Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Siyaset

Başkan Demirtaş: Emniyet güçlerimizin yanındayız

Samsun İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, tüm imkanları ile her zaman emniyet güçlerinin yanlarında olduklarını söyledi.

SAMSUN-
Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş’a iadeyi ziyarette bulundu. Başkan Demirtaş, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş’a ziyaretinden dolayı teşekkür ederek, yeni görevinin hayırlı olmasını diledi.

“Amacımız şehre güzel hizmetler vermek”

Sohbet şeklinde gerçekleşen ziyarette Samsun’u zamanla daha iyi tanıdığını ifade eden İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, “Kurtuluşun şehri Samsun oldukça güzel bir şehir. Amacımız; görev süremiz boyunca tüm idari kurum ve kuruluşlarımızla birlikte hareket ederek, bu şehre güzel hizmetler vermektir. Misafirperverliğinden dolayı başkanımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

“Her zaman emniyet güçlerimizin yanında olacağız”

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Başkan Demirtaş, “Halkımızın huzuru ve güvenliği için hiçbir fedakârlıktan çekinmeyen emniyet teşkilatımız her zaman bizlerin gurur kaynağı olmuştur. İlkadım Belediyesi olarak bizler de imkanlarımız ölçüsünde her zaman emniyet güçlerimizin yanında olacağız. Böylesine zorlu bir mesleği hakkıyla icra eden başta Emniyet Müdürümüz Ahmet Arıbaş olmak üzere tüm emniyet teşkilatımızı gönülden kutluyor ve Allah’tan muvaffakiyet diliyorum” diye konuştu.

Başkanlık makamında gerçekleşen iadeyi ziyaretin sonunda İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş, Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş’a Onur Anıtı ve Kur’an-ı Kerim hediye etti.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Siyaset

Destici: Devlet, insanlarımızı çaresizliğe mahkûm edemez

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Bugünün ekonomik şartlarında 12 bin 500 liralık emekli maaşının konuşulacak bir yönü yoktur. Bu maaş dışında herhangi bir geliri olmayan bir ailenin bu maaşla hayatını idame ettirmesi bugünün koşullarında asla mümkün değildir. Devlet, insanlarımızı çaresizliğe mahkûm edemez. Ne yapacak ne edecek ama mutlaka en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaktır. Hiçbir bahane kabul edilemez. Çalışanın hakkını hakkıyla alın teri kurumadan, emeklimizin de onurlu bir şekilde hayatını devam ettirecek bir maaşa kavuşturulması devletin ve devleti yönetenlerin en başta gelen görevidir” dedi.

Gizem KARADAĞ-Samet ÖKSÜZ
ANKARA-BBP lideri Mustafa Destici, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında konuştu. Destici, 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçtiğini söyleyerek, “Öncelikle milletimizin manevi çatısı olan devletimizi, demokrasimizi ve anayasal düzeni korumak için hayatlarını feda eden şehitlerimizi rahmetle, şükranla ve saygıyla anıyorum. 8 yıl önce tıpkı ülkemizin daha önce yaşadığı darbe ve darbe girişimlerinde olduğu gibi kökü dışarıda bir topluluk hukuku ortadan kaldırarak, devleti kendilerini kontrol edenlerin emelleri ve menfaatleri doğrultusunda şekillendirmeye kalktılar.15 Temmuz 2016 gecesi milletimiz, tarihinde ilk defa millet iradesini hedef alan bir darbe girişimine direnerek, ülkesine ve devletine sahip çıktı. 100 yılı aşan Cumhuriyet tecrübemize rağmen ülkemiz maalesef kurumlarını, anayasasını, demokrasi kültürünü, istediğimiz düzeye çıkaramadı. Ekonomiye dair her alanda, büyük potansiyeller barındırmamıza rağmen, geçim sıkıntısı, milletimizin problemleri arasında ilk sırada yer alıyor. Çok sayıda neden sıralayabiliriz. Çok sayıda bahane de bulabiliriz. Ancak tarafsız gözle ve adaletle değerlendirme yapacak herkes darbelerin, vesayet rejimlerinin, millet iradesine müdahalelerin, sosyal hayata milletin değerlerinden kopuk dayatmaların, içinde bulunduğumuz duruma etkileri konusunda mutabık kalacaktır. Milletçe hala geçmişteki hata demeyeceğim bu suçların bedellerini ödüyoruz” diye konuştu.

