Connect with us

Teknoloji

Amerika Hava ve Uzay Kuvvetleri, VİDAR’la ilgili bilgi aldı

Gaziantep’te yaşayan kaşif Müslüm İncedal, yüzde yüz yerli ve milli imkanlarla lazer optik sistemle çalışan hava radar sistemi VİDAR’ı üretti. Amerikan Hava ve Uzay Kuvvetleri’nin Etik ve Bilim Kurulu, VİDAR’la ilgili iki defa İncedal ile görüştü.

Gaziantep’te savunma sanayi alanında cihazlar üreten kaşif Müslüm İncedal, hava saldırıları ile keskin nişancı ve havan saldırı noktalarını tespit edebilmek için optik lazer sistemiyle çalışan VİDAR’ı geliştirdi. Benzer şekilde çalışan sistemlere göre daha kullanışlı, hafif ve ekonomik olan VİDAR İsrail, Suudi Arabistan ile Amerika’dan ilgi gördü. Amerikan Hava ve Uzay Kuvvetleri’nin Etik ve Bilim Kurulu’nda bulunan bilim insanları ile pilotlar VİDAR’la ilgili Müslüm İncedal ile iki defa görüşerek VİDAR’ın çalışma sistemine ilişkin bilgi aldı. 15 kilometrelik alanda yaklaşan uçaklar ile 5 kilometrelik alanda insansız hava araçlarını (İHA) lazerle tespit edebilen VİDAR’ın yaydığı lazer ışınları gözle görünmezken, VİDAR zırhlı araçlar ile İHA’lara monte edilebiliyor.

Test çalışmaları ile denemeleri Kilis’te Bayrak Tepe üssünde gerçekleştiren VİDAR tüm testleri başarıyla geçti. VİDAR’ın geliştirilme süreciyle, çalışma mantığını İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlatan İncedal, VİDAR’ın yurt dışından ilgi görmesine rağmen önceliğinin Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olduğunu ifade etti.

“Amerikan Hava ve Uzay Kuvvetleri VİDAR’ı merak etti”

Çocukluğundan beridir elektronik, uzun yıllardan beridir de elektro optik alanında çalışmalar yaptığını aktaran İncedal, arazideki birliklerin havadan gelen unsurları hava taarruz sistemlerini tespit edip erken uyarı vermesini sağlama fikrinin uzun yıllardan beridir aklında olduğunu söyledi. Dünyada bunu sağlamak için geliştirilen sistemlerin büyük, ağır ve insan tarafından taşınamayacak sistemler olduğunu dile getiren İncedal, “Ben insanların taşıyabileceği özellikle son dönemde artan insansız hava araçlı saldırılarına karşı koyabilecek bir donanım tasarladım. VİDAR’ın ana özelliği havadan yaklaşan 15 kilometreye kadar büyük uçaklar ile 5 kilometreye kadar da insansız hava araçlarını tespit ediyor. Tespiti lazerle yapıyor ama bu lazer karşı tarafa görünmüyor. En büyük özelliklerinden biri budur. Bu özelliğinden dolayı da Amerikan Hava ve Uzay Kuvvetleri VİDAR’ı merak etti. Onlara ürün sağlayan ana yüklenici firmaların Etik ve Bilim Kurulu benimle internet üzerinden görüştü. Orada benden VİDAR’la ilgili bilgi almaya çalıştılar. Onların neyi merak ettiğini öğrenmeye çalıştım” dedi.

“Termal kamera ve RF sistemler aldatılabilir, VİDAR aldatılamaz”

Geliştirdiği sistemin termal ve multi spektral kamerayla insanın gözünün görmediği dalga boylarındaki lazerle havadan gelen cisimleri tespit ve takip etme yeteneğine sahip olduğunu aktaran İncedal, karadaki birliklerin kendilerini kamufle ederek keskin nişancı ve havan topu atış noktalarını tespit edebileceği bilgisini paylaştı. VİDAR’ın yurtdışından yoğun ilgi gördüğünü söyleyen İncedal, “Şuan VİDAR’ın elde taşınabilir versiyonunu geliştiriyorum o da bitmek üzeredir. Hafif, taşınabilir enerji tüketimi çok düşük olacak. VİDAR’ın üzerindeki insan gözünün görmediği lazerler arazide birliklere termal kameradan daha üstün bir özellik kazandırıyor. Çünkü termal kameralar hem çok pahalı hem de askerin çevresel farkındalığını arttırmıyor. Çünkü cisimler birbirinin içine çok girmiş oluyor. Termal kameralar arazide teröristler tarafından şemsiye, kıyafetlerle birçok şekilde aldatılabiliyor. Fakat VİDAR’ı hiçbir şekilde aldatamıyorlar” ifadelerini kullandı.

