Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Ekonomi

Türkiye’nin meyvesi, sebzesi ve yem bitkisi Samsun’dan

374 bin 94 hektar alanlık kısmında tarım yapılan Samsun, Türkiye’de lahana ve fiğ üretiminde 1’inci, fındık, karnabahar, çeltik ve kızılcık üretiminde 2’nci ve barbunya, pırasa, turp ve muşmula üretiminde ise 3’üncü sırada yer alıyor.

Erdi Demür
SAMSUN-
Samsun’un işlenen tarım alanı 374 bin 94 hektar alan. Samsun yüzölçümünün (972 bin 459 hektar alan) yüzde 38,57’si tarım alanı olarak işleniyor. Samsun tarla bitkileri üretimi konusunda çeltik üretiminde yılda 153 bin 120 ton üretimle 2’nci sırada, soya fasulyesinde 6 bin 353 ton üretimle Türkiye 5’incisi, işlenmemiş tütünde 4 bin 274 ton üretimle 6’ncı ve yağlık ayçiçeği üretiminde de 51 bin 617 ton üretimle 10’uncu sırada yer alıyor.

Samsun Türkiye’ye sebze üretiyor

Birçok sebze üretiminde Türkiye’nin ilk sıralarında yer alan Samsun tüm lahana çeşitleri üretiminde Türkiye’de 1’inci sırada yer alıyor. Samsun ayrıca karnabaharda Türkiye 2’ncisi, barbunya, pırasa ve tüm turp ürünleri üretiminde Türkiye 3’üncüsü, bal kabağı ve brokoli üretiminde Türkiye 5’incisi, taze fasulye, ıspanak, kırmızı pancar ve tüm biber çeşitlerinde Türkiye 6’ncısı, karpuz üretiminde Türkiye 8’incisi, kavun üretiminde Türkiye 11’inci, patlıcan üretiminde 12, kültür mantarında 13 ve bezelye üretiminde de 14’üncü sırada yer alıyor. Samsun’da yılda 291 bin 532 ton lahana, 42 bin 98 ton karnabahar, 6103 ton barbunya, 31 bin 720 ton pırasa, 10 bin 235 ton turp, 4915 ton bal kabağı, 7800 ton brokoli, 21 bin 365 ton taze fasulye, 7470 ton ıspanak, 600 ton kırmızı pancar, 169 bin 329 ton biber, 109 bin 475 ton karpuz, 46 bin 665 ton kavun, 19 bin 202 ton patlıcan, 818 ton kültür mantarı ve 1302 ton bezelye üretiliyor. Ayrıca Samsun Türkiye’deki lahana üretiminin yüzde 33’ünü, karnabahar üretiminin de yüzde 17’sini tek başına karşılıyor.

Meyve üretiminde de Samsun söz sahibi

Sebze ürünlerinde olduğu gibi meyve üretiminde de ilk sıralarda yer alan Samsun fındık (116 bin 795 ton) ve kızılcık (1186 ton) Türkiye’de 2’nci sırada yer alıyor. 444 ton muşmula üretimi ile 3’üncü sırada yer alan Samsun, kivi üretiminde (9611 ton) 4’üncü, böğürtlen üretiminde (64 ton) 5’inci ve dut üretiminde (2124 ton) 8’inci sırada yer alıyor. Armut, şeftali, ayva, elma ve vişne üretiminde de ilk sıralarda yer alan Samsun Türkiye’deki fındık üretiminin yüzde 17,8’ini tek başına karşılıyor.

Türkiye’nin yem bitkileri Samsun’dan

Türkiye’de üretilen fiğ (yeşil ot) üretiminin yüzde 16’sını tek başına üreten Samsun yılda 395 bin 276 ton üretimle 1. sırada yer alıyor. Samsun ayrıca fiği tohumu üretiminde (2124 ton) 3’üncü, yemlik bezelye üretiminde (39 bin 891 ton) 4’üncü, Macar tohumu üretiminde 5’inci, slaj mısır üretiminde (946 bin 20 ton) 7’nci ve yulaf üretiminde de (117 bin 30 ton) 10’uncu sırada yer alıyor. Ayrıca Samsun korunga, hayvan pancarı, sorgum ve yonca üretiminde de ilk sıralarda yer alıyor.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

İstanbul Finans Merkezi, Nisan’da açılıyor

Megakent İstanbul’u dünyanın önemli finans merkezlerinden biri haline getirecek İstanbul Finans Merkezi (İFM) projesinde sona yaklaşıldı. İFM inşaatı çalışmalarında işçilerin gökdelenlerden halatlarla sarkarak çalışmalar yaptıkları görüldü. Çalışmalarda sona yaklaşılan İstanbul Finans Merkezi havadan görüntülendi.

