Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay’ın 156’ncı kuruluş yıl dönümünü kutladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Kızılay’ın 156’ncı kuruluş yıl dönümünü, mesaj yayımlayarak kutladı.

ANKARA-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından yayımladığı mesajında, “Yardımseverlik, merhamet, şefkat ve dayanışmanın sembolü haline gelen, özverili bir şekilde yürüttüğü hizmetleriyle dünyanın saygın kuruluşları arasında yer alan Türk Kızılay’ın 156’ncı kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyorum. İyiliğin gücüyle insanın ve toplumun onurunu korumayı, direncini arttırmayı ve ızdırabını dindirmeyi görev edinen Türk Kızılay, son olarak asrın felaketi 6 Şubat depreminde olduğu gibi ihtiyaç duyulan her zamanda ilk müdahaleyi gerçekleştirip şefkat elini uzatmıştır. Uluslararası yardımlardan sosyal faaliyetlere, göç çalışmalarından ilk yardıma, afet örgütlenmesinden kan bağışına kadar birçok alanda insanların zor zamanlarında yanında olan Türk Kızılay’ın tüm gönüllülerin fedakarlıklarını takdir ediyoruz. Türk Kızılay, zor durumda olanların geleceğe umutla bakmalarını sağlamak için var gücüyle çalışmaktadır. Bu anlamlı günde, dokunduğu hayatları iyileştirmeyi ve insanlığa hizmette ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeyi sürdüreceğine inandığım Türk Kızılay’ın tüm mensuplarını ve gönüllülerini en kalbi duygularımla selamlıyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.(DHA)

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Gündem

TBMM Genel Kurulu’nda ‘hububat alım fiyatı’ tartışması

TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın, ‘Hububat alım fiyatları’ ve ‘depremzedelere verilen kira yardımlarına’ ilişkin sözlerine, muhalefet grup başkanvekillerinin karşılık vermesiyle tartışma çıktı. Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, birleşime ara verdi.

Aliekber METE
ANKARA-TBMM Genel Kurulu, ‘Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder başkanlığında toplandı. Siyasi parti grup başkanvekillerinin söz haklarını kullandığı bölümde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, çiftçilere verilen desteklerin konuşulmadığını belirterek, “Temennimiz, tabii ki çiftçilerimizin maliyetlerini daha da düşürerek gelirlerini daha da iyi seviyelere çıkarmak. Ama günümüzün şartlarında ve verdiğimiz desteklerle taban fiyatın açıklandığı gibi değil, 11 bin 500- 12 bin 500- 13 bin liraya kadar kaliteli buğdayla birlikte yükseldiğini söylemek istiyorum. Bir de dünyadaki buğday fiyatlarıyla olan kıyaslamadan bahsetmek istiyorum. Şu anda dünyadaki buğday fiyatları ton başına baktığımızda, diğer rakamlarla yanlış bir şey söylememek için, doğrusunu söylemek için tekrar bakıyorum. Evet, navlunla beraber dünyada 270 dolar olarak belirlenmiş. Türkiye’deki verdiğimiz desteklerle birlikte ton başına 359 dolara denk gelmektedir. Yine, ihracat yasağı kaldırılmış üreticimiz için ithalat yasağı da getirilmiştir. Depremzedelerle ilgili özellikle bir konu var, çok gündeme getirildiği için, kira yardımları kesilmiş değil. 12 ay boyunca 7 bin 500 lira olarak, 5 bin liradan başladı, şu anda 7 bin 500 liraya çıkarıldı. ’12’ ay denilmişti ancak 12 ay dolmasına rağmen evini teslim alamayanlar için 13’üncü aydan itibaren aynı şekilde kira yardımları devam edecektir” ifadelerini kullandı.