‘HİÇBİR BAHANE KABUL EDİLEMEZ’

Destici, 6 aylık enflasyon farkı ardından emekli ve memurların zam oranlarına ilişkin, “Daha önce kök maaşı 8 bin 17 TL’nin altında kalan 1,8 milyon emeklimiz halihazırda 10 bin TL almaya devam ediyordu. Kök maaşı 8 bin 17 TL ile 10 bin TL aralığında olanlar ise zam farkından yeterince yararlanamıyordu. Yapılan açıklamada, en düşük emekli maaşının 12 bin 500 TL olduğu açıklandı. Bugünün ekonomik şartlarında, 12 bin 500 liralık emekli maaşının tartışılacak hatta konuşulacak bir yönü yoktur. Bu maaş dışında herhangi bir geliri olmayan bir ailenin bu maaşla hayatını idame ettirmesi bugünün koşullarında, şartlarında asla mümkün değildir. Devlet insanlarımızı çaresizliğe mahkûm edemez. Ne yapacak ne edecek ama mutlaka en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaktır. Hiçbir bahane kabul edilemez. Kaynak yokmuş, bütçede açık verilmiş. Kaynak yoksa bulunur, bulunmalıdır. Faiz ödemesine kaynak bulunuyorsa, başka ödemelere kaynak bulunuyorsa emekliye de kaynak bulunmalıdır. Hala kamuda görüyoruz, lüzumsuz harcamalar, yatırımlar. 10 sene sonra da yapılacak işleri öne almalar ama bugün yapılması gerekenleri kaynak yok diye ötelenmesi bunlar kabul edilebilir şeyler değildir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Öncelik insanımızdır, çalışanımızdır, emeklimizdir. Çalışanın hakkını hakkıyla alın teri kurumadan, emeklimizin de onurlu bir şekilde hayatını devam ettirecek bir maaşa kavuşturulması devletin ve devleti yönetenlerin en başta gelen görevidir” diye konuştu.

‘EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞININ 18 BİN TL OLMASI LAZIM’

Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeni vergi kanunu meclise geldi. İnanıyorum ki, bu tabii ki bir sürü eksiği var. Hala bize göre tam istediğimiz şekilde kanun teklifi değil. En azından geçmişe göre kıyaslandığında içinde olumsuz bulduğumuz maddeler de genel itibariyle olsa olumlu buluyoruz. Arkadaşlarımız kanun teklifi üzerinde çalışıyorlar. Önümüzdeki birkaç gün içinde partimizin görüşlerini geniş bir şekilde açıklayacağız. İlkesel olarak adaletli bir vergi sistemi demiştik. Çok kazanandan çok, az kazanandan az, kazanmayandan hiç alınmayacak bir vergi sistemi demiştik. Dolaylı vergilerin azaltılması yani zenginden ve fakirden aynı oranda vergi alınmaması ve gelir, kazanç vergisinin yükseltilmesi. Çünkü geliri yüksek olandan alacaksın. Bir de kayıt dışına, vergi kaçırana fırsat vermeyeceksin, affetmeyeceksin. Bunları önlediğimizde emekliye verilecek kaynak kat be kat bulanacaktır. 12 bin 500 TL geçtiğimiz yıl 2023 temmuzundaki adaletsizliği ve haksızlığı ortadan kaldırmıyor. Geçtiğimiz yıl temmuz ayında kök maaş hikayesi çıkartılmadan emeklinin aldığı 7 bin 500 TL üzerine yüzde 25 enflasyon farkı ödenmiş olsaydı emekli maaşı 10 bin TL’ye gelecekti. Ocak ayındaki yüzde 49,70 ile en düşük emeklinin maaşı 15 bin TL olacaktı. Bugünkü yüzde 20 ile de en düşük emekli maaşı 18 bin TL olacaktı. Hesap bu kadar basit. En düşük emekli maaşının 18 bin TL olması lazım. Adaletli olan budur, 12 bin 500 TL değil. İlave ya da seyyanen değil, sadece enflasyon farkları ile zaten bu rakama geliyordu kök maaş hikayesini çıkartmasalardı. Mutlaka düzenlemenin bu şekilde yapılması lazım.”(DHA)

Okumaya devam et

Siyaset

TBMM’de, AK Parti’nin meclisin gündem ve çalışma saatlerini düzenleyen grup önerisi kabul edildi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, AK Parti‘nin meclisin gündem ve çalışma saatlerini düzenleyen grup önerisi kabul edildi.

