Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Siyaset

Güneş: İslam düşmanlığı söz konusu olunca düşünce özgürlüğü diyorlar

AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, İsveç’te Kur’an-ı Kerim’in yakılması olayının düşünce özgürlüğü ile bağdaştırılmasına tepki gösterdi.

Rıdvan Bostancı
KARABÜK-
İsveç’te Türk Büyükelçiliği önünde Kur’an-ı Kerim yakılacağının öğrenilmesi üzerine İsveç’in Ankara Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığına çağrılarak gerekli ikazların yapıldığını belirten Güneş, “Türk Dışişleri yetkililerinin tüm uyarılarına rağmen, maalesef İsveç makamları tarafından izin verilmiş, Türk Büyükelçiliğinin önünde polis koruması altında söz konusu nefret suçunun işlenmesine müsaade edilmiştir” dedi.

İsveç’in, bütün uyarılara rağmen Türkiye’ye yönelik provokatif terör eylemlerine izin vermeye devam ettiğini ifade eden Güneş, “2 hafta önce yine Stockholm’de terör yandaşlarının Türkiye aleyhine gösteri yapmasına izin vermişlerdir. Stockholm Büyükelçiliğimiz önünde Kur’an-ı Kerim’e yönelik alçakça eyleme izin vererek İsveç yönetimi suç ortağı olmuştur. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e yapılan bu hakareti lanetliyorum. Türkiye’yi ve tüm İslam alemini hedef alan eylemlere izin veren İsveç makamlarını kınıyorum, kabul edilemez bu hatadan bir an evvel dönmeye davet ediyorum” diye konuştu.

“İslam düşmanlığı söz konusu olunca hemen düşünce özgürlüğü diyorlar”

Türk milletinin hiçbir dinin kutsallarına hakaret edilmesini tasvip etmeyen, hoşgörü ve tolerans geleneğinden geldiğini aktaran Güneş, “Bu bağlamda İncil’e, Tevrat’a ve diğer dinlerin kitaplarına veya kutsallarına hakaret edilmesini lanetliyoruz. İsveç Parlamentosu önünde birisi İncil yakmak için izin istese veya İsveç’teki İsrail Büyükelçiliğinin önünde birisi Tevrat yakmak için izin istese acaba demokrasi ve düşünce özgürlüğü deyip onlara da izin verecekler mi? Elbette ki izin vermezler. Başka bir dinin kutsal kitabının yakılmasına izin vermezler. Maalesef Kur’an-ı Kerim ve İslam düşmanlığı söz konusu olunca hemen ifade ve düşünce özgürlüğü diyorlar. Bu yapılan Kur’an-ı Kerim’e yönelik alçakça bir nefret suçudur” şeklinde konuştu.
“İsveç hükümetinin derhal gereğini yapması ve bütün insanlıktan özür dilemesi gerekir” diyen Güneş, “Müslümanları hedef gösteren ve kutsal değerlerimize hakaret eden İslam düşmanı provokatif eyleme ifade özgürlüğü adı altında izin verilmesini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bu aşağılık eylem, aynı zamanda İslam düşmanlığının, ırkçı ve ayrımcı akımların, Avrupa’da ulaştığı kaygı verici seviyesinin bir başka göstergesidir. İsveç makamlarını bu nefret suçunun failleri hakkında gerekli işlemleri yapmaya, tüm ülkeleri ve uluslararası kuruluşları İslam düşmanlığına karşı somut tedbirler almaya çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

İsveç’in NATO üyeliğinin bu şartlar altına TBMM’nin onayından geçmeyeceğini kaydeden Güneş, şunları söyledi:

“Dinimize, dilimize, kutsal değerlerimize, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a saygısızlığın muhakkak bir karşılığı olmalıdır. Stockholm’de Büyükelçiliğimiz önünde Kur’an-ı Kerim’e yapılan insanlık dışı saldırı kabul edilemez. İsveç’teki Kur’an-ı Kerim yakılma skandalının ardından bu kez de Hollanda’da Kur’an-ı Kerim yırtılarak Müslümanlar hedef alınmıştır. Avrupa’da, Türk ve Müslüman düşmanları, Anayasa gereği ülkelerinde yaşayan Müslümanları sokağa dökerek hata yapmalarını bekliyorlar. Sadece Türk milletini değil, milyarlarca Müslümanı incitecek bu saygısızlığın amacını da hedefini de iyi biliyoruz.”