Emre Sertdemir – Onur Hamzaoğlu
İSTANBUL-
Türkiye’nin metropolü İstanbul’u dünyanın en önemli finans merkezlerinde biri haline getirecek İstanbul Finans Merkezi’nde çalışmalarda adım adım sona gelindi. 2021 yılında başlanan proje, Nisan ayında teslime hazır olacak. Projede çalışmalar dron ile görüntülendi.

Bakan Kurum, Nisan ayını işaret etti

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının birlikte çalışmalarını yürüttüğü İstanbul Finans Merkezinin son durumuna yönelik, geçtiğimiz pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı sonrası gazetecilerin sorularına yanıt veren Bakan Kurum, çalışmaların Nisan ayında bitirmeyi planladıklarını belirtti.

Türk ve uluslararası işletme ve yatırımcılarla yakın işbirliğinin merkezi haline gelecek olan İstanbul Finans Merkezi projesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Borsa İstanbul, kamu ve özel bankalar gibi finansal kuruluşlarının binaları yer alacak. Ayrıca proje alanı içinde özel yatırımcıların ofis projeleri de yer alıyor.

Merkez Bankası ilk defa Ankara dışına çıkıyor

Merkez Bankası’nda geçtiğimiz Haziran ayında ilgili birim yöneticilerine yollanan mesajla çalışanların 5 Temmuz 2022’ye kadar nakil tarihlerini bildirmeleri istendi. Merkez Bankası İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü tarafından yollanan mesajda öğrenim çağında çocuğu olan çalışanların nakil tarihinin 1 Eylül 2022, olmayanların ise 30 Eylül 2022’ye kadar belirleneceği bilgisi verildi. Merkez taşınsa da Ankara’daki mevcut çalışanların tamamının mı İstanbul’a kaydırılacağına ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor. Yine de çalışanların büyük çoğunluğunun İstanbul’a gelmesi bekleniyor.

Akıllı şehir modeliyle hayata geçiriliyor

Finans merkezi projesi, 1,4 milyon metrekarelik ofis alanı, 100 bin metrekarelik alışveriş merkezi, 2 bin 100 kişi kapasiteli kongre merkezi, 30 bin metrekarelik 5 yıldızlı otel içerisinde barındıracak. Projede tasarlanan 21 ofis binası, tüm yönetim sistemlerini tek bir çatı altında toplayarak akıllı şehir modeliyle hayata geçiriliyor. 5 yıldızlı toplantı odaları ve dünyaca ünlü lüks restoranların yer aldığı alışveriş merkezi ile yurt içi ve yurt dışından tüm çalışanların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanması hedefleniyor.
İki katta toplam 3,3 kilometre uzunluğundaki cadde, sokak ve meydanlara yayılmış şekilde olacak olan ve her gün yaklaşık 100 bin çalışan ve ziyaretçiye hizmet verecek bu yeni alışveriş merkezinde dünyaca ünlü perakende markalarının mağazalarının yer alması bekleniyor.

Okumaya devam et

Ekonomi

ATO’dan tacirlerin kullandığı elektrik ve doğal gaza da indirim talebi

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, sanayi sektöründe daha önce gerçekleştirilen doğalgaz indirimi ile dün açıklanan elektrik indiriminin ticari işletmeler için de uygulanması gerektiğini söyledi.

Mustafa Cenik
ANKARA-
ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz’ın dün, ”elektrik tavan fiyatını aşağı çektiklerini ve bu düzenlemeyle sanayi kuruluşlarında elektrik bedelinin Şubat’tan itibaren yüzde 12 düzeyinde düşeceğini” bildirmesinin, sanayi üretimi açısından sevindirici bir gelişme olduğunu kaydetti. Sanayide kullanılan doğalgaza daha önce indirim yapıldığını hatırlatan Baran, “Doğalgaz ve elektrik tüketim bedellerinin indirilmesiyle sanayide üretim maliyetleri aşağı çekildi. Üretim maliyetlerinin düşürülmesi, sanayimizin rekabet gücü, fiyatlama ve enflasyonla mücadele açısından olumlu bir gelişmedir” dedi.

Sanayi sektörüne sağlanan bu indirimin ardından ATO üyelerinin de indirim talebini dile getirdiklerini bildiren Baran, şunları söyledi:

“Elektrik ve doğalgaz faturalarının yüksekliği ticari işletmelerimiz açısından da problem. Sanayide bu iki girdi maliyetleri nasıl etkiliyor ise ticari işletmelerde de işletme giderlerini etkiliyor. Elektrik ve doğalgaz faturaları işletme giderlerinin büyük bölümünü oluşturuyor. Özellikle hizmet sektöründe işletmelerimiz, fiyatları yükseltmemek ile fatura ödemek arasında sıkıntıya giriyor. Türkiye ekonomisi bir bütündür, işletmeleri birbirinden ayırmadan, sanayi işletmelerine uygulandığı gibi ticari işletmelere de indirimli doğalgaz ve elektrik tüketimi imkânı sağlanmalıdır.”