‘TÜRK ÇİFTÇİSİNİ YOK ETME PROJESİDİR’

Usta’nın konuşması üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, “Türkiye’de ton başına 250 dolar veriyorlar, dünyaya bakıyorlar, 400 dolar. Tersi ve diyorlar ki, ‘Zaten biz yüksek vermişiz’ oysa bakın, Türk çiftçisi desteklenmiyor. Tarlada desteklenmiyor, mazotta desteklenmiyor, tohumla desteklenmiyor, gübreyle desteklenmiyor ve bu nedenle de Türk çiftçisi çok pahalıya mal ediyor. Yapmanız gereken Türk çiftçisini ayağa kaldırmaktır ama siz hiçbir koşulda dünyayla yarıştırmıyorsunuz. Ama fiyata bakarken, ‘Ya, zaten biz dışarıdan daha ucuza alırız’ dediğiniz zaman işte bu, ithalatçı anlayıştır. İşte bu, Türk çiftçisini yok etme projesidir. Türkiye’nin 22 yıldır tanık olduğu da bu acı gerçektir, bu da buradan itiraf edilmiştir. Diğer bir nokta; bakınız, elimde mesaj var, depremzedelere gelen mesaj, buradan gösteriyorum, depremzedelere artık kira yardımı yapılmayacağına dönük olarak bu gönderilmiş. Şimdi, bu konuda açık bir bilgilendirme yapsınlar çünkü depremzedelerin gözü burada. Bu kira yardımları devam edecek mi?” diye konuştu.

‘KULİSTE BU İNSANLARIN ADRESİNİ VERİRİM’

Ardından İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez söz alarak, “Sayın Şahin Hatay’daki deprem bölgesindeki rezerv alan uygulamasıyla ilgili bir değerlendirme yaptı. Bölgede bir sahra hastanesi kurmuş, uzun süre kalmış, yoğun çalışmalar yapmış biri olarak, bölgedeki birçok insanla halen çok sıkı temasım var. Az önce gösterdiğim o belge onlardan gelen bir belge, insanlar feryat ediyor. ‘Aradan bir buçuk yıl geçti, evlerimiz verilmedi, herhangi bir kira yardımı yok, kapımıza bu belgeler asılıyor ve bizlere konteyner gösterildi’ diyor. Dolayısıyla, ben, Sayın Şahin arzu ederse arada kuliste kendisine bu insanların adreslerini veririm, belki de bizatihi arayıp çare bulur. Öte yandan, buğday fiyatlarıyla ilgili çok önemli değerlendirmeler yaptı. Şimdi buradaki yanlışları tek tek vurgulamak istiyorum. Bakın, geçen yıl buğday tonu 8 bin 250 liraydı, bugün 9 bin 250 lira. Artış ne kadar, yüzde 12. Arpada artış ne kadar? Arpadaki fiyat artışı yüzde 3,5. Peki, gelelim enflasyona. Yüzde 75 TÜİK’in enflasyonu ama gayri resmi yüzde 125’leri bulmuş bir enflasyon var” dedi.

‘BU DURUMU YAŞAYAN VATANDAŞIMIZ VARSA GÖRÜŞÜRÜZ’

Genel Kurul’da milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmalar sürerken söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “TMO’nun depolarının doluluğuyla ilgili bir iddia var ama TMO, ‘Şu anda gelen her çiftçimizi geri çevirmeden depolarımız hazır ve alım için hazırız’ diye açıklamasını da yapmış durumda. Umarım, hiçbir çiftçimiz zorluk yaşamaz. Yaşanırsa biz de bunu takip ederek, TMO’yla beraber ek depoların açılması sağlanarak ki bunlar yapıldı, yapılmadı değil, yine yapılabilir. Ben de tarımı ve arpa, buğday alımlarını önceki dönem Konya Milletvekili ve bu dönem Ankara Milletvekili olarak yakinen takip eden birisi olarak bu bilgileri ezberden söylemiyorum. Hem resmi açıklama kaynaklarından hem de bilgim olarak söylüyorum. Hatay’da bu durumu yaşayan bir vatandaşımız varsa, elbette ki özel olarak onun konusunu görüşürüz ama genel olarak böyle bir algı varmış diye buna girmeye gerek yok. Genel uygulamayı tekrar söylüyorum, 12 ay boyunca devam eden kira yardımlarına 13’ncü aydan itibaren kesintisiz devam edilecek” ifadelerini kullandı.(DHA)

Okumaya devam et

Siyaset

MHP’li Yalçın: Cumhurbaşkanı’nın temaslarından anlam çıkarmak, öküz altında buzağı aramaktır

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’yle zaman zaman görüşüp istişare ettiği gibi istediği siyasetçi ve kişiyle görüşebilir. Bu görüşme ve temaslardan olmadık anlamlar çıkarmak; öküz altında buzağı aramak, kırılmayacak dala karga tünemesini beklemektir” dedi.

