Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Ekonomi

4 bin 275 çiftçinin yararlanacağı süt toplama merkezi açıldı

Batı Karadeniz ve Akdeniz Bölgesinden 8 il ve 45 ilçenin yararlandığı Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma projesi adı altında 27 köye hizmet veren ve 4 bin 275 çiftçinin yararlandığı süt toplama merkezi, düzenlenen törenle açıldı. Proje çerçevesinde 4 milyon lira civarında malzeme alımı yapılarak üreticilerin hizmetine sunuldu.

Vedat Yunus İkizoğlu
KASTAMONU-
Tarım ve Orman Bakanlığı Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı tarafından Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu’nca (IFAD) karşılanan Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi çerçevesinde yapımı tamamlanan ve Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (Köy-Koop) tarafından uygulanan “Yeni Süt Toplama Merkezleri Yapımı ve Süt Toplama Merkezlerinin Modernizasyonu” projesi ile yapılan süt toplama merkezinin açılışı gerçekleştirildi.

“Yıllık 330 bin ton süt üretimi var, bunu arttırmalıyız”

Kastamonu merkez Mescit köyünde yapılan açılış töreninde konuşan Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Etüt ve Projeler Daire Başkanı Dr. Ayniye Şule Özveren, “Buradan sayılamayacak kadar ülke ekonomisine katkı sağlayan ürünler bulunuyor. Buğday, arpa, çeltik, sarımsak, patates gibi sanayi ürünleri ve tıbbi ve aromatik bitkiler açısından oldukça önemli. Aslında burada yapacak çok işimiz var. Tarım ve tarıma dayalı sanayi işletmeleri içeresinde 68 adet süt ve süt ürünleri ön planda yer alıyor. Büyükbaş hayvancılık sektörü bu veriyle oldukça Kastamonu’da önemli görülüyor. Yılda 330 bin ton süt üretimi gerçekleştiriliyor. Süt üretiminin alt yapısının güçlendirilmesinin ve sütte soğuk zincir oluşturularak kalitenin ve gelirinin üreticilerimizin arttırılması amacıyla 27 köyümüzde bu tesisler tamamlanmış vaziyettedir. Bugünden itibaren açılışını yaparak üretime geçiyor. Bu tesisin toplum tutarı içerisinde Kırsal Dezavantajlar Kalkınma Projesinden sağlanan 1 milyon 893 bin 750 TL’lik bir hibe tutarımız var. Proje çerçevesinde köylerimize 3 adet 5 tonluk süt soğutma tankı, 3 adet 3 tonluk süt soğutma tankı, 3 adet 70 kilowatt’lık jeneratör, 13 adet 40 kilowatt’lık jeneratör, 9 adet baskül otomasyon, 8 adet ön alan tankı, 8 adet pompa, 1 adet süt analiz cihazı, 19 adet ph metre alımı gerçekleştirildi. Bunlar Köy-Koop’a teslim edilmiştir ve köylülerimizin hizmetine sunulmuştur. Projeden 4 bin 275 üreticimiz faydalanacak” dedi.

“Milli servetimiz evsel atıkları, mutlaka evlerimizde ayırmamız gerekiyor”

