Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Ekonomi

Sanayide sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) düzenlediği ‘Sanayide Sürdürülebilirlik ve Döngüsel Ekonomi’ konulu söyleşi çevrimiçi olarak gerçekleşti. Söyleşinin moderatörlüğünü Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Prof. Dr. Yüksel Ardalı yaptı
Etkinliğe; Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun TSO Dış İlişkiler Müdür Yardımcısı Esma Deniz, Prof. Dr. Nilgün Cılız, OMÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Özgür Özaydın, Mehmet Emin Okutan ve Dr. Orkun Kaymakçı konuşmacı olarak katıldı.
Çevrimiçi düzenlenen konferans Samsun TSO Dış İlişkiler Müdür Yardımcısı Esma Deniz’in açılış konuşmasıyla başladı. Etkinliğe katılan Samsun TSO yönetim kurulu başkanı Salih Zeki Murzioğlu, “Üretim hizmet süreçlerinde her anlamda yüksek verimlilik sağlayacak ve sürdürülebilir kalkınmaya hizmet edecek döngüsel ekonomi modelini benimsemeliyiz. Ticaret ve Sanayi Odası olarak, üyelerimizin dijitalleşme konusunda yetkinliklerini arttırarak rekabet sürecinde güçlenmelerini hedefliyoruz. Samsun Export Sanal Fuarı kapsamında üyelerimizin çalışmalarına hizmet edecek webinar teknolojisini daha da geliştirmeyi ve ilerletmeyi amaçlıyoruz” dedi.

“Yeni fikirlerin üretilmesi önemli”
Programın moderatörlüğünü gerçekleştiren Prof. Dr. Yüksel Ardalı ise küresel iklim değişikliği, nüfus artışı ve sınırlı kaynak baskılarıyla karşı karşıya olunduğunu, Kovid-19 salgını ile mücadele ettiğimiz yeni bir dünya düzeninden bahsedilmeye başlanıldığına dikkat çekti. Ardalı, döngüsel ekonomi modelinin pandemi koşullarıyla gittikçe derinleşen ekonomik krizden zarar gördüğünü ve çevresel olarak bu süreçten çıkış için yeni fikirlerin üretilmesinin önemli olduğunu belirtti.
Sözlerine şu ifadelerle devam eden Prof. Dr. Ardalı, “Ulusal ölçekte döngüsel ekonomi uygulamalarına dair potansiyelin ve faklı sektörler arası iş birliği imkanlarının ulusal kalkınma hedeflerine ulaşmasında önemlidir. Hepimizin şimdiye kadar kullandığı al kullan at dediğimiz lineer ekonomi model yerine atıkların kaynak olarak değerlendirildiği, tekrar ekonomik fayda getirecek ürünlere dönüştürüldüğü döngüsel ekonomi iş modelleri gelişmeye ve yaygınlaşmaya başladı” diye konuştu.
Konuşmacılardan Prof. Dr. Nilgün Cılız, döngüsel ekonomi ve yaşam döngüsü için genel atıkların kaynağında azaltılması, oluşumunun önlenmesi, yönetilmesi ve temiz üretim çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğine değindi. Dr. Öğr. Üyesi Özgür Özaydın da Döngüsel Ekonominin Bütüncül ve Evrimsel Açıdan Ele Alınması başlıklı sunumuyla döngüsel ekonominin üç boyutlu modeline sunumunda yer verdi.
Mehmet Emin Okutan ve Dr. Orkun Kaymakçı’nın konuşması ile söyleşi sona erdi.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

Büro Memur-Sen’den enflasyon oranları hakkında açıklama

Büro Memurları Sendikası (Büro Memur-Sen) Genel Başkanı Yusuf Yazgan, açıklanan enflasyon oranlarını değerlendirdi.

Kemal Diri
ANKARA-
Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, açıklanan şubat ayı enflasyonlarının ardından açıklamalarda bulundu. Yazgan, kamu görevlilerine verilen zamların, yılın daha ilk aylarında enflasyon karşısında güvence altına alınması ve kamu görevlilerinin maaşlarının yeniden düzenlenmesinin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti. Bu çerçevede Yazgan, refah payı, tüm kamu görevlilerine kira yardımı ve büyükşehir tazminatı taleplerini tekrarladı.

Açıklanan enflasyon rakamlarına göre, TÜFE’deki değişimin, Ocak ayına göre, Şubat ayında yüzde 4.53, Aralık ayına göre ise yüzde 11.54 artış şeklinde gerçekleştiğini belirten Yazgan, “Ramazan ayının başında enflasyonun yükselişine devam etmesine, Ramazan sebebiyle piyasalarda yaşanan fırsatçı fiyat artışları da eklenecektir” açıklamasında bulundu.

Kamu görevlileri ve vatandaşların artan enflasyon karşısında öncelikli olarak alım güçlerinin korunması ve müteakiben artırılması gerektiğini belirten Yazgan, hükümetin piyasalardaki fiyat istikrarını korumaya yönelik adımlar atmasının kaçınılmaz kıldığını dile getirdi.
Yazgan, Büro Memur-Sen olarak, daha önce dile getirdikleri; kiralardaki tavan zam oranı uygulamasının, gıda ürünleri başta olmak üzere tüketim ürünlerinde de uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Eminönü’nde Ramazan alışverişi başladı

Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri hurma ve zeytinler tezgahlara indi. Hurma ve zeytin fiyatlarındaki artış geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50’yi buldu.

