada da çok ciddi gelişmeler var. Bu da tabi Rusya’dan gelen turistleri çok çok rahatlatan bir süreç. Onlarla alışverişini, otel ödemelerini yapabiliyorlar. Bu da tabi hem onlar için hem bizim için çok çok rahatlatıcı bir sistem. Bu ziyaretimizde Rusya Merkez Bankası Başkanı ile bizim Merkez Bankası Başkanımız da görüşmelerini yaptılar” açıklamasında bulundu.

Azerbaycan-Ermenistan gerilimi ile ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, “İlham kardeşimle iki gün önce bunları etraflıca konuştuk. Öncelikle bir Azerbaycanlı kardeşimizin şehit olmasına neden olan saldırıyı kınıyoruz. Karabağ, Azerbaycan’ın uluslararası tanınmış sınırları içerisinde yer alan Azerbaycan toprağıdır. Azerbaycan, tabiatıyla topraklarında yasadışı hiçbir silahlı unsurun bulunmasını istemiyor. Üçlü Bildiri’den bu yana yaklaşık iki yıl geçti. Ermenistan’ın buradaki taahhütlerini de bir an önce yerine getirmesi önem taşıyor. Azerbaycan’ın Londra Büyükelçiliğine saldırıyı da kabul edilemez buluyoruz. Bu olayın ciddiyetle ve detaylı bir şekilde soruşturularak faillerine gerekli cezaların verileceğini ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.

Erdoğan, “ABD Temsilciler Meclisi Başkanının Tayvan’dan ayrılmasının ardından Çin, işgal senaryosunu andıran bir tatbikat başlattı. Bu gerilimin nereye evrileceğini düşünüyorsunuz? Pasifik’te olabilecek bir çatışma, Türkiye’nin pozisyonunu nasıl etkiler? Ekonomik anlamda özellikle bir kriz çıkarsa hazırlık mıyız?” sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Biz hepsine hazırız, bir sıkıntı yok. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Ukrayna’daki savaş ve koronavirüs salgınının küresel ekonomi ve istikrara olumsuz etkilerinin sürdüğü bir dönemde yeni bir krizin ortaya çıkmasına izin vermemeliyiz. Tayvan’la ilgili ortaya çıkan gerginliğin azaltılması için tüm tarafların sağduyulu ve itidalli hareket etmesi çok çok önemli. Eylül ayında Şanghay Beşlisi, Özbekistan’da toplanacak. Görüşmemizde Sayın Putin de rica etti; nasip olursa biz de inşallah oradaki toplantıya katılacağız. Şanghay Beşlisi’nin gerek üyeleri gerek gözlemci ya da diyalog ortağı olarak oraya katılacak olanlarla biz de beraber olalım diyoruz. Örneğin Çin geliyor, öbür tarafta Suud gelecek, Katar gelecek. Orada onlarla bir arada olmayı hedefliyoruz. Şu anda fevkalade bir durum olmazsa inşallah ben de oraya katılacağım. Orada bunları çok daha iyi değerlendiririz.”

Almanya ve Fransa’nın Türkiye’yi hedef alan açıklamalarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Erdoğan, ”Bu taraflı açıklamalara Dışişleri Bakanımız gerekli yanıtları verdi. Ne yazık ki Almanya da Fransa da Rum-Yunan propagandasına alet oluyor. Yunanistan’ın uluslararası hukuku hiçe sayan adımlarına göz yumulurken, doğru olmayan değerlendirmelerle ülkemizin eleştirilmesi kabul edilemez. Avrupa’nın istikrar ve güvenliği için Türkiye’nin yeri aşikâr. Bu rolümüzü küresel tahıl krizinin çözümünde öncü olarak bir kez daha gösterdik. İstanbul’dan geçen Razoni kuru yük gemisi aslında bir ilkti. Bunun arkasında bu şekilde sırada olan 20 civarında gemi var. Hepsinden öte, şu anda Rusya diyor ki ‘Bizim ciddi manada çıkabilecek hazırlığımız var, gücümüz var. Bizdekilere ne zaman aracılık edeceksiniz?’ İlgili bakanlıklarımız, birinci derecede de Ticaret Bakanlığımız bu işlerin şu anda sorumlusu olduğu için bu konuda hızla çalışıyorlar. Hele hele burada imzayı attıktan sonra sorumluluğu daha da artmış vaziyette” dedi.