Kastamonu Belediyesi olarak 3 yıldır ata tohumlarından dağıttıklarını söyleyen Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu ise, “İlk yıl 45 bin, ikinci yıl 60 bin ve bu yılda 100 bin fidan dağıttık. Mutlaka bunu sayıca arttırmalıyız. Pandemiden çıktık ama vaka sayılarımızda artış gözlemleniyor. Son dönemlerde girdi maliyetlerinin artmasıyla enerji fiyatlarındaki artış ile birlikte artık dünyadaki en önemli konunun gıda ve su olduğunu önümüzdeki süreçte hepimiz göreceğiz ve yaşayacağız. 1980’li yıllardan sonra şehirli hayat yaşantımızı birazcık revize etmemiz gerekecek. Köy olmadan üretim olmadan hiçbir şey olmuyor. Sütün buraya sağlıklı gelmesinin yolu hayvanında sağlıklı yemesinden geçiyor. Bu bizim içinde geçerli. Çünkü gıda sektörü çok önemli. Çöpün milli servet olduğunu ve bundan mutlaka faydalanmamız gerektiğini idrak etmemiz gerekiyor. Bizler evsel atıklarımızı ne yazık ki evimizde ayırt etmiyoruz, bu milli servetin mutlaka değerlendirilmesi lazım. KASMİB bünyesinde vahşi depolama yapıyoruz bizde, ama bunlar evde ayrışmış olsa bunları küçücük bir çukurun içerisinde üzerini toprakla kapatsak 15 gün sonra gübre olur. Zehirli atıklardan da kurtulmuş olacağız. Üretimi arttıracağız diye artık toprakta kabul etmiyor. Onun için önümüzdeki süreç tarımın çok önem kazandığı bir süreç olacak. Gıdanın ve suyun çok önem kazandığı bir süreç olacak. Bizim bunları bir bütün halinde mutlaka revize etmemiz gerekecek” diye konuştu.

“Her iki ayda bir, bir Kastamonu nüfusu kadar hasta bakılıyor”

Her gün 5 bin 500 hastanın bakıldığını söyleyen Başkan Vidinlioğlu, “1 ay önce hastaneye gittiğimde Sayın Başhekimimize sorduğumda duyduğum rakam beni ürküttü. Devlet Hastanemizde günlük bakılan hasta sayısı 5 bin 500. İki ayda bir, bir Kastamonu nüfusuna yakın hastanın devlet hastanesinde bakılması demek. 15 yıl önce 1 yılda bakılan hastaya şimdi hastanemiz iki ayda bakıyor. Bu nereden çıktı demeden bunların sebeplerini araştıracağız. Bu yüzden yediğimiz içtiğimiz her şeye dikkat edeceğiz. Bu yüzden gıda kontrollerimizi çok sık yapıp ambalajlı ürünlerden özellikle biraz uzak kalmamız gerekecek. Sağlıklı üretim yapmamız gerekecek” şeklinde konuştu.

“Kendir üretimini mutlaka Kastamonu’da arttırmalıyız”

Kastamonu’nun bilindiği üzere kendirin en önemli illerinden bir tanesi olduğunu hatırlatan Başkan Vidinlioğlu, “Havza Taşköprü bölgesi olduğu için bu yıl fabrika girişimine başladık, bu yıl ekilen kendir miktarı da 5 bin dönüm. İnşallah önümüzdeki süreçte kendirin de çok stratejik bir ürün olduğunu mutlaka anlatmamız lazım. Mutlaka sayıyı arttırmamız lazım. 50 bin çeşit ürünün ham maddesi olarak kullanılan kendirdir. Kendirin tozu aynı zamanda astım hastalarına çok iyi geliyor, medikal sektöründe kullanılabiliyor, ilaç üretimi yapılabiliyor, lifleri çok sağlam ve dayanıklı, uçağın kanatlarından tutunda arabanın kaportasına kadar birçok alanda kendir kullanılıyor. Kendirden preslenerek yapılan tuğlanın yaklaşık 700 dereceye kadar dayanıklı, 15 katlı bina yapıp altında bile kalsanız korkmayın çünkü çok hafif ve çok sağlam bir madde. Onun için kendir ile ilgili de mutlaka stratejimizi gözden geçirmemiz gerekiyor. Özellikle Kastamonu genelinde bunu yaymamız lazım” ifadelerini kullandı.