Aliekber METE
ANKARA-TBMM Genel Kurulu, tasarruf tedbirlerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, ‘Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini’ görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca başkanlığında toplandı. Muhalefet partilerinin Meclis Başkanlığı’na sunduğu grup önerilerinin reddedilmesinin ardından AK Parti‘nin, meclisin gündem ve çalışma saatlerini düzenleyen grup önerisi kabul edildi. Öneriye göre, tasarruf paketine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, ‘Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ ile kamuoyunda 9’ncu Yargı Paketi olarak da bilinen, ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ gündemin ön sıralarına çekildi.

Ayrıca, TBMM Genel Kurulu’nun çalışma günleri olan Salı, Çarşamba ve Perşembe günlerinin yanı sıra 22 Temmuz Pazartesi günü de toplanmasını öngörüyor.

MECLİSTE ‘ELEKTRİK ŞİRKETLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ’ TARTIŞMASI

TBMM Genel Kurulu’nda, CHP’nin Meclis Başkanlığı’na sunduğu, ‘Elektrik Dağıtım Özelleştirmesiyle Ortaya Çıkan Sorunların Araştırılması’ başlıklı önergelerin görüşüldüğü sırada milletvekilleri arasında tartışma çıktı. Önergenin gerekçesini açıklamak üzere söz alan CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, İzmir de elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden 2 vatandaşa ilişkin, “Biraz önce oyladığımız ve iktidar grubunun oylarıyla reddedilen İYİ Parti önergesi üzerine konuşan AK Parti Milletvekili burada şunları söyledi, ‘Bu görevli tedarik şirketleri, dağıtım şirketleri küçümsenemeyecek yatırımlar yaptı.’ Ya, biz diyoruz, ‘Can kaybı var, mal kaybı var.’ O diyor ki, ‘Çok büyük yatırımlar yaptı.’ Güzellemeler yapıyorsunuz bu şirkete ve buradan size soruyorum; Siz bu şirketlere ortak mısınız, siz bu şirketlerin ortağı mısınız? Neden savunuyorsunuz? Evet, bu şirketlerin eksiklikleri vardır, bu şirketlerin kabahati vardır, ‘Hep beraber Meclis olarak bir araştırma önergesiyle araştırma komisyonu kuralım ve bu eksikleri hep beraber tespit edelim’ demenin ne zararı olabilir Meclis için? Bu, Meclisin itibarını korumaz mı? Yitip giden canlarımız için onların ailelerinin acısını bir an olsun dindirmez mi? Neymiş? Yatırımlar yapmış, ya, bu özelleştirmeyi yaparken, ‘Elektrik ucuzlayacak, kalite artacak, arz güvenliği sağlanacak’ dediniz, bunların hiçbiri yok” ifadelerini kullandı.

‘HEM SUÇLUSUNUZ HEM BAĞIRIYORSUNUZ’

Önerge üzerine söz alan AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu, İzmir’de yaşanan olayların bir daha yaşanmamasını temenni ederek, CHP’li Konak Belediyesi’nin sorumluluğu olduğunu belirtti. Çolakoğlu, “CHP önergesinde dağıtım şirketlerinin burada yetersiz kaldığını ve halkımıza hizmet veremediğini de vurgulamaktadır. Bakın, şunu söyleyeyim, biraz önceki belediyeler konusu vardı; arkadaşlar, bağırıyorsunuz, Beşiktaş’ta yangında ölenler var, CHP’li belediye. Hem suçlusunuz hem bağırıyorsunuz. Bakın, Antalya’da ölenler var teleferik kazasında. Hem suçlusunuz hem bağırıyorsunuz. Bakın, Küçükçekmece’de Elif’e ne oldu? Elif’i unuttunuz değil mi? Hem suçlusunuz hem bağırıyorsunuz. Bakın, burada bir milletvekilimize, ‘Siz bu şirkete ortak mısınız?’ dediniz. Bakın, suçlusunuz, bağırıyorsunuz; suçunuzu bastırmaya çalışıyorsunuz. Türk yargısı kararını verecektir, suçlu kimse cezasını görecektir. Birçok kaza oldu, tekrar bu kazaları yaşamayalım. Amasra’da kazalar oldu, suçlular yargılanıyor. Aynı şekilde, burada da suçlular yargılanacaktır” diye konuştu.