Havadan ve karadan terörist unsur tespiti

VİDAR’ın içindeki lazerler bir mağaranın sırtına atıldığı zaman lazerlerin mağaranın içerisindeki insanları ve yaşam izlerini gösterebildiğini sözlerine ekleyen İncedal, “VİDAR zırhlı araçlar ile insansız hava araçlarına takılabiliyor. Amanos dağlarının karşısında teröristler havadan geçiş yapıyorlar. Yarasa kıyafetiyle ya da paramotor ile yapılan geçişleri nöbet bekleyen birliklerin görmesi mümkün değil. Ellerinde bunu tespit edebilecek teknik istihbarat cihazları yok. VİDAR oradaki birliklere askeri yapılara kazandırıldığı takdirde bu geçişlerin tamamıyla önüne geçilebilir. Amerikan Hava ve Uzay Kuvvetlerinin Bilim Etik Kurulu VİDAR hakkında benden bilgi aldılar. Burada çektiğim test videosunu onlara gönderdim. İncirlikte veya Ürdün’deki askeri üslerinde bir test çalışması gündeme getirdiler” dedi.

“VİDAR’ın optik lazer sistemi aldatılamaz”

Dünyada arazideki düzensiz askeri yapıların havadan gelebilecek saldırıları tespit etmeye yönelik donanımının olmadığının altını çizen İncedal, bu konu üzerine ağırlık verip VİDAR’ı geliştirmesinin ABD’lilerin endişelenmesine neden olduğunu söyledi. Bu endişelenmede haklı olduklarını ABD’nin hava taarruzuna yönelik milyar dolarlık yatırımın olduğu bilgisini paylaşan İncedal, “Bu yatırımlarının gücünü yitirmesi etkisinin zayıflaması kendileri için çok büyük bir zafiyettir. Bu konuda geliştirilen sistemlerde radyo frekansı da kullanılabiliyor. Ancak radyo frekansı karşı bastırma yöntemiyle aldatılabiliyor. Ancak VİDAR’daki optik lazer sisteminde bu asla söz konusu değildir. Havadan gelen nesnelerin fiziki tespiti, bire bir gözlemlenmesi, takip edilmesi ve kızıl ötesi füzelerin o noktaya yönlendirilmesi çok büyük bir konfor oluşturuyor. Bugün hava taarruzun kullanılan bir stinger füzesinin bedelinin 650 bin TL olduğunu düşünecek olursak bu tür donanımların önemi daha da çok artıyor” diye konuştu.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Teknoloji

Dünyaca ünlü astronotlardan yıllar sonra gelen itiraflar

Dünyaca ünlü astronot ve kozmonotlar yıllar sonra itirafta bulunup uzayda başlarından geçen en ilginç, en komik ve en zor anları anlattılar. Uzayda yer çekimi olmadığı için uzay istasyonunun içerisine su döküp küre haline dönen su topu ile oynamayı sevdiklerini anlatan astronotlar, en çok ise tuvaletlerini yaparken korktuklarını söylediler.

Samet Doğru – Uğur Uslubaş
BURSA-
Uzay ve havacılık alanında dünyanın ilk beş merkezi arasında yer alan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi (GUHEM), birbirinden ünlü dört astronotu ağırladı. Astronotlar uzayda yaşadıkları zorlu ve komik hatıraları çocuklarla paylaştı.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde; Bursa Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK iş birliğinde hayata geçen GUHEM, Uzay Kaşifleri Derneği’nin (Association of Space Explorers – ASE) iki yılda bir düzenlediği Planetary Congress’e ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 25-29 Eylül tarihlerinde gerçekleşecek kongrenin hazırlıkları için Bursa’ya gelen Kozmonot Aleksandr Aleksandrov, Astronot André Kuipers, Astronot Pedro Duque ve Astronot Reinhold Ewald önce GUHEM Genel Müdürü Halit Mirahmetoğlu eşliğinde merkezdeki düzenekleri deneyimledi. Astronotlar uzayda yaşadıkları komik ve zorlu anları çocuklarla paylaştı.

“Uzaylı olduğumu o anda hissettim”

Astronot Andre Kuipers “Uluslararası uzay istasyonunda, mikro yerçekimi içinde havada uçuyoruz ve bir yerden bir yere hareket etmek istediğimizde, istasyondaki tutamaçlar sayesinde hareketimizi gerçekleştiriyoruz. Uzay istasyonunda duvarları daha geniş olan bir yer mevcut. Kendimi hareket ettirmek için ne sağ taraftan tutuna biliyordum ne sol taraftan. O sırada arkadaşlarım da bana çok güldüler. Uzaylı olduğumu o anda hissettim” dedi.

