Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Siyaset

Bakan Çavuşoğlu: Ermenistan’la diyaloğumuzu devam ettirmek istiyoruz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Yapıcı diyaloğumuzu devam ettirmek istiyoruz. Bundan sonraki görüşmeler niye Türkiye ve Ermenistan’da olmasın? Biz hatta Ermenistan’a teklifte de bulunduk. İlk toplantıyı Erivan’da da yapabiliriz dedik ama henüz Ermenistan buna hazır değil içerideki baskı sebebiyle” dedi.

Mevlüt İşli
ANKARA-
Bakan Çavuşoğlu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Avusturya Dışişleri Bakanı Alexander Schallenberg ve Avusturya İçişleri Bakanı Gerhard Karner ile gerçekleştirilen görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Çavuşoğlu, Avusturya’yla ikili ilişkilerin her alanda güçlendirilmesi için çalışılması gerektiğini belirterek, “Ekonomik ilişkilere baktığımız zaman geçen sene ikili ticaret hacmi yüzde 30 artış gösterdi. Bu sene ilk 5 ayın rakamlarına baktığımızda yine artış devam ediyor. 3,5 milyar doları geçeceğiz, gelecek sene için 5 milyar dolarlık hedef koymamız gerçekçi bir yaklaşım olacaktır” açıklamasında bulundu.

Yapılan görüşmelerde bölgesel konuların da değerlendirildiğini bildiren Çavuşoğlu, gıda krizinin Birleşmiş Milletler planı çerçevesinde sonlandırılması adına Türkiye’nin verdiği katkı hakkında da bilgilendirme yapıldığını söyledi.

Avusturya Dışişleri Bakanı Schallenberg ise Rusya’nın Ukrayna’ya karşı şiddetli saldırısı olduğunu ve bu konuda bütün ülkelerin zorluklarla karşı karşıya kaldığının altını çizerek, “Gerçekten şu anda uluslararası insani bir kriz ve felaketin engellenmesi için hepimiz çaba gösteriyoruz. Rus bayrağıyla bir gemi Türkiye tarafından durduruldu. Bu da bize şunu gösteriyor. Ne kadar utanmaz ve aymaz şekilde Rusların hareket ettiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecine ilişkin, “Özel temsilcilerimiz artık aracı olmadan Ermenistan’la görüşmemize vesile oluyorlar. Güven artırıcı adımlardan tutun da gelecekte atılabilecek adımları da kendi aralarında görüşüyorlar. Bugüne kadar doğrudan uçuşlar, kara sınırlarının üçüncü ülke vatandaşlarına açılması, kargo uçuşlarının başlaması gibi bazı adımlar atıldı. Güven artırıcı adımlar diyoruz biz bunlara. Sonuçta biz süreci tedrici bir şekilde devam ettirmek istiyoruz” diye konuştu.

“Bölgede kalıcı bir barışa ihtiyacımız var”

Bakan Çavuşoğlu, Azerbaycan’la da her aşamada istişare halinde olunduğunu vurgulayarak, “Ermenistan’la Azerbaycan arasındaki normalleşmeyi de destekliyoruz. Azerbaycan’ın Ermenistan’a teklif ettiği geniş barış anlaşmasının imzalanmasını da bir an önce istiyoruz. Çünkü bölgede kalıcı bir barışa ihtiyacımız var. Azerbaycan’la Ermenistan arasında mutabakata varılan başta Zengezur Koridoru olmak üzere altyapı projelerinin de hayata geçmesi gerekiyor. Çünkü orta koridor Ukrayna Savaşı’nın ardından önem kazandı” dedi.