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Madem Bay Kemal bu ifadeyi o kadar sevdi, öyleyse yeni sloganını da vereyim, Bay bay Kemal

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,” Madem Bay Kemal bu ifadeyi o kadar sevdi, öyleyse kendisine bundan sonra kullanabileceği yeni sloganını da vereyim. Bay bay Kemal” dedi.

Hülya Keklik
ANKARA-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Grup toplantısında konuştu.
Erdoğan,” Milli iradenin tecelligahı olarak gördüğümüz TBMM bizim için ülkemiz adına verdiğimiz istiklal ve istikbal mücadelesinin sembolüdür” dedi.

Her hal ve şart altında meclisin temsil ettiği milli iradenin üstünlüğü ilkesine sahip çıkıldığını ifade eden Erdoğan, “Anayasa ve meclis içtüzüğünü ayaklar altına aldıkları zaman çareyi başka yerde değil yine burada aradık. Anayasa ve yasalarımızı, demokrasimizi, hak ve özgürlüklerimizi, kalkınma mücadelemizi destekleyecek adımlarla geliştirmek için her yola çıktığımızda çareyi başka yerde değil hep burada aradık. FETÖ’cü alçakların bombalarıyla sesini ve temsil ettiği iradeyi susturmak istediklerinde bile direnişi burada sürdürdük, çareyi burada aradık. İnşallah Türkiye Yüzyılını da meclisimizle birlikte inşa edeceğiz. Türkiye Yüzyılı destanını da Cumhuriyetimizin ilk asrında darbelere, vesayete, sistemi kilitleyen nice arızalara rağmen milli iradenin temsili görevini azimle yerine getirmeye çalışan meclisimizle yazacağız” açıklamasında bulundu.

Yeni yönetim sistemiyle yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkilerin tanımını netleştirip yetki ve sorumluluk alanlarını anlaşılır hale getirerek bu sürecin en sağlıklı şekilde yürümesini sağlayacak altyapıyı kurduklarını ifade eden Erdoğan, seçimlerin ardından yeni yönetim sisteminin ilk dönemindeki tecrübeler ışığında sistemi daha ileriye taşıyacak restorasyonları da yine meclisle yapmayı yapmayı umut ettiklerini belirtti.

Bu umudun gerisinde 20 yıllık emek ve kazanım olduğunu söyleyen Erdoğan, 20 yıl önce millete ne söz verildiyse hemen hepsini yerine getirebilmeyi başardıklarını kaydetti.
Erdoğan, 12 – 13 yıl önce milletin huzuruna çıktıkları 2023 hedeflerinden dünyada yaşanan onca krize, Türkiye’nin başına gelen onca hadiseye rağmen asla vazgeçmediklerini, asla sapmadıklarını asla geri adım atmadıklarını söyledi. Erdoğan, ”Cumhuriyetin ilk asrını tamamlarken 2023 hedeflerimize de önümüze çıkarılan engellere, maruz kaldığımız saldırılara, tuzaklara rağmen ulaştık” dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin başka bir döneminde yaşansa ya da başka bir ülkenin başına gelse çok büyük yıkımlara, felaketlere, facialara yol açacak badireleri Türkiye’nin atlattığını belirterek,“ Cumhuriyetimiz yaş aldıkça, milletimizin feraseti ve dirayeti güçlendikçe; eski senaryolar, eski tezgahlar işlememeye başlamıştır. Kendi krizleri içinde çırpınıp duran bir Türkiye’den küresel krizlere meydan okuyan bir Türkiye’ye gelmiş olmak bile başlı başına bir başarı ifadesidir” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin sadece 20 yılda asırlık demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmiş olmasının ötesinde böyle bir arka plan olduğunu söyleyen Erdoğan, “Son 20 yılda ülkenin demokrasi ve kalkınma yürüyüşünün öyle hızlı oldu ki muhalefet bil bunun gerisinde kaldı” diye konuştu.

