Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Eğitim

Vali Dağlı: Bağımlılıkla mücadele hepimizin görevi

Samsun Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı, din görevlilerine yönelik düzenlenen ‘Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Semineri’nde yaptığı konuşmada, “Bağımlılıkla mücadele sadece emniyetin görevi değil, bu görev hepimize düşüyor” dedi.

Bora Kara
SAMSUN-
İl Müftülüğü personeline yönelik Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Semineri düzenlendi. İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda yapılan seminerde konuşan Vali Zülkif Dağlı, “Toplum nereye gidiyor diye baktığımızda, biraz da pandeminin etkisiyle bağımlılığın daha da artmakta olduğunu görüyoruz. Mücadelenin çok daha fazla yapılması gerektiğini, artık gözlerimiz daha iyi görmeye başladı. Toplumda herkes bunu görüyor. Bu kimin görevi, kim bu işi yaparsa toplum tamamen arınır, sıkıntılardan kurtulur diye düşündüğümüzde bu iş kime düşer diye düşündüğümüzde sadece bu iş emniyet ve asayişin görevi değil. ‘Emniyet bu işi önlesin, kişileri yakalasın’ dediğimiz zaman tabi bir sonuca ulaşamayız. Ulaşmamız da mümkün değil. Yani bu iş aslında hepimize düşüyor. Hepimiz dediğimiz de duyarlı olan herkese düşüyor. Toplumda bilinci olan herkese, dini liderlerimize, öğretmenlerimize, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda çalışanlara, STK’lara düşmektedir. Bu görev hepimizin görevidir” diye konuştu.

“Hedef kitlemiz başıboş bırakırsak nereye gideceği belli olmayan gençlerdir”

Gençlere alternatif sunulması gerektiğinin üzerinde duran Vali Dağlı, “Bizim hedef kitlemiz tertemiz, pırıl pırıl ama bırakırsak nereye gideceği belli olmayan gençlerdir bunu unutmayalım. Gencimize önden alternatifler sunmalıyız. Genç ne ister önerisi çoktur. Spor yapmak ister, dijitale meraklıdır ama bağımlı olmayacak şekilde teknolojiyle haşır neşir olmak ister, satranç oynamak ister, yüzmek ister, spor yaparak vakit geçirmek ister. Biz onların önüne güzel alternatifler sunarsak, güzel bir şekilde vakit geçirirler. Doğal olarak uyuşturucu, alkol, kumar bunların hepsinden de uzak dururlar” diye konuştu.

17 ilçe ve 4 merkezde seminer

Seminer hakkında bilgi veren Samsun İl Müftüsü Seyfullah Çakır ise “Bağımlılık nedir bununla ilgili neler yapabiliriz bu konuda birçok varsayımlar, projeler geliştirdik. Bu bağlamda 17 ilçemizde manevi rehberlerimiz ile beraber yaklaşık 300 kişi bu programı alıp inşallah ilimizin bütün mahallelerinde, beldelerinde, her alanında en güzel hizmeti sunma gayreti içinde Valimizin önderliğinde, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi ile iş birliği içerisinde din görevlilerimize yönelik bu eğitimi tertip ettik. Bu eğitim üç gün üç oturum halinde gerçekleşecek. Bu eğitimi Samsun İl Müftülüğümüz, Çarşamba, Bafra, Havza Müftülüğü olarak 17 ilçeyi bu 4 merkezde toplayarak inşallah bu eğitimi en güzel bir şekilde alıp görevlilerimiz daha şuurlu, bilinçli bir şekilde bağımlılıkla nasıl en güzel şekilde mücadele edilir bunu inşallah bugün burada öğrenecekler” şeklinde konuştu.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Eğitim

Bakan Özer: Milli Eğitim Bakanlığına bağlı birimlerden 8 bin 269 ürünümüz tescil edildi

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, yılbaşında 7 bin 500 ürünün tescilinin alınması konusunda hedef koyduklarını belirterek, “Şu an 2022 yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı birimlerden Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ürün tescili yapılan ürün sayısı, 8 bin 269’dur. bu süreçler otuz kırk yıl önce yapılmış olsaydı Türkiye’nin gelebileceği rekabet gücünün ne kadar kuvvetli olacağını düşünün” dedi.

