Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Genel

Bakan Pakdemirli orman yangınlarında son durumu açıkladı

Orman yangınlarındaki son durumla ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli yaptığı açıklamada, “223 orman yangınının 217’si kontrol altında” dedi. Pakdemirli, yangın mahalline vatandaşların girmemesi gerektiğini hatırlatarak vatandaşlara uyarıda bulundu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli orman yangınlarındaki son durumu helikopterle havadan inceledi. İncelemenin ardından Ula Yangın Yönetim Merkezi’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Pakdemirli, yaptığı açıklamada orman yangınlarındaki son durumla ilgili bilgi verdi.

“223 orman yangınının 217’si kontrol altında”

Yangınlarda 11’nci gün olduğunu dile getirerek sözlerine başlayan Bakan Pakdemirli, “47 il 223 orman yangıyla bugüne kadar orman teşkilatımız mücadele etti. Kamunun tüm kurumları mücadele etti. 223 orman yangınının 217’si kontrol altında. 2 ilde 6 orman yangını ve bununla alakalı çalışmalar sürüyor” dedi.

“157 kırsal alan yangınına da müdahale yapıldı”

Devam eden yangınlarla ilgili bilgi veren Pakdemirli, “Muğla, Köyceğiz, Kavaklıdere, Milas, Yatağan, Çine diye adlandırabileceğimiz bir yangın ve Isparta Sütçüler’deki yangın devam ediyor. Bu yangınların haricinde 157 kırsal alan yangınına da müdahale yapıldı.

Devam eden yangınlarda 16 uçak, 9 İHA, 57 helikopter, 1 insansız helikopter 850 arazöz ve su tankeri, 150 iş makinası, 5 bin 250 orman personeli, belki bir bu kadar da kamudan ve diğer konuda faaliyet gösteren personelle yangınlara müdahale yapıldı” diye konuştu.

Avrupa Birliği’nden gelen 2 uçak geri çekildi”

Avrupa Birliğinden gelen 2 uçağın ayrıldığını dile getiren Pakdemirli, “Yunanistan ve Avrupa birliğinde daha ciddi yangınların olduğu sebebiyle de bu uçakları geri çektiler. 1 CL 400 amfibik uçağın da tekrar talep edilerek Türkiye’den çekileceğine dair bir bilgi aldık” dedi.
Antalya’da 28 Temmuz’da 12.05’te 4 farklı noktada yangın çıktığını hatırlatan Pakdemirli, “İlk müdahalemiz 28 Temmuz’da aşağı yukarı 13 dakika sonra gerçekleşti. Rüzgarın etkisiyle yerleşim yerlerine doğru hızla ilerledi. 59 mahalle bundan etkilendi. Sadece Antalya’nın içerisinde 21 yangınla mücadele ettik. Yangında çeşitli zamanlarda değişmekle beraber çok sayıda uçak, tanker uçak, İHA’lar, 19 helikopter 300’e yakın arazöz, su tankeri, 30’dan fazla iş makinesi ve bin 172 personel görev yaptı. Sadece Antalya’da 8 bin 264 sorti su atıldı. 150 bin ton su hava ve yer araçlarından yangınların üzerine sıkıldı” dedi.

85 arkadaşımızı kurtarabildik”

Dün itibariyle Gündoğmuş ve Manavgat yangınlarının kontrol altına alındığını ifade eden Bakan Pakdemirli, “2 şehidimiz var. Yangın ile zorlu mücadelede 85 kişi farklı noktalarda yangın içerisinde kaldı. Ekiplerimizin yoğun müdahalesi, mücadelesi sonucu hava araçlarımızın etkili mücadelesi sonucunda 85 arkadaşımızı kurtarabildik. Soğutma çalışmaları devam ediyor. Yaraların sarılması için tüm imkanları seferber ediyoruz. Tespitlerimize göre zarar gördüğü 15 bin dekar tarımsal alan, 263 büyükbaş telef, 2 bin 783 küçükbaş, 27 bin 407 kanatlı telef oldu. Bunların hepsini kamuoyuna ödeyeceğimizi açıklamıştık” dedi.
Muğla’da 15 orman yangını meydana geldiğini söyleyen Bakan Pakdemirli, “Termik santral ve turizm alanlarını korumak için büyük çaba sarf ettik. Muğla genelinde yangınlarda 428 arazöz, 93 iş makinası, 23 helikopter, 12 uçak ve yaklaşık 2 bin 900 personel canlarını hiçe sayarak görev yaptı” dedi.

