Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Ekonomi

Zincir baklavacılar bayram mesaisinde

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala baklavacılarda yoğun mesai başladı. Zincir tatlı firmaları günlük 2 tonun üzerinde baklava üretiyor.

Yaklaşan Kurban Bayramı ile birlikte, 2021’de aileler ilk kez yeni normal kapsamında aynı sofralarda buluşacak olmanın heyecanını yaşıyor. Uzun bir aradan sonra sohbetlerin koyulaşacağı yemeklerde aileler ve dostlar bir araya gelecek. Zincir tatlı firmaları ise bu bayrama yoğun mesai harcayarak hazırlanıyor. Zincir tatlı markasının CEO’su Eren Ongurlar, “Bayramın etkisi ile baklava üretimi bir önceki aya göre yüzde 50 arttı. Günde ortalama 2.2 ton baklava üretiyoruz.
En çok sattığımız baklava çeşitleri ise fıstıklı dürüm, fıstıklı klasik baklava,fıstıklı ankara ve cevizli padişah olarak öne çıkıyor” dedi.

Yurtiçi ve yurtdışındaki 2 üretim tesisinde çift vardiya çalıştıklarını anlatan Ongurlar, “Bayramlarımızın geleneksel lezzetleri olan baklava ve lokum Türkiye’de olduğu kadar yurt dışında da en popüler bayram tatlıları. Geleneksel yöntemlerle, orijinal tariflere sadık kalarak ürettiğimiz baklava ve lokumları ülke ayırt etmeksizin, gelen siparişleri 24 ile 72 saat içinde özel kutularda tazeliğini 1 hafta boyunca koruyacak şekilde paketleyerek, ulaştırıyoruz. Baklava ve lokumun pek çok ülkede Türk bayrağı görevi görmesinden ötürü çok gururluyuz” dedi.

“Kaliteli baklava damağınızda iz bırakırken midenizi de asla rahatsız etmez”

Ongurlar, ünü sınırları aşan gerçek Türk baklavasının en saf formülünü şu şekilde aktardı; “Buğday unundan elde edilen hamur, deneyimli ustalarımız tarafından tek tek elde açılmaktadır. Yufkanın inceliği 1 milimetre, yani bir kağıt kadar ince olmalıdır. Her biri elde açılan 41 kat yufkanın arasında halis tereyağı, ceviz ya da boz fıstık konur, Son olarak da şeker pancarından elde edilen şerbet ilave edilir. Kaliteli ve bol malzeme kullandığımız için baklavalarımız şerbet içinde yüzmez ve mideye rahatsızlık vermez. Unutmayın en büyük kalite kontrol merkezi damak ve midedir. Gerçek baklava, damağınızda iz bırakırken, midenizi asla rahatsız etmez. “ dedi.

“Baklavanın kokusuna dikkat edin”

Halis ürünlerle hazırlanmış üstün baklavanın kalitesinin kokusundan, dokusundan ve lezzetinden anlaşıldığını anlatan Ongurlar, “Baklava, bayramlarımız için olmazsa olmaz bir gelenektir ve kaliteden taviz vermemek baklavaya verilen özeni gösterir. Kaliteli baklavada yufka ne kadar ince açılır ve malzeme ne kadar fazla konursa şerbeti de bir o kadar az olur. Bu nedenle boğazında yanma yapmaz. Yediğiniz zaman damağınızda kalan tereyağının kokusuna ve tadına özellikle dikkat edin, özenle yapılmış baklavaların cevizi veya fıstığı fazla olur” ifadelerini kullandı.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ekonomi

TÜİK: Dış ticaret haddi nisanda 2 puan azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nisan ayında dış ticaret haddinin bir önceki yılın aynı ayına göre, 2 puan azalarak 86 seviyesine gerilediğini açıkladı.

ANKARA-TÜİK, Nisan 2024 dönemine ilişkin dış ticaret endekslerini açıkladı. Buna göre; ihracat birim değer endeksi nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,9 azaldı. Endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 1,1 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 4 azaldı, yakıtlarda yüzde 2,8 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 2,9 azaldı. İhracat miktar endeksi nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,9 arttı. Endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 5,3 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 1 azaldı, yakıtlarda yüzde 40,8 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 2,3 azaldı.