İSTANBUL-İstanbul’un geleneksel alışveriş noktalarından Eminönü’nde Ramazan alışverişi başladı. İftar sofralarında eksiklerini gidermek için alışverişe çıkan vatandaşlar Eminönü’nün yolunu tuttu. Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan hurma ve zeytin çeşitleri tezgahlara indi. Mısır, İran ve Medine’den gelen hurmalar vatandaşların ilgi gösterdiği çeşitler arasında yer aldı. Hurma ve zeytin fiyatlarında geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50 artış olduğu gözlendi.

‘‘Ramazan ayı dolayısıyla hareketlilik başladı’’

Ramazan öncesi Eminönü’nde alışveriş hareketliliğinin az da olsa başladığını ifade eden esnaf Hüseyin Yavuzer, ‘‘Eminönü’nde eski senelere göre çok fazla hareketlilik yok. Ramazan ayının yaklaşması dolayısıyla biraz hareketlilik var. Ürünlerde fiyat artışları var, bu nedenle biraz talep az. Hurmaları tezgahlara getirdik. Medine hurması daha çok tercih ediliyor. Filistin, İran ve Mısır’dan gelen hurmalar var, bunları satıyoruz. Hurmaları 120 lira ile 500 lira aralığında satıyoruz. Geçen seneye göre artış yüzde 50 civarı’’ diye konuştu.

‘‘Oruç açmak için zeytin ya da hurma tercih ediliyor’’

Şarküteri ürünlerindeki çeşitlilik için Eminönü’nün tercih edildiğini söyleyen Erdal Yusufoğlu isimli esnaf da, “10 gündür Ramazan hareketliliğini görüyoruz. Vatandaşlar iftarda oruçlarını açmak için zeytin veya hurmayı tercih ediyor. Hurma fiyatları zeytine göre daha pahalı. Zeytin fiyatları 150-200 lira civarında. Geçen seneye göre 90 lira olan zeytin bu yıl 150 lira oldu” şeklinde konuştu.

Gülşah Karaman isimli vatandaş ‘‘Ramazan alışverişi için Darıca’dan Eminönü’ne geldik. Ramazan öncesi alışveriş için geldik. Oruç açmak için hurmayı tercih ediyoruz. Kudüs hurması aldık ama fiyatların çok pahalı olduğunu görüyoruz. Hurmayla oruç açmak bizim için gelenekselleşti’’ dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. MTV’de bir düzenleme olmayacak” dedi.

İSTANBUL-
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Maliye politikası tarafında enflasyonu yükseltecek bir adım atılmayacağının altını çizen Mehmet Şimşek, “Vatandaşa da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP’deki vizyon neyse onu uygulayacağız. Orada vergi istisnalarını gözden geçireceğiz diyor. KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. Motorlu kara taşıtları vergisinde bir düzenleme olmayacak” diye konuştu.

Enflasyonun Mart ayından itibaren trende oturacağını belirten Şimşek, “Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak. Biz bunun iletişimini yaptık. Çünkü baz etkisi var. İkincisi de para politikası gecikmeli çalışır. 12 ay, hatta 18 aya yayılan bir aktarım mekanizması var” dedi.

Geçen yılın Ocak-Mayıs döneminde Türkiye’den portföy çıkışı yaşandığını anlatan Şimşek, Haziran-Aralık’ta ise 11,3 milyar dolar net portföy girişi kaydedildiğini belirtti.

Mehmet Şimşek’in açıklamalarında öne çıkanlar;
“Cari açık büyük ihtimalle Şubat-Mart aylarında 30-35 milyar dolar seviyelerine inecek. Cari açık dramatik şekilde daralıyor. Çünkü program değişiyor. Büyümenin komposizyonunu değiştirdik.

Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayla ilgili değildir. Önümüzdeki 12 ayda enflasyon düşecektir.

Biz geldiğimizde kuru serbest bıraktık. Geçici olarak enflasyonist etki oldu. Onun da etkisi var. Gelir politikasının etkisi var. Geçen sene deprem oldu. İnşaat malzemelerinde geçen yaz ciddi artış oldu. Bu sene böyle bir artış olmayacak.

Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi çıkacak. Para politikası Merkez Bankası’nın uhdesinde.

Kur hedefimiz yok, olmayacaktır da. DDM’de Merkez Bankası piyasada var. Bunun dışında herhangi bir müdahalemiz yok diyorlar.

Seçim sonrasına ilişkin liranın değer kaybına ilişkin beklentiler anlamlı gelmiyor. Cari açık azalıyor. Dövize ihtiyacımız da azalıyor. Cari açık 30 milyar dolar civarına indiği zaman yüzde 2,5-3 oran demek. Bunun bir puanını doğrudan yatırımlarla finanse edersek rezerv birikimimiz olacak.”

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.