Vizyon Kuyumcu
Connect with us

Eğitim

Bursa’ya bir dünya üniversitesi kuruluyor

Samet Doğru-İhsan Altıkardeş

BURSA – Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Cumhurbaşkanlığı’ndan onay alan Mudanya Üniversitesi 103 bin metrekare alanda 3 bin 600 öğrenci ile kapılarını açmaya hazırlanıyor. Mühendislik Mimarlık ve Tasarım, Sosyal Bilimler ve Sağlık Bilimleri Fakültesi ile önümüzdeki yıl öğrenci almaya başlayacak olan Mudanya Üniversitesi şehre de taşınacak. Pirinç Han, Yıldırım Darüşşifa, Muradiye’deki Fabrika-ı Hümayun ve Hisar’daki tarihi bir mekan üniversitenin bölümleri olacak. Mütevelli Heyet Başkanı Gıyasettin Bingöl, modern yapısı ve akademisyen kadrosu ile Mudanya Üniversitesi’nin bir dünya üniversitesi haline dönüşeceğini müjdeledi.


Bursa’nın Mudanya ilçesi Çağrışan Mahallesi’nde ormanın içindeki binası tamamlanan Mudanya Üniversitesi, önümüzdeki eğitim- öğretim yılında öğrenci kabulüne başlayacak. Bursa Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından kurulan ve Uludağ Üniversitesi garantörlüğünde açılacak olan Mudanya Üniversitesi’nin yakın zamanda yapılacak köprülü kavşakla ulaşım problemi de ortadan kaldırılacak.

Eğitimci Gıyasettin Bingöl öncülüğünde kurulan Mudanya Üniversitesi, 103 bin metrekare olarak planladı ve ilk etapta 3 bin 600 öğrenci kapasitesine sahip. A-B-C bloklarının tamamlandığı okulda, laboratuarlar, kütüphaneler, konferans salonları, derslikler hazır hale geldi. Önümüzdeki yıllarda da D-E-F blokları ile tıp, hukuk, dişçilik gibi fakültelerin de açılması planlanıyor.

Mudanya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, İhlas Haber Ajansı Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş’e okul hakkında bilgiler verdi.
Bir üniversite kurmanın iki üç aşamalı olduğunu ifade eden Bingöl, “Birincisi bina yapmak ve fiziki şartları oluşturmak. Bugün itibariyle çevre düzenlemesi hariç biz YÖK’ün istediklerini yerine getirdik. YÖK genel kurulundan da 3 ay önce üniversitemiz 3 fakülte olarak onaylandı. Sağlık Bilimleri, Mühendislik-Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi olarak YÖK’ten Cumhurbaşkanlığına gitti, burada da onaylandı. Mecliste çıkacak son torba yasada çok kısa sürede meclisten geçerek resmi gazetede yayınlanacak. Bursalılara çok güzel bir üniversite, iyi bir mekan kazandırmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

“Şehrin geçmişini gelecek kuşaklarla birleştirmek için yola çıktık”

Üniversiteyi tabiatla içiçe hem eğitim hem de gençlerin eğleneceği özel bir mekan haline dönüştürdüklerinin altını çizen Bingöl, “Burası çok özel bir yer. Etrafı ormanlarla çevreli, yeşil bir alan içinde yer alıyor. Gençlerin eğlenebileceği ve güzel bir eğitim alacağı bir mekan oldu. Biz de ona uygun binaları yaptık. Binaların ötesinde burası stratejik bir yerde. Mudanya’ya 10-15 dakika, çevre yolundan İzmir’e 2 saat, İstanbul’a 1 saat, Ankara’ya 3 saat, havaalanına yarım saat bir yerde üniversitemizi konumlandırdık. Bursa’nın tam ortasında bir yerdir. Burası Bursa’ya çok ciddi bir vizyon kazandıracağı kanaatindeyiz. Binayı yaparken de bu yeşil alana uygun binayı da yeşil yaptık. Eğitimi 3 fakültenin sistemine göre donattık. Bol laboratuvarlı bilim üniversitesi haline getirmek için bütün çabalarımızı gösterdik. Bunu burası ile bırakmayacağız. Şehre taşıyacağız. Bursa’daki hanları, hamamları, hisarı, Ulucami çevresi, Pirinç Han’ı Yıldırım Darüşşifa’yı, Fabrika-ı Hümayunu bölümler şeklinde getireceğiz. Biz bir şehir üniversitesi olacağız. Şehrin geçmiş tarihini gelecek kuşaklarla birleştirmek için yola çıktık. Böyle gelişi güzel bir üniversitemiz olsun fikrinde değiliz. Geleceğe iyi nesiller yetiştirmek için geçmişini unutmadan tarihi mekanlar içinde şehrin merkezini bilim yuvası haline getirerek yürümek istiyoruz” diye konuştu.

“Dünyada bizi iyi bir yere taşıyacağına inanıyorum”

Türkiye’de 250’nin üzerinde üniversitesi olduğunu dile getiren Bingöl, “Biz dünyanın birçok üniversitesini dolaşıyoruz. Bu ayın 5’inde yine Amerika’da olacağım. Şu an Türkiye’de 250 üzerinde üniversite var. 74 tanede vakıf üniversitesi mevcut. Çok iyi vakıf üniversiteleri var. Devlet üniversitelerimizde dünya sıralamasına giren üniversitelerimiz bulunuyor. Biz bunun yanında Bursa’dan çıkacak, Marmara Bölgesi’nden, Osmanlı payitahtından çıkıp Avrupa’ya açılmış olan bu kapıda bir dünya üniversitesi olmayı hedefliyiz. Bilimi, dili, tarzı, sistemi, teknolojisi en önde olan bir sistem kurmak istiyoruz. Biz bu vizyonla yola çıktık. Bu vizyon içinde ekip arkadaşlarımız var. Beni duygulandıran şey, bütün Bursalıların bu üniversiteye sahip çıktı. Sadece sahip çıkmadı herkes benim kadar heyecanlı. Bu dünyada bizi iyi bir yere taşıyacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“Uludağ Üniversitesi garantörlüğünde bir vakıf üniversitesidir”

Vakıf üniversitelerinin kamu üniversiteleri olduğunu ve bir kişiye ait olmadığını aktaran Bingöl, “Şu an içinde bulunduğumuz üniversitesi Bursa Uludağ Üniversitesi garantörlüğünde yürüyen bir okuldur. Buranın rektörünü, hocalarını devlet atayacak. Biz sadece hayatımızda elde ettiğimiz edinimleri ilime, bilime sarf etmek için burayı kurduk. Burası bir kişi üniversitesi değildir. Ben sadece mütevelli heyeti başkanıyım. Benim kadar sizlerde buranın sahibisiniz. Ailenin ancak yüzde 25’ine ortak olabiliyor. Mütevelli heyetinin yüzde 75’i dışarıdan birinci, ikinci, üçüncü derece akraba olmayan kişilerden oluşuyor. Bir kişi, bir aile üniversitesi değil, ailenin içinde onur duyduğu bir Bursa ve kamu üniversitesidir. Bursa Eğitim ve Kültür Vakfı’nın üniversitesidir. Biz bu vakfı 5 sene önce kurduk. Eğitime yönelik burslar veren ve çalışmalar yapan çok aktif bir vakıftır. Bizler 41 yıldır kitapçı, 40 yıldır eğitimciyim. Benim işim gücüm eğitim, kültür ve kitaptır. Bu yüzden vakfımızın ismi de Bursa Eğitim ve Kültür Vakfı oldu. Bursa’yı çok seviyorum. Bursa aşığı biriyim. Bu yaktığımız ışık Bursa’dan çıkıp dünyaya ışık tutacaktır” dedi.

103 bin metrekare alan, 3 bin 600 öğrenci kapasite

Son olarak üniversitenin fiziksel yapısından da söz eden Gıyasettin Bingöl, “Bizim üniversitemiz kuruluşunda 103 bin metrekare olarak planlandı. Şu an biz A-B-C bloklarını yapmış durumdayız. Laboratuarlarımız, kütüphanelerimiz, derslikler ve konferans salonlarımız hepsi hazır hale geldi. Bu binada şu an itibariyle 3 bin 600 öğrenci okuyabiliyor. Bunu ikiye çarpsanız 7 bin küsur oluyor. Dolayısıyla ilk 5 yılını hiçbir bina yapmaksızın bu yer ihtiyacı karşılayabiliyor. Ama takdir edersiniz ki biz durmayacağız 103 bin metrekareyi tamamlamak üzere D-E-F bloklarını da yaparak tıp, dişçilik, hukuk gibi fakülteler ile taçlandırıp devam etmek istiyoruz” diye konuştu.

“Çok kısa süre içinde ulaşım problemi kalmayacak”

Gıyasettin Bingöl sözlerini şöyle tamamladı: “Bütün hazırlıklarımızı yaptık, bir hafta 10 gün içinde bunları YÖK’e sunuyoruz. 3 fakültemizin altında 10 ile 40 bölüm arasında bölümler var. Bunlar senelere bölünmüş, ilk sene açılacaklar ikinci, üçüncü ve ilk beş sene içinde açılacaklar. Çok geniş spektrumlu bir üniversite burası. Sosyal, sağlık ve mühendislik bölümler açıldıkça ne kadar zengin bölümlere sahip olduğumuz o zaman anlaşılacak. Çok muhteşem bir üniversite olacak. Burası anayola yakın ama kısa yollarda sıkıntı var. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız sağ olsun burayı çok ciddi bir şekilde önemsiyor. Burayı ziyarette etti ve hemen talimat verdi. Doğalgazı, alt yapı çalışmaları tamamlandı. Şimdi fiber internette gelince bu yol düzenlenecek. Esas mesele bir imar sorunu var. Mudanya Belediyesi’ de bu sorunu kısa sürede çözeceğine inanıyorum. Burada çok iyi bir kavşak yapılıyor. Biliyorsunuz burası tek yol. Girişi var çıkışı yok ama inşallah bu kavşakla, üniversite vasıtasıyla bu havzada çok güzel yollar ve kavşaklar olacak. 3-4 ay sonra buranın ulaşım problemi kalmayacaktır.”

Eğitim

YÖK’ten vakıf üniversitelerine ‘ücret’ uyarısı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), vakıf yükseköğretim kurumlarına öğrenim ücretleri konusunda uyarı yazısı gönderdi.

Ruken KADIOĞLU
ANKARA-YÖK‘ten yapılan yazılı açıklamada, öğrencilerin kriterlerinin başında öğrenim ücretlerinin geldiği belirtilerek, “Bilindiği üzere devlet üniversitelerinde 2011-2012 Akademik Yılı’ndan beri birinci öğretimdeki öğrencilerden katkı payı alınmıyor. Yine bilindiği gibi vakıf yükseköğretim kurumları kazanç amacına yönelik kurulamaz. Adayların kaydolacakları programın tamamlanma süresi boyunca yaklaşık güncellenme oranları ile öğrenim ücretlerini bilmek istemeleri, sürpriz veya beklenmedik bir ücret değişikliği ile karşılaşmak istememeleri son derece haklı ve meşru bir taleptir” denildi.(DHA)

Okumaya devam et

Eğitim

YKS birincileri başarılarının sırrını anlattı

8-9 Haziran’da yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı. Eşit Ağırlık puanında Türkiye birincisi Galatasaray Lisesi öğrencisi Berra Kuruş olurken, Yabancı Dil puanında Fransızca’da birinciliği Çapa Fen Lisesi öğrencisi Yunus Emre Aydoğan aldı. Ekonomi okumak istediğini söyleyen Kuruş sınava hazırlanacaklara tavsiyelerde de bulunarak, “Yapamadığım soruların üzerine çok eğildim ve bunun çok katkısı olduğunu düşünüyorum. Bir tavsiye vermem gerekecekse de bunu söyleyebilirim” dedi. Yabancı Dil puanında Fransızca’da birinci olan Yunus Emre Aydoğan ise, “2016’dan itibaren tüm Fransızca YDT’leri çözerek hazırlandım ve aslında orada sınavın sizden ne istediğini de görmüş oluyorsunuz” şeklinde konuştu.

Kübra SONKAYA -Fırat ALKIZ
İSTANBUL-8-9 Haziran’da üç oturum halinde Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan 2024 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları açıklandı. Yabancı Dil Testi’nde Almanca’da Kabataş Erkek Lisesi’nden Sevgi Kırmızıbekmez, Arapça’da Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Yusuf Salih Orhan, Fransızca’da Çapa Fen Lisesi’nden Yunus Emre Aydoğan, İngilizce’de İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nden Mehmet Alp Güneş birinci oldu. YKS’de Alan Yeterlilik Testi’nde Eşit Ağrılık puanı birinciliğini ise, Galatasaray Lisesi öğrencisi Berra Kuruş aldı.

Kuruş ve Aydoğan sınava nasıl hazırlandıklarını anlattı; YKS’ye girecek öğrencilere tavsiyelerde bulundu.

“EKONOMİ OKUMAK İSTİYORUM”

Daha önce 2019’daki LGS’de de birinci olan Eşit Ağırlık Türkiye birincisi Berra Kuruş, YKS’ye hazırlanırken Beşiktaş’taki özel eğitim merkezine devam etti. 2 yıl boyunca okuldan kalan zamanlarında merkeze giden Kuruş, bu sürede yaklaşık 80 bin soru çözdü. Kuruş “İyi birşey bekliyordum ama tabii tam birinciliği de bilemiyordum. Bazı öğretmenlerim acaba diyordu ama ben tam kesin olur diye de düşünmek istemiyordum; ama çok mutluyum, şimdi sevinçliyim. LGS 2019’da da Türkiye birincisi oldum ve Galatasaray Lisesi’ne yerleştim. Boğaziçi veya bir iki özel üniversiteden birinde ekonomi bölümünü okumak istiyorum. Gelecekte finans üzerine çalışmak istiyorum, finans danışmanlığı yapmak istiyorum” dedi.

Üniversite sınavına gireceklere tavsiyelerde de bulunan Kuruş, “Ailem çok mutlu oldu, çok gururlandı tabii ki. Açıkçası eğitim hayatım boyunca düzenli çalışan bir öğrenciydim ama YKS özelinde de 11. sınıf itibarıyla daha yoğun çalışmaya başladım diyebilirim. Yaz tatilimi iyi değerlendirdim 12. sınıfa geçişte. 12. sınıfta da performansımı yavaş yavaş artırarak enerjimi tamamen tüketmeden düzenli bir şekilde ilerlemeye gayret ettim. Bu dönemde ailem ve öğretmenlerim çok destek oldu. Arkadaşlarıma aynı şekilde hepsine teşekkürü bir borç biliyorum. Yapamadığım soruların üzerine çok eğildim ve bunun çok katkısı olduğunu düşünüyorum. Bir tavsiye vermem gerekecekse de bunu söyleyebilirim. Kesinlikle daha çok zorlandıkları ve yapamadıkları konuların üzerine giderlerse başarının gelmesi kaçınılmaz oluyor diyebilirim” şeklinde konuştu.

” ‘TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDUM’ DEDİ İNANILMAZ MUTLU OLDUM”

Kuruş’un YKS’ye hazırlanırken destek aldığı Beşiktaş’taki özel öğretim merkezinin kurucu ve öğretmeni Onur Meynioğlu, “Berra’yı ben de çok kutluyorum, beklediğimiz bir sonuçtu. Yıl içinde de Türkiye genellerinde başka birincilikler gördük ondan; ama tabii gerçekten bu haberi almak bambaşka bir mutluluk. Sabah uyandım, kahvemi içerken telefon açtı Berra. Ben de Galatasaray Lisesi mezunuyum, o yüzden ağabey der. ‘Ağabey Türkiye birincisi oldum’ dedi, inanılmaz mutlu oldum, elim ayağım birbirine dolaştı. 5 dakika sonra Ömer aradı yine öğrencimiz, ben de TM’de (Türkçe-Matematik) ‘Türkiye ikincisi oldum’ dedi. Ondan 15 dakika sonra Kevser aradı. Kevser Demir, ‘Ben de Türkiye üçüncüsü oldum’ dedi. İnanamadım, ne yapacağımı şaşırdım. Açıkçası geçmiş senelerde de çok büyük başarılarımız vardı ama 1-2-3 tarihte belki de görülmemiş bir şeydir. Bu başarılar nasıl geldi derseniz; genel alışılagelmiş sınava hazırlık sistemlerini de değiştirdiğimizi düşünüyoruz. Hala çünkü veliler geliyorlar ve soruyorlar, günde 400 soru mu çözelim 500 mü. Bunların çok demode olduğunu düşünüyorum. Data çağındayız, teknoloji çağındayız. Yaklaşık 6 yıl önce bunun önemini fark edip öğrencilerin datalarını toplama üzerine sistemler geliştirmeye çalıştık. Biz öğrenciye günde bir sürü soru çöz diyoruz, ödev veriyoruz bunların hepsine sadece yaptı yapmadı gözüyle bakıp sınavdan gelen küçük datalarla öğrenciyi yönlendirmeye çalışıyoruz. Bu doğru bir yöntem değil. Biz 6 yıl önce burayı kurduk. Öğrencinin ödevlerinde çözdüğü bütün dataları da toplamaya başladık. Mesela Berra ile ilgili elimizde 30 bin, 40 bin sorunun üzerinde data var. Doğal olarak Berra’nın gerçekten nerede takıldığını, neresini yükseltebileceğimiz, nereye dokunmamız gerektiğini, bu datalar sayesinde çok net görüyorduk” diye konuştu.(DHA)

Okumaya devam et

Eğitim

Türkiye, gri listeden çıktı

Türkiye, Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Yönelik Mali Eylem Görev Gücü (FATF) gri listesinden çıkarıldı.

ANKARA-FATF’nin bugün yapılan toplantısında Türkiye’yi Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek temsil etti. Toplantıda, Türkiye’nin gri listeden çıkarılmasına karar verildi. Bakan Şimşek, kararın ardından sosyal medya hesabından ‘Başardık’ mesajını paylaştı. Hazine ve Maliye Bakanlığı da ardından açıklama yaptı. Açıklamada, bugün yapılan toplantıda Türkiye’nin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından temsil edildiği belirtilerek, “Atılan doğru adımlar sayesinde Türkiye gri listeden çıkarılmıştır. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarımız başta olmak üzere tüm kamu ve özel sektör paydaşlarımızın katkısıyla elde edilen bu sonuç, finansal sistemimize güveni daha da artırarak program hedeflerine ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. Bu sürece katkı sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz. Türkiye terörizmin finansmanı ve kara paranın aklanmasıyla mücadelesini bundan sonra da uluslararası standartlarla tam uyum içinde kararlılıkla yürütecektir. Bu çerçevede, MASAK ve diğer kurumların idari ve teknik kapasitesi daha da güçlendirilecek; gerektiğinde yasal ve idari düzenlemeler aynı hassasiyetle hayata geçirilecektir” denildi.

CEVDET YILMAZ: YATIRIMCILARIN GÜVENİ GÜÇLENMİŞTİR

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Yılmaz, “Kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanının engellenmesine yönelik tamamlamış olduğumuz eylem planı sayesinde, Türkiye bugün gri listeden çıkmıştır. Bu gelişme ile birlikte uluslararası yatırımcıların ülkemizin finansal sistemine olan güveni daha da güçlenmiştir. Kararın, hem finans sektörümüz hem de reel sektörümüz açısından son derece olumlu sonuçları olacaktır. Türkiye’nin gri listeden çıkmış olması, uluslararası kaynak girişini hızlandıracak ve borçlanma maliyetleri üzerinde pozitif etki yaratacaktır. Ülkemize yönelik sermaye akışının ivmelenmesiyle Türk lirası varlıklara olan ilginin artması, dezenflasyon sürecini de hızlandıracaktır. Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere, bu süreçte emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

BAKAN YERLİKAYA: MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ise “Gri listeden çıktık. Ülkemizin gri listeden çıkmasında emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Başta terör ve o hainlerin finansmanına yönelik olmak üzere, organize suç örgütleriyle, zehir tacirleriyle, göçmen kaçakçılığı organizatörleriyle, kara para aklayan suç odaklarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

BAKAN BOLAT: POLİTİKALARIN BAŞARILI OLDUĞUNUN GÖSTERGESİ

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin uyguladığı ekonomi politikalarının, ülkenin uluslararası alandaki güvenirliliğini ve ekonomik istikrarını pekiştirmeye devam ettiğini vurgulayarak, “FATF tarafından 3 yılda bir açıklanan gri listeden çıkarılmış olmak, uyguladığımız politikaların başarılı olduğunun göstergelerinden biri oldu. Kararlılıkla uyguladığımız politikalar, ihracatta yakaladığımız ivme, ithalatı ve dış ticaret açığını etkili ticaret politikaları tedbirleriyle azaltmamız ve uyguladığımız reformlar ülkemizi her geçen gün daha da ileri taşımakta ve Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki yerini sağlamlaştırmaktadır” ifadelerini kullandı.(DHA)

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.