İTHALAT BİRİM DEĞER ENDEKSİ YÜZDE 0,4 ARTTI

İthalat birim değer endeksi nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 arttı. Endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 7 azaldı, yakıtlarda yüzde 6 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 6,7 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 2,7 azaldı. İthalat miktar endeksi nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 16,2 azaldı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 10,4 arttı, yakıtlarda yüzde 0,7 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 7,2 arttı.

İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2023 yılı Nisan ayında 88 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 2 puan azalarak 2024 yılı Nisan ayında 86 oldu.(DHA)

Okumaya devam et

Ekonomi

Yatırımcılar gayrimenkul almak için rotayı Kuzey Kıbrıs’a çevirdi

Kuzey Kıbrıs’ta faaliyet gösteren inşaat şirketi Adelante Construction Kurucusu Oğuz Alp Tan, mayıs ayında mecliste oy çokluğuyla kabul edilen ‘Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na dikkat çekerek ülkenin Türkiye vatandaşları için de kazançlı bir seçeneğe dönüştüğünü söyledi. Tan, bu değişiklikten sonra yatırımcıların gayrimenkul almak için Kuzey Kıbrıs’a yöneldiğini dile getirdi.  

İSTANBUL-Oğuz Alp Tan, “Kuzey Kıbrıs yasal açıdan da yabancıların konut sahibi olmasına herhangi bir zorluk çıkarmıyor. Mevcut yasaya göre yabancılar bir, Türkiye vatandaşları ise 3 konut sahibi olabiliyor. İlgili yasa yakın zamanda değişti. Önceden sadece bir ev alabilen Türkiye vatandaşlarının bu hakkı, üç eve çıkarıldı. Yasal mevzuatın uygun olması hem yabancıları hem de Türk vatandaşlarını adaya çekiyor. Bizlerin öngörüsü önümüzdeki 5 yılda çok daha ciddi sayıda kişi adadan ev sahibi olacak” dedi.

“DÖVİZLE KİRA GETİRİSİ TÜRK VATANDAŞLARINI DA CEZBEDİYOR”

Kuzey Kıbrıs’taki gayrimenkul yatırımı fırsatlarına yönelik bilgiler veren Tan, “Kuzey Kıbrıs, yabancılar için yatırım anlamında oldukça avantajlı bir yer haline geliyor. Özellikle Amerika ve Batı Avrupa vatandaşları yatırımlık konut tercihlerini KKTC’den yana kullanıyorlar. Bunun pek çok sebebi var. Öncelikle ekonomik açıdan avantajlı seçenekler bulunuyor. Çünkü başta ABD olmak üzere, birçok batı ülkesinde ev sahibi olmak oldukça zorlaştı. Bunun yanında güzel iklim, birçok yere kolay ulaşım, adanın sakinliği gibi unsurlar da yatırım ve oturum için konut sahibi olacakları cezbediyor” diye konuştu.

Tan, “Adadan konut sahibi olmak isteyen kitle ikiye ayrılıyor. Bunların ilkinin amacı tamamen yatırım yapmak. Bu da oldukça mantıklı bir seçenek çünkü buradaki gayrimenkuller gelişme hızının yüksek olmasıyla sürekli olarak prim yapıyor. Ayrıca gayrimenkul ticareti İngiliz Sterlini üzerinden döndüğü için zarar etme riski de pek az. Bir de elbette pek çok kişi dövizle kira getirisi sebebiyle adayı tercih ediyor. Örneğin bugün Girne’de 2+1 ev, 600-800 İngiliz Sterlini civarında kira getirisi sunuyor. İkinci grup ise oturumluk konut sahibi olmak isteyenler. Bunlar genelde yakın ülke vatandaşları. İlk sırada da Türk vatandaşları bulunuyor. Metropolün karmaşasından kaçmak ve adada doğanın tadını çıkarmak isteyenler buraya geliyor. Ayrıca Kuzey Kıbrıs’ta gayrimenkul fiyatları da bölgeye göre çok fazla değişim gösteriyor. Örneğin Lefkoşa bölgesine yatırım yapmak istediğinizde, 2+1 apartman dairesine 60 bin İngiliz Sterlini öderken, Girne’de bu rakam 160 bin seviyelerine çıkabiliyor” ifadelerini kullandı.