ANKARA-
Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından Patentle Türkiye programı çerçevesinde Ulusal Liseler Patent ve Faydalı Model Yarışması düzenlendi. Yarışmaya, 61 farklı ilden Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda eğitim gören öğrenciler tarafından toplam 1035 patent ve faydalı model başvurusu yapıldı. Patentle Türkiye’nin üniversite ayağında gelen başvuruları ikiye katlayan söz konusu yarışmada patent ve faydalı modelleri ile ilk 30 arasında yer alarak jüri tarafından ödül layık görülen lise öğrencileri için ödül töreni düzenlendi. Yeni modeller üretme ve problem çözme yeteneklerinin gelişmesi amacı da gözetilen yarışmanın ödül törenine Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve Sanayi Bakanı Mustafa Varank’ın yanı sıra yarışmacı öğrenciler ile velileri yer aldı.

Ülkelerin en güçlü sermayesinin beşeri sermayesi olduğuna vurgu yapan Özer, “Beşeri sermayenin de niteliğini arttırmada kullanılan en önemli enstrüman, eğitimdir. Onun için ülkeler, eğitimdeki tüm kademelerde çağ nüfusunun yüzde 90’nın üzerindeki kitleyi mümkün olduğu kadar eğitim sistemine dâhil etmek isterler çünkü beşeri sermayesinin niteliği arttığı zaman ülkelerin rekabet gücü artar. Ülkelerin refah seviyesi artar. Gariptir, bugün rekabet etmiş olduğumuz OECD ülkeleri bu süreçleri 1950’li yıllarda, yani İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra tamamlamış olmasına rağmen Türkiye, 70 yıllık gecikmeyle ancak bu sürece dâhil olabilmiştir” dedi.

Türkiye’nin okul öncesinden yükseköğrenime, eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranlarında büyük bir gelişme kaydederek OECD ülkelerinin seviyesine ulaştığına işaret eden Bakan Özer, başörtüsünden katsayı uygulamasına eğitime erişimle ilgili son yirmi yılda birçok anti demokratik uygulamaya son verildiğini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak çocukların akademik niteliklerini sürekli yükseltmenin yanı sıra toplumun değerlerini, kültürünü bilen, devletine, milletine saygılı nesiller yetiştirmek için çok büyük çaba sarf ettiklerini ifade eden Özer, “Aynı zamanda son yıllarda özellikle ülkelerin rekabet edilebilirliklerindeki en kritik alan olan fikri mülkiyet ve sınai haklara özel ehemmiyet gösteriyoruz. İşte mesleki eğitimde yapmış olduğumuz o açılım, 28 Şubat sürecinin yerlere sermiş olduğu mesleki eğitimi ayağa kaldırdıktan sonra fikri mülkiyet ve sınai haklardaki ilk atılımı meslek liselerimizden yaptık o gün” diye konuştu.

Türkiye’nin mesleki eğitim alanında fikri mülkiyet ve marka tescili konusunda geldiği noktaya işaret eden Bakan Özer, artık meslek liselerinde inovatif yaklaşımlarla fikri mülkiyet çalışmalarının çok yaygın bir şekilde devam ettiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm kurumlarda mülkiyetle ve sınai haklarla ilgili, kültürün zenginleştirilmesiyle ilgili geniş bir çalışma yaptıklarını dile getiren Bakan Özer, “Burada en büyük yardımcımız Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ve Türk Patent ve Marka Kurumu oldu. Tüm uzmanlarıyla birlikte il milli eğitim müdürlerimize, ilçe milli eğitim müdürlerimize, şube müdürlerimize, okul müdürlerimize tüm Türkiye’de fikri mülkiyet ve sınav haklarının ne olduğu, bu süreçlerin nasıl ele alınabileceğiyle ilgili çok ciddi destekler verdiler. 2022 yılına girerken bizim hedefimiz, 7 bin 500 tane ürünün tescilinin alınmasıydı. Şu an 2022 yılında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı birimlerden Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ürün tescili yapılan ürün sayısı, 8 bin 269’dur. Biz 7 bin 500 hedefimizi aştığımız gibi bir aşamaya daha gittik, bu tescili alınan 74 ürünün de ticarileştirilmesini sağlamış olduk. Eğer bu süreçler otuz kırk yıl önce yapılmış olsaydı Türkiye’nin gelebileceği rekabet gücünün ne kadar kuvvetli olacağını düşünün. Temel eğitimde, ortaöğretimde bu inovatif yaklaşımlarla öğrencilerimizi yetiştirdiğimiz zaman, tüm okullarımızda kalite süreçlerinin çok daha güçlü olmasını sağladığımız zaman bu kültürün aynısı yükseköğretim aşamasına da aktarılacak ve ülkemiz çok daha güçlü hale gelecektir” değerlendirmesini yaptı.