“12 büyük orman yangını bugün 6’ya düşmüş durumda”

Kontrol altına alınan son yangınları açıklayan Bakan Pakdemirli, “Marmaris bu sabah itibariyle artık kontrol altında. Seydikemer, Yılanlı, Nazilli, Karacasu, Bozdoğan, Karabük, Burdur, Adana Saimbeyli, Denizli güney kontrol altına aldık. Dün 12 büyük orman yangını bugün 6’ya düşmüş durumda” şeklinde konuştu.

“Milas yangını devam ediyor”

Tarım ve Orman Bakanlığı dışında orman yangınlarıyla ilgili yapılan açıklamalara değinen Pakdemirli, “Bakanlığımız dışında yetkili olmayan kişilerini kendi görüşünü yansıtacak açıklamalar yapılıyor. Bunlar da zaman zaman kamuoyunu yanlış bilgilendiriyor.

Sadece bakanlığımız tarafından, özellikle kontrol açıklamalarını takip etmenizde fayda var. Milas yangınıyla ilgili yetkili olmayan kişiler tarafından açıklama yapılmış. Milas yangını devam ediyor. Kontrol altında değil. Yangın uyuyor. Sabah o yangındaydım. Yangının 4 odağının etrafı çevrildi. 1 odağa karadan ulaşamıyoruz Hava tahkimatı çok iyi gidiyor. Çok sarp olmasından dolayı dozerlerle dahi ulaşamadığımız bir alan. Yeniköy’de termik santral var. Orayı tehdit etmiyor. Yangın bitki örtüsünün arasında uykuya dalmış durumda. İlerleyen saatlerde düşen nem, artan sıcaklık ve rüzgarla beraber bir miktar daha hareketlenmesini bekliyoruz. Bu odak 2 gündür termik santrale 5 buçuk 6 kilometre mesafede. İlerlemesi yok” dedi.

“Şenyayla köyünde bir risk olabilir”

Kavaklıdere yangınını devam ettiğini ifade eden Pakdemirli, “Herhangi bir tehlike yok. Yalnızca Şenyayla Köyü’nde bir risk olabilir. Yatağan tarafında Akçova ve Çine’de bir tehdit vardı. 5 helikopter gönderdik. Tehdit giderildi. Söndürme çalışmaları devam ediyor. Köyceğiz’de yangın devam ediyor. Otmanlar köyünde bir tehdir var. Isparta Sütçüler’de iki sarp yerde kanyonun içerisinde ateş var. Önemli bir tehdit yok. Bugün hava şartlarına bağlı olarak kontrol altına alabilir” dedi.

“Kahramanlarımızın moralinin bozulmasına müsaademiz yok”

Orman yangınlarında ekiplere edilen hakaretlerden söz eden Pakdemirli, “Sahada dahi kahramanlarımıza olmayacak sözler, olmayacak hakaretler bugüne kadar yapıldı.

Bundan dolayı teşkilatım adına üzgünüm. Kahramanlarımızın moralinin bozulmasına müsaademiz yok. Hepiniz orman işçimiz Özgür Şimşek’in arazöz hikayesini bir şekilde biliyorsunuz. Yangının ortasında kalan arazözünü terk etmesi söylendiğinde, ‘Ne arkadaşlarımı ne de aracımı bırakmam. Bu devletin malı son ana kadar buradayım’ diyen hepsi birbirinden daha iyi olan orman işçilerimle bu yangının tamamını söndüreceğiz” dedi.

