Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Ekonomi

1 dakikada 1 tabanca üreterek yıllık 400 bine ulaştı

‘Canik’ markasıyla dünyanın 7’nci büyük tabanca üreticisi olan Samsun Yurt Savunma, yaptığı yeni yatırımlarla bu yılın ilk üç ayında üretim gücünü 50 bin adet artırdı. Böylece SYS, 1 dakikada 1 tabanca üreterek yıllık 400 bin adet üretime ulaştı.

SYS Yönetim Kurulu Başkanı H. Zafer Aral, “Yaptığımız yeni yatırımlarla kapasitemizin yüzde 90’ını kullanıyoruz. 12.7 mm’lik ağır makineli tüfek seri üretimi için yatırımlarımız haziran-temmuz aylarında devreye girecek. Buna bağlı olarak istihdamımız ve ihracatımız daha da artacak” dedi.

Canik markasıyla Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen hafif silah üreticilerinden olan Samsun Yurt Savunma Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SYS), üretimdeki gücünü artırmaya devam ediyor. 2021 yılının ilk üç ayında yaptığı yatırımlarla yıllık üretim miktarını 50 bin adet artırarak, yılda 400 bin adede çıkaran SYS, 1 dakikada 1 tabanca üretir konuma geldi. Merkezi İstanbul’da bulunan SYS, Samsun Organize Sanayi Bölgesi’ndeki toplam 40 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulu üç tesisinde 750 çalışanı ile üretimini sürdürüyor. Dünyada hafif silah yani tabanca üretiminde 7’nci sırada olan SYS, tabanca üretimindeki gücünü 12.7 mm’lik CANIK M2 QCB ağır makineli tüfek üretimine taşımayı planlıyor. SYS Yönetim Kurulu Başkanı H. Zafer Aral, “Yaptığımız yeni yatırımlarla kapasitemizin yüzde 90’ını kullanıyoruz bu nedenle, 12.7 mm’lik silahların seri üretim yatırımlarına yoğunlaşmış durumdayız. Haziran ve temmuz aylarında yeni üretim hatlarımız devreye girecektir” açıklamasında bulundu.

Yerli uçaksavar, üretimini artıracak

Savunma sanayindeki yüzde 100 yerli ‘uçaksavar’ gereksinimini 2010’lu yılların başında öngören SYS, 2018’de Milli Savunma Bakanlığı ile imzaladığı ‘12.7 mm Ağır Makineli Tüfek Geliştirme Sözleşmesi’nin ardından çalışmalarına hız verdi. Son teknoloji ve NATO ordularının envanterindeki silahların seviyesinde uçaksavar üretme kabiliyetine ulaşan şirket hazırlıklarını tamamlayarak, CANİK M2 QCB 12.7 mm ağır makineli tüfeğin üretimine 2021 yılında başladı. Yeni yatırımların devreye girmesiyle SYS’nin yıl sonunda üretiminin 400 bin adetin üzerine çıkacağını söyleyen Aral, şöyle konuştu: “Yapılan yeni yatırımlarla birlikte istihdamımız artacaktır. Üretim artışına bağlı olarak yıllık 120 milyon doları bulan ihracatımız daha da yükselecek, farklı pazarlar devreye girecektir. SYS olarak Türkiye’nin tabanca ihracatının yüzde 75-85’ini biz yapıyoruz. Dünyada ABD’ye silah ihraç eden ülkeler arasında 4’üncü markayız.”

Ekonomi

Büro Memur-Sen’den enflasyon oranları hakkında açıklama

Büro Memurları Sendikası (Büro Memur-Sen) Genel Başkanı Yusuf Yazgan, açıklanan enflasyon oranlarını değerlendirdi.

Kemal Diri
ANKARA-
Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, açıklanan şubat ayı enflasyonlarının ardından açıklamalarda bulundu. Yazgan, kamu görevlilerine verilen zamların, yılın daha ilk aylarında enflasyon karşısında güvence altına alınması ve kamu görevlilerinin maaşlarının yeniden düzenlenmesinin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti. Bu çerçevede Yazgan, refah payı, tüm kamu görevlilerine kira yardımı ve büyükşehir tazminatı taleplerini tekrarladı.

Açıklanan enflasyon rakamlarına göre, TÜFE’deki değişimin, Ocak ayına göre, Şubat ayında yüzde 4.53, Aralık ayına göre ise yüzde 11.54 artış şeklinde gerçekleştiğini belirten Yazgan, “Ramazan ayının başında enflasyonun yükselişine devam etmesine, Ramazan sebebiyle piyasalarda yaşanan fırsatçı fiyat artışları da eklenecektir” açıklamasında bulundu.

Kamu görevlileri ve vatandaşların artan enflasyon karşısında öncelikli olarak alım güçlerinin korunması ve müteakiben artırılması gerektiğini belirten Yazgan, hükümetin piyasalardaki fiyat istikrarını korumaya yönelik adımlar atmasının kaçınılmaz kıldığını dile getirdi.
Yazgan, Büro Memur-Sen olarak, daha önce dile getirdikleri; kiralardaki tavan zam oranı uygulamasının, gıda ürünleri başta olmak üzere tüketim ürünlerinde de uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Eminönü’nde Ramazan alışverişi başladı

Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri hurma ve zeytinler tezgahlara indi. Hurma ve zeytin fiyatlarındaki artış geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50’yi buldu.

İSTANBUL-İstanbul’un geleneksel alışveriş noktalarından Eminönü’nde Ramazan alışverişi başladı. İftar sofralarında eksiklerini gidermek için alışverişe çıkan vatandaşlar Eminönü’nün yolunu tuttu. Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan hurma ve zeytin çeşitleri tezgahlara indi. Mısır, İran ve Medine’den gelen hurmalar vatandaşların ilgi gösterdiği çeşitler arasında yer aldı. Hurma ve zeytin fiyatlarında geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50 artış olduğu gözlendi.

‘‘Ramazan ayı dolayısıyla hareketlilik başladı’’

Ramazan öncesi Eminönü’nde alışveriş hareketliliğinin az da olsa başladığını ifade eden esnaf Hüseyin Yavuzer, ‘‘Eminönü’nde eski senelere göre çok fazla hareketlilik yok. Ramazan ayının yaklaşması dolayısıyla biraz hareketlilik var. Ürünlerde fiyat artışları var, bu nedenle biraz talep az. Hurmaları tezgahlara getirdik. Medine hurması daha çok tercih ediliyor. Filistin, İran ve Mısır’dan gelen hurmalar var, bunları satıyoruz. Hurmaları 120 lira ile 500 lira aralığında satıyoruz. Geçen seneye göre artış yüzde 50 civarı’’ diye konuştu.

‘‘Oruç açmak için zeytin ya da hurma tercih ediliyor’’

Şarküteri ürünlerindeki çeşitlilik için Eminönü’nün tercih edildiğini söyleyen Erdal Yusufoğlu isimli esnaf da, “10 gündür Ramazan hareketliliğini görüyoruz. Vatandaşlar iftarda oruçlarını açmak için zeytin veya hurmayı tercih ediyor. Hurma fiyatları zeytine göre daha pahalı. Zeytin fiyatları 150-200 lira civarında. Geçen seneye göre 90 lira olan zeytin bu yıl 150 lira oldu” şeklinde konuştu.

Gülşah Karaman isimli vatandaş ‘‘Ramazan alışverişi için Darıca’dan Eminönü’ne geldik. Ramazan öncesi alışveriş için geldik. Oruç açmak için hurmayı tercih ediyoruz. Kudüs hurması aldık ama fiyatların çok pahalı olduğunu görüyoruz. Hurmayla oruç açmak bizim için gelenekselleşti’’ dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. MTV’de bir düzenleme olmayacak” dedi.

İSTANBUL-
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Maliye politikası tarafında enflasyonu yükseltecek bir adım atılmayacağının altını çizen Mehmet Şimşek, “Vatandaşa da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP’deki vizyon neyse onu uygulayacağız. Orada vergi istisnalarını gözden geçireceğiz diyor. KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. Motorlu kara taşıtları vergisinde bir düzenleme olmayacak” diye konuştu.

Enflasyonun Mart ayından itibaren trende oturacağını belirten Şimşek, “Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak. Biz bunun iletişimini yaptık. Çünkü baz etkisi var. İkincisi de para politikası gecikmeli çalışır. 12 ay, hatta 18 aya yayılan bir aktarım mekanizması var” dedi.

Geçen yılın Ocak-Mayıs döneminde Türkiye’den portföy çıkışı yaşandığını anlatan Şimşek, Haziran-Aralık’ta ise 11,3 milyar dolar net portföy girişi kaydedildiğini belirtti.

Mehmet Şimşek’in açıklamalarında öne çıkanlar;
“Cari açık büyük ihtimalle Şubat-Mart aylarında 30-35 milyar dolar seviyelerine inecek. Cari açık dramatik şekilde daralıyor. Çünkü program değişiyor. Büyümenin komposizyonunu değiştirdik.

Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayla ilgili değildir. Önümüzdeki 12 ayda enflasyon düşecektir.

Biz geldiğimizde kuru serbest bıraktık. Geçici olarak enflasyonist etki oldu. Onun da etkisi var. Gelir politikasının etkisi var. Geçen sene deprem oldu. İnşaat malzemelerinde geçen yaz ciddi artış oldu. Bu sene böyle bir artış olmayacak.

Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi çıkacak. Para politikası Merkez Bankası’nın uhdesinde.

Kur hedefimiz yok, olmayacaktır da. DDM’de Merkez Bankası piyasada var. Bunun dışında herhangi bir müdahalemiz yok diyorlar.

Seçim sonrasına ilişkin liranın değer kaybına ilişkin beklentiler anlamlı gelmiyor. Cari açık azalıyor. Dövize ihtiyacımız da azalıyor. Cari açık 30 milyar dolar civarına indiği zaman yüzde 2,5-3 oran demek. Bunun bir puanını doğrudan yatırımlarla finanse edersek rezerv birikimimiz olacak.”

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.