ANKARA-
MHP’li Semih Yalçın, Sinan Ateş cinayeti davası ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi parti liderleri ile görüşmelerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yalçın, bazı gazetecilerin MHP’yi kasıtlı olarak hedef aldığını belirterek, “Bütün solcu gazeteciler, önce bir menfur cinayeti bahane ederek, sonra da Sayın Cumhurbaşkanı’nın temasları üzerinden MHP’yi vurma çabasına girmişlerdir. MHP ile alakası bulunmayan bir cinayet davasına TV ve gazete yorumlarında ısrarla yer verilmesine sözde gerekçe olarak toplumsal vicdanın kanaması gösterilmiştir. Hatta söz konusu cinayet davasının iddianamesinde MHP’lilerin ismi bulunduğu için bizim telaşa kapıldığımız vehmedilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı’nın, muhalefet partileriyle temas kurması ise Cumhur İttifakı’nın bozulacağı ve partimizin saf dışı kalacağının işareti olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Hatta bazı aklıevvel gazeteciler artık MHP’nin siyaset ikliminde yalnız başına kaldığını öne sürmüştür. Tekraren altını çizmek gerekir ki Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan, Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’yle zaman zaman görüşüp istişare ettiği gibi istediği siyasetçi ve kişiyle görüşebilir. Bu görüşme ve temaslardan olmadık anlamlar çıkarmak; öküz altında buzağı aramak, kırılmayacak dala karga tünemesini beklemektir” dedi.

Sinan Ateş cinayeti davasının iddianamesinde hiçbir MHP görevlisinin adının geçmediğini aktaran Yalçın, “Hal böyleyken dava solcu basın tarafından MHP’yi töhmet altında bırakmak, partimize zarar vermek, aleyhimizde algı oluşturmak için kullanılmaktadır. Cinayetin aydınlanması için seferber olanlar, konu PKK’nın cinayetlerine gelince sessiz kalmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.(DHA)

Okumaya devam et

Siyaset

Akşener: Türkiye’nin herhangi bir yerinde, herhangi bir amaçla bir ofis açmadım

İYİ Parti eski Genel Başkanı Meral Akşener, “Ofis açıp açmadığımı bu kadar çok merak edenleri aydınlatmak isterim ki; Türkiye’nin herhangi bir yerinde, herhangi bir amaçla bir ofis açmadım. Şimdilik böyle bir planlama içerisinde de değilim” dedi.

ANKARA-İYİ Parti eski Genel Başkanı Meral Akşener, 5 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından, kendisiyle ilgili ortaya çıkan iddialar hakkında sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı. Akşener, milletin ve toplumun içerisinde demokrasinin işlerliğini sağlamak için basın özgürlüğünün sağlanması kadar önemli olan bir diğer konunun da gazetecilerin doğru ve sağlıklı bilgiyle vatandaşı aydınlatma konusundaki hassasiyeti olduğunu belirterek, “Demokrasinin asli unsurlarından olan bir mesleği icra ettiğinin bilincindeki bir gazeteci, gazetecilik etiği doğrultusunda; doğru, tarafsız, şeffaf, dürüst ve sorumlu davranmakla yükümlü olduğunu da çok iyi bilir. Bu çerçevede hem mesleğine hem de topluma duyduğu saygı gereği; elde ettiği herhangi bir bilgiyi, öncelikle doğrulamak için gereken özeni gösterir. Çünkü bu sayede hem toplum nezdinde güvenilir olma hem de tarafsız, dengeli ve sorumlu haber yapma görevini yerine getirmiş olur. Ancak ne yazık ki son günlerde ülkemizde yozlaşan birçok değer gibi gazetecilik mesleğinin de, kendisini gazeteci olarak tanımlamasına rağmen görevini yerine getirme şuurundan uzak bir kesim tarafından, demokrasimizdeki kıymetli yeri ve sorumluluğundan uzaklaştırılarak yozlaştırıldığına şahit oluyorum” ifadelerini kullandı.