“ADA GELİŞMEYE DEVAM EDİYOR”

Ada‘nın gelişim sürecinin devam ettiğini aktaran Tan, “Ada henüz gelişimini tamamlamadığı için her yeni yapılan konut projesi daha yüksek meblağdan fiyatlanıyor. Bu da yatırımcıların iştahını kabartıyor. Adanın gelişme hızı göz önüne alınırsa bu durumun en az 10 yıl daha süreceğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayrıca güçlü diplomatik çabaların sonuç vermesi durumunda adanın dünyada tanınması konutların da çok daha ciddi oranda prim yapmasını sağlayacaktır. Bizim de ilk önceliğimiz kullanım kolaylığı sunan projeler üretmek. Şehrin dokusuna aykırı olmayan, uzun ömürlü yapılar inşa etmeyi tercih ediyoruz. Son olarak şunu ifade etmek isterim ki, ticari gayrimenkul konusu henüz adada istenen ilgiyi görmüş değil. Bu bağlamda ofis ve mağaza gibi yapılara yatırım yapmak isteyenler için fırsat devam ediyor” dedi.

Tan, sözlerini şöyle noktaladı:

“Kuzey Kıbrıs’ta konut ve ticari projelerin prim yapmaya devam ediyor. Burası bir ada olduğundan, her yeni yapı fiyatın yükselmesine neden oluyor. Katma değer üretilen her bölgede hızlı bir şekilde fiyatların yükseleceğine inanıyoruz. Türkiye’de Bodrum’u örnek alalım. O bölgedeki fiyatları yakın zamanda yakalayıp geçeceğimizi tahmin ediyoruz.”(DHA)

Okumaya devam et

Ekonomi

Bakan Işıkhan: İşveren ve çalışan arasındaki dengeyi koruyarak hareket ediyoruz

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Kısa Çalışma Ödeneği’nden yararlanmak için gereken; son 3 yılda 600 gün prim ödeme şartını 450’e güne düşürdük. Uygulamanın sigortalı bakımından 4 haftadan kısa olabilmesinin istisnalarını düzenledik. Yaptığımız bu düzenlemelerle her şart ve koşulda işverenlerimiz ve çalışanlarımız arasındaki dengeyi koruyarak hareket ettiğimizi de belirtmek isterim” dedi.

 Gizem ÇORLU-Mikail KARAMAN
İSTANBUL-Bakan Işıkhan, Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından bakanlıkta düzenlenen 1’inci Sektör Buluşması Programı’na katıldı. Işıkhan, çeşitli sektör temsilcilerinin yer aldığı toplantıda gerek içeride gerekse dışarıda yaşanan birçok sorun ve engele rağmen, ‘Türkiye Yüzyılı’ yürüyüşünü emin adımlarla sürdürmenin gayreti içerisinde olduklarını belirterek, “Elbette bu vizyonun başarılı bir şekilde hayata geçirilmesini sağlayacak en önemli araç, ekonomik kalkınma ve üretim sürecidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; yatırım, üretim, istihdam ve ihracat temel unsurlarıyla inşa edilmiş yerli ve milli bir ekonomik büyüme modeli bu sürecin teminatı olacaktır. Ülkemizin çeyrek asra yaklaşan büyüme yolculuğunu bugünlere taşıyan da bu bakış açısı olmuştur. Elbette bu zaman diliminde ülkemiz doğal afetler, savaşlar, küresel krizler gibi pek çok hadiseden olumsuz etkilenmiş ve birçok engelle karşı karşıya kalmıştır. Geçmişte gerek içeride gerekse dışarıda ve bölgemizde yaşanan sorunların, ilerleyişimizi sekteye uğrattığı dönemler olmuştur. Ancak bunlardan hiçbiri uzun vadeli hedeflerimize ulaşmamıza engel teşkil etmemiştir” dedi.

ÖDENEK İLE İLGİLİ DEĞİŞLİKLİKLER

Ekonomiye ve çalışma yaşamına ilişkin devam eden başarılı ilerleyişin korunabilmesi ve ileri taşınabilmesi için çalışmalarını çok yönlü ve etkili iş birlikleriyle yürütmelerinin önemli olduğuna işaret eden Işıkhan, “Yeni hayata geçirdiğimiz düzenlemelerde de doğal afetler, küresel krizler gibi çalışma hayatına risk oluşturabilecek gelişmelerin etkisini en aza indirmek için çalışmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda bugün Resmi Gazete’de yayımlanan Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliği’nde yaptığımız değişikliklerde de bu hassasiyeti gözettik. Yapılan değişikliklerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Kısa Çalışma Ödeneği’nden yararlanmak için gereken son 3 yılda 600 gün prim ödeme şartını 450’e güne düşürdük. Uygulamanın sigortalı bakımından 4 haftadan kısa olabilmesinin istisnalarını düzenledik. Yaptığımız bu düzenlemelerle her şart ve koşulda işverenlerimiz ve çalışanlarımız arasındaki dengeyi koruyarak hareket ettiğimizi de belirtmek isterim” diye konuştu.

‘SEKTÖR TEMSİLCİLERİMİZLE BİR ARAYA GELMEYİ PLANLIYORUZ’

Işıkhan, istihdamın geliştirilmesine yönelik sonuç odaklı politikaların belirlenmesinin en temel amaçlarından olduğunu belirtip, “Bu anlayışla bakanlık olarak; ‘Sektör Buluşmaları’ adı altında özellikle ekonomimizde ve istihdamda öne çıkan sektörlerin temsilcileriyle bir araya gelmek ve çözüm odaklı istişarelerde bulunmak amacıyla yeni bir çalışma başlatıyoruz. Bu amaç doğrultusunda; iş gücü piyasalarının geçmişten gelen yapısal sorunlarını çözmek, gelecekte karşılaşılması muhtemel güçlükleri ve fırsatları bir arada değerlendirerek, sektörlerde istihdamı geliştirecek ortak aklın geliştirilmesi için sektör temsilcilerimizle bir araya gelmeyi planlıyoruz” dedi.

‘2005’TEN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYEDE’

İstihdam ve iş gücünde en iyi verilerin elde edildiği bir sürecin yaşandığına dikkat çeken Işıkhan, “Politikalarımızın ve reformlarımızın etkisini çok şükür hızlı bir şekilde görüyoruz. Bildiğiniz gibi dün, TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından nisan ayı iş gücü verileri açıklandı ve işsizlik oranında Kasım 2012’den bu yana 11,5 yılın en iyi seviyesine ulaşmış durumdayız. İşsizlik oranı aylık bazda 0,1 puan, yıllık bazda ise 1,5 puan azalarak yüzde 8,5’e geriledi. İşsiz sayısı da 484 bin kişi azaldı. İstihdam sayısı geçen yıla göre 1 milyon 240 bin kişi artarak 32 milyon 266 bin kişiye yükseldi. İstihdam oranı da 1,5 puan artarak yüzde 49 olarak gerçekleşti. Genç ve kadınlarda da son yılların en iyi seviyelerine ulaştık. Genç işsizlik verisi, 2005 yılından bu yana en düşük seviyede olmuştur. Kadınlarda ise yıllık bazda işsizlik 2,9 puan azalarak yüzde 11,1 olarak gerçekleşmiştir. Bu verileri, çalışma hayatına katılımın ve istihdamın artmasını, iş imkanlarının çeşitlenerek genişlemesinin ve ülkemizin istikrarlı büyümesinin bir yansıması olarak değerlendiriyoruz” değerlendirmesinde bulundu.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.