Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Ekonomi

Oylat Türkiye’nin termal turizm markası

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, Belediye Başkanı Alper Taban ve AK Parti ilçe Başkanı ile birlikte İlçe Sağlık Müdürlüğü, Devlet Hastanesi, Diş Hastanesi ve Ev İnegöl Mobilya Alışveriş Merkezi ile Oylat’ta temaslarda bulundu. Milletvekili Esgin, “Oylat sadece İnegöl ve Bursa’nın değil Türkiye’nin bir termal turizm markası. Bin yatağın üzerinde kapasitesiyle dünyada da bilinen bir sağlık merkezi” dedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin, bir dizi inceleme ve ziyaret için İnegöl’e geldi. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Durmuş, parti yöneticileri ve meclis üyeleri nezaretinde gün boyu İnegöl’de temaslarda bulunan Milletvekili Esgin sırasıyla; İlçe Sağlık Müdürlüğü, İnegöl Devlet Hastanesi, Diş Hastanesi, Ev İnegöl Mobilya Alışveriş Merkezi ve Oylat ziyaret edildi.
Milletvekili Esgin ve beraberindeki heyetin ilk durağı İlçe Sağlık Müdürlüğü oldu. Burada özellikle covid-19 ve aşılama çalışmalarıyla ilgili veriler hakkında bilgi alındı. Ardından İnegöl Devlet Hastanesi ve Diş Hastanesi ziyaret edildi. Buralarda da hem tedavi olmak için gelen vatandaşa geçmiş olsun dilekleri iletildi hem de kurumların çalışmalarına dair brifing alındı. Milletvekili Esgin ve beraberindeki heyet sağlık kurumlarının ardından Ev İnegöl Mobilya Alışveriş Merkezi’ni ziyaret etti. Burada mobilyacı esnafına hayırlı işler dileklerini ileten heyet, sektörle ilgili de bilgiler aldı. Ev İnegöl Mobilya Alışveriş Merkezi’nin İnegöl’e kattığı değerden dolayı da teşekkür edildi.

Heyetin son durağı Oylat oldu. Burada hem Oylat pazarındaki esnaf ziyaret edildi hem de oteller ve bölgede incelemeler yapıldı. Gün boyu yapılan ziyaretlere ilişkin burada açıklama yapan Belediye Başkanı Alper Taban, “Bugün şehrimizde ve Oylat’ta çok değerli Milletvekilimiz Mustafa Esgin Bey ile AK Parti İlçe Başkanımız Mustafa Durmuş, yöneticilerimiz ve meclis üyelerimizle birlikte esnaf ziyaretleri, sağlıkla ilgili konular ve bir dizi belirli inceleme ve ziyaretlerde bulunduk. Şuanda Oylat’tayız. Burayı şuan yaşayan bir organizma gibi düşünürsek; doğa harikası, havasıyla, suyuyla burada uzun yıllardan beri misafirlerimizi ağırlıyoruz. Buranın gelişimi noktasında da kıymetli vekilimizle değerlendirmelerde bulunduk. Ben kendilerine çok teşekkür ediyorum. Çalışmaların hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Esgin ise “Bugün İnegöl’deyiz. Belediye Başkanımız, İlçe Başkanımız, yöneticilerimiz ve meclis üyelerimizle birlikte sağlık ağırlıklı bir program gerçekleştirdik. Sağlık kurumlarımızı, hastalarımızı, meslektaşlarımızı ziyaret ettik. İnegöl’deki sağlık altyapımız için çok şey yaptık. Bundan sonra neler yapabileceğimizi değerlendirdik. Şuanda da Oylat’tayız. Oylat sadece İnegöl ve Bursa’nın değil Türkiye’nin bir termal turizm markası. Bin yatağın üzerinde kapasitesiyle Dünyada da bilinen bir sağlık merkezi” dedi.