Erdoğan Rusya’nın da tahıl ihracatı için destek talebinde bulunduğunu belirterek, Rusya diyor ki ‘Benim malım çok fazla. Örneğin asgari 40 milyon ton ben şu anda mal çıkarabilirim.’ Tabii arada kara kediler var, güya Türkiye gemileri durdurmuş gibi dedikodu dolaştırıyorlar. Böyle bir şey yok. Aksine, ilk gemi nasıl Lübnan’a gittiyse, bu tür gemilerin hepsi bizim üzerimizden gitmeleri gereken ülkelere ulaşmaları için yola revan olacaklar. Bunun aracılığını da Türkiye en güzel şekilde ortaya koyacak. İstanbul’daki sözleşmeyle sağladığımız o başarıyı bundan sonra da devam ettireceğiz” diye konuştu.

Okumaya devam et

Dünya

Tayvan: Çin ordusu adaya yönelik saldırı simülasyonları yapıyor

Tayvan Savunma Bakanlığı, Çin’in askeri tatbikatların 3. gününde “Tayvan’a yönelik saldırı simülasyonları” yaptığını açıkladı.

TAİPEİ-ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’ı ziyaretiyle başlayan kriz sürüyor. Çin ordusunun Pelosi’nin ziyaretinin ardından Tayvan çevresinde başlattığı askeri tatbikat 3. gününde devam ederken, Tayvan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada Çin’in adaya yönelik saldırı simülasyonları yaptığı iddia edildi. Açıklamada, “Tayvan Boğazı çevresinde askeri tatbikatlarda yer alan Çin uçakları ve donanma gemileri tespit edildi. Bazı uçak ve gemiler, adayı Çin anakarasından ayıran Tayvan Boğazı’ndaki orta çizgiyi geçti. Ada’daki hedeflere saldırı simülasyonu olabilir. Ordumuz uyarı yayınladı, muharebe hava devriyesi ve gemiler konuşlandırdı, duruma karşılık olarak kara tabanlı füze sistemlerini harekete geçirdi” ifadeleri kullanıldı. Ayrıca Tayvan kontrolündeki Kinmen Adası, yakındaki Lieyu Adası ve Beiding çevresindeki sularda Çin’e ait 4 insansız hava aracının uçtuğunun tespit edildiği kaydedildi.

Çin-Tayvan krizi

Pekin yönetimi, Tayvan’ın Çin’in bir parçası olduğunu savunurken, Çin ile egemenlik ihtilafı yaşayan Tayvan ise “bağımsız bir ülke” olduğunu belirtiyor. ABD ise Tayvan’ı bağımsız bir ülke olarak tanımamasına karşın Asya-Pasifik bölgesindeki askeri ittifaklarını güçlendirmeye çalışıyor. Pekin, ABD gemilerinin bölgedeki faaliyetlerini “Tayvan’a bağımsızlık konusunda destek sinyali” ve “provokasyon” olarak yorumluyor.

Çin’in tepki çeken tatbikatı

Çin, Pelosi’nin ziyaretinin ardından 4 Ağustos’ta başlattığı geniş kapsamlı deniz ve hava tatbikatı kapsamında Tayvan sularına balistik füzeler fırlatmıştı. Pazar gününe kadar süreceği belirtilen tatbikatlarda, uzun menzilli top atışları ve konvansiyonel füze atışları yapılacağı ifade edilmişti. Tayvan, Çin’in tatbikatının egemenliğini ihlal ettiğini ve “abluka” anlamına geldiğini belirtiyor. ABD ve Tayvan, Çin’i Tayvan Boğazı’ndaki statükoyu değiştirmeye çalışmakla suçluyor.

25 yılın ardından ilk

Pelosi, Asya turu çerçevesinde Pekin yönetiminin itirazlarına rağmen geçtiğimiz Salı günü Tayvan’a gelmiş, adayı 25 yıl aradan sonra ziyaret eden ilk ABD Temsilciler Meclisi Başkanı olmuştu.