Akşener, 5 Haziran 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme sonrasında; doğru, tarafsız, şeffaf ve sorumlu davranma etiğinden uzak bir kısım gazeteci tarafından ortaya atılan iddiaları ve görüşme üzerinden medyaya yansıyan asılsız haberleri büyük bir şaşkınlık ve üzüntü ile takip ettiğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

“11 Haziran 2024 tarihinde Sözcü Televizyonu’nda yayınlanan ‘Aklın Yolu’ programına katılan İsmail Saymaz da ne yazık ki gazetecilik etiğini ihlal ederek; ‘Meral Akşener’e en yakın olduğunu bildiğim isimlerle konuştum. Beştepe’ye gitme ziyaretinin bir iş adamının Yargıtay’daki davasını çözmek olduğunu söyledi ve bunu anlattıktan sonra ‘Yazık bizim emeklerimize’ diye açıklamalarda bulunmuştur. Öncelikle milletimize duyduğum saygı gereği açık ve net bir şekilde ifade etmek isterim ki; İsmail Saymaz’ın bu ifadelerindeki şahsıma yöneltilen iddialar tümüyle gerçek dışıdır.Bugüne kadar herhangi bir iş insanı veya başka bir kişi adına, yargıya intikal etmiş bir konuda hiç kimseden açık veya örtülü hiçbir talebim olmamıştır, bugünden sonra da olmayacaktır. İsmail Saymaz’ın bu gerçek dışı iddiası; sadece şahsımı değil, aynı zamanda bağımsız Türk Mahkemelerini ve Sayın Cumhurbaşkanı’nı da zan altında bırakmaktadır.”

‘EN KISA ZAMANDA HUKUKİ YOLLARA BAŞVURACAĞIMIN BİLİNMESİNİ İSTERİM’

Akşener, Gazeteci İsmail Saymaz’ın 10 Haziran 2024 tarihinde sosyal medya hesabından yapılan paylaşımla ilgili, “Sosyal medyada bilgi kirliliği yaratan gerçek dışı bir paylaşımdır. Ofis açıp açmadığımı bu kadar çok merak edenleri aydınlatmak isterim ki; Türkiye’nin herhangi bir yerinde, herhangi bir amaçla bir ofis açmadım. Şimdilik böyle bir planlama içerisinde de değilim. İlerleyen aşamada eğer ki bu yönde bir kararım olursa bunun da kamuoyu ile paylaşılmasını bizzat kendim sağlarım. Ezcümle; son günlerde İsmail Saymaz tarafından şahsım adına ortaya atılan, ‘iş adamının dosyası için görüşüldü’ ve ‘ofis açtı’ şeklindeki iddialar, bir gazetecinin habercilik anlayışından uzak şekilde birer dedikodudan ibaret olup gerçeklik taşımamaktadır. Bu vesileyle aziz Türk milletinin huzurunda; gazetecilik mesleğinin itibarı açısından oldukça üzücü olan bu açıklamalarından ötürü İsmail Saymaz’ı; haberciliğin evrensel ilkeleri çerçevesinde tarafsız, şeffaf, dürüst davranmaya ve ciddi, dengeli, sorumlu bir bakış açısıyla haber yapmaya davet ediyorum. Yukarıda ifade ettiğim konular hakkında en kısa zamanda hukuki yollara başvuracağımın da bu vesileyle bilinmesini isterim” ifadelerini kullandı.

Akşener bu bağlamda, hakkında daha fazla dedikodu ve yanlış bilginin yayılmasının önlenmesi ve şimdiye kadar bu yayın nedeniyle yanlış bilgilendirilen toplumun ortaya atılan iddiaların gerçek dışı olduğunu öğrenmesi için bu açıklamasının da, tekziben yayınlanmasını rica etti.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.