Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Asayiş

Oturdukları balkon çöken çift neye uğradığı şaşırdı

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde evli çiftin oturduğu balkon bir anda çöktü. Şoka giren ev sahibi, “Ben ne olduğunu anlayamadım, bir anda etraf dönmeye başladı” dedi.

Cihan Atik
KOCAELİ-
Olay, Fatih Sultan Mehmet Mahallesi’ndeki 3 katlı binanın zemin katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Elif ve Efkan Duran çifti, evlerinin balkonunda oturdukları esnada balkon çöktü. Neye uğradıklarını şaşıran çift, adeta şoke oldu. Sesleri duyarak aşağıya inen bina sakinleri çiftin yardımına koştu. Panik olan Elif Duran hastaneye kaldırıldı. Tedavisinin ardından evine dönen kadın, balkonun haline isyan etti. Duran çiftinin ve bina sakinlerinin, müteahhitten şikayetçi olacakları öğrenildi.

“Balkonda bir tane demir yok”

Bina sakinlerinden Murat Çamurlu, “2014 yılında bu binayı aldık. Bu binayı aldıktan sonra doğru düzgün rahat bir şekilde oturamadık. Alt kattaki komşularımızın rögarları taştı, evi çatladı, duvarları yarıldı. Bu zamana kadar hep bu binayı yapan şahıstan şikayetçiydik. Kaç kez çağırdık, geldi baktı ve bir şey yapmadan geri gitti. Bugün de durduk yere balkon çöktü. Bir tane demir yok. Nasıl Allah korkusu yok bunu yapanların. Biz gürültüye koştuk, yazık günah” dedi.

“Bu kadın bir daha nasıl girecek eve?”

Balkonun bir anda çöktüğünü söyleyen Ferdi Ateş, “Ev sahibi kadın hastanede, korkudan. Bu kadın bir daha nasıl girecek eve? Tonlarca para veriliyor, bu evler alınıyor. Kadın bu saatten sonra evinde oturamayacak. Hep bu korkuyla yaşayacak. Bizde gürültüye çıktık, o sırada balkonda oturuyordum” şeklinde konuştu.

“Burada hepimiz öleceğiz”

Balkonu çöktükten sonra hastaneye kaldırılan Elif Duran ise tedavisinin ardından evine döndü. Duran, “Evi 8 buçuk yıl önce aldık. İlk oturduğum sene duvarlarım çatlamaya başladı. Bütün apartman birlik olduk. Şikayetçi olmak istedim ama önüm kesildi. En sonunda halim bu. Balkonda otururken balkonum çöktü. 1. kat böyle düşerse üst katları düşünemiyorum. Burada hepimiz öleceğiz. Hala evimin duvarları çökmek üzere, zeminlerim hala oynuyor” ifadelerini kullandı.

“Ne olduğunu anlayamadım”

Müteahhitten şikayetçi olacağını belirten Duran, “Karşı tarafımda annemler oturuyor. Onlar ses duydu. Ben ne olduğunu anlayamadım, bir anda etraf dönmeye başladı. Yere düştüm, eşim ‘Balkon çöküyor’ dedi, ben eşimin üstüne düştüm. Üst katlardan çökebilirdi, oradaki oturanlar benim üstüme de düşebilirdi. Şuan zaten hastaneden geldim, sakinleştirici yapıldı” diye konuştu.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Asayiş

45 saniyenin ondan götürdükleri çok ağır oldu

17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde iki çocuğunu, eşini, sağ kol ve sağ bacağını kaybeden Asya Koşal, tüm acılarını 45 saniye süren o geceye sığdırdı. ‘Çocuklarım vefat ettikten sonra uzvum gitmiş, gitmemiş çok önemsemedim’ diyen Koşal, “45 saniyede bir varmış, bir yokmuş. Koskoca bir hayat, bir aile yok oldu. Enkaz altından bir ben çıktım, ben de eski ben olarak çıkmadım” dedi.

Fehime Kartal – Cihan Atik
KOCAELİ-
Marmara Depremi’nin üzerinden 23 yıl geçmesine rağmen depremzedelerin yüreğindeki yara, hala izlerini taşıyor. 17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de 7,4 büyüklüğünde meydana gelen ve 45 saniye süren Marmara Depremi, Kocaeli, Sakarya, İstanbul, Düzce ve Yalova’da büyük yıkıma yol açtı. Deprem gerçeğiyle en acı şekilde tanışan Asya Koşal da, 45 saniye süren o gecede evlatları Cansu ile Oğulcan’ı ve eşini kaybetti. Kendisi de 3 gün enkaz altında kalan Koşal’ın, sağ kolu ve sağ bacağı kangren olduğu için kesildi.

“Sanki sonsuz bir uçurumdan düşüyormuş gibi bir histi”

17 Ağustos 1999 tarihinde Gölcük’te yaşadığını anlatan Koşal, “Evliydim ve bir kızım, bir oğlum vardı. O gün her zamankinden farklı bir hava vardı. Sanki yıldızlar gökyüzünden yere inmiş, elinizi atsanız tutabilecek mesafede gibiydi. O gece çocuklarımı yatırdım, eşim ise salonda televizyon izliyordu, ben de yatakta uzanmıştım. Yerin altı yarılırcasına bir gürültü geldi ve yataktan doğruldum. Çocuklarım sesten korkmasınlar diye kalkmamla ayaklarımın altı yarıldı. Vura vura aşağıya kadar indim, sarsıntıyı enkazın altında yaşadım. Sanki sonsuz bir uçurumdan düşüyormuş gibi bir histi. Bilincim gidip geliyordu. Çocuklarıma ve eşime seslendim hiçbir ses alamadım. Kızım Cansu 8, oğlum Oğulcan 5 buçuk yaşındaydı” dedi.

“Enkaz altından çıktıktan sonra en büyük acım, çocuklarımdan önce çıkmaktı”

Enkaz altında uzun süre feryat ettiğini, sesini duyurmaya çalıştığını söyleyen Koşal, “Sesimi duyan yoktu. Umuttan başka bir çarem de yoktu. Karanlık olduğu için ne gecenin, ne gündüzün, ne de saatin farkındaydım. Bilincim gidip geliyordu, kolum bacağım kangren olmuştu. Belli bir saat sonra titremeyle uyandım, insan sesi duymaya başladım. Daha sonra beni küçük bir delikten çıkararak hastaneye götürdüler. Sağ kolum ve sağ bacağımı kangren olduğu için kesmek zorunda kaldılar. 3 gün boyunca enkaz altında kaldım. En büyük çaresizliğim evlatlarıma ulaşamamaktı. Onların başına ne geldiğini bilmiyordum. Dünyada insanın başına gelebilecek en acı şey evlat acısı. Çocuklarım vefat ettikten sonra uzvum gitmiş, gitmemiş çok önemsemedim. En büyük çaresizliğim çocuklarıma ulaşamamaktı. Enkaz altından çıktıktan sonra ise en büyük acım, çocuklarımdan önce çıkmaktı. Onlardan önce çıkmanın acısı da bana çok ağır geliyor” diye konuştu.

“45 saniyede bir varmış, bir yokmuş. Koskoca bir hayat, bir aile yok oldu”

O geceyi hatırlayınca boğazı düğümlenen Asya Koşal, “Ölümün birçok çeşidi var ama bu deprem felaketi öyle bir şey ki, ailece yaşıyorsunuz. Onlar enkaz altından çıkıyorlar, gömülüyorlar ve siz hiçbir şey görmüyorsunuz. Bu acı kabuk bağlamayan bir yara, bunun hiçbir zaman aşımı olamaz. Ben çocuklarımı ve eşimi hastanede yaralı olarak biliyordum. Evladınızı kaybedip hayata devam etmek sadece nefes almaktır, yaşamak değil. 45 saniyede bir varmış, bir yokmuş. Koskoca bir hayat, bir aile yok oldu. Enkaz altından bir ben çıktım, ben de eski ben olarak çıkmadım. Biliyorum, çocuklarım cennette. Onlar cennet kuşları, iki meleğim. 17 Ağustos kara gün olarak hep kalacak. Deprem benden çok ağır şeyler aldı. Canımdan canlar gitti. Herkes sağken, yanı başındayken bütün sevdiklerine sıkı sıkı sarılsın. Kimsenin keşkeleri olmasın, benim hayatımda çok keşkelerim var” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Asayiş

Terör örgütünden Karkamış’a roketli saldırı

Gaziantep’in Karkamış ilçesine terör örgütü PYD/YPG tarafından roketli saldırı düzenlendi. Saldırıya Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından misliyle karşılık verildi.

Hanifi Güzel
GAZİANTEP-
Gaziantep’in Karkamış ilçesine Suriye’nin Mümbüç bölgesinden roketler atıldı. 6 roketin boş araziye düştüğü ilçede, belediye hoparlörlerinden sokağa çıkılmaması yönünde uyarılar yapıldı. Saldırıya, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından anında karşılık verildi. Roketlerin atıldığı bölge yoğun bombardımana tutulurken, bölgede hareketlilik sürüyor.

Okumaya devam et

Asayiş

PKK’nın ilk eyleminin yıl dönümünde ortalığı karıştıracaklara şafak operasyonu

Mersin’de 15 Ağustos’ta eylem hazırlığında olan PKK/KCK şüphelilerine yönelik başlatılan operasyonda, 8 kişi gözaltına alındı.

Koray Ünlü
MERSİN-
Edinilen bilgiye göre, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, PKK terör örgütünün ilk eylemi olan 15 Ağustos’un yıl dönümünde sokakları hareketlendirmek ve eylem hazırlığında olan şahıslarla ilgili çalışma başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda S.A., A.S., M.Ö., M.R., A.M., S.A., İ.A., Y.D., N.A. ve M.A. isimli şüphelileri belirleyen ekipler, operasyon için bu sabah düğmeye bastı. Özel harekat polislerinin de desteğiyle Mersin, Tarsus ve Silifke’de 10 adrese giren ekipler, 8 şüpheliyi gözaltına aldı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda örgütsel doküman ele geçirildi. Şahısların ayrıca sosyal medya hesaplarından bölücü terör örgütünü övücü, yüceltici ve sahiplenici paylaşımlar yaptığı tespit edildi.

Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri yapılmak üzere emniyete götürülürken, adresinde bulunamayan 2 kişiyi yakalama çalışmaları devam ediyor.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.