6’lı masanın ortak politikalar metniyle ilgili konuşan Erdoğan,” Önceki gün 6 parti aylarca uğraşıp didinip hazırladıkları bir ortak politikalar metni yayınladı. Ülkemizin 6 güzide partisi bir araya gelip böyle bir metin hazırlayınca insan ster istemez böyle bir beklentiye giriyor. Biz 20 yıldır gece gündüz çalışmaktan bazı şeyleri gözden kaçırmış, bazı şeyleri ihmal etmiş hatta bazı konularda hata etmiş olabiliriz. Netice itibari ile hepimiz beşeriz, hepsi mümkün. Gerçi karşımızda henüz bir cumhurbaşkanı adayı belirmekten aciz bir masa olduğu hakikatini unutmuyoruz. Bu masanın bizim yaptıklarımızı, hedeflerimizi, vizyonumuzu aşacak belge ortaya koyabilmesine de pek ihtimal vermiyoruz. Ama ne yapmışlar bir bakayım dedim. Keşke bakmaz olsaydım. Kendimiz adına değil ama bu partilere umut bağlayanlar adına çok üzüldük. Buradan ülkemiz ve milletimiz adına bir şey çıkmaz ama gençlerimize güzel eğlence malzemesi çıkar dedim. Karşımızdaki kafadan memleketin herhangi bir derdine deva sadra şifa olacak şeyler beklememizin beyhudeliğini az çok tahmin etmemize rağmen üzüntü duydum” ifadelerini kullandı.

Ortak Politikalar metnini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti;
“Bunlar yeni projeler için kafa yormayı, ülkede ne yapılıp edildiğine bile hiç bakmamışlar. Baksalar ortak politikalar diye açıkladıkları hususların, vaat ettiklerinin fazlasıyla zaten yapılmış ve yapılmakta olduğunu görürlerdi. Gözleri var görmüyor, ağzı var konuşmuyor. Kalpler tamamen mühürlenmiş. Milletin umut kapısı haline gelen şehir hastanelerini kapatmayı, kongre merkezi, camisi diğer birimleriyle milletin malı olan külliyenin kapısına kilit vurmayı. Üç beş muhterise koltuk ayarlamak için yeni bakanlıklar kurmayı. Siyaset bilimi birinci sınıf öğrencilerine söyleseniz gülmekten katılacakları zırvaları vaat diye ortaya yazmazlardı. Açıkladıkları metinde herkese selam veriyorlar. Kayyumu kaldıracağız, belediyelere özerlik vereceğiz diyerek masa altı ortakların HDP’ye selam veriyorlar. Olağanüstü hal kararlarını iptal edeceğiz diyerek kamudan uzaklaştırılan kapı ortası ortakları PKK VE FETÖ’cülere selam veriyorlar. Genel Kurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığına sataşarak bu kurumlarımızın sınırlarımız dışında bile tepelerine binip başlarını ezdiği tüm terör örgütleriyle onları kullananlara selam veriyorlar. Milletimize özellikle sesleniyorum. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne, savunma sanayi projelerine, kamu özel ortaklığına dokunağız diyen kendilerine ortak istemeyen ülkemizin bu alanda güçlenmesini istemeyen batıya selam veriyorlar. İçlerinden bir çıkmış diyor ki; Batı bize aferin diyecek Yazıklar olsun. Sen Batı’nın aferin demesine bu kadar muhtaç mıydın? Düştükleri hale bak. Ülkemizin pek çok konuda egemenlik haklarından vazgeçmesi şartına bağlanan f-35 projesine geri döneceğiz diyerek en yetkili ağızları üzerinden şuurlu ve sistematik Türkiye düşmanlığı yaptığını itiraf edenlere selam veriyorlar” dedi.

Erdoğan, ”Ege’deki haklarımızı koruma mücadelemizden vazgeçeceklerini söyleyerek Yunanistan’a selam veriyor. Eski Türkiye’ye dair ne arsa hepsini canlandırma vaadiyle darbecilere vesayetçilere selam veriyor. Kazanımları ve hayallerinle aziz milletimizin kendisine selam vermemişler. Cumhurbaşkanı adaylığını belirmekte tembellik ediyorsunuz anladık da vaatleri oluştururken azıcık ders çalışsaydınız” ifadelerini kullandı.

