“Muhalefet Koltuk Savaşında, Ülke Ekonomisi ve Gençlik Uçuruma Sürükleniyor!”
Yeni Çağ Partisi Genel Başkan Vekili Hasan Söyler, MK Haber TV ekranlarında Sıla Sena Özcan’ın sunduğu “Gün Ortası” programının canlı yayın konuğu oldu. Yaklaşık bir saat süren yayında gündemi sarsacak açıklamalara imza atan Söyler; ana muhalefet partisinin iç kavgalarından derinleşen ekonomik krize, gençliği esir alan uyuşturucu ve sanal kumar tehlikesinden yerel yönetimlerdeki hizmetsizlik sorununa kadar birçok konuda ezber bozan çıkışlar yaptı.
“CHP’de Arınma Yok, Koltuk Kapışması Var!”
Sözlerine geçmişte kendisinin de 16 yıl boyunca Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde görev aldığını ve milletvekili aday adayı olduğunu hatırlatarak başlayan Hasan Söyler, ana muhalefette yaşanan kurultay ve liderlik tartışmalarını sert sözlerle eleştirdi.
Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekseninde dönen süreci “saltanat ve nefsine yenik düşme mücadelesi” olarak nitelendiren Söyler, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sokaklara çıkan Özgür Özel beyefendi, ‘Ben genel başkanım’ diyerek kendi ekibiyle, hatta partiden ihraç edilmiş kişilerle sokağa çıkıyor. Bu etik değildir. Diğer taraftan Ekrem İmamoğlu’nun adeta cezaevinden veya mahkeme kapılarından talimatlarla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yönetmeye çalışmasını kabul edemeyiz. Bugün CHP’de bir arınma değil, sadece sessiz kalan çoğunluğun kendine yer kapmaya çalıştığı bir koltuk savaşı yaşanmaktadır. Bu dağınıklık ve sokaktaki bölünmüşlük ise en çok mevcut iktidarın işine yaramaktadır.”
“Bize 10 Milletvekili Versinler, Muhalefet Nasıl Yapılır Gösterelim”
Meclisteki muhalefet partilerinin hazine yardımı ve grup kurma ödenekleri için “pazarlık siyaseti” güttüğünü iddia eden Söyler, Kılıçdaroğlu’na açık bir meydan okumada bulundu:
“Kemal Bey geçmişte İyi Parti’ye, DEVA’ya, Gelecek’e milletvekili vererek gruplar kurdurdu. Buradan sesleniyorum: Şeref ve namus sözü veriyorum, tek bir kelimemle noterden taahhütname vermeye de hazırım. Kemal Bey meclisteki 10 milletvekilini Yeni Çağ Partisi’ne versin; meclis kürsüsünden halkın lehine nasıl siyaset yapılır, iktidara karşı nasıl dişe diş muhalefet edilir tüm ülkeye gösterelim.”
Üretim Ekonomisinden İthalat Kıskacına: “Limonun Kilosu 200 Lirayı Aştı!”
Ekonomik darboğazı çarpıcı örneklerle gözler önüne seren Hasan Söyler, Türkiye’nin acilen “Atatürk Devrimleri”nde yer alan ağır sanayi, yerli üretim ve tarım hamlelerine dönmesi gerektiğini savundu.
“Zam Yağmuru Kaşıkla Verip Kepçeyle Alıyor”: Emeklilere yapılan 3.500 TL’lik zamların daha halkın cebine girmeden eridiğini söyleyen Söyler, “Emekliye zam açıklayıp hemen ardından Kuzey Marmara Otoyolu’na, köprülere yüzde 22 zam getiriyorsunuz. Bu parayı devlet hazinesinden yandaşlara akıtmak için halktan geri topluyorsunuz. Eskiden ‘Beşli Çete’ diyorduk, artık yandaşlar öyle çoğaldı ki bu yapı ‘500’lü Çete’ haline geldi” dedi.
Tarım ve Hayvancılıkta İthalat İtirafı: Türkiye’nin kendi kendine yeten bir ülke olmaktan bilerek çıkarıldığını savunan Söyler, kendi memleketi Trabzon üzerinden örnek verdi: “Bizim çocukluğumuzda Karadeniz’de kotalar yüzünden çaylar denize döküldü, limon ağaçları kesildi. Bugün limonun kilosunu 200-250 liraya alıyoruz. Fındığımızı ham madde olarak ucuza yurt dışına satıp, işlenmiş mamul olarak 100 katı fiyata geri ithal ediyoruz. Bu tamamen milli servet kaybıdır.”