“Yangın mahalline girmeyelim”

Çalışmalara gönüllülerin alınmamasıyla ilgili konuşan Pakdemirli, “Can güvenliği için görevli olmayanların alınmaması çok doğru bir durum. Birçok vatandaşımız çok iyi niyetlerle yardım edeyim diyor. Orman yangınlarına müdahale etmek teknik bir iş.

Hatta şehirde itfaiyecilik yapanların bile orman yangınlarına müdahale etmesi çok doğru değil. Tamamen farklı teknikler kullanılıyor. O yüzden gönüllü kardeşlerimiz için canla başla çalışıyorlar ama yangın mahalline girmeyelim. Görevli arkadaşları dinleyelim. Önceliğimiz can güvenliği” dedi.
Azerbaycan’dan gelen destekle ilgili konuşan Pakdemirli, “Azerbaycanlı kardeşlerimiz yanımızda olmaya devam ediyorlar. 41 araç, 362 kişi daha geldi. Azerbaycanlı kardeşlerimizden Allah razı olsun. Katar’dan 65 kişilik bir ekip geldi. Son kıvılcım sönene kadar buradayız” şeklinde konuştu.

Caner Sönmez – İsmail Coşkun

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Genel

“Türkiye hukuka bağlılıkta 117. sırada!”

Hukukçu Figen Çalıkuşu’ndan zor soru: “Mafya mı devlete, devlet mi mafyaya operasyon çekiyor”

HABER MERKEZİ-Hukukçu Figen Çalıkuşu, Karar Gazetesi’ndeki köşe yazısında “çürüme” iddiasında bulundu.

Ülkelerin ne durumda olduğunu ölçen ‘hukukun üstünlüğü endeksi’nde, hükümetlerin, ülkeyi yönetenlerin, hukuka bağlılıkları mercek altına alındığını, bu endekste Türkiye’nin 142 ülke arasında 117. Sırada olduğunu hatırlatan Çalıkuşu, “Hukukun üstünlüğünde 1. sırada hangi ülke var derseniz; tüm endekslerde üst sıralarda olan Danimarka. Monarşiyle yönetilen ama ‘demokrasiye’ sahip olan Danimarka… Cumhuriyet olan ama bir türlü ‘demokrasi’ olamayan Türkiye’ye fark atıyor” ifadelerini kullandı.

Çalıkuşu’nun yazısının tamamı:

İçişleri Bakanlığı içindeki sert bir bilek güreşinin mafya marifetiyle “darbe mi, operasyon mu” parantezine sıkıştırıldığı, gözümüzün önünde işlenen bir cinayetin emrini verenin siyaset kurumu tarafından korunduğu buna karşın muhalif Kürt siyasetçilerin AİHM Kararlarına rağmen hayatlarına çöküldüğü, AYM üyelerini terörist ilan edebilen zihniyetin cumhurbaşkanı tarafından ödüllendirdiği, muhalif olan herkesin casus ilan edileceği bir çürüme ortamındayız.

“Mafya mı devlete, devlet mi mafyaya operasyon çekiyor” sorusu etrafında tartışan bir ülkeden söz ediyoruz.

Bu korkunç durumun nedeni nedir?

Ruhu bıçaklanmış gözleri oyulmuş kuvvetler ayrılığı olabilir mi?

Gelin birlikte bakalım.

Parlamenter monarşiyle yönetilen, gerçek bir kralın olduğu Danimarka’da kuvvetler ayrılığı var.

Biz de güya kuvvetler ayrılığı ile yönetiliyoruz…Anayasanın başlangıç kısmında öyle yazıyor zira.

İki ülke de kuvvetler ayrılığı ile yönetiliyor ama hukukun üstünlüğü endeksinde arada uçurumlar bulunuyor.

Danimarka ile Türkiye’nin kuvvetler ayrılığından anladığı aynı değil demek ki…

Anayasa değişikliğinin konuşulduğu bu günlerde, aradaki farkı anlamak isterseniz size Taha Akyol’un “Atatürk’ün Anayasası 1924” isimli son kitabını öneririm.

Taha Akyol, 100 yıllık anayasa tecrübesine sahip olmamıza rağmen, bu tecrübeden ders çıkaramadığımızı, uzlaşmayla bir anayasa yapılamadığını söylüyor ve fevkalade bir isabetle teşhisi koyuyor: “anayasal istikrarsızlık”.

Taha Akyol’un kitabından devam edelim;

“Türkiye’nin anayasal istikrarsızlığının, kuvvetler birliği ile kuvvetler ayrılığı arasındaki gelgitler ve siyasi güç karşısında hukukun zayıflığı halinde ortaya çıktığı görülüyor.”

Meclis tutanaklarından Cemal Nuri Bey’in konuşmasından “1924 Anayasasında temel olan ikinci umde kuvvetler birliğidir” cümlesini aktarıyor Taha Akyol.

Kitap sayesinde Yekta Güngör Özden’in başkanlığı dönemindeki bir AYM kararında 1924 Anayasasına yapılan eleştiriden de haberdar oldum;

“Kuvvetler birliği ilkesi esas alınan 1924 Anayasasında yargıya ilişkin ayrıntılı hükümler bulunmadığı gibi, yargının yasamaya yürütmeye karşı bağımsızlığını sağlayacak kural ve kurumlara yer verilmemiştir.”

Geldik 2024 senesine.

Anayasada bu kez kuvvetler ayrılığı yazılı.

Ama yargı, yasama ve yürütmeye karşı gene bağımsız değil, korunaksız ve saldırı altında.

Gerçek bir kuvvetler ayrılığı olmadığında bağımsız olamayan, bağımsız olamayınca tarafsız da olamayan kuşatılmış bir yargı ile baş başayız özetle.

Ülkelerin ne durumda olduğunu ölçen “hukukun üstünlüğü endeksi” nde, hükümetlerin, ülkeyi yönetenlerin, hukuka bağlılıkları mercek altına alınıyor.

İşte bu endekste Türkiye 142 ülke arasında 117. sırada.

Hukukun üstünlüğünde 1. sırada hangi ülke var derseniz; tüm endekslerde üst sıralarda olan Danimarka.

Monarşiyle yönetilen ama “demokrasiye” sahip olan Danimarka…

Cumhuriyet olan ama bir türlü “demokrasi” olamayan Türkiye’ye fark atıyor.

Endekste bir ülkenin notu 1’e ne kadar yakınsa hukukun üstünlüğü o derece yüksek olurken, 0’a ne kadar yakınsa hukukun üstünlüğü o kadar düşük olarak nitelendiriliyor.

Endeks değerlendirmesindeki başlıklarda olan “Yönetim pozisyonundaki kişiler yasal kısıtlamalara ne kadar tabi olduğunu değerlendirmesinde” Danimarka’nın puanı; 0.95.

Ülkemiz Türkiye’nin puanı; 0.28.

Yönetim pozisyonundaki kişilerin, yasal kısıtlamalara tabi olması ne demek? Kuvvetler ayrılığı demek.

Kuvvetler ayrılığı yok ise hukukun üstünlüğü endeksinde sert düşüş de kaçınılmaz zaten.

Bu düşüş yargıyı hiç rahatsız etmiyor anlaşılan.

Yargıtay üyeleri yeni başkanını ancak seçebildiler… 37 tur oylama yapıldı.

Son aşamada, adaylardan AYM üyeleri hakkında çok ağır ithamlarla suç duyurusunda bulunan 3. CD’si Başkanı Muhsin Şentürk adaylıktan, Yargıtay Başsavcılığına aday olmak için çekildi.

Bu çekilmenin arkasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın müdahalesinin olduğu iddia edildi… Sadece böyle bir söylentinin olabilmesi bile ülkedeki hukukun durumunu, “kuvvetler ayrımı” olup olmadığını göstermeye yeter.

Danimarka’daki meslektaşları, 37. turda başkan seçen, bu seçimlere cumhurbaşkanının karıştığı söylenen Yargıtay ve üyeleri hakkında ne düşünürler acaba?

Yargıtay, bu ülke insanlarının hukuksal sorunlarına çözüm beklediği hukukun Kâbe’si diyebileceğimiz bir yer.

Cezaevinde tahliye tarihi geldiği halde Yargıtay’dan dosyası dönmediği için yatanlar oldu/oluyor bu ülkede.

Yasal faizin yüzde 9 olduğu bu ülkede pul olmuş alacaklarına 10 yıl sonra kavuşanlar var.

Mehmet Şimşek, endeksteki 117. sıra gerçeği önünde dururken dünyadan ne kadar para bulacak ya da bulamayacak sanırım biliyordur.

Göreve geldiğinde “rasyonalite” demişti zira.

Hukuk ve demokrasi olmadan rasyonalite olmuyor… Hayat bütün örnekleriyle bunu bize gösteriyor.

Okumaya devam et

Genel

İTÜ Robot Olimpiyatları’nda geleceğin teknoloji liderlerini destekledi

Telemecanique Sensors, İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Kulübü (OTOKON) tarafından bu yıl 16’ncısı düzenlenen İTÜ Robot Olimpiyatları’nın bronz sponsoru oldu

ABDULLAH GONCA
HABER MERKEZİ-Şirket, üç gün süren etkinlik çerçevesinde geleceğin robot dünyasını şekillendirecek gençler, akademisyenler ve sektör temsilcileri ile buluşma fırsatı elde etti.

90 yılı aşkın deneyimiyle 20’den fazla ülkede sensör teknolojileri alanında fark yaratan Telemecanique Sensors, geleceğin mühendislerine destek olmak amacıyla sponsorluk çalışmalarına devam ediyor. Son olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol ve Otomasyon Kulübü (OTOKON) tarafından düzenlenen İTÜ Robot Olimpiyatları’na bronz sponsor olarak katılan şirket, robot alanında çalışmalar yürüten öğrencilerin çalışmalarına katkı sağladı.

Bu yıl 16’ncısı düzenlenen etkinlik; heyecan verici yarışmalar, eğitici seminerler ve workshoplarla üç gün boyunca katılımcılara özel bir deneyim sundu.

Okumaya devam et

Ekonomi

JetCar’a büyük ilgi

Antalya’da üretiliyor, 110 ülkenin sularında yüzüyor

RÜMEYSA BULUT
HABER MERKEZİ
-Ankara’da düzenlenen Deniz Araçları, Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı Artı Boat Show’da sergilenen su sporları aracı ‘JetCar’ ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Antalyalı bir firma tarafından üretilen ve 1 milyon 200 bin TL fiyat etiketi olan deniz oyuncağı 110 ülkeye ihraç ediliyor.

Deniz Araçları, Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı Artı Boat Show Ankara, milyonluk tekne ve yatlara ev sahipliği yapıyor. 150 bin TL ile 7 milyon TL arasında değişen 200’ün üzerinde teknenin sergilendiği fuara, Antalya merkezli bir firma tarafından üretilen ‘JetCar’ damgasını vurdu.

EN FAZLA İHRACAT ABD’YE VE ARAP YARIMADASINA

JetCar’la ilgili detayları aktaran Ocean Marine Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Güneş, “Dünyada büyük ilgili gören JetCar’ı geliştirmeye devam ediyoruz. Daha gelişmiş versiyonunu kısa süre içerisinde denize indirmeyi hedefliyoruz. Mevcut versiyon 55 deniz mili (Yaklaşık 90 km/s) hıza ulaşıyor. Türkiye’de 400 adet JetCar sularımızda yüzüyor. ABD, Arap yarımadası ve İspanya başta olmak üzere bugün 110 ülkeye ihracat yapıyoruz. Yeni versiyonun suya inmesiyle birlikte hedefimiz ihracat yaptığımız ülke sayısını bu yıl en az 150’ye çıkarmak. Hem sektör ihracatımıza hem de Türkiye’nin toplam ihracatına daha fazla katkı vermek istiyoruz. Türkiye, deniz araçları ve ekipmanları üretiminde tasarım ve kalite özelinde dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Mevcut konumumuzu pekiştirmek ve daha üst basamaklarda yer almak için katma değeri yüksek ürünlere odaklanmalıyız” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.