“Suyun uzayda aldığı hale çok eğlenirdik”

Astronot Pedro Duque ise “Suyu dünyada yere bıraktığınız zaman yerçekimine dayanamaz ve düşer, fakat uzayda, bir top halini alarak kendini toparlar. Bu top halini alan su adeta bir fotoğraf makinesi lensini andırırdı. Biz kendi aramızda suyun uzayda aldığı bu hali kullanarak çok eğlenirdik. Astronotlardan biri, bir tarafta dururdu ve ortaya suyu boşaltırdık. Daha sonra arkadaşlarımızın değişen yüz şeklini belgelemek için fotoğraflarını çekerdik. Uzaya sadece yukardan bakmak için çıkmıyoruz. Yukarı çıktığımızda pek çok deney gerçekleştiriyoruz. Bu deneyler, insanların nasıl uyum sağladığı, kemiklerimizin ve kanımızın nasıl değiştiği ve materyallerde nasıl bir kristalleşme olduğu konusunda çalışmalar yapma fırsatımız oldu” şeklinde konuştu.

“Şu an uzaydayım kardeşim ne kozmiği”

Bir diğer astronot Reinhold Ewald, “Uzayda, radyo bandından farklı telsizleri yakalayabiliyorlar. Benimde başıma böyle bir şey geldi. Bana ‘Şuan kozmik radyo frekansındasınız’ diye anons geçtiler. Ben de, ‘Şu an uzaydayım kardeşim ne kozmiği’ diyerek cevap vermiştim. Bu benim en komik anım olmuştu” dedi.

Ewald kendisi için en zorlu şeyin hijyen olduğunu anlatarak, “Benim için en zoru hijyen meselesiydi. Çünkü temizlik yaparken ve tuvalete girerken her şey havada uçuyordu. İlk iki gün adapte olurken her yaptığımıza dikkat ettik. Bunun nedeniyse, eğer bir şey bozulursa, bozulan parçalar her yere saçılabilirdi. Buna kaka ve çişleriniz de dahil” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Teknoloji

NASA uzmanı, ay programını anlattı

İzmir Ekonomi Üniversitesinde (İEÜ) “NASA’nın Uzay Yolculuğu” konferansına katılan NASA Ames Araştırma Merkezi Görev Sistemleri Yöneticisi Jay Trimble, “Artemis projelerinin Apollon projelerinden temel farkı daha kalıcı ve sürdürülebilir bakış açısıyla gerçekleştirilmesidir. Artemis 1, atmosfer dışı bir misyon olarak gerçekleştirildi. Artemis 2 ise önümüzdeki sene insanlı ilk uzay aracını içeriyor. Artemis 3’te de aya ayak basmayı ve orada kalıcı bir insan varlığı oluşturmayı planlıyoruz” dedi.

Ceren Atmaca Özden – Sinan Yeniçeri
İZMİR-NASA Ames Araştırma Merkezi Görev Sistemleri Yöneticisi Jay Trimble, İEÜ Konferans Salonu’nda lise düzeyinde yaklaşık 400 öğrenciye “NASA’nın Uzay Yolculuğu” hakkında bilgi verdi. Trimble, “Dünyanın birçok farklı noktasında uzay görevlerine olan ilginin arttığını görüyoruz. 1960’larda aya ilişkin proje Apollon’du ve Apollon’un amacı aya ayak basmaktı. Bu proje çerçevesinde birçok aşama gerçekleştirildi. Benzer bir gelişim süreci Artemis için de geçerli ama çok daha hızlı ilerleyecek. Artemis projelerinin Apollon projelerinden temel farkı daha kalıcı ve sürdürülebilir bakış açısıyla uzay görevlerinin gerçekleştirilmesidir. Artemis 1, atmosfer dışı bir misyon olarak gerçekleştirildi. Artemis 2 ise önümüzdeki sene insanlı ilk uzay aracını içeriyor. Artemis 3’te de aya ayak basmayı ve orada kalıcı bir insan varlığı oluşturmayı planlıyoruz” diye konuştu. Konferansta, İEÜ Rektörü ve TÜBİTAK Uzay Araştırmaları Destek Grubu Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Aşkar ve İEÜ Mühendislik Fakültesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve TUA Başkanı Danışmanı Dr. Fabrizio Pinto da öğrencilere uzay çalışmaları ile ilgili bilgi aktarımında bulundu.