“Togg, Türkiye üretilen diğer araçlardan farklı olarak tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları ile Türkiye’nin otomobilidir”

Bakan Varank ise burada yaptığı konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Togg’un ilk seri üretim bandından inme tarihini 29 Ekim olarak duyurduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

“Bundan hepimiz ziyadesi ile memnun olduk. Hepimiz ziyadesi ile gururlandık. Togg’a baktığımızda Türkiye’de üretilen ilk araç olmadığını görüyoruz. Şu anda birçok otomobil markası Türkiye’deki fabrikalarda Türk emekçileri tarafından yeni yeni otomobiller üretiyor. Sevinçliyiz çünkü ikisi arasında çok büyük bir fark var. Togg’un fikri ve sınai mülkiyet haklarına bizim ülke olarak sahip olmamızdır. Togg, Türkiye üretilen diğer araçlardan farklı olarak tüm fikri ve sınai mülkiyet hakları ile Türkiye’nin otomobilidir. Biz bu araçta bir değişikliğe gitmek istediğimizde birilerine sormak mecburiyetinde değiliz. Herhangi bir parçasını yerlileştirmek istediğimizde birilerinin kapılarında beklemek mecburiyetinde değiliz. Bugün Türkiye’de 2 milyon araç üretme kapasitesi var. Ama bütün bu araçların fikri mülkiyet hakları yabancı ülkelere ait. Bugün emin olun 4-5 kişinin çalıştığı şirketlerin geliştirdiği teknolojileri, ‘Bu çok ciddi bir teknoloji, biz bunu aracımıza takarsak katma değer oluştururuz’ diyerek Togg’a entegre edebiliyoruz.”

Konuşmaların ardından Bakan Varank, Bakan Özer’e Türkiye’nin sınai mülkiyet sistemine sağladığı katkı için plaket takdim etti. Sonrasında TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, TÜRKPATENT Paten Dairesi Başkanı Salih Bektaş, Özyeğin Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ve Girişimcilik Direktörü İsmail Arı, Avrupa Patent Vekili Arzu Akalın, Patent ve Marka Vekilleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Yalçıner ve Teknoloji ve Lisans Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri Murat İdal’ın jüriliğini yaptığı yarışmanın ödül törenine geçildi.

26’ncı olduğuna şaşırdı

“Çok Amaçlı Poligon Ayna Sistemi ile Hızlı ve Yüksek Çözünürlüklü Lidar (Işık Algılama ve Menzil)” projesi ile Ankara Fen Lisesi öğrencisi Haluk Baran Akbulut, yarışmada 26’ncı olduğunun anons edilmesinin ardından şaşırarak tepki gösterdi. Aynı proje ile dünya dördüncülüğü aldığını dile getiren Baran, “Ben projeme 2-3 yılımı verdim. Nasıl seçilemiyorum anlam veremiyorum. 26’cılığı mı hak ediyorum? Sanayi ve Teknoloji Bakanı (Mustafa Varank) ile görüşmüştüm zaten daha önce” ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine Bakan Varank, “Burada süreçleri kim yönetiyor? Bağımsız bir jürimiz var. Bu insanlar da Türkiye’de profesyonel olarak bu işleri yapan insanlar. Türkiye’nin değerleri aslında. Onlar bir araya geliyorlar, değerlendirme süreçlerini yapıyorlar. Sen bizim gönlümüzde birincisin. İnşallah çok daha başarılı olursun. Biz sizlere desteklerimizi sürdüreceğiz ama süreçleri biz yönetmiyoruz” diye cevap verdi.

