Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Sağlık

Uzmanından yüz felcine karşı öneriler

Yaz aylarında sıklıkla yaşanan yüz felci vakaları hakkında açıklamalarda bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Gülten Özdemir, “Yüz felci geçirmemek için özellikle yaz aylarında direkt klimanın önünde uzun süre durulmaması, terli terli çok soğuk su ya da dondurma yenilmemesi, araç kullanırken camların karşılıklı açık bırakılmaması, ya da karşılıklı açık olan kapı ve pencere arasında kalınmaması öneriliyor” diye konuştu.

İSTANBUL-Yüz felci, “fasiyal sinir” olarak adlandırılan yüz sinirinin değişik nedenlere bağlı etkilenmesi sonucu tek taraflı yüzün mimik kaybı olarak ifade ediliyor. Fasiyal sinir yüzün mimik hareketlerinin yapılmasının yanı sıra konuşma, yemek yeme, su içme, gülme, ağlama hareketlerinde görevi olan kasların çalışmasını ve ayrıca göz yaşı bezi, tükürük bezlerinin çalışmasını ve dilin bir kısmının tat duyusunu sağlıyor. Yüz felçleri hakkında açıklamalarda bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Gülten Özdemir, temelde iki yüz felci çeşidi olduğunu söyleyerek, “Bunlar; periferik yüz felci ve santral yüz felcidir. Toplumda en sık bilineni bell palsi denen periferik fasiyal paralizidir” şeklinde konuştu.

Fasiyal sinir çekirdeğinin beyin sapında yer aldığını söyleyen Dr. Özdemir şu ifadeleri kullandı:
“Beyin sapında bulunan bu fasiyal çekirdeğin üst kısmında olan; yani beyinle beyin sapı arasında etkilenmelerde santral yüz felci ortaya çıkar. Beyinle beyin sapı arasındaki yüz felci nedenleri nöroloji tarafından incelenir ve tedavi edilir. Çekirdekte ve yüze gelene kadar devam eden sinir trasesi boyunca olan etkilenmelerde gelişen duruma ise periferik yüz felci denir. Her iki yüz felcinin meydana gelme nedeni ve klinik bulguları birbirinden farklıdır. Santral yüz felci nedenleri daha çok beyin damar tıkanıklıkları, beyin kanamaları, beyindeki bir enfeksiyon veya beyin tümörleridir. Periferik yüz felci ise yüzün bir tarafındaki kasları yöneten sinirin felç olması ile o taraftaki kasların kuvvetsizliğine bağlı olarak aynı taraftaki kaşını kaldıramama, gözünü kapatamama, ağız köşesinin sağlam yüz tarafına doğru kayması ve tüm bu nedenlerle asimetrik yüz görünümüne neden olarak yüz ifadesinde ve mimik hareketlerde bozulma olmasıdır. Ayrıca tek gözde ve ağızda kuruluk, bazı hastalarda tat duyusu bozukluğu ve nadiren seslerin aşırı duyulması (hiperakuzi) de eklenebilir. Periferik yüz felci belirtileri saatler içinde ortaya çıkabilir, felç başlamadan önce özellikle aynı taraf kulak arkasına yayılan ağrı şikayetleri de var olabilir. Bell palsinin nedeni genellikle ortaya konamaz ise de soğuk algınlığı ve viral etkenler en çok suçlanmaktadır.”

Yüz felcinin düşünüldüğünden daha yaygın görülen bir bozukluk olduğunu belirten Beykent Üniversitesi Hastanesi’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Gülten Özdemir, “Sadece değişen çok sayıda etiyolojiye sahiptir. En yaygın yüz felci nedenleri; bell palsi ve travma iken, tümörler ve konjenital anomaliler ise nadir nedenleri arasındadır” dedi.