Okumaya devam et

Ekonomi

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: 2022 yılı itibariyle, Türkiye – AB mal ticareti 196 milyar dolara ulaşmıştır

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “2022 yılı itibariyle, Türkiye – AB mal ticareti 196 milyar dolara ulaşmıştır. AB, Türkiye’nin en büyük ihracat ve ithalat ortağıdır” dedi.

Hasan İnce – Aykut Yeniçağ
İZMİR-
Avrupa Birliği Bilgi Merkezleri Ağı Projesi Açılış Toplantısı ve “Dijital Çağın Becerileri” Paneli, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ticaret Borsası ev sahipliğinde gerçekleşti. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Gümrük Birliği, Türkiye’nin üretim kapasitesinin dönüşümü için en önemli araç olmuştur. Katılım müzakereleri Türkiye’nin dönüşüm sürecini daha da genişleterek derinleştirmiştir. Son yıllarda katılım süreci durdu. Türk iş dünyası olarak bu durumdan mutlu değiliz. Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu mevcut sorunları göz önünde tutarsak, ilişkileri canlandırma ihtiyacımız bariz şekilde ortadadır” dedi.

“Savaşın ortaya çıkardığı şartlar Türkiye ve AB’nin daha yakın çalışmasını gerektiriyor”

Rusya – Ukrayna savaşının ortaya çıkardığı şartlara da değinen Başkan Hisarcıklıoğlu, “Kovid-19 Pandemisi ve Rusya – Ukrayna savaşının ortaya çıkardığı şartlar Türkiye ve AB’nin daha yakın çalışmasını gerektiriyor. Başta enerji güvenliği olmak üzere, gıda güvenliği gibi stratejik önemi olan konuları da Türkiye – AB ortak çalışma alanına dâhil edilmelidir. Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm ve bu dönüşümün gerektirdiği becerilerin geliştirilmesi bir başka önemli iş birliği alanı olmalıdır. Beceriler çağımızın ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirilmelidir. Yeni kuşaklar, geleceğin ekonomisinin ihtiyaçlarına uygun donanımlarla istihdam piyasasına çıkmalıdır. Kısaca, eğitim beşeri sermayemize değer katmaktadır. İş dünyamızın rekabet gücünün artmasına destek olmaktadır. Aynı şekilde gümrük birliğinin modernizasyonu da Türk ve AB iş dünyası için ciddi katkılar sağlayacaktır. Esasen, biz yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve Gümrük Birliği’nin modernizasyonunu birlikte düşünüyoruz. Bu açıdan, AB tarafından Ekim ayında İstanbul’da açıklanan Türkiye Yatırım Platformu mekanizmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu mekanizmanın bir an önce işlevsel hale gelmesini istiyoruz. Diğer taraftan iş insanları için vize konusu son dönemde daha da ciddi boyutlara ulaştı” diye konuştu.

“Taşıma kotaları, ikili ticaretimizi olumsuz etkiliyor”

Taşıma kotalarının ticareti olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Başkan Hisarcıklıoğlu, “Taşıma kotaları, ikili ticaretimizi olumsuz etkilemeye devam ediyor. Vize ve taşıma kotaları konularına acil çözüm bulmalıyız. Gümrük Birliği dahil olmak üzere, Türkiye hakkında bilgilenmek isteyen AB işletmelerinin oranı 2013 yılına göre artmıştır. Şirketler, Gümrük Birliği’nin güncellenmesini desteklemektedir. Avrupa Birliği’ndeki işletmeler, Yeşil Mutabakat ve dijital tek pazar hususunda AB ile Türkiye arasındaki iş birliğini de desteklemektedir. Kısaca, Türkiye – AB iktisadi ilişkilerini daha da ileri taşımak için çok elverişli bir ortam vardır. Türk ve AB şirketlerinin saha çalışmasında ortaya koydukları görüşler, esasen ikili ticari ilişkilere de bariz şekilde yansımaktadır” ifadelerini kullandı.

“Ticaret hacmimiz 4 kat artmıştır”

Son çeyrek asırda ticaret hacminin arttığını söyleyen Başkan Hisarcıklıoğlu, “Son çeyrek asırda, karşılıklı ticaret hacmimiz 4 kat artmıştır. 2022 yılı itibariyle, Türkiye – AB mal ticareti 196 milyar dolara ulaşmıştır. AB, Türkiye’nin en büyük ihracat ve ithalat ortağıdır. İthalatımızın, yaklaşık dörtte biri AB kaynaklıdır. Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 41’i de AB’ye yapılmaktadır. Türkiye AB’nin 6’ıncı büyük ticaret ortağıdır. AB, aynı zamanda, Türkiye’deki dış yatırımlarda ilk sıradadır” dedi.
Başkan Hisarcıklıoğlu’nun açılış konuşmasını yapmasının ardından panel basına kapalı olarak devam etti.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.