“Diyaloğumuzu devam ettirmek istiyoruz”

Güney Kafkasya’da kalıcı bir istikrar için hep birlikte adım atılması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu şunları söyledi:

“Bizim burada gördüğümüz en büyük engel maalesef Ermenistan üzerindeki baskı. Diaspora bölünmüş durumda. Bir kısmı kesinlikle normalleşmeyi istemiyor, bir kısmı destek veriyor. Ermenistan içinde de aşırı gruplar başbakanın evine saldırıyorlar, sürekli sokaktalar. Ciddi bir baskı oluşturuyorlar. Bu da Ermenistan’ın normalleşme konusunda cesur bir adım atmasının önünde engel oluşturuyor. Yapıcı diyaloğumuzu devam ettirmek istiyoruz. Bundan sonraki görüşmeler niye Türkiye ve Ermenistan’da olmasın? Biz hatta Ermenistan’a teklifte de bulunduk. İlk toplantıyı Erivan’da da yapabiliriz dedik ama henüz Ermenistan buna hazır değil içerideki baskı sebebiyle. İleride de bu tür görüşmeler olabilir.“

Avusturya’yla Türkiye’nin hiçbir sorunu olmadığını, geçmiş dönemde gerginliklerin yaşandığını hatırlatan Çavuşoğlu, “Özellikle Avusturya’nın Türkiye’nin AB üyeliği konusunda fikirlerini biliyoruz. Görüş ayrılıklarımız olabilir, gelecekte de olacaktır. Birbirimize karşı politikalar izlemememiz gerekiyor. Örneğin, Türkiye’nin Avusturya’daki seçimlerde malzeme edilmesinin ne anlamı var? Son seçimlerde olmadı. Ne zararı oldu Avusturya’ya? Farklı düşünebiliriz ama bunu adeta düşmanlık içerecek şekilde ifade etmenin anlamı yok” şeklinde konuştu.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Siyaset

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım: Hedefimiz, bu enflasyona fakiri fukarayı emekliyi ve dar gelirliyi ezdirmemek

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, “Dünya küçülürken siz büyüyorsunuz. Ama enflasyonla ilgili sıkıntı var mı, var. Burada bütün mesele, bu enflasyona fakiri fukarayı emekliyi ve dar gelirliyi ezdirmemek, hedefimiz de budur” dedi.

Recep Arslan
ÇANKIRI-
MHP Çankırı İl Başkanlığınca düzenlenen Geleneksel Yapraklı Yayla Şenlikleri, MHP Genel Başkan Yardımcıları Yaşar Yıldırım ve Pelin Yılık’ın katılımı ile gerçekleştirildi. Yapraklı ilçesi Hazım Dağlı Tabiat Parkı’nda düzenlenen şenlikte, partililer ve vatandalar piknik yapıp gerçekleştirilen yarışmalarda eğlendi. Şenlik, Çankırı Yaran Ekibi’nin ve mehter takımının gösterileri ile devam etti.

“Üç felaket üst üste geldi, dünyanın çivisi çıktı”

Şenlikte konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, korona virüs ve afetlerin üst üste geldiğini ve bütün dünyayı etkilendiğini belirterek, “3 yıl evvel bir imtihan başladı. Allah bu imtihanı maske ile başlattı. Kimsenin göremediği, tutamadığı, bilinmeyen bir virüs çıktı, geldi, bütün dünyayı zapt etti. Milyonlarca insan öldü, ölmeye devam ediyor. Hala da geçmiş değil. Virüsün çıktığı ilk gün, salgının başladığı ilk günü unutmayın. İlk günden itibaren bizim bilim adamlarımız, sağlık teşkilatımız, Sağlık Bakanlığımız ve dünyadaki bütün kuruluşların hepsinin ilk tedbiri insanları eve kilitlemekti. Afetler var, sel afeti oluyor, yangın afeti oluyor ama bunlar insanlık için bir felaket. Üç felaket üst üste geldi, dünyanın çivisi çıktı. Dünya ters düz oldu. Ne getirdi bu, önce gıdaya erişim zorlaştı. Emtiaya, hububata erişim zorlaştı. Üretmedin üretmeyince pahalandı. Arkasından savaşla birlikte enerji fiyatları zirve yaptı. Doğalgaz fiyatı bir yılda 7-8’e katlandı. Şu anda bizim için, bazıları için de yok. Almanya, Fransa, İngiltere için doğalgaz yok. Para ile de yok, ‘vermiyorum’ dedi. ‘Sen pahalı alıyorsun, ama Almanya’ya vermiyorum diyor’ Rusya. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki paranın para etmediğini herkese Allah gösterdi. Avrupalılara da parasının para etmediğini gösterdi.” diye konuştu.