“Cereyenda kalmayın”

“Periferik yüz felcinin kış aylarında soğuk havaların etkisiyle arttığı daha çok viral enfeksiyonların neden olduğunu bildiren çalışmalar vardır” diyen Dr. Özdemir, “Sıcak yaz günlerinde ise açılan klimanın ve araba ile seyahat ederken açılan camdan yüzün sadece bir bölgesine yoğunlaşan soğuk havanın ya da açık iki cam, kapı arasında cereyanda kalmanın yüz felcine neden olduğu biliniyor” ifadelerini kullandı.

Yüz felcinin tedavisi

Yüz felcinin tedavisi hakkında bilgilendiren Dr. Özdemir, “Yüz felci tedavisi, yaklaşık bir aylık zaman dilimi içinde kortizon gibi ödem çözücü ilaçlarla ve viral enfeksiyon şüphesi durumunda antiviral ilaçlarla, bakteriyal enfeksiyon şüphesi durumunda antibiyotik tedavisi ve B vitamini takviyesi ile birlikte fizik tedaviye de başlanarak yüz felci tedavi edilmektedir. Gece yatarken yapay gözyaşı damlaları ve göz bandı kullanmak kornea hasarını önlemede yaralıdır. İlaç tedavisi ile birlikte felçli tarafa masaj, sıcak uygulaması, yüz kaslarını çalıştıracak egzersizler ve aynı tarafla sakız çiğnemenin hastalarda rahatlamaya yol açmaktadır” dedi.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Sağlık

İç hastalıklarda sınav başarısı

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalından (AD) Arş. Gör Dr. Mehmet Karaman Uzmanlık Eğitimi Bitirme Sınavında başarılı oldu.

Hüseyin Efe
KÜTAHYA-
Sınavda jüri olarak; KSBÜ İç Hastalıkları AD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Aliustaoğlu, İç Hastalıkları AD’den Doç. Dr. Güven Barış Cansu, Dr. Öğr. Üyesi Türkan Paşalı Kilit, Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Yaman ile Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Başkanı Prof. Dr. Öznur Ak yer aldı.

Başarısından dolayı Karaman’ı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Cem Algın, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Yasemin Taşçı, Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Tekşen ve jüri üyeleri ile İç Hastalıkları AD akademisyenleri tebrik etti.

Okumaya devam et

Sağlık

Samsun Şehir Hastanesi yükseliyor

Sağlık Bakanlığı’nın öz kaynakları ile yapılan 900 yatak kapasiteli Samsun Şehir Hastanesi hızla yükseliyor.

Furkan Abrek Ünal – Cem Güngörmüş
SAMSUN-
Karadeniz Bölgesi’nin en büyük sağlık yatırımlarından biri olan, Yap-işlet-devret modeli kullanılmayan, Samsun’un Canik ilçesine inşa edilen Samsun Şehir Hastanesi inşaatında fiziki gerçekleşme yüzde 55 oranına ulaşıldı. 2020 yılında başlanan 1 milyar 69 milyon TL yatırım bedelli ve 900 yataklı Samsun Şehir Hastanesi inşaatı hızla devam ediyor.
Yapımı bittiğinde bir sağlık üssü haline gelecek hastane; genel tedavi üniteleri dışında onkoloji hastanesi, son teknoloji tetkik cihazlarıyla donatılmış bir nükleer tıp merkezi, kalp damar cerrahi ve göğüs merkezi, genetik hastalıkların tedavi sürecinin yönetileceği genetik hastalıklar merkezi, üreme yardımcı tedavi merkezi, organ ve doku nakli merkezi, inme merkezi, yanık merkezi, 40 ameliyathane ve 1 hibrit ameliyathaneyi bünyesinde bulunduracak.
234 bin 371 metrekare arsa alanı ve 68 bin 990 metrekare oturum alanı olan hastanenin 2023 yılı içerisinde bitirilmesi hedefleniyor.