Erdoğan 6’lı masanın ekonomideki sorunların çözümü için bir önerileri olmadığını belirterek,” Ekonomi için tek çözüm önerilerini finans merkezine giden birimleri tekrar Ankara’ya döndürmek. Beni yanımdayken biz Merkez Bankasının , Ziraat Bankası’nın İstanbul’a gidişini konuşmadık mı, siz ne iş yapıyordunuz. Bunlar herhalde uykudaydı. Milleti anlamak için zerre kadar gayret göstermeyenler, 1990 Türkiye’sinden bir adım öteye geçmeyenler, kafayı değiştirmeyenler bina değiştirerek çözüm üreteceklerini sanıyorlar. Türkiye’nin son 20 yılda yüzde 5 buçuk büyüdüğünden bile haberleri yok. Sadece 2020’den 2022’ye istihdamın 5 milyonla kadar arttığından bir haberler. Önümüzdeki 5 yılda istihdam sözü veriyorlar. Her tarafı tel tel dökülen derme çatma bir programla milletin karşısına çıkıyorlar” diye konuştu.
Demokrasilerde iktidar kadar muhalefetinde önemli olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan,” Türkiye böylesine sakil bir muhalefeti hak etmiyor. Ülkeye de yazık, millete de yazık. Daha vaatlerini kağıda dökme aşamasında bu kadar pespayece davrananların yarın öbür gün sorumluluk üstlendiklerinde ülkeyi ne hale getireceklerini siz düşünün. Anlaşıldığı kadarıyla bir kısım eski bürokrat, teknokrat tayfası bunların kanına girmiş aklına kaldıklarıyla bir takım bir şeyler çizdirip ortak politika diye önlerine koymuş. Masa tayfası da Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bildikleri tek somut icraat eski Türkiye’nin yokluk, yasak, yasak devrinde yaşananlar olduğu için önlerine gelen metne sarılıp milletin huzuruna çıkmışlar. Aday tantanasından politika metni fiyaskosuna kadar olup bitenlere bakınca bir dönem ülkemizde tamda bu konuları işleyen bir komedi dizisini hatırladık” dedi.

Okumaya devam et

Asayiş

Almanya’da camideki çocuklara ırkçı tehdit

Almanya’nın kuzeyindeki Flensburg şehrinde bulunan Ditib Fatih Camisi’nde dini eğitim alan çocuklar ders arasında bahçeye gelen Alman tarafından tehdit edildi.

Erdal Altuntaş
FLENSBURG-
Almanya’nın kuzeyindeki Flensburg şehrinde hizmet veren Ditib Fatih Camisi’nde din dersi alan 8-12 yaş arasındaki çocuklar ırkçı tehditlere maruz kaldı. Din görevlisi Semra Zemheri tarafından eğitim gören çocuklar, teneffüste caminin avlusunda oynadıkları sırada, bahçeye gelen 30 yaşlarındaki Alman kadın tarafından “Sizler domuzsunuz, caminizi de sizi de yakacağım, öldüreceğim” sözleriyle tehdit edildi. Kadından korkan çocuklar, durumu hemen öğretmenleri Zemheri’ye bildirdi. Zemheri ise çocukları sınıfa alarak cami imamı Emrullah Çiftçi’ye konu hakkında bilgi verdi. Çocukların büyük korku ve panik yaşadığını belirten Zemheri, “Bazı çocuklar korkudan ağlayarak tuvalete bile gidemedi. Irkçı kadının uygunsuz davranışlar sergilediğini ben de pencereden bizzat gördüm. Beni gördüğü sırada geri çekilerek uzaktan izlemeye başladı. Bir öğrencimiz bu kadının, kendisini eve davet ettiğini fakat bu teklifi kabul etmediğini söyledi. Sonra da kadın bu çocuğumuza hakaret ederek elinde bıçak ile bağırmaya başlamış. Kadın, hakaret ve tehditler savurmuş” diyerek polise tutanak tutturdu.

“Çocukların psikolojileri bozuldu”

İmam Emrullah Çiftçi de durumu cami başkanı Erkan Özhizalan’a aktardı. Özhizalan olay yerine gelen polislerin öğrencilerin ifadesini aldığını söylerken, “Bu olay sonrası çocukların psikolojileri bozuldu ve camiye gelmeye korkmaya başladılar. Olayla ilgili velilerimiz de bilgilendirildi. Hamburg Din Hizmetleri Ataşesi Osman Dikeç ve Ditib Nord Eyalet Birliği Başkanı Mehmet Gök’e de durumu bildirdik” dedi.