‘MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONUNA, ‘EVET’ DEYİN’

Çolakoğlu’nun açıklamaları üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Gerçekten büyük bir hüzünle konuşmacıyı dinledik. Neden büyük bir hüzünle? Çünkü ortaya çıkan bir vahim olaydan dolayı kişi yargısını vermiş zaten, ona göre neyin olduğu, nasıl olduğu çok açık, suçlunun da kim olduğu açık, o kürsüden de ilan etti. Bu bir AKP’li belediye olsaydı AKP bunun üstünü örtmek için her şeyi yapardı. Peki, biz ne yapıyoruz? Diyoruz ki CHP Grubu olarak, ‘Bu, evet, CHP’li bir belediyenin yönettiği sokakta olmuştur. Gelin, bir Meclis araştırması komisyonu kuralım ve bu komisyon dağıtım şirketlerini de belediyeleri de sonuna kadar araştırsın.’ Bu ne demektir? Bizim saklayacak, gizleyecek herhangi bir şeyimiz yoktur; kimseyi korumak gibi bir niyet içinde de değiliz. Şimdi, size sesleniyorum, Sizin eğer kimseyi korumak gibi bir niyetiniz yoksa Meclis araştırma komisyonu her şeyi dibine kadar araştırsın diyorsanız, gelin, buna, ‘Evet’ deyin” değerlendirmesinde bulundu.

‘ÖNERGEYE RET VERİYORUZ’

Günaydın’ın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, muhalefet milletvekillerini suhuletle dinlediğini ancak benzer bir tavır göremediğini kaydederek, “Anayasa’nın 138’inci maddesi diyor ki; ‘Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.’ Bu konuyla ilgili araştırma önergesine dair herhangi bir, efendim, gereği olmadığı için, zaten yargıya intikal ettiği için konu, burada, sonuç itibarıyla, şunu ifade edeceğim. Burada, bu önergenin reddi bu olayın reddi değil. Bu olayın bakın, önergenin reddi ile olayın içeriğinin reddi bir değil. Biz bu önergenin içeriğiyle ilgili, yargıda, zaten konu gündemde olduğu için ve bu konuda bağımsız ve tarafsız yargı enine boyuna, sonuna kadar bunu yargılayarak cezaları vereceği için onun görev alanına girmeyelim ve bu konuyla ilgili hep beraber bu takibi yapalım diye önergeye ret veriyoruz” dedi.

‘AKBAŞOĞLU’NUN, ‘EVET’ DEMESİNİ BEKLİYORUZ’

Akbaşoğlu’nun konuşması esnasında Genel Kurul’da tansiyon yükselirken İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez söz aldı. Çömez, “Bakın, çok vahim 2 ölümden bahsediyoruz, 2 tane genç insan hayatını kaybetti ve 20 santim toprağın altına gömülmüş elektrik kablolarındaki kaçak sebebiyle hayatını kaybetti ve kalpleri durarak öldüler, çok vahim bir şekilde öldüler. Gelin, araştıralım bunu, kimdir müsebbibi; o altyapıyı yapan firmanın yetersizliği midir, başka birinin yetersizliği midir? Eğer hakikaten bu konuda haklıysanız gelin, size bir fırsat. Bakın, Türkiye, maalesef, bu tür travmalarla, bu tür problemlerle boğuşuyor; Parlamentonun temel vazifesi bunların üzerine gitmek. Bizim önerimizi reddettiniz ama gelin, CHP’nin önerisine onay verin, 2 önergeyi birleştirelim ve bu vahim olayla ilgili bütün gerçekleri gün yüzüne çıkartalım. Sayın Akbaşoğlu’ndan bu konuya, ‘Evet’ demesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘NEDEN GERÇEK SİZİ BU KADAR RAHATSIZ EDİYOR’