Barınma Krizi ve İstanbul Gerçeği: İstanbul’daki fahiş kira fiyatlarına değinen Genel Başkan Vekili, “İstanbul’da insani yaşam alanına benzeyen evlerin kiraları 100 bin, 200 bin lira seviyelerine ulaştı. Asgari ücretin durumu ortada. Genç evliler, yeni çiftler için ev veya araba sahibi olmak artık hayal ötesi bir durumdur” uyarısında bulundu.
“Uyuşturucu Yaşı 12’ye Düştü, Gençlik Geleceksiz!”
Toplumsal çürümeye ve gençliğin içine itildiği umutsuzluğa dikkat çeken Söyler, uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığının bir milli güvenlik sorununa dönüştüğünü vurguladı:
“Gençlerimizin önünde bir gelecek vizyonu, çalışıp üretebilecekleri bir iş sahası kalmadı. Bu umutsuzluk onları uyuşturucuya ve sanal kumara yönlendiriyor. Kullanım yaşı maalesef 12’ye kadar gerilemiş durumda. Bizim kurmaylarımızdan Oktay Öndeş geçmişte tekstil atölyesinde tedavi gören 70-80 gencimize iş sağlayarak hayata kazandırdı. Ancak devlet desteği olmadan bireysel çabalar bir yere kadar yetiyor. Sağlık, İçişleri ve Adalet Bakanlıklarının bu konuda acilen entegre ve radikal önlemler alması şarttır.”
“Nasıl Olsa Bize Mecburlar” Rahatlığı: Yerel Yönetimlere Sert Eleştiri
Özellikle Kadıköy, Beşiktaş ve Şişli gibi CHP’nin kalesi olan ilçelerdeki belediyecilik hizmetlerinin tamamen çöktüğünü belirten Hasan Söyler, yerel yönetimlerdeki “garanti oylara güvenme” rehavetini eleştirdi:
“Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, Şişli’de kiralar yüz binlerce lira ama sokaklar pislik içinde, kaldırımlar, bordür taşları dökülüyor. Neden? Çünkü belediye başkanları ‘Nasıl olsa bu halk Atatürkçü, nasıl olsa ulusalcı ve bize oy vermeye mecbur’ rahatlığıyla yan gelip yatıyor. Biz Yeni Çağ Partisi olarak belediyecilikte bu ezberi bozacağız.”
Yeni Çağ Partisi’nin Yerel Yönetim Vaatleri:
Yeni Çağ Partisi’nin “Adalet, Ahlak, Güven” sloganıyla tertemiz bir kadroyla yola çıktığını ifade eden Söyler, yerel yönetimleri kazandıklarında hayata geçirecekleri projeleri şöyle sıraladı:
Halka Doğrudan Maddi Destek: Belediye bütçelerinin tabela ve billboard reklamlarına harcanması yerine, yasal kılıfına uygun olarak (market, ekmek, süt faturaları üzerinden) doğrudan dar gelirli vatandaşların cebine destek olarak aktarılması.
Her Mahalleye Ücretsiz Veteriner: Sadece Kadıköy’de 22 mahalleye 22 veteriner kliniği açılarak hem genç veterinerlere istihdam sağlanması hem de hayvanseverlerin fahiş özel veteriner masraflarından tamamen kurtarılması.
Çalışan Anneler İçin Mahalle Kreşleri: Söz verilip yapılmayan mahalle kreşlerinin her bölgede hızlıca hayata geçirilmesi.
Muharrem Ayı Mesajıyla Birlik Çağrısı
Konuşmasının sonunda içinde bulunulan kutsal Muharrem ayına da değinen Hasan Söyler, Kerbela şehitlerini ve Hz. Hüseyin’i anarak çok anlamlı bir maneviyat mesajı verdi:
“Peygamber efendimizin göz bebeği olan torunu Hz. Hüseyin’in ve 6 aylık kundaktaki bebeğe varıncaya kadar 72 yareninin Kerbela’da hunharca katledilmesi, hiçbir dine ve ahlaka sığmayan büyük bir zulümdür. Dualarımız onlarladır. İnşallah Muaviye ve Yezid zihniyetinden gelen insanlar bir daha bu insanlığı yönetmez. Tüm vatandaşlarıma sesleniyorum: Seçeceğiniz liderlerin, yöneticilerin maneviyatına, değerlerine ve ahlakına çok iyi bakın.”