“Süt desteği alan 6 bin çiftçimizden 4 bin 275 çiftçi projeden yararlanıyor”

Kastamonu Tarım ve Orman İl Müdürü Bekir Yücel Tanrıkulu da “İFAD projesiyle sayın başkanımızın gelişiyle bazı adımlar atılmıştır. İnşallah bundan sonra güzel işlere güzel açılışlara adımlarımızı atacağız. İFAD projesiyle Kastamonu’da hem süt toplama merkezlerinin açılışıyla ki Mescit köyüyle birlikte Taşköprü’de de yapacağımız açılışlar var şu anda. Bir de kapalı sulama sistemleri ve açık sulama sistemlerinin projesi var. Bu sene itibariyle bize gönderilen bütçe ile birlikte bu projelerimizi biz devreye aldık. Yeni süt toplama merkezleri ile birlikte süt toplama projesi moderatör projesi tamamlanmış oldu. Kapalı ve açık sulama sistemleri ile ilgili de şu anda inşaat süreçleri devam etmektedir. Bununla birlikte bu bölgede Mescit köyü ile birlikte 7 köy daha buraya sütünü getiriyor. Bu projeyle birlikte 4 bin 275 çiftçimizin bu projeden yararlanmasına olanak sağlamaktayız. Kastamonu’da süt desteği alan toplam 6 bin çiftçimiz var. Süt toplama merkezi neden önemlidir? Konusuna değinmek isterim. Tüketici kaliteli süt istiyor, fabrika kaliteli süt istiyor, bununla birlikte üretici de kaliteli süt satmak istiyor. Bu bir zincir. Kaliteli süt nedir? Diye soracak olursak dört tane kriter var. Birincisi sağlıklı hayvan ve sağlıklı salım koşulları, ikincisi dışarıdan bir katkı olmaması, üçüncüsü sütün içerisinden bir katkı alınmaması ve dördüncüsü sütün en kısa sürede alınıp buraya getiriliyor olması. Kaliteli süt tarifi budur. Peki, kaliteli süt olunca, yetiştiren çiftçimize nasıl bir katkı sağlıyor onu da ifade edeyim, bugün normalde, muhtarımız da ifade etti zaten, sağıp sıcak süt halinde sattığın zaman yaklaşık beş lira civarı bir para var. Buraya getirip burada soğutucuya alıp zaman ulusal süt konseyinin açıkladığı fiyat 7.5 lira, 20 kuruş da devletin desteği var. Arada 2.70 gibi çok büyük bir rakam var. İşte bu rakam çiftçimizin kaliteli süt satmasının sağladığı gelir açısından son derece önemli. Biz süt toplama merkezlerini bunun için önemsiyoruz. Süt veya süt hayvancılığı hayvancılığın sürdürülebilmesi açısından bu yüzden önemlidir. Yetiştiricilerimiz geçimlerini, bütün gelirini sattıkları sütlerden sağlamaktadır” dedi.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

Kariye Merkezi, iş arayanlara projeler üretmeye devam ediyor

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde kurulan Kariyer Merkezi iş arayanlara, öğrencilere ve işverenlere yönelik başarılı projelere imza atmaya devam ediyor. Kariyer Merkezi koordinasyonunda hayata geçirilen “Yetenek Dönüşüm” projesi ile gençler hem meslek kazanıyor hem de iş dünyasına hazırlanıyor.

MERSİN-Yetenek Dönüşüm projesinde devam eden 3 mesleki eğitim programının kursiyerlerine yönelik “Etkili İş Arama Teknikleri” eğitimleri verildi.Büyükşehir Belediyesi Kariyer Merkezi Müdürü Serkan Özada, otomasyon, yapay zeka ve dijital teknolojilerin çalışma hayatını derinden etkilediğini, işlerin tanımı, içerikleri, çalışma şekilleri ve işverenin beklediği yetenek setlerinin değiştiği günümüzde, Kariyer Merkezi’nin iş gücü piyasasının dinamikleriyle işbirliğine dayalı projelerle değişime öncülük ettiğinin altını çizdi. Özada, ‘Dijital Liderler Mersin’de projesi ile kurumları geleceğin iş dünyasına hazırlamak, dijitalleşme ve insan kaynakları uygulamaları konularındaki 20 programa bin 750 kişinin katıldığını, ‘Kariyer Mersin’ projesi ile de özellikle kentteki üniversiteler işbirliğinde 5 etkinliğe 9 bin 500 kişinin katıldığını ifade etti. Özada, ayrıca ‘Mülakat Simülasyonu’ projesiyle iş arayan ve işverenleri buluşturarak, iş arayanlara mülakat deneyimi kazandıran 181 mülakat simülasyonu etkinliğine ise 3 bin 360 kişinin katılım sağladığını kaydetti.