Çömez’in ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Tipik bir AKP klasiğini bir kez daha Sayın Akbaşoğlu’nun ağzından duymuş olduk. Olay, Cumhuriyet Halk Partili bir belediyenin sorumluluk alanında bulunan bir sokakta meydana geldi. Klasik siyasette, başına bu gelen parti bunu önlemeye çalışır, arkadaşlarını korumaya çalışır. Biz ne yapıyoruz? Tam tersine, araştırma komisyonu önerisini biz getiriyoruz. Diyor ki beyefendi, ‘Efeleniyorsunuz, üstenci bir tutum sergiliyorsunuz.’ Eğer bunun adı efelenmekse, evet, gerçeğin peşine düştük, efeleniyoruz. Komisyonu kuralım, gerçeği ortaya çıkartalım. Peki, neden kaçıyorsunuz? Bizim 128 milletvekilimiz var, sizin 260 milletvekiliniz var; ortağınızla beraber Komisyonda zaten ağırlıkla siz konuşacaksınız ama biz de orada görüşlerimizi uzman bilirkişilerin raporları doğrultusunda ortaya koyacağız. Neden korkuyorsunuz, neden gerçek sizi bu kadar rahatsız ediyor?” dedi.

‘TUTUMUMUZU TEKRARLIYORUM’

Çömez ve Günaydın’ın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, duruşlarının değişmediğini ifade ederek, “Şunu ifade edeyim, herhangi bir korku ve kaçma konusu bizler için mevzubahis değil; tam tersine, üstüne üstüne gidip gerçeği, hakikati ortaya çıkarmak, hakikatin hakkını teslim etmek ve sorumluların hepsini ilgili mevzuat çerçevesinde, usulüne uygun bir şekilde ilgili, yetkili mercilerce cezasını vermek, bizim hukuk devleti anlayışımız içerisinde, anayasal çerçeveyse ilgili mevzuat çerçevesindeki tutumumuz budur, bunu tekrarlıyorum” diye konuştu.

Akbaşoğlu’nun açıklamaları üzerine yeniden söz alan Günaydın, “Hani bu ikili görüşme, üçlü görüşme sabaha kadar devam edebilir. Ancak, uygar insanlar konuşurken belirli konularda sorularının yanıtlarını istiyorlar. Ben, Sayın Akbaşoğlu’ndan sonunu bağırarak bitirmeden, uygun kullanılan sözcüklerle, anlaşılır bir şekilde İliç’te kurduğumuz komisyonu, depremde kurduğumuz komisyonu burada kurmayı reddetmesinin nedeninin ne olduğunu kısaca duymak istiyorum” değerlendirmesinde bulundu.(DHA)


Okumaya devam et

Ekonomi

Fatih Erbakan: Emeklilere reva görülen zam haksız ve adaletsiz

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, emeklilere yapılan zammın haksız ve adaletsiz olduğunu söyledi.

ANKARA-AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya yükseltileceğini duyurmasına ilişkin yazılı açıklamada bulunan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, rakamın beklentileri karşılamadığını ve açlık sınırının çok altındaki maaşlarla adeta süründürülen emeklilere yapılan bu zammın hükümetin adaletsiz tutumunu bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi.

“12 BİN 500 TL İLE GEÇİNMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Yaptığı yazılı açıklamada Erbakan, emeklilerin geçim sıkıntısına dikkat çekerek, “10 bin TL ile geçinemeyen emeklimizin 12 bin 500 TL ile geçinmesini beklemek ya bir akıl tutulmasıyla ya da milletin derdinden derin bir kopuşla açıklanabilir” ifadelerini kullandı.

“GEÇEN YILA GÖRE VERGİLERDE YÜZDE 120 İLA 200 ARTIŞ YAPILDI”

Vergilerde yapılan artış ve zamların emeklilerin yaşamını daha da zorlaştırdığını ifade eden Erbakan, açıklamasında şunları kaydetti:

“Açlık sınırının çok altındaki maaşlarla adeta süründürülen emeklilerimizin en düşük seviyede maaş alanları ayda 12 bin 500 liraya, diğerleri ise sıfır artışa layık görüldü! Açıklanan bu rakam, en düşük emekli aylığının asgari ücrete endekslenmesi çağrımızdan ve beklentimizden uzak kalmıştır. Ayrıca ödenen prim gün sayısına göre emeklilerimizin maaşlarında bir iyileştirme olmayacağı, bu hususta hükümetin adaletsiz tutumuna devam etmekte ısrarlı olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan 2 bin 500 TL tutarındaki artış, yüzde 25’lik bir iyileştirmeye tekabül ediyor olsa da zammın yapıldığı taban olan 10 bin TL çok sembolik bir rakamdır. Geçen yıla göre vergilerde yüzde 120 ila yüzde 200 oranında artışa gittiniz. Temmuz ayıyla birlikte konut kiralarına yüzde 65 oranında zam yapılmasının önünü açtınız. Elektriğe yüzde 38 oranında zam yaptınız. Gıda fiyatlarını ise kontrol edemez bir durumdasınız. TÜİK enflasyonu dahi yıllık yüzde 75 seviyesinde seyrediyor. “