Okumaya devam et

Sağlık

Hareket bozuklukları ‘beyin pili’yle tedavi ediliyor

Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hareket bozukluğu hastalarında (Parkinson hastalığı, esansiyel tremor ve distoni) ilaç tedavisiyle kontrol edilemeyen durumlar 2021 yılından bu yana beyin piliyle tedavi ediliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde bu tedavinin uygulanmaya başlamasından bu yana toplam 20 hasta beyin piliyle sağlığına kavuştu.

ADANA-Türkiye’de 15 merkezde yapılan, Mersin-Diyarbakır arasındaki bölgede ise kamu hastaneleri arasında sadece Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde olan uygulama, uygun olan hastalara ve SGK kapsamında ücret talep edilmeden yapılıyor. Beyin pilleri, şarjlı olanlarda 25 yıl, şarjsız olanlarda 5 yıl çalışıyor ve hastanın yaşam kalitesine önemli ölçüde katkı sağlıyor. Ömrü dolan pil, yenisiyle değiştiriliyor.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. Melih Çekinmez’in verdiği bilgiye göre, hastalar öncelikle hastanenin ‘Hareket Bozuklukları Polikliniği’ne başvuruyor. Yapılan muayene ve tetkiklerle güncel olarak hastanın uyguladığı ilaç ve tedavilerinin yeterliliği ve uygunluğu gözden geçirilip, daha sonra hastaların nöropsikiyatrik testleri yapılıyor. Psikiyatri uzmanları tarafından psikolojik bir sorun olup olmadığı değerlendiriliyor. İlaçla kontrol altına alınamayan hasta grubunda beyin ve sinir cerrahisi uzmanları devreye giriyor ve pil takılması konusunu değerlendiriyor. Tüm uzmanlar bir araya gelip pil uygunluğu kararı veriyor.

Ameliyat sırasında hasta uyanık oluyor

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Melih Çekinmez, uygunluk kararının ardından beyin pilinin takıldığını belirterek, operasyonun 2 – 2,5 saat sürdüğünü söyledi. Hastanın ameliyat sırasında uyanık olduğunu kaydeden Prof. Dr. Melih Çekinmez, “Ameliyat esnasında hastaların el hareketi, bilinç durumu ve nörolojik muayenelerini nörologlarımızla birlikte yapıyoruz. Hastayla konuşarak ameliyatı yapıyoruz. Ameliyattan 2 gün sonra hasta evine gidiyor. Pil yerleştirildikten 1 hafta sonra pil açılımı ve ayarlarını yapıyoruz. Verdiğimiz ilaç tedavisi ve pil sayesinde, hastayı en iyi nörolojik duruma getiriyoruz. Hastalarımız kendi hayatlarını kendileri idame ettirir hale getirebiliyoruz. Hastalarımız arasında, titremeleri nedeniyle ‘20 yıldır kendi hayatını tek başına idare ettiremiyorken, beyin pili sonrası günlük hayatlarını yardımsız sürdürebilenler, kendi kendine tuvaletine gidebilen, günlük işlerine geri dönebilenler var” dedi.

Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde Hareket Bozuklukları Grubu kurduklarını belirten Prof. Dr. Melih Çekinmez grup hakkında şu bilgileri verdi:
“Grubumuzda, benim koordinatörlüğümde Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanları Doç. Dr. Gökhan Çavuş ve Doç. Dr. Emre Bilgin, Nöroloji Bölümünden Uzm. Dr. Miray Erdem, Psikiyatri Bölümünden Uzm. Dr. Selim Polat ve nöropsikolog Fatih Yaldız, Anestezi Bölümünden Uzm. Dr. Ümit Kara ve Uzm. Dr. Barış Arslan görev yapıyor. Ayrıca Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Bölümünden hareket bozukluğu hastalıkları ile ilgilenen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Meltem Demirkıran ve Uzm. Dr. Mehmet Balal da görevlendirmeyle hastanemize gelerek çalışmalarımıza yardım ve destekte bulunuyorlar.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.