Okumaya devam et

Ekonomi

ING Türkiye 2022 yılı ilk yarı finansal sonuçlarını açıkladı

ING Türkiye, 2022 yılının ilk yarısına yönelik konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 17,43 olarak gerçekleşen ve konsolide aktif toplamı 98,7 milyar TL olan banka, bu dönemde 62,6 milyar TL’si nakdî olmak üzere ekonomiye toplam 72,2 milyar TL tutarında kredi büyüklüğü ile kaynak sağladı.

İSTANBUL-ING Türkiye, 2022 yılı ilk yarı konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Bu dönemde konsolide aktif toplamı 98,7 milyar TL olan ING Türkiye’nin sermaye yeterlilik oranı da yüzde 17,43 seviyesinde gerçekleşti ve vergi öncesi kârı ise 1,6 milyar TL oldu. 30 Haziran 2022 tarihi itibarıyla toplam özkaynakları 11,9 milyar TL olan ve toplam mevduatları 60,9 milyar TL’ye ulaşan bankanın ülke ekonomisine sağladığı kredi desteği de 62,6 milyar TL’si nakdî olmak üzere, toplam 72,2 milyar TL olarak gerçekleşti.

“Güçlü sermaye yapımızla, finansal tablolarımızda sağlam performans sergiliyoruz”

Yılın ilk yarısını değerlendiren ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Küresel çapta enflasyonun öne çıktığı ve bölgemizde yaşanan karışıklıkların dünya ekonomisine yönelik zorlu etkilerinin hissedildiği bu dönemde, müşterilerimizin, paydaşlarımızın ve çalışanlarımızın yanında olmaya ve Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaya devam ediyoruz. Güçlü sermaye yapımızla, finansal tablolarımızda sağlam performans sergiliyoruz. Bu doğrultuda, yıl sonuna göre mevduatta yüzde 16 oranında büyüme gösterdik ve aktif büyüklüğümüzde de yıl sonuna kıyasla yüzde 11 artış kaydettik. Ayrıca, ülke ekonomisine sağladığımız kredi desteğini yıl sonuna göre yüzde 14 oranında artırdık” dedi.

“İşletmelerin hayatlarını kolaylaştırmak için dijital ve esnek hizmetler geliştiriyoruz”

Dijital liderlik yolunda güçlü adımlar atmayı sürdürdüklerini vurgulayan Gökgöz, “Şubelere de kalıplara da sığmayan bankacılık anlayışımız doğrultusunda işletmelerin hayatlarını kolaylaştırmak için dijital ve esnek hizmetler geliştirmeye devam ediyoruz. Şahıs işletmelerine uçtan uca dijital bir deneyim yaşatarak ING’li olma imkânı sağlıyoruz ve bu hizmeti sağlayan öncü kurumlar arasında yer alıyoruz. Bununla beraber, işletmelere desteğimizi kesintisiz olarak sürdürmek ve nakit ihtiyaçlarını karşılamak için ING KOBİ Anında Kredi ile dijital kanallarımız üzerinden kredi fırsatları sunuyoruz. Ayrıca, işletmelerin ticarette güçlenmelerine katkıda bulunmak amacıyla iş ortaklıkları gerçekleştiriyoruz. Son olarak, Hepsiburada ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında Hepsipartner İş Ortağım platformuna dahil olan satıcılara ekstra avantajlar sunuyoruz” diye konuştu.