“Hedefimiz, bu enflasyona fakiri fukarayı emekliyi ve dar gelirliyi ezdirmemek”

Enflasyon ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yıldırım, “Bu dünyada enflasyon patladı. Dünyanın dengesi bozuldu. Bütün dünyada son 40 yılın enflasyonu var. bizde de var. Biz dünyadan ayrı değiliz. Biz de bu dünyanın bir parçasıyız. Eğer dünyada gıdaya erişim zorsa bizde de zor. Dünyada enerji fiyatları yukarı çıktıysa, bizde de çıktı. Sonuç itibariyle bugün bir ciddi şekilde yüksek enflasyonla karşı karşıyayız. Ekonomimiz kötü mü, değil. Ekonominin makro değerleri çok yüksek. Borsanız zirve yapmış, ihracatınız dünyada dünya ihracatının yüzde 1’ini yakalamış. Her ay 25 milyar dolarlık ihracat yapıyorsunuz, üretiyorsunuz. Merkez Bankasında rezerviniz var. Dünya küçülürken siz büyüyorsunuz. Ama enflasyonla ilgili sıkıntı var mı, var. Burada bütün mesele, bu enflasyona fakiri fukarayı emekliyi ve dar gelirliyi ezdirmemek, hedefimiz de budur” diye konuştu.

“Seçimlerde Cumhur İttifakı’na destek vermeniz, dua etmeniz ve çalışmanızı istiyoruz”

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili de konuşan Yıldırım, “Önümüz seçim. Her şey açık, net ve her şeyi siz iyi görüyorsunuz, biliyorsunuz. Biz Türk milletinin ferasetini biliriz. Bizim sizden istediğimiz, cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı birinci turda açık ara seçtirmenizdir, destek vermeniz, dua etmeniz ve çalışmanızdır. Parlamento seçimlerinde Cumhur İttifakı’na destek vermeniz, dua etmeniz ve çalışmanızı istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Aziz Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü hiçbir unsur zarar veremeyecek”

Daha sonra konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Pelin Yılık da pandemide hasret kaldıkları şenliklere yeniden kavuştuklarını belirterek, “Türkiye uluslararası siyasi gelişmeler ışığında bölgesel liderlik vasfını ortaya koydukça, devletler arası ilişkilerde üstlendiği yükselen ivmeyle yıldızlaştıkça, bu durumu hazmedemeyen çevreler karşı atağa geçmekte, farklı alanlarda krizler üretip devlet-millet dayanışmasına zarar vermenin yollarını aramaktadırlar. Türkiye’nin önünü kesmek isteyenlerin aynı zamanda huzur barış ve istikrara zarar vermek için fırsat kollayanların, iç ve dış mihraklarla birlikte yoğun çaba içine girdikleri açıktır. Uluslararası ilişkiler anlamında kaydedilen mesafe, terörle mücadelede sergilenen kararlı duruş, dar gelirli vatandaşlarımızın konut inşasındaki önemli projelerin hayata geçirilmesi, enflasyonla mücadele, yatırımın, üretimin ve ihracattaki önemli gelişmelerin malum çevreler tarafından rahatsızlıkla karşılandığı açıktır. Aziz Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü hiçbir unsur zarar veremeyecek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti küresel manada sürekli yükselen ivmesine devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Siyaset

TBMM Başkanı Şentop: Kimse bizi bölemedi ve bölemeyecek

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, “Tekrar sizlerin nezdinde ülkemizdeki bütün Alevi-Bektaşi derneklerimizin, cem evlerimizin mensuplarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Türkiye düşmanları bilsinler ki bu ülke insanı sağ duyuludur. Sağcı-solcu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, laik-Müslüman, en son FETÖ’cüleri gördük, kimse bizi bölemedi ve bölemeyecek Allah’ın izniyle. Bu ülke büyük bir ülkedir; mezhep savaşı, iç savaş gibi söylemler bizim gibi engin hoşgörüye sahip büyük bir ülke için söz konusu değildir. Daha önce yaşanan oyunların planlayıcılarına karşı her daim teyakkuzdayız” dedi.