“DEVEKUŞU GİBİ BAŞINIZI KUMA GÖMMEYİN”

Erbakan, emeklilerin yaşam şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, “Böylesine bir ekonomi ortamında emeklinin 12 bin 500 TL ile yaşamını idame ettirmesini beklemek bir yana, emeklilerimizin verdiğiniz zamlardan memnun olmasını ummak, bu zammı bir müjdeymiş gibi açıklamak, en hafif ifade ile devekuşu gibi başını kuma gömmektir” İfadelerini kullandı.

“EKONOMİK BAŞARISIZLIĞIN FATURASI EMEKLİLERE KESİLMEMELİ”

Emeklilerin yıllarca ülkenin kalkınması için çalıştığını ve yeterince prim ödediğini belirten Erbakan, “Emeklilerimize, hükümetin yıllardır süregelen ekonomik başarısızlığının faturasının ödetilmesi asla kabul edilemez. Tüm uyarılarımıza rağmen borç-faiz-zam-vergi ekonomisi ile küreselcilere ödediğiniz faizlerin, kamuda durduramadığınız israfın, holdinglere ödediğiniz milyarlık garantilerin ve affettiğiniz vergilerin acı faturasını bugün emeklilerimize ödetmektesiniz” ifadelerini kullandı.

“ZAMLAR BÜTÇENİN ÇOK KÜÇÜK BİR KISMINA DENK GELİYOR”

Erbakan, yapılan zamların bütçeye maliyetinin sadece 33,2 milyar TL (1 milyar Dolar) olduğunu belirterek, “Emeklilerimize reva gördüğünüz düşük zammın sebebi olarak “Orta Vadeli Program’a bağlılık, bütçe disiplinini sağlama, bütçe karşılığını belirleme, sürdürülebilirliği sağlama” gibi gerekçeler öne sürerek, verdiğiniz zammın bütçeye maliyetini 33,2 milyar TL olarak açıklamanıza karşılık olarak, yapmış olduğunuz zammın; bu sene yapacağınız 8,34 trilyon TL’lik (253 milyar Dolar) vergi tahsilatının binde 4’üne, 2,65 trilyon TL’lik (80,3 milyar Dolar) borçlanmanın yüzde 1,23’üne, 1,25 trilyon TL’lik (38 milyar Dolar) faiz ödemesinin yüzde 2,6’sına, imtiyazlı holdinglere yapacağınız 162 milyar TL garanti ödemesinin 5’te birine tekabül ettiğini hatırlatıyoruz. Emeklisine, topladığı vergilerin binde 4’ü kadar zam yapan bir hükümetin, bütçe yükü gibi mazeretlere sığınmasını asla kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i emeklilerin haklarını savunmaya davet eden Erbakan, “Kamuda çift maaş alanların haklarını savunduğunuz kadar emeklilerimizin de haklarını savunmalısınız. Yeniden Refah Partisi olarak, hükümete en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine yükseltmesi ve ödenen prim gününe göre emekli maaşlarının artırılması hususundaki çağrımızı yineliyoruz. Emeklilerimize reva görülen bu haksız ve adaletsiz tutumdan acilen geri dönülmelidir” dedi.

“TÜRKİYE MİLLİ GÖRÜŞ İKTİDARINI BEKLİYOR”

Erbakan, hükümetin emeklilere yönelik tutumunun değişmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye, kısa bir koalisyon döneminde dahi emekliye, emekçiye refahı getiren Milli Görüş iktidarını bekliyor. Yeniden Refah Partisi olarak Milli Görüş ruhuyla işbaşına geleceğiz ve ilk işimiz paylaşımda adaleti sağlayarak dar gelirlinin refah seviyesini artırmak olacak” dedi.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.