Her zaman bu vizyonun destekçisiyim

Sağlık turizminin öneminden de söz eden Esgin, “Sağlık turizmi diye bir olgu var. 400 milyar doların üzerinde bir ticari hacme sahip olan bu sektörden İnegöl olarak, Oylat olarak, Türkiye olarak ne kadar pay alabiliriz bunun çalışmaları içerisindeyiz. Burada çok olağan üstü bir atmosfer var. Sadece termal suyun çıkması olarak, o suyun nitelikleri olarak ifade edilmiyor bu. Çevresindeki güzellikleriyle, mağarasıyla ve yeni yaptığımız yürüme yoluyla gerçekten bir doğa harikası içerisinde bu termal tesislerin varlığını ortaya koymak durumundayız. Dünya çapında önemli termal turizm merkezleri var. Ben Çek Cumhuriyeti’nde Karlovy Vary’i gördüm. İlk gördüğümde aklıma Oylat geldi. Burası aslında Karlovy Vary’nin küçük bir örneği. Tabi biz sağlık turizminde diğer turizm çeşitlerimizden çok daha nitelikli bir turizm hareketini ortaya koyma niyetindeyiz. Güney Sahillerimizde bir turist 650 dolar bırakırken, sağlık turisti 8 bin dolar bırakıyor. Biz sanayide, tarımda, turizmde hep katma değerin peşinde olmamız gerekiyor. Kaynaklarımız çok zengin. Bursa’nın da doğusunda, batısında bütün bu kaynakları ülke ekonomisine kazandırmak, yerinden bir ihracat kalemi olarak bunları değerlendirmek, 12 ay turizm yapılan bir sektör olması hasebiyle de bunu değerlendirmek durumundayız. Ben bu vizyonu ortaya koyduğu için Belediye Başkanımıza, İlçe Başkanımıza ve İnegöl’de yaşayan müteşebbis halkımıza teşekkür ediyorum. Ben de onları temsil eden bir Milletvekili olarak her zaman bu vizyonun yanında olduğumu, katkı sağlama niyetimi paylaşmak istiyorum” açıklamalarında bulundu.



Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

Zeki Zeray: Konuta ihtiyacın en çok olduğu dönemdeyiz

Konut sektöründeki son gelişmelere yönelik değerlendirmelerde bulunan Zeray Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Zeray, “Türkiye’de gayrimenkul sektörü, son 30 senelik geçmişinde hiç bu dönem kadar konuta olan ihtiyacı yoğun olarak yaşamamıştı. Bu durum, yatırımcılar için ciddi fırsat ve avantaj olsa da toplum için fayda sağlamamaktadır. Gayrimenkul sektörü hakkında Merkez Bankası Para Politikaları Kurumunun ilgili birimleri ile düzenli aralıklarla gerçekleştirdiğimiz analiz toplantılarında görüş ve değerlendirmelerimizi şeffaflıkla paylaşmaktayız. Detaylandırmak gerekirse orda da paylaştığım ülkemizdeki enflasyon ile inşaat maliyeti artış endeksi ve şirket analizlerimizin arasındaki fark ciddi oranlardadır” dedi.

İSTANBUL-Sürdürülebilirlik stratejileri üzerine değerlendirme yapan Zeray, “Zeray’ın sürdürülebilirlik belgesi ve raporu hazırlandı, yakın süre içerisinde yayınlayacağız. Bu rapordaki ana hedefimiz, şirketimizi başta sektörümüze örnek, ömrü bizden-beşerden daha uzun, hatta ölümsüz hale getirmektir. Dünyada şu anda hayatta olmayan insanların inşa ettiği ölümsüz şehirler, miraslar var. Türkiye’yi inşaat sektöründe her anlamda hep birlikte hak ettiği zirveye taşıma sorumluluğundayız. Detayına inmek gerekirse, sanatsal yaşam alanları geliştirmek üzere bir yolculuktayız ve bu sadece plan programlar çerçevesinde yönetilebilecek bir olgu değil. Her bir projeyi büyüklerimden ilham aldığım ‘başına gözüne ayakta’ olgusu ile enine boyuna değerlendirmek üzere ayrıştırılmış olarak yönetme gerekliliğine inanıyorum” dedi.