Halil Dağ
TEKİRDAĞ-
Tekirdağ Valiliği ve TBMM katkılarıyla Muharrem ayı münasebetiyle bir otelde Alevi Bektaşi derneklerine yönelik düzenlenen iftar yemeğine katılan TBMM Başkanı Mustafa Şentop, geçtiğimiz günlerde yaşanan cem evleri saldırılarına ilişkin açıklamalarda bulundu. TBMM Başkanı Şentop, “Öncelikle söze ve muhabbete başlamadan geçen hafta Hicri yılbaşının yani Muharrem ayının ilk günü, Ankara’da üç ayrı cem evine saldırı düzenlendi. İki gün önce de Alevi Vakıfları Federasyonu İkinci Başkanı ve Kartal Cem Evi Başkanı Sayın Selami Sarıtaş evinin önünde saldırıya uğradı. Bu menfur saldırıları kınıyorum ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şükürler olsun sağlık durumları iyi. Devletimizin, Alevi-Sünni çatışması çıkarabileceğini, kardeşliğimizi ve dirliğimizi bozabileceğini zanneden zavallıların yakasına yapışacağından hiçbirinizin şüphesi olmasın. Ankara’daki saldıralar sonrası Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş, ‘Şahı Merdan Kültür Evleri Yaşatma ve Yaptırma Derneğine’ ziyarette bulundu. Devlet ve millet olarak bizler her daim ayrılmaz bir parçayız. Buradan ayrılık gayrılık tohumları ekmeyi murat edenler, bu ülkeden mezhep kaynaklı bir nefretin çıkmayacağını bilsinler. Tekrar sizlerin nezdinde ülkemizdeki bütün Alevi-Bektaşi derneklerimizin, cem evlerimizin mensuplarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Türkiye düşmanları bilsinler ki bu ülke insanı sağ duyuludur. Sağcı-solcu, Alevi-Sünni, Türk-Kürt, laik-Müslüman, en son FETÖ’cüleri gördük, kimse bizi bölemedi ve bölemeyecek Allah’ın izniyle. Bu ülke büyük bir ülkedir; mezhep savaşı, iç savaş gibi söylemler bizim gibi engin hoşgörüye sahip büyük bir ülke için söz konusu değildir. Daha önce yaşanan oyunların planlayıcılarına karşı her daim teyakkuzdayız. Artık bu ülkenin farklılıklarından kardeşlik ve dayanışmadan başka bir şey çıkmayacağını bu çatışmalara karnımızın tok olduğunu herkesin bilmesini istiyorum. Kardeşliğimizi, birliğimizi ve bütünlüğümüzü bozdurmayız. Bizler büyük ve farklılıklarıyla zengin hem de çok zengin bir ülkeyiz” dedi.

Okumaya devam et

Genel

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan KPSS açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Sınavı iptal edilenlerden herhangi bir ücret talebi de kesinlikle olmayacak. ÖSYM, bundan sonraki süreci, kademeleri de inşallah en güzel surette devam ettirerek, şaibeleri de ortadan kaldırarak yoluna devam edecek” dedi.

Hülya Keklik
ANKARA-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soçi ziyareti gazetecilerin sorularını cevapladı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in davetine icabetle Soçi’ye yaptığı çalışma ziyaretinin olumlu, başarılı bir şekilde tamamlandığını ifade eden Erdoğan, “Putin’le 19 Temmuz’da Tahran’da bir araya gelmelerinin ardından Soçi’de ikili ilişkileri ve uluslararası meseleleri etraflıca değerlendirdik. Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyimizin müteakip toplantısını Türkiye’de yapmak üzere Sayın Putin’e davetimi gerçekleştirdim” dedi.

Türk-Rus ilişkilerinin karşı karşıya kaldığı meydan okumaların üstesinden diyalog ve iş birliği ile gelmeyi hep başardığını ifade eden Erdoğan, ”Putin’le tesis ettiğimiz karşılıklı güven ve saygıya dayalı ortak anlayış, ilişkilerimizin teminatıdır. Mevcut şartlar altında önemli olan; ilişkilerimizi ortak çıkarlarımız temelinde ve uluslararası sistem içinde sürdürmek, ileri götürmektir” açıklamasında bulundu.