“Yargıya güveniyoruz”

Hamburg şehri ve Schleswig-Holstein eyaletindeki 36 diyanet camisinin çatı kuruluşu olan Ditib Nord Eyalet Birliği Başkanı Mehmet Gök ise eyalet birliği olarak konuyla ilgilendiklerini belirterek, “Hamburg Başkonsolosu, Din Hizmetleri ataşemiz ve Alman makamları konuyla ilgileniyorlar. Bilhassa Ditib camilerine karşı sözlü ve fiziki saldırılar sürekli oluyor. Biz 60 yıldır burada yaşıyoruz ve Almanya’nın bir parçasıyız. Bu olaylar bizleri üzse de yolumuza devam edeceğiz. Tüm insanları sevip saymaya devam edeceğiz. Umarız ki en kısa zamanda bu olayı yapan faşist ve ırkçı kişi gerekli cezayı alacaktır. Alman makamlarıyla görüşüyoruz ve yargıya da güveniyoruz” açıklamasını yaptı.

Okumaya devam et

Asayiş

Babasını kaybeden BBP Genel Başkanı Destici cenaze namazı öncesinde açıklamalarda bulundu

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Eskişehir’de dün vefat eden 89 yaşındaki babası Ali İhsan Destici’nin cenaze namazı öncesinde açıklamalarda bulundu. Babasını anlatan Destici, “İlçemizde ve köyümüzde pek çok talebeleri vardı. Biz aynı zamanda hocamızı da kaybettik. Babam hayatını dümdüz, dosdoğru yaşamış bir insandı” dedi.

Abdullah Güçlü – Hüseyin Samet Öksüz
ESKİŞEHİR-
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin babası Ali İhsan Destici, Emek Mahallesi’nde yaşadığı evde fenalaşarak 112 Acil Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı. Kalp krizi geçirdiği tespit edilen Destici, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Babasının vefat ettiği haberini alan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, karayoluyla Ankara’dan Eskişehir’e geldi.

Memleketi Günyüzü ilçesi Gecek Mahallesi’nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecek olan Ali İhsan Destici’nin cenazesi evine ulaştı. BBP Genel Başkanı Destici, babasının cenazesi başında dua etti.

“Biz aynı zamanda hocamızı da kaybettik”

Cenaze namazı öncesinde basın mensuplarına açıklamada bulunan Genel Başkan Destici, babası Ali İhsan Destici’yi anlattı. Sadece babasını değil hocasını da kaybettiğini kaydeden Destici, “İlçemizde ve köyümüzde pek çok talebeleri vardı. Biz aynı zamanda hocamızı da kaybettik. Babam hayatını dümdüz, dosdoğru yaşamış bir insandı. Ben 5-6 yaşımdan itibaren hatırlıyorum. O yaşlarda tabii biraz daha böyle hayal meyal ama daha sonrasında berrak bir şekilde hatırlıyorum. 50 senesine şahitlik ettim. Elhamdülillah, hiçbir yanlışını görmedik. Hayatını inandığı gibi, emir olunduğu gibi, yüce Allah suresinde ’emir olunduğu gibi dosdoğru yaşayın’ diyor. Babamız da emir olunduğu gibi dosdoğru hayatını yaşadı. Buradaki bütün köylülerimizde, arkadaşları da, talebeleri de tanıyan herkes, onun şahididir” ifadelerini kullandı.

“Hayatında, olduğu gibi dosdoğru yaşayan bir iman erini kaybettik”

Babasının hayatını Kur’an ahlakına göre yaşadığını ve bir iman erini kaybettiklerini belirten Mustafa Destici, “Çok güzel bayramlar geçirdik. Çok güzel yazlar, kışlar geçirdik. Ben kendisine Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun. İyi, güzel bir insanı Kur’an ahlakıyla ahlaklanmaya çalışan bir insanı kaybettik. İyi bir Müslümanı kaybettik. Bir iman erini, hayatında olduğu gibi dosdoğru yaşayan bir iman erini kaybettik. Tabii buradaki hemşerilerimiz, güzel bir komşularını, iyi bir hemşerilerini kaybetti. Biz de babamızı kaybettik. Babamız bizim hayatımızda da hep örnek olmuştu. Güzel bir örnek olmuştu. Elhamdülillah hepimizi de sağlıklı bir şekilde, güzel bir şekilde yetiştirdi. Biz ona şükranlarımızı sunuyoruz. Teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun. Biz ondan razıydık. Babamızdan razıydık. Rabbim de razı olsun inşallah” diye konuştu.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.