Okumaya devam et

Eğitim

Bafra Belediyesi’nden ücretsiz KPSS genel tekrar kursu

Bafra Belediyesi memur adayları için düzenlenen ücretsiz KPSS genel tekrar kursu 18 Ağustos Perşembe günü başlayacak.

SAMSUN-
Lise-önlisans ve lisans öğrencilerine yönelik düzenlenen Bafra Belediyesi KPSS genel tekrar kursu, Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşecek. KPSS’ye girecek adayların sınav öncesi bilgilerini tazelemelerini sağlayacak olan kursa KPSS’ye girecek olan tüm adaylar ücretsiz olarak katılabilecek.

Bafra Belediyesi memur adayları için düzenlenen ücretsiz KPSS genel tekrar kursu; tarih, coğrafya, vatandaşlık, Türkçe derslerinden eğitim verilecek ayrıca öğretmen adayları için gelişim psikolojisi, öğrenme psikolojisi, program geliştirme, ölçme ve değerlendirme, öğretim ilke ve yöntemleri, rehberlik derslerinden soru çözüm seminerleri gerçekleştirilecek.
18 Ağustos 14 Eylül 2022 tarihleri arasında devam edecek kursun son başvuru tarihi 17 Ağustos 2022.

Okumaya devam et

Eğitim

Ahır olarak kullanılan köy okulu yaşam merkezi oldu

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kullanılmayan okulların vatandaşın hizmetine sunulması için başlatılan “Köy Yaşam Merkezi” projesi çerçevesinde Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü daha önce ahır olarak kullanılan terk edilen okulda tadilat yaparak yaşam merkezi haline getirdi.

Fatih Keçe – Umutcan İşledici
ADANA-
Milli Eğitim Bakanlığı, bir zamanlar okul olarak yapılan ancak daha sonra süresiz 8 yıllık eğitime geçildikten sonra atıl duruma düşen okulların yeniden hayat bulması için “Köy Yaşam Merkezi” projesi başlattı. Bu proje çerçevesinde bakanlık 81 ile bağlı bütün köylerde tarama yaparak bu okulları, ihtiyaçları doğrultusunda anaokulu, ilkokul, kurs merkezi, kütüphane; matematik, doğa, bilim ve tasarım gibi farklı alanda hizmet veren atölyelerle gençlik kampları gibi eğitsel ve sosyal etkinliklerin yapılacağı alanlara dönüştürmeye başladı.
Bu kapsamda Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü de kolları sıvayarak atıl durumda olan okulları tek tek tespit etti. Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü ilk olarak Yüreğir ilçesine bağlı Pekmezli Mahallesi eski ilkokulundan başladı. Yıllar önce okul olan ancak boşaltıldıktan sonra köy halkı tarafından ahır olarak kullanılan okulu bir hayırseverin de desteğiyle kısa sürede yaşam merkezi haline getirdi. Daha önce bahçesinde koyunların otladığı okul şimdi anaokulu çocuklarının ve yöre halkının eğitim aldığı bir yuva haline geldi. Üstelik okul kendi elektriğini de kendi üretiyor. Yemekhane olarak kullanılan binanın çatısına yerleştirilen güneş enerjisi panelleri sayesinde bütün sınıfların elektriği üretiliyor. Bahçeye iki derslik daha yapılıyor. Bir süre önce atıl olan okulda şimdi çocuk sesleri eksik olmazken, okulun bahçesinde oluşturulan oyun alanlarında da çocuklar gönüllerince eğleniyor.

Adana İl Milli Eğitim Müdürü Yaşar Koçak, “Yapılan tadilat sonunda artık burada çocuklar eğitim görmeye başladı. Burada amaç atıl durumda olan okulların yeniden hayat bulması, çocuklara ve ailelere kazandırılmasıdır. Bu okulda da bunun başarıldığını görüyoruz. Bu eğitim yuvasından bir bütün olarak herkes faydalanacak” dedi.

Okul ziyaretine Yüreğir İlçe Kaymakamı Mehmet Özel ve çok sayıda bürokrat katıldı.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.