Okumaya devam et

Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin’den ortak bildiri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşen görüşmenin ardından yayınlanan ortak bildiride, “İki lider, Rusya’nın tahıl, gübre ve gübre üretimi için gerekli hammaddenin kesintisiz ihracatı dahil, İstanbul mutabakatının lafzı ve ruhuna uygun şekilde tam olarak uygulanmasının gerektiğinin altını çizmişlerdir” ifadeleri kullanıldı.

Erhan Altıparmak
SOÇİ-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında bugün Rusya’nın Soçi kentinde gerçekleştirilen görüşmenin ardından ortak bildiri yayınlandı. Bildiride, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin genişletilmesine yönelik ortak ifadeler kullanılarak, “İki lider, Türkiye-Rusya ilişkilerinin, mevcut bölgesel ve küresel tüm sınamalara rağmen, karşılıklı saygı ve mütekabil çıkarların tanınması temelinde ve uluslararası yükümlülüklerle uyumlu olarak ilerletilmesi yönündeki ortak iradelerini teyit etmişlerdir. Bu anlayış çerçevesinde Türkiye-Rusya ikili ilişkilerinin gündeminde yer alan konular üzerinde kapsamlı istişarelerde bulunan Liderler, iki ülke arasındaki ticaret hacminin tespit edilen hedefler doğrultusunda ve dengeli bir temelde artırılması, ekonomi ve enerji alanlarında iki ülkenin birbirlerinden beklentilerinin mütekabiliyet çerçevesinde karşılanması, ulaştırma, ticaret, tarım, sanayi, finans, turizm ve inşaat gibi sektörlerde uzun süredir iki ülke gündeminde bulunan konularda işbirliğinin güçlendirilmesi yönünde somut adımlar atılması üzerinde mutabık kalmışlardır” denildi.

Görüşmede Ukrayna tahılın sevkiyatı da ele alındı

Ortak bildirinin devamında, Liderlerin Ukrayna tahılının dünya pazarına ulaştırılması yönünde İstanbul’da yapılan anlaşma detaylarının ele alındığı belirtilerek, “Bölgesel konular bağlamında, Liderler, Türkiye ile Rusya arasında var olan samimi, açık sözlü ve güvene dayalı ilişkilerin bölgesel ve uluslararası istikrarın tesisi açısından taşıdığı kilit öneme işaret etmişledir. İki lider bu çerçevede, Ukrayna limanlarından tahıl ve gıda ürünlerinin emniyetli taşınmasına yönelik İstanbul Mutabakatına varılmasında iki ülke arasındaki yapıcı ilişkilerin rol oynadığını teyit etmişlerdir. İki lider, Rusya’nın tahıl, gübre ve gübre üretimi için gerekli hammaddenin kesintisiz ihracı dahil, İstanbul mutabakatının lafzı ve ruhuna uygun şekilde tam olarak uygulanmasının gerektiğinin altını çizmişlerdir” sözlerine yer verildi.

Suriye’nin egemenliğine vurgu yapıldı

Bildirinin sonunda ise iki ülkenin, Suriye ve Libya meseleleriyle ilgili bakış açısına değinilerek, “Suriye’deki son gelişmeler üzerinde durulan görüşmede Liderler, ülkede kalıcı çözüme ulaşılması için siyasi sürecin ilerletilmesine atfettikleri önemin altını çizmişlerdir. Liderler, Suriye’nin siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına atfettikleri öneme işaretle, Suriye’de tüm terör örgütlerine karşı mücadelede dayanışma ve eşgüdüm içinde hareket etme kararlılıklarını teyit etmişlerdir. İki lider, Libya’nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve ulusal birliğine olan güçlü bağlılıklarını vurgulamışlardır. Libyalılar arasında mümkün olan en geniş mutabakat temelinde serbest, adil ve muteber seçimlerin düzenlenmesinin önemini vurgulamış ve BM himayesinde yürütülen Libya liderliğindeki ve Libya sahipliğindeki siyasi sürece desteklerini yinelemişlerdir” denildi. Ayrıca metinde, “Liderler, Türkiye-Rusya Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin müteakip toplantısının Türkiye’de gerçekleştirilmesi üzerinde mutabık kalmışlardır” ifadeleri kullanıldı.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.