“Sürdürülebilirlik bağlantılı 300 milyon euro tutarındaki sendikasyon işlemini yüzde 100 oranında yeniledik”

Sürdürülebilir bir dünya hedefiyle ilerlediklerini aktaran Gökgöz, “Sürdürülebilirlik alanında öncü adımlar atan bir grubun parçası olarak, sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefiyle çalışıyor ve uluslararası deneyim ve uzmanlığımızı ülkemize aktarıyoruz. Bu doğrultuda geçen sene gerçekleştirdiğimiz ve bankamızın sürdürülebilirlik bağlantılı ilk sendikasyon kredisi olma özelliğini taşıyan toplam 300 milyon euro tutarındaki işlemi yüzde 100 oranında yeniledik. Bu işlemle sağlanan kaynağın hem müşterilerimiz hem de ülke ekonomisi açısından katkı sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“Çalışanlarımızı desteklemeyi önceliklendiriyor ve esneklikler dünyamızı genişletiyoruz”

Çalışan mutluluğu için esnek ve yenilikçi olmayı başarının anahtarı olarak gördüklerini aktaran Gökgöz, “Bu dönemde çalışanlarımızı desteklemek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, esnek çalışma şartlarının öncüsü ING olarak, çalışanlarımız için esneklikler dünyamızı genişletmeyi de sürdürüyoruz. Esnek çalışma modelleri ile sektörde fark oluşturan yeniliklere imza atan bir kurum olarak, Flexi Kariyer ve Flexi İzin gibi yenilikçi uygulamalarımız ile esnekliği sadece çalışma modelleri ile sınırlamıyor, IK uygulamalarımıza bütüncül olarak yansıtıyoruz” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Ekonomi

Küresel gıda fiyatlarında son 10 yılın en sert aylık düşüşü

Küresel gıda fiyatları Temmuz ayında yüzde 8,6 düşerek 140.9 olarak gerçekleşti.

Ali Canberk Özbuğutu
İSTANBUL-
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) yayınladığı rapora göre, Küresel Gıda Fiyatları Endeksi Temmuz ayında, iki basamaklı bir düşüş kaydeden temel tahıl ve bitkisel yağ fiyatlarındaki gerilemeyle birlikte son 10 yılın en sert aylık düşüşünü gösterdi. Endeks, Temmuz ayında bu sene başındaki tarihi rekorlarını kırdığından bu yana art arda 5’inci ayında geriledi ve geçtiğimiz Haziran ayına göre yüzde 8,6 düşüşle 140.9 olarak gerçekleşti.
Bununla birlikte, küresel ölçekte en çok işlem gören gıda emtia ürünlerinin fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen endeks, 2021 yılının Temmuz ayına kıyasla yüzde 13,1 daha yüksek bir seviyede kaldı.

Bitkisel yağ fiyatları son 10 ayın en düşük seviyesinde

FAO Bitkisel Yağ Fiyatları Endeksi, Haziran ayına göre Temmuz’da yüzde 19,2 düşerek son 10 ayın en düşük seviyesine geriledi. Palm yağı fiyatlarının Endonezya’dan bol miktarda ihracat imkânı beklentisi, palm tohumu yağının bol miktarda yeni ürün arzı beklentilerine yanıt vermesi ve soya yağı fiyatlarının uzun süreli durgun talep nedeniyle düşmesiyle birlikte, tüm yağ türleri için uluslararası fiyatlarda düşüşler yaşandı.

Tahıl koridoru fiyatları düşürdü

FAO Küresel Tahıl Fiyat Endeksi de ay içinde yüzde 11.5 geriledi ancak bu oran Temmuz 2021 fiyatlarına göre yüzde 16.6 daha yüksek bir seviyede gerçekleşti. Endekste temsil edilen tüm tahıl fiyatlarının düşmesine buğday fiyatlarındaki yüzde 14.5’lik düşüş öncülük etti. Bu düşüşe kısmen Ukrayna ve Rusya arasında tahıl ihracatındaki engellerin (önemli Karadeniz limanlarının açılması) kaldırılmasına yönelik anlaşmanın hayata geçmesi ve kısmen de Kuzey Yarım Küre’deki hasat mevsimi neden oldu. Küresel pirinç fiyatları da 2022’de ilk kez düştü.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.