 BİR PROJENİN BAŞLANGICI İLE SONU ARASINDA YÜZDE 400’E VARAN ARTIŞLAR GÖRÜLMEKTEDİR

Sektörün içinde bulunduğu duruma yönelik konuşan Zeray, “Türkiye’de gayrimenkul sektörü, son 30 senelik geçmişinde hiç bu dönem kadar konuta olan ihtiyacı yoğun olarak yaşamamıştı. Bu durum, yatırımcılar için ciddi fırsat ve avantaj olsa da toplum için fayda sağlamamaktadır. Gayrimenkul sektörü hakkında Merkez Bankası Para Politikaları Kurumunun ilgili birimleri ile düzenli aralıklarla gerçekleştirdiğimiz analiz toplantılarında görüş ve değerlendirmelerimizi şeffaflıkla paylaşmaktayız. Detaylandırmak gerekirse orda da paylaştığım ülkemizdeki enflasyon ile inşaat maliyeti artış endeksi ve şirket analizlerimizin arasındaki fark ciddi oranlardadır. 2 katı aşan bu farkın başlıca sebebi; 2018 krizindeki sektördeki iş gücünün dağılması ve son yaşanan deprem felaketi sebepleri ile bölgeye acil ihtiyaca karşın yapılaşmanın yoğunlaştırılması sonucunda normalin 4 katına varan işçilik maliyetlerinin artmasıdır. Buna ilave olarak gayrimenkuldeki kira artışlarında da görüldüğü üzere, talebin artması arzın düşmesi ve sonucunda bir projenin başlangıcı ile sonu arasında yüzde 400’e varan artışlar görülmektedir. Bu artış hiçbir güvenli finansal veya herhangi bir yatırım aracında görülmemektedir” diye konuştu.

 KAZANAN, KAZANCIMIZA ORTAK OLAN MÜŞTERİ KİTLEMİZİ HEP ÇOK DEĞERLİ GÖRDÜK

Halka arz olduklarını söyleyen Zeray, “Rakip analizleri yaptığımız süreçlerde gördüğümüz şu durumu özellikle sizlerle de paylaşmak istiyorum ülkemizin birçok bölgesinde konut üretimi gerçekleştiren firmalar var ve bu firmalar üretimlerini tamamladıktan sonra ürünleri fiyat anlamında doyum noktasına ulaştığında satışlarına başlıyor diyebilirim. Onlardan ayrışan en önemli farklarımızdan biri yatırımcılarımıza kazandırmanın gururu en büyük değerlerimizden. Kuruluş süreçlerimizde sermayeye ihtiyaç duyduğumuz dönemlerde satışa bağlı olarak üretim planlamalarında bulunmaktaydık. Bununla birlikte sahip olduğumuz müşteri kitlesi de bizimle birlikte kazanmaktaydı. Lansmanlarımızda kazanan, kazancımıza ortak olan müşteri kitlemizi hep çok değerli gördük. Kazançlarını ortak kazanç olarak görüp gururlanıyoruz diyebilirim. Üretimlerimizi tamamladıktan sonra satışları hızlandırmanın karlılığının farkındayız fakat daha yüksek kazanç uğruna müşterilerimize sunduğumuz fırsatları hiçbir zaman kısıtlayamadık. Bazen bir müşteriye sunduğumuz herhangi bir fırsat, bir projeye özel kampanya ve benzeri durumlarda hep müşteri odaklı yaklaşımlarla genel boyutta tavırlar sergiledik. Bugün Ankara projelerimize özel sunmuş olduğumuz 250 bin lira peşinat kampanyasını tüm projelerimizde uygulamamız, bitmiş teslime hazır projelerimizde dahi, ödemesi devam ederken kiraya verme avantajı tanımamız bu yaklaşımlarımızın başlıca göstergesi. Çünkü halka arz oluyoruz. Bugüne dek yatırımcılarımıza sunduğumuz bu kazançların en büyük getirisini bir gong sesi ile tüm Zeray ailesine kazandıracağız” ifadelerini kullandı.(DHA)

Okumaya devam et

Ekonomi

SAHTE PLAKANIN CEZASI 32 BİN 170 TL

ABDULLAH GONCA
HABER MERKEZİ
– 01.01.2024 tarihi itibariyle tescil plakalarında seri numaralı ve karekodlu sisteme geçildiğini belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Karekodlu plakalar giderek yaygınlaşıyor. Yapılan denetimlerde, APP ve sahte plakası olan araçlar trafikten men edilirken araç sahiplerine ağır cezalar kesiliyor. Ayrıca bu tür plakalar fenni muayeneden de geçmiyor.” dedi.

-“SAHTE PLAKALAR MUAYENEDEN GEÇMİYOR”

Sahte tescil plakalarının ve bu plakalarla işlenen suçların önüne geçilebilmesi amacıyla 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren karekodlu ve seri numaralı plaka uygulamasının başladığını söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Yeni teknolojiler artık hayatımızın her alanına girmeye başladı. Artık tüm tescil plakalarının üzerinde bir seri numarası ve bir karekod var. Yılbaşından bu yana yaklaşık 1 milyon araç karekodlu plakaya geçti. Tıpkı kimlik, ehliyet ve pasaportlar gibi plakalara da bir kimlik numarası verilerek bunların sahte olup olmadığı tespit ediliyor. Böylelikle tüm plakaların, seri numarası üzerinden takip edilebilmesi sağlanıyor ve plakaların sahte olup olmadığı kolaylıkla anlaşılabiliyor. Standartlara uymayan APP veya sahte plaka kullanıcılarına da gerekli yasal işlemler uygulanıyor. Bu nedenle halkımız bu tür plakaları kullanmaktan imtina etmeli” ifadelerine yer verdi.

İNTERNETTEN VE SOSYAL MEDYADAN SATILAN PLAKALAR YASAL DEĞİL

Plakaların internet üzerinden satışının olmadığını belirten Palandöken, “İnternet ve sosyal medya üzerinden ‘Muayeneden geçer’, ‘Mühürlü’, ‘denetimden geçer’ ve benzeri açıklamalarla, hatta sahte karekod basılarak yapılan plaka satışları yasal değildir cezası da ağırdır. Halkımız bu tür ortamlarda yetkili olmayanlarca yapılan plaka satışlarına itibar etmemeli. Bu tür satışların yapıldığı elektronik ortamların hiçbirinde adres yazmıyor, yetkili kişilerin isimlerine yer verilmiyor. Dolayısıyla vatandaşlarımız, aldıkları sahte plakadan dolayı zor durumda kaldıklarında muhatap olacak hiç kimse bulamazlar. Yeni sistemde her plakaya bir seri numarası veriliyor ve bu numaralar Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına gönderiliyor. Denetim sırasında sisteme kayıtlı olmayan plakalara cezai işlem uygulanıyor ve fenni muayeneden de ağır kusurlu sayılarak muayeneden geçmesine izin verilmiyor” dedi.

-“SAHTE PLAKAYA 32.170 TL PARA VE 2 YILDAN 5 YILA KADAR HAPİS”

Sahte plakaların cezasının da oldukça ağır olduğunu vurgulayan Palandöken, “Sahte plaka kullananlara 32.170 TL para cezası veriliyor. Bunun yanında bu tür plakaların olduğu araçlar trafikten geçici men ediliyor. Ayrıca araç sahipleri, Türk Ceza Kanununun 204 üncü maddesine göre ‘resmi evrakta sahtecilik’ suçundan dolayı 2 ile 4 yıla kadar hapis istemiyle mahkemeye sevk ediliyor. Dolayısıyla halkımız sahte plaka konusunda daha bilinçli davranmalı ve bu tür cezalara muhatap kalmamak için dikkatli olmalı. Bunun için de araç plakalarını, sadece Federasyonumuza bağlı ve plaka basımı konusunda yetkilendirilmiş meslek odalarımızdan almalı.” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Ekonomi

TÜİK: 2024’te tahıl üretiminde azalış, sebze ve meyve üretiminde artış öngörüldü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı ilk tahmininde bir önceki yıla göre tahıl üretiminde azalış, sebze ve meyve üretiminde artış öngörüldüğünü açıkladı.

ANKARA-TÜİK, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Bitkisel Üretim 1’inci Tahmini, 2024’ bültenini yayımladı. Buna göre; üretim miktarlarının, 2024 yılı ilk tahmininde bir önceki yıla göre tarla ürünleri olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde (yem bitkileri hariç) yüzde 2 azalacağı; sebzelerde yüzde 5,6, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 3,4 oranında artacağı tahmin edildi. Yaklaşık üretim miktarlarının tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 76,1 milyon ton, sebzelerde 33,6 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise 28,3 milyon ton olarak gerçekleşeceği öngörüldü.

TAHIL ÜRETİMİNDE AZALIŞ

Tahıl ürünleri üretim miktarlarının, 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,4 oranında azalarak yaklaşık 39,9 milyon ton olacağı tahmin edildi. Bir önceki yıla göre, buğday üretiminin yüzde 4,5 oranında azalarak 21 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 8,7 oranında azalıp 8,4 milyon ton, çavdar üretiminin yüzde 11,5 oranında azalarak 270 bin ton, yulaf üretiminin yüzde 2,4 oranında azalıp 400 bin ton, mısır üretiminin ise yüzde 5,6 azalarak yaklaşık 8,5 milyon ton olacağı öngörüldü. Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve kırmızı mercimek üretiminin sırasıyla 610 bin ton, 270 bin ton ve 410 bin ton olacağı tahmin edildi. Yumru bitkilerden patatesin ise bir önceki yıla göre yüzde 14 oranında artarak 6,5 milyon ton üretileceği tahmin edildi. Yağlı tohumlardan soya üretiminin yüzde 21,5 oranında artarak 167 bin ton, ayçiçeği üretiminin ise yüzde 8,7 oranında artışla yaklaşık 2,4 milyon ton olacağı öngörüldü. Şeker pancarı üretiminin yüzde 2,1 oranında azalarak 23 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi.

SEBZE ÜRETİMİNİN ARTIŞ

Sebze ürünleri üretim miktarının 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,6 artarak yaklaşık 33,6 milyon ton olacağı tahmin edildi. Sebzeler grubu ürünlerinden domateste yüzde 9, kuru soğanda yüzde 7,7, salçalık-kapya biberde yüzde 16,4 oranında üretim artışı; hıyarda yüzde 4,8, sivri biberde yüzde 3,3, kırmızı lahanada yüzde 7,6 oranında üretim azalışı olacağı tahmin edildi.

MEYVE ÜRETİMİNDE ARTIŞ

Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarının 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,4 oranında artarak yaklaşık 28,3 milyon ton olacağı tahmin edildi. Meyveler grubunda, bir önceki yıla göre elmada yüzde 2,2, çilekte yüzde 5,9 üretim azalışı beklenirken; şeftali ve nektarin toplamında yüzde 15,6, kirazda yüzde 4,6, narda yüzde 8,3, üzümde yüzde 8,8 oranında üretim artışı olacağı öngörüldü. Turunçgil meyvelerinden mandalinada yüzde 18,7, portakalda yüzde 13,5, limonda yüzde 16,2 oranında üretim azalışı öngörüldü. Sert kabuklu meyvelerden fındıkta yüzde 5,4, cevizde yüzde 16,1, Antep fıstığında yüzde 67 oranında üretim artışı olacağı tahmin edildi. Muz üretiminde yüzde 4,9 oranında azalış, zeytin üretiminde yüzde 90,8 artış olacağı öngörüldü.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.