Putin ile ikili görüşmelerinde ticari ve ekonomik iş birliğinin daha da geliştirilmesi üzerinde etraflıca fikir alışverişinde bulunduklarını ifade eden Erdoğan, “Ticarette hedefin daha önce 100 milyar dolar olarak ifade etmiştik. Bu doğrultuda enerji başta olmak üzere, ticaret, turizm ve tarım gibi alanlarda iş birliğimizi geliştirmek istiyoruz. İkili ticaret hacmimizin daha dengeli bir zemine kavuşmasını temin etmek noktasında kararlıyız. Ekonomik ve ticari ilişiklerimize dair yol haritası mahiyetinde bir mutabakat zaptı da Soçi’de Ticaret Bakanımız ile Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak tarafından imzalandı” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’de yuvalanan terör örgütlerine karşı atılabilecek adımların mütalaa edildiğini kaydeden Erdoğan, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü tehdit eden, Suriyeli kardeşlerimizle birlikte askerimize, polisimize, güvenlik güçlerimize, sivil vatandaşlarımıza saldıran bu katil sürüleriyle mücadelemize birlikte gereken cevabı verme kararında da mutabık kaldık. Rusya’yla sürdürdüğümüz diyaloğun müspet yansımalarına Kafkaslarda, Suriye’de ve Ukrayna’da şahit oluyoruz” dedi.

Rusya -Ukrayna sorununun müzakere masasında çözümüne olan inancının devam ettiğini söyleyen Erdoğan, ”Ukrayna tahılının Karadeniz üzerinden ihraç edilmesine yönelik girişim, bunun en son küresel örneğidir. Şimdi önemli olan, planın sağlıklı şekilde uygulanması ve oluşan müspet havanın İstanbul’daki müzakerelere dönüşe yönelik somut adımlara tahvil edilmesidir. Ukrayna’daki savaşın kazananı olmayacağını başından beri vurguluyorum. Sahadaki sıkıntılara rağmen, krizin müzakere masasında çözüleceğine olan güçlü inancımı da koruyorum. Putin’e, Zelenski’yle görüşmesine ev sahipliği yapabileceğimizi bir kez daha hatırlattım. Karadeniz’den komşumuz Rusya’yla diyaloğumuzu, bölgesel ve küresel barışa katkı sunmak maksadıyla her alanda ilerletmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Rusya- Ukrayna geriliminin çözümünde tutumunun her zaman aynı olduğunu bir kez daha vurgu yapan Erdoğan, ”Türk diplomasisi aslında üzerine düşen bu görevi başarılı bir şekilde sürdürüyor. Burada herhangi bir sıkıntı söz konusu değil. Ancak tabii tarafların buradaki yaklaşımı büyük önem arz ediyor. Eğer taraflar verilen sözlerin üzerinde gerçekten hassasiyet gösterip dururlarsa bu işi ciddi manada çözebilecek bir imkana sahip olduğumuzu veyahut da yaklaştığımızı görüyorum. Bunun olmaması için bu noktada bir sebep söz konusu değil” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin terör unsurlarına karşı tavrını Putin ile görüşmesinde ifade ettiğini belirten Erdoğan şunları kaydetti:

“Putin konuyla ilgili Türkiye’ye yönelik adil bir yaklaşım sürdürüyor. Terörle mücadele noktasında her zaman yanımızda olacağını özellikle de ifade ediyor. Burada şunu bize ima ediyor; ‘Mümkün olduğunca bunları, rejimle birlikte çözme yolunu tercih ederseniz çok daha isabetli olur’ gibi bir yaklaşımı var. Biz de diyoruz ki, şu anda bizim istihbarat örgütümüz Suriye istihbaratıyla zaten bu konuları yürütüyor ama bütün mesele netice almak. Eğer istihbaratımız, Suriye istihbaratıyla bu çalışmayı yürütürken, buna rağmen hala orada terör örgütleri fellik fellik at oynatıyorsa bu konuda bize destek vermeniz gerekiyor diyoruz. Bu konuda da mutabakatımız var”.

“Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim”

‘Akkuyu Nükleer Santrali, Cumhuriyet tarihimizin en büyük projelerinden bir tanesi. Bunun önemli olmasının sebebi, sadece elektrik üretim kapasitesi değil, aynı zamanda enerji arzı konusunda Türkiye’nin beklentilerinin bir bölümünü karşılamasının öngörülmesi. Diğer taraftan sizin enerji konusunda da en başından beri çok sık vurgu yaptığımız konulardan bir tanesi yerlileşme ve millileşme. Bu çerçevede Rus tarafı ile bir Türk ortağın girişimi olarak yola çıkan IC İçtaş zaman içinde önemli bir bilgi birikimi ve know-how üretmişti. Fakat kısa süre önce ilginç bir gelişme oldu ve Rus tarafı Rosatom yarı yarıya ortak olduğu bu şirkette çalışmalarını durdurdu ve feshetti. Acaba bu konu gündeme geldi mi? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu adım bu projenin gecikmesi veya Türk tarafının bir miktar daha böyle taşeronlaştırılmasına neden olabilir mi? Böyle bir risk görülüyor mu?’ sorusuna Erdoğan, “Tabii böyle bir konuyu görüşmemek olamaz. Görüştük. Akkuyu Nükleer Güç Santrali, ülkemizin enerji stratejisi içinde ayrı bir öneme sahip. Akkuyu’nun ilk reaktörünü 2023 yılında hizmete alma hedefimiz sürüyor. Bu hususları, Rus tarafıyla görüşmelerimizde bir kez daha ele aldık. ‘25 bin kişi şu anda çalışmıyor. Burası kapatıldı’ gibi ifadeler söyleniyor. Böyle bir şeyi ben de kabul etmedim, Rus tarafı da kabul etmiyor. Çalışıyorlar. Şimdi önümüzdeki hafta Mersin Taşucu’nda Abdülhamit Han sondaj gemimizi uğurlamaya gittiğimde aynı gün oradan Akkuyu’ya geçeceğim. Akkuyu’daki çalışmaları yerinde, bizzat heyetimle beraber izleyeceğim. Ondan sonra da Sayın Putin’e oradaki gelinen durumu aktaracağım, söyleyeceğim. Ona göre de yol haritamızı belirleyelim diyeceğim. Yani onlar da bir defa kesinlikle süreci durdurmak gibi bir şeyi kabul etmiyorlar” cevabını verdi.

Türkiye’nin ülkeye yatırım yapmak isteyen herkese kapılarının açık olduğunu söyleyen Erdoğan, ”Bizim şu anda Türkiye olarak kapımız herkese açık. Ülkemizde kimler yatırım yapmak isterse biz onlara her türlü desteği veririz. Çünkü Türkiye dünyada sadece bu son gelişmelerde değil, bunun dışında da serbest pazar ekonomisinin en önemli bir açık kapısıdır” dedi.

“Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık”

Ruble ile alışveriş konusunun da görüşmelerde masada olduğunu bildiren Erdoğan, ”Tabii bu Soçi ziyaretinin bir güzel tarafı da şu oldu, Putin’le ruble üzerinde mutabık kaldık. Ruble noktasında bu alışverişlerimizi yapacağımız için o da tabii Türkiye-Rusya arasında mali noktada ayrı bir güç kaynağı olarak Rusya’ya ve Türkiye’ye inşallah kazandıracak. Bir de Rusya’nın Mir kartı var. Şu anda bizim beş bankamız bunun üzerinden çalışmalarını sürdürüyor. Burada da çok ciddi gelişmeler var. Bu da tabi Rusya’dan gelen turistleri çok çok rahatlatan bir süreç. Onlarla alışverişini, otel ödemelerini yapabiliyorlar. Bu da tabi hem onlar için hem bizim için çok çok rahatlatıcı bir sistem. Bu ziyaretimizde Rusya Merkez Bankası Başkanı ile bizim Merkez Bankası Başkanımız da görüşmelerini yaptılar” açıklamasında bulundu.

Azerbaycan-Ermenistan gerilimi ile ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, “İlham kardeşimle iki gün önce bunları etraflıca konuştuk. Öncelikle bir Azerbaycanlı kardeşimizin şehit olmasına neden olan saldırıyı kınıyoruz. Karabağ, Azerbaycan’ın uluslararası tanınmış sınırları içerisinde yer alan Azerbaycan toprağıdır. Azerbaycan, tabiatıyla topraklarında yasadışı hiçbir silahlı unsurun bulunmasını istemiyor. Üçlü Bildiri’den bu yana yaklaşık iki yıl geçti. Ermenistan’ın buradaki taahhütlerini de bir an önce yerine getirmesi önem taşıyor. Azerbaycan’ın Londra Büyükelçiliğine saldırıyı da kabul edilemez buluyoruz. Bu olayın ciddiyetle ve detaylı bir şekilde soruşturularak faillerine gerekli cezaların verileceğini ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.

Erdoğan, “ABD Temsilciler Meclisi Başkanının Tayvan’dan ayrılmasının ardından Çin, işgal senaryosunu andıran bir tatbikat başlattı. Bu gerilimin nereye evrileceğini düşünüyorsunuz? Pasifik’te olabilecek bir çatışma, Türkiye’nin pozisyonunu nasıl etkiler? Ekonomik anlamda özellikle bir kriz çıkarsa hazırlık mıyız?” sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Biz hepsine hazırız, bir sıkıntı yok. Bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz.

Ukrayna’daki savaş ve koronavirüs salgınının küresel ekonomi ve istikrara olumsuz etkilerinin sürdüğü bir dönemde yeni bir krizin ortaya çıkmasına izin vermemeliyiz. Tayvan’la ilgili ortaya çıkan gerginliğin azaltılması için tüm tarafların sağduyulu ve itidalli hareket etmesi çok çok önemli. Eylül ayında Şanghay Beşlisi, Özbekistan’da toplanacak. Görüşmemizde Sayın Putin de rica etti; nasip olursa biz de inşallah oradaki toplantıya katılacağız. Şanghay Beşlisi’nin gerek üyeleri gerek gözlemci ya da diyalog ortağı olarak oraya katılacak olanlarla biz de beraber olalım diyoruz. Örneğin Çin geliyor, öbür tarafta Suud gelecek, Katar gelecek. Orada onlarla bir arada olmayı hedefliyoruz. Şu anda fevkalade bir durum olmazsa inşallah ben de oraya katılacağım. Orada bunları çok daha iyi değerlendiririz.”

Almanya ve Fransa’nın Türkiye’yi hedef alan açıklamalarıyla ilgili değerlendirmede bulunan Erdoğan, ”Bu taraflı açıklamalara Dışişleri Bakanımız gerekli yanıtları verdi. Ne yazık ki Almanya da Fransa da Rum-Yunan propagandasına alet oluyor. Yunanistan’ın uluslararası hukuku hiçe sayan adımlarına göz yumulurken, doğru olmayan değerlendirmelerle ülkemizin eleştirilmesi kabul edilemez. Avrupa’nın istikrar ve güvenliği için Türkiye’nin yeri aşikâr. Bu rolümüzü küresel tahıl krizinin çözümünde öncü olarak bir kez daha gösterdik. İstanbul’dan geçen Razoni kuru yük gemisi aslında bir ilkti. Bunun arkasında bu şekilde sırada olan 20 civarında gemi var. Hepsinden öte, şu anda Rusya diyor ki ‘Bizim ciddi manada çıkabilecek hazırlığımız var, gücümüz var. Bizdekilere ne zaman aracılık edeceksiniz?’ İlgili bakanlıklarımız, birinci derecede de Ticaret Bakanlığımız bu işlerin şu anda sorumlusu olduğu için bu konuda hızla çalışıyorlar. Hele hele burada imzayı attıktan sonra sorumluluğu daha da artmış vaziyette” dedi.

Erdoğan Rusya’nın da tahıl ihracatı için destek talebinde bulunduğunu belirterek, Rusya diyor ki ‘Benim malım çok fazla. Örneğin asgari 40 milyon ton ben şu anda mal çıkarabilirim.’ Tabii arada kara kediler var, güya Türkiye gemileri durdurmuş gibi dedikodu dolaştırıyorlar. Böyle bir şey yok. Aksine, ilk gemi nasıl Lübnan’a gittiyse, bu tür gemilerin hepsi bizim üzerimizden gitmeleri gereken ülkelere ulaşmaları için yola revan olacaklar. Bunun aracılığını da Türkiye en güzel şekilde ortaya koyacak. İstanbul’daki sözleşmeyle sağladığımız o başarıyı bundan sonra da devam ettireceğiz” diye konuştu.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.