Türkiye’deki çalışmalar hız kazandı

İEÜ Rektörü ve TÜBİTAK Uzay Araştırmaları Destek Grubu Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Aşkar, Türkiye’deki çalışmalarla ilgili şunları söyledi: “Şu anda milli teknolojiler geliştirme aşamasında çok önemli bir noktaya geldik. Daha önce Türksat adını verdiğimiz bir dizi uydumuz vardı. Sanıyorum 2024 sonu, 2025 başında Türsat zinciri uydusunu yerli yapım olarak uzaya göndermiş olacağız. Bu uydu teknolojilerini üretebilmek ve işletebilmek ayrı bir güç. Türkiye, bu teknolojilere sahip olduğunu dünyaya göstermiş olacak. Uzay istasyonuna bir Türk astronotun gönderilmesi ile ilgili eğitimler de yakın zamanda tamamlanmış olacak ve yıl sonu ya da önümüzdeki yılın başlarında Türk astronotları Uluslararası Uzay Üssüne giderek orada bazı deneyleri yapar hale gelecek. Türkiye’nin yürüttüğü bir diğer projemiz de aya uydu göndermek. Gezegenler arası seyahatte belirli bir yörüngeye girmek, o yörüngeden çıkmak, cismin yörüngesine girmek ve hesapları yapabilmek güçlü bir birikim istiyor. Türkiye de bu birikime sahip. Ay programı çerçevesinde Türkiye bunu da gösterecek. Önce Türkiye etrafında yörüngeye girecek. Daha sonra yörüngeden çıkacak, ayın etrafında yörüngeye girecek ve daha sonra ayın yüzeyine sert iniş yapacak. Bu yolda giderken de uzayla ilgili detaylı fotoğraflar çekecek.”

Ay programı

Konferans hakkında değerlendirmede bulunan Aşkar, “NASA’dan gelen konuğumuz, NASA’nın ay programının başlattığını ifade etti. Ay yüzeyinde gidecek bir aracın tasarımı ile ilgili bizlere bilgi verdi. ‘Son zamanlarda aya gitmekle ilgili programlar niye rafa kaldırıldı?’ soruları vardı. Görünen o ki NASA, ay programını yeniden canlandırmaya karar vermiş” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Teknoloji

Tapuda online randevu ve web tapu işlemleri yaygınlaşıyor

Karabük Valisi Fuat Gürel, 2023 yılı kurum denetimleri çerçevesinde Karabük Tapu Müdürü Veysel Doğdu’dan 2022 yılında yapılan çalışmalar hakkında brifing aldı.

Ersin Turan
KARABÜK-
Doğdu, tapuda online randevu işlemlerinin telefonla çözüme kavuştuğunu, Alo 181 hattı ile Tapu ve Kadastro birimlerine yönelik soru, istek, randevu ve şikayetlerin takibi ile hizmetin iyileştirilmesi, işlevlerinin tek bir merkezden etkin, hızlı ve güvenli bir şekilde yürütülmesinin sağlandığını belirtti. Doğdu, “Web-tapu sistemi kimlik doğrulama sistemi kullanılarak yapılmakta ve sistem TKGM-TAKBİS alt yapısı güvencesi altındadır. Tapu maliki kendi taşınmazının bilgilerini görebilmekte ayrıca gerekli belgeleri internetten tapu müdürlüğüne göndererek. Tapu müdürlüğüne gitmeden işlemler başlatılarak, son aşamaya getirilmektedir. Tapu Müdürlüğünde ayrıca e-İpotek, E-Terkin ve e-Haciz işlemleri yürütülmektedir. Bu işlemler sayesinde, vatandaşlara sunulan hizmetler çok daha hızlı, güvenilir ve düşük maliyetle tamamlanabilmektedir. Parsel sorgulama internet adresi üzerinden tüm kullanıcılara açılmıştır. Cep telefonu ve tablet gibi elektronik ortamlara yüklenebilen mobil uygulaması da mevcut bulunan bu işlem ile; taşınmazların yüzölçümü, niteliği, komşu parselleri, coğrafi konumu gibi bilgilere anında ulaşabilmektedir. Yapılan yeni güncelleme ile il, ilçe ve mahalle bazında satış yoğunluğu haritası görüntülenebilmektedir. Tapu Müdürlüğü 2022 yılında 22 bin 924 yevmiyeli işlem gerçekleştirmiştir. Gelen evrak, 6 bin 616, giden evrak 4 bin 687’dir. 2022 yılında toplam 46 milyon 53 bin 630,38 TL Tapu Harcı 3 milyon 622 bin 612 TL döner sermaye tahsilatı yapılmıştır” dedi.

Okumaya devam et

Trendler

KÜNYE
Copyright © 2021 O Haber Neydi - Tüm